Pyoderma (Deri İltihabı)
Nis30

Pyoderma (Deri İltihabı)

*Derinin iltihaplı ve bakteriyel enfeksiyonlarındandır. Hastalığın nedeni nedir? *En sık görülen neden kaşıntı nedeniyle (tırmalama, travma, tahriş, ısırık yarası gibi) tahrip olan derinin enfekte olmasıdır. Enfeksiyonun oluşumunda sık görülen etken staphylococcus aureus türü mikroorganizmalardır. *Ayrıca bazı bakteriler nedeniyle ikincil miks enfeksiyonlar oluşabilir. Yani asıl etkene bağlı olarak pyoderma şekillendikten sonra diğer bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarla pyodermanın şiddeti artabilir. *İmmun yetmezlik bulunan hayvanlarda sekunder, lokal ve yüzeysel pyodermiler yayılma eğilimi gösterirler. *Yine organ veya sistemik hastalıklar, allerji ve dış parazitler deride pyodermayı hazırlayıcı ve artırıcı etkenlerdir. Alman çoban köpekleri ırka bağlı olarak pyodermaya daha  yatkındırlar. Hastalığın gelişimi nasıldır? *Pyoderma olaylarında genellikle değişken bir tablo izlenir. Akut ve kronik seyirli olabilir. Deride tahribatın derecesine görede yüzeysel, epidermal ve derin şekilde oluşabileceği gibi, lokal veya yaygın pyoderma da şekillenebilir. *Bu durum etkene ve derinin bozukluk derecesine göre farklılık gösterebilir. Hastalığın seyrinde asıl etken, derideki tahribatın şiddetidir. Derideki lezyon ne kadar derinse oluşan piyoderma da o oranda yaygın ve şiddetli olabilir. *Başlangıçta deride sadece tırmık, kaşıntı, travma vb. yaralanmalara bağlı oluşan bir lezyon söz konusudur. Daha sonra bu lezyon mikroorganizmaların bulaşması ile iltihaplı bir yaraya dönüşür. Hastalığın belirtileri nelerdir? *Yüzeysel pyodermiler, kaşıntı ile seyreden bütün dermetozlarda sekunder olarak bulunurlar.  Kızarık ve özellikle kılsız...

Devamını Oku
Trafik Kazalarında Yaralanma
Nis25

Trafik Kazalarında Yaralanma

Trafik kazası petinizin başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir. Böyle bir durumda olabildiğince sakin ve soğukkanlı davranmalı ve onun da sakinleşmesini sağlamalısınız.Bilinç dışı davranışlarda bulunabileceğini unutmamalı temkinli davranmalısınız. Eğer bir solunum güçlüğü yoksa gerektiğinde ağzını bir parça sargı bezi ile bağlayarak size zarar vermesine engel olabilirsiniz.Kanayan bir yarasının var olup olmadığını kontrol etmeli eğer varsa tampon veya turnike uygulayarak kanamayı durdurmalısınız. Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği gangren tehlikesinide göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız.Solunumu ve kalp atışlarını kontrol etmeli, rahat soluk alabileceği bir pozisyona getirmeli, boynunda bir tasma varsa gevşetmelisiniz.Kırık veya çıkık olma ihtimaline karşı yavaş hareket ettirmek kaydı ile bir battaniye veya sedye üzerine alarak en kısa sürede veterinerinize götürmelisiniz. Mümkün olabilen en kısa sürede veteriner hekime ulaştırarak iç kanama veya şok olasılığına karşı erken müdahale yapılmasını sağlamalısınız.Veterinerinize haber vererek gelişinizi bildirmeli ve gerekli hazırlıkların yapılabilmesi için zaman kazandırmalısınız. Böylece acil müdahalenin daha hızlı ve eksiksiz olması...

Devamını Oku
Köpeklerdeki Kalp Yetmezliğinde Diyetin Önemi
Nis24

Köpeklerdeki Kalp Yetmezliğinde Diyetin Önemi

Tüm yaşamsal fonksiyonların devamlılığı için önemli olan beslenme, vücudun temel mekanizması olan kalp sisteminin çalışma mekanizmasında da etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle kalp yetmezliği gibi, yaşamsal faaliyetleri aksatan bir durum söz konusu olduğunda dikkat edilmesi ve düzenlenmesi öncelikli konuların başında gelir. Kalp yetmezliklerinde tedavi, ödemin, doku veya organlardan sıvı sızmasının kontrolü, kalbin ürün kapasitesinin arttırılması, iş yükünün azaltılması, myokardial fonksiyonların desteklenmesi ve aritmilerin önlenmesine odaklanır. Bu amaçlara beslenmede de bu prensipleri gözetmek ve medikal tedaviyi desteklemek gerekir. Beslenme, yukarda da belirttiğimiz gibi kalp hastalıklarında önem taşıyan bir konudur. Örneğin, egzersiz ve diyette tuz kısıtlamasına gidilmesi, kalp yetmezliğinin nedeni ne olursa olsun kalbin iş yükünün azaltılmasına yardımcı olur. Sağlıklı bir köpeğin beslenmesinde de kalp yetmezliği ile ilgili her hangi bir bulgu görülmeksizin tuz oranı yüksek ev yemeklerinden ve ödüllerden kaçınılması her zaman yarar sağlar. Genel olarak kalp yetmezliklerinde sodyum miktarı düşük ve biyolojik değeri yüksek protein içeren gıdalarla beslenme temel prensiptir. Gıdaların vitaminler yönünden zenginleştirilmiş olması yanında, proteinin yetersizliğine bağlı sorunlar yaşanabileceğinden, normal protein düzeyinin koruması dikkat edilmesi gereken bir diğer prensiptir. Kalp yetmezliklerinde “prescription cardiac” yani veteriner diet amaçlı hazır mamaların  kullanılması özellikle sodyum ve potasyum dengesinin sağlanmasında kolaylık sağlayacağından tercih edilmelidir.   Kalp yetmezliğine bağlı olarak şekillenen kan basıncındaki düşme ve...

Devamını Oku
Kıl Kırılması ( Trichorrexis )
Nis22

Kıl Kırılması ( Trichorrexis )

*Bu hastalık kılların düğüm teşkil ederek kırılmasıdır.  Daha çok çoban köpeklerinde görülür. Nedeni ; *Bu deri değişikliğinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Muhtemelen mekanik (tasma, çekme ve göğüs takımı , sürtünme nedeniyle devamlı tahriş) ve kimyasal  ( alkali ve yağ çıkaran yanlış ilaç ve maddelerde sık banyo vb) nedenlerinden dolayı, kılların dayanıklılığını kaybederek kırılması söz konusu olur. *Hastalığın kısa sürede yayılması nedeniyle enfeksiyöz nedenler hala tartışılmaktadır. Bazı uzmanlar bu nedenleri öne sürmüşlerse de bazıları, yaptıkları araştırmalarda hiç bir spesifik bulguya rastlayamadıklarından bahsetmişlerdir. Ayrıca ekzema ve deri yağlanması ile ilişkili olarak ortaya çıkmasıda kılların beslenme ve metabolizmalarındaki dengesizliğinin ( karaciğer, kronik barsak ve böbrek  hastalıklarında ) neden olabileceğini gösterir. Belirtileri ; *Öncelikle,derinin çok hareketli olduğu yerlerdeki (boyun, kuyruk ve eklem bölgelerinde) kılları olmak üzere, nadiren diğer kıllar da da kıl üzerinde düğümler oluşur ve buradaki kıllar kırılır. Uçları da fırça gibi pürüzlü gözükür. Netice de bu bölgeler kısmen kılsız kalır. Tanı ; *Klinik olarak kolay tanı konur. Ayırıcı tanıda, travmaya bağlı kıl kırılmaları akla gelir. Düğümler, bit sirkeleri ile karıştırılabilir. Hastalığın seyri uzundur, haftalar yada yıllar boyu sürebilir! Tedavi ; *Öncelikli olarak kıllar traş edilir.Sonrasında özel alkol karışımlarıyla uygulamalar yapılır.  Ayrıca kılların temizliği ve yerlerin dezenfeksiyonu gereklidir. Alopesilerdeki tedavi yöntemi uygulanabilir....

Devamını Oku
Kedilerde Bağırsak Sorunları
Nis18

Kedilerde Bağırsak Sorunları

Kediniz aşırı miktarda yemek yer ise veya toksik maddeler içeren  çöpleri yutarsa, mide bağırsak rahatsızlıkları çekecektir ,gazı olacak, ishal olacaktır. Yuttuğu şeyin içinde tüyler veya küçük kemikler bulunuyorsa, dışkısı sert olacak ve kedi kabızlık çekecektir. BAĞIRSAK ANATOMiSi Bağırsaklar ince ve kalın bağırsak olarak ikiye ayrılır, hem kalınlık ve uzunluk, hem de fonksiyonları bakımından birbirlerinden farklıdırlar. Yetişkin bir kedinin kalın bağırsağının uzunluğu yaklaşık 20 cm’dir, ama çekildiğinde neredeyse 100 cm boyunda olan ince bağırsağına göre daha kısadır. Kalın bağırsağın başlıca görevi, depolamaktır, dışkı maddelerini saklar ve zamanı geldiğinde yavaş yavaş dışarıya atar; aynı zamanda bedenin su ve tuzunu emer eder. Kalın bağırsağın ilk bölümü, bizim apandisitimize benzer cecum’dur. Cecum, kolona geçer, yani suyun tutulduğu ve dışkının oluştuğu bölüm. Kolon pelvis’ten geçerken rektum’a dönüşür. Rektum, dışkı anüs yolu ile dışarıya atılıncaya kadar, dışkıyı saklayan kısımdır. Dışkı sindirilemeyen besin maddeleri, su, bağırsak ve karaciğer salgılarından oluşur. GAZ Gaz ; şişkinlik, gurultu ve zaman zaman yellenme gibi belirtilerle ortaya çıkar. Gazın en yaygın iki nedeni, hava yutmak ve bazı besinlerdeki bakteriyel fermantasyonlardır. Fasulye türü sebzeler, her zaman gaz yapar, bazı hayvanlarda süt ve süt ürünleri de gaza neden olur. Bozulmuş yiyecekler de, metan gibi kokulu gazlara neden olur. Gaz ile baş etmenin yolu,...

Devamını Oku
Kedilerde İstenmeyen Gebelik
Nis16

Kedilerde İstenmeyen Gebelik

İstenmeyen gebelikler oldukça sık görülen bir durumdur. Kızgınlık döneminde kediler kaçmaya çok meyillidirler ve engel olmak genellikle zordur. Elbetteki kedinizin kontrolünüz dışında çiftleşmesi bir takım problemler yaratabilir. Bu problemlerin başında farklı ırklarla çiftleşme ve doğacak yavruları sahiplendirme güçlüğü gelir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için alınabilecek en iyi önlem kedinizin çiftleşme döneminde çok dikkatli olmak ve onun kaçmasını engellemektir. İstenmeyen gebeliği önlemenin yöntemlerini sıralayacak olursak; Öestrus döneminin hormon kullanılarak bastırılması Kısırlaştırma İstenmeyen çiftleşme gerçekleşti ise hormon kullanılarak yavru oluşumunun önüne geçilmesi Kedinizin çiftleştiğini gördüğünüzde eğer onun hamile kalmasını önlemek istiyorsanız vakit geçirmeden veteriner hekiminize baş vurmalısınız. Üç gün ara ile yapılacak hormon uygulaması ile bu sorun büyük ölçüde çözümlenebilir. Ancak bu konu da dikkat etmeniz gereken önemli unsur zamandır. Çiftleşmeden sonraki 3 gün içinde yapılan uygulamalarda başarı şansı yüksektir. Hormon uygulamalarında amaç döllenmiş yumurtanın uterus’a yerleşmesini yani implantasyon denilen bağlanmayı önlemektir. İstenmeyen gebeliklerde uygulanabilecek diğer bir yöntem ise operatif olarak yavrunun alınmasıdır. Operasyon ile sadece yavru alınabileceği gibi tüm uterus ve yumurtalıklar alınarak bir kez daha kedinizin istenmeyen bir gebelik yaşamasını tamamen önlemiş olabilirsiniz. Bu yöntem hekimler tarafından daha çok önerilir. Uzun süreli hormon tedavisi ile oestrusun ertelenmesi veya bastırılması bir takım problemlere sebep olabilmektedir. Bu sebepler arasında en sık...

Devamını Oku
Evde Hayvan Bakan Çocuklar Düşük Alerji Riski Taşıyor
Nis14

Evde Hayvan Bakan Çocuklar Düşük Alerji Riski Taşıyor

Evlerinde kedi veya köpekle büyüyen çocukların sıradan allerjik reaksiyonlar gösterme riski bazılarında % 50 lere varan oranlarda düşük oluyor. Bu şaşırtıcı bulgu yüzlerce çocuğun doğumlarından 7 yaş civarına gelene kadar yapılan araştırmaların neticesi olarak ortaya çıktı. Medical College of Georgia Allerji ve Bağışıklık bölümü şefi ve aynı zamanda bu araştırmanın lideri Dr. Dennis R. Ownby’ nin dediğine göre köpek ve kedilerle iç içe büyüyen çocukların  artmış bir risk gurubunda olup olmadıklarını görebilmek için okulun elindeki tüm veriler taranmış ve bunun hiç de sanıldığı gibi olmadığı, hatta tam tersi kanıtların çıktığı belirlenerek 28 Ağustos tarihli Journal of the American Medical Associaton’ da yayınlanmış. Allerjistler nesillerden beri evde kedi ve köpeklerin zararlı olduğu, bu tür şeylere uzun süreli maruz kalınca allerji riskini arttırdığı bilgisiyle eğitildiler. Doktorlar Detroid bölgesinden 747 tane sağlıklı bebeği doğumlarından 7 yaşına kadar izlediler. Bu bebeklerin 184 tanesi evlerinde bir ila iki köpek veya kediyle beraber yaşıyordu. Geri kalan 220 tanesi ise hayvanlarla hiç bir irtibatta bulunmuyorlardı. Bu izlenimlerin sonucu ortaya çıkan çarpıcı netice evlerinde hayvanlarla beraber yaşayan çocukların sıradan allerjilere karşı diğerlerine oranla daha az risk taşıdığı oldu. Ayrıca bebeklikten hayvanlarla birlikte olan çocukların çok azında kolay irrite olan üst solunum yolları ve hiper reaksiyon gözlenmiştir. Solunum...

Devamını Oku
Petlerde Alerji
Nis12

Petlerde Alerji

Vücudun kendisi için zararlı maddelere karşı verdiği tepki olarak tanımlanan alerjiyi, organizmanın allerjenlere (allerji oluşturan yabancı maddeler) karşı geliştirdiği immun cevap olarak da tanımlayabiliriz. Allerji tüm vücutta veya spesifik olarak bir organda görülebilir. Allerjen maddeye karşı organların gösterdiği bu reaksiyonlar klinik semptomlar olarak tespit edilebilir ve allerjilerin tanımlanmasını kolaylaştırır. Allerji teşhisi klinik bulgulara dayanılarak kolay tanımlanabilen bir durum değildir. Teşhis edilebilmesi için mutlaka laboratuvar sonuçları zorunludur. Ancak allerjen nitelikte pek çok faktör olduğundan immunglobulin araştırmalarının bir çok materyale göre geniş kapsamlı olarak yapılması gerekir. Allerjen maddenin veya allerjiye neden olan etkenin miktarının, allerjilerin oluşumunda önemi oldukça fazladır. Örneğin bazı ilaçların neden olduğu alerjik reaksiyonlar olduğu gibi uzun süre güneş ışınlarına maruz kalan kedi ve köpeklerde allerjik deri reaksiyonlarının şekillenmesi de mümkündür. Allerjinin oluşmasında birincil derecede rol oynayan genetik yapı ve çevre ortak bir çalışma yaparak vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirmektedir. Atopik allerjiler spesifik immunglobulinler tarafından oluşturulan hipersensivite reaksiyonları olarak tanımlanır ve kalıtsaldır. Bu durumla ilgili olarak kedi ve köpeklerde görülebilen allerjik hastalıklar, atopik olarak da görülebilmektedir. Örneğin allerjik dermatitisler görülebileceği gibi atopik dermatitislerde görülebilmektedir. Allerjilerin oluşmasında kalıtsal faktörler yanında çevresel faktörlerde oldukça önemli bir rol oynar. Paraziter invazyonların yoğunluğuna bağlı olarak görülen dermatitisleri ve mevsimsel olarak görülebilen saman nezlesi...

Devamını Oku
Böcek Isırmaları
Nis10

Böcek Isırmaları

ARI SOKMASI En çok rastlanılan böcek sokmalarından birisi arı sokmasıdır. Görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık ve sağa sola çılgın gibi koşuşturmadır. Isırılan bölgede kısa sürede bir şişkinlik olur. Aynı zamanda kaşıntı ve kızarıklıkda gözlenebilir. Bir pamuğa biraz amonyak damlatarak ısırılan bölgeye uygularsanız şişkinliğin kısa sürede azaldığını göreceksiniz. Arı sokmalarında riskin boyutu ısırılan bölgeye veya arı sayısının çokluğuna bağlı olarak değişiklik gösterir. En önemlisi boğaz ve burun bölgesindeki arı sokmalarıdır. Bu bölgelerde oluşacak şişkinlik solunuma engel olabileceğinden çok hızlı bir müdahale gerektirir. Bunun gibi daha fazla sayıda arı sokması durumunda zehirlenme riski yüksek olduğundan dolayı acilen veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime ulaşmaya çalışmalısınız. Eğer ulaşamayacak durumdaysanız telefonla görüşerek uygun bir antihistamik ismi almalı veya acil durum çantasındaki antihistamik ilacı kullanmalısınız. Ayrıca petinizin arı sokmasına karşı genel bir alerjisi varsa bu durumda çok tehlikeli olabileceğinden hiç vakit kaybetmeden veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime gitmelisiniz. YILAN ISIRMASI Yılan ısırması gibi bir durumda görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık, sokulan bölgede kaşıntı ve sağa sola sürtmedir. Genelde zehirli yılanlar tarafından ısırılan kedi ve köpeklerde alınan zehirin miktarına ve ısırılan bölgeye bağlı olarak görülen semptomlar değişiklik gösterir. Eğer zehir miktarı fazlaysa genel durum çok hızlı kötüleşebilir. Eğer...

Devamını Oku
Kedi ve Köpek Beslenmesinde Karnitinin Önemi
Nis07

Kedi ve Köpek Beslenmesinde Karnitinin Önemi

Tüm memelilerde olduğu gibi kedi ve köpeklerde de yağ asitlerinin oksidasyonunda görev alan karnitin enerji üretim mekanizmasında aktif görev alır. Tam olarak sınıflandırılamayan karnitin kimi uzmanlarca vitamin benzeri madde, kimilerine görede doğal molekül taşıyıcı olarak adlandırılmaktadır. Vücutta koenzim A nın aktivasyonu ile esansiyel aminoasit olan Lyzin ve Methioninden sentezlenmektedir. Kırmızı ette bol bulunan karnitinin görevi özellikle kaslarda hücresel olarak yağ asitlerinin mitokondriye (hücrenin enerji elde edilen bölümü) geçişini sağlamak ve yağ asitlerinin yakılarak enerjiye dönüşümü sırasında oluşan toksik atıkları idrara taşımaktır. Karnitin eksikliği sık karşılaşılan bir durum değildir. Ancak özellikle enerji tüketimi fazla olan kedi ve köpeklerin karnitini tüketim oranı yüksek olduğundan gıdaları ile ilave olarak verilmesi faydalıdır. Ayrıca vücutta karnitini sentezini engelleyecek bir durumun varlığında da (kalıtsal bir bozukluk, karaciğer deformasyonu, kalp hastalıkları gibi) karnitin eksikliği görülebilir. Bu gibi durumlarda gıdalar ile dışarıdan alınması gerekir. Karnitin vücutta lyzinden sentezlendiği için enerji gereksiniminde lyzin tüketimide artar. Bu nedenle kedi ve köpeklerin gıdasında belirli düzeyde karnitinin alınması lyzin tüketimini dengeler. Özellikle bazı kalp hastalıklarında tedavide karnitin ilavesinin faydalı olduğu, hatta kalp hastalıklarından koruyucu bir etki yaptığı görüşü yaygındır. Karnitin yetmezliği gibi bir durum söz konusu olduğunda petlerde görülebilecek ilk belirti çabuk yorulma ve kaslarda güçsüzlüktür. Karaciğerde hasarın söz konusu olduğu...

Devamını Oku
Köpeklerde Kuyruk Felci
Nis05

Köpeklerde Kuyruk Felci

Genellikle travmalara bağlı olarak kuyruğun hareketini sağlayan sinirlerin zarar görmesi nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle kuyruk omurları veya omurların kuyruğa yakın son bölümünde meydana gelen kırıklarda sinirlerin zarar görmesi kuyruk felcinin oluşumunda en önemli nedenlerden biridir. Ayrıca kuyruğun ezilmesine bağlı olarak da şekillenebilir. Hastalığın gelişimi nasıldır? Omur kırıklarına bağlı gelişen olaylarda arka bölümü uyaran diğer sinirlerin de zarar görme olasılığı yüksektir ve bu nedenle çoğunlukla arka bacaklarda, anüs ve idrar kesesi sfinkterlerinde (büzücü kaslar) felç olayları ile birlikte görülme oranı yüksektir. Bu vakalarda genellikle gelişim pek iyi değildir ve arazlar kalıcı olabilir. Hangi ırklarda daha çok görülür? Özellikle ırka bağlı bir yatkınlık söz konusu değildir. Ancak Boxer, Dalmatian gibi hareketli ve uzun kuyruklu köpek ırklarında ezilmelere bağlı olarak daha sık rastlanılan bir durumdur. Hastalığın belirtileri nelerdir? Kuyruğun hareketsiz olarak arka bacakların arasında duruşu gözlenebilen en önemli belirtidir. Tuvaletini yaparken dahi kuyruğu kaldıramaz bu nedenle kuyrukta kirlenmeler oluşur. Kuyruğu kaldırıp bırakıldığında dirençsizdir ve hemen düşer. Röntgen bulgularında omurlarda kırığın varlığı söz konusu ise teşhisi destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Sonuç Sinirlerde oluşan hasar ileri boyutta değilse sinirin kendini yenileme olasılığı vardır. Ancak ileri boyutta bir hasar özelliklede omur kırıkları tespit edildi ise en uygun tedavi operatif olarak kuyruğun alınmasıdır. Aksi...

Devamını Oku
Sıcak Havalarda Pet Sahiplerinin Dikkat Etmesi Gereken Konular
Mar29

Sıcak Havalarda Pet Sahiplerinin Dikkat Etmesi Gereken Konular

Sıcak havaların başlamasıyla birlikte sık yaşanılan ve petiniz için önem taşıyan problemlerin ilk sıralarında yer alan paraziter problemler ve ısı çarpmaları zaman zaman ciddi sonuçlar yaratabilir. Sıcak ve nemli havalarda kolayca çoğalan ve tüm yaşamını kan emerek sürdüren pirelerin neden olduğu en önemli hastalıklardan biri olan pire alerjisinin (FAD- Flea Allergic Diseases) en sık görüldüğü dönem bahar ve yaz aylarıdır. Şekillenmesinde en önemli faktör pirenin kan emme işlemi sırasında akıttığı salya ve pire yoğunluğunun fazla olmasıdır. Sıcak havaların başlamasıyla birlikte yoğunlaşan pire invazyonlarının neden olduğu önemli diğer bir sorunda anemidir. Pire anemisi olarak tanımlanan hastalığın birincil nedeni yoğun pire saldırısıdır. Tüm yaşamlarını kan emerek geçiren pirelerin fazla sayıda olması özellikle yetersiz beslenen, başka bir hastalığa bağlı olarak güçsüz kalan veya nekahat dönemindeki petlerde ve yaşlı kedi ve köpeklerde ciddi boyutlarda sorunlara hatta anemiye bağlı ölümlere dahi neden olabilir. Pire ve keneler tarafından taşınan ve ciddi problemlere neden olan kan parazitleri, petlerin yaşamını tehdit eden önemli bir sorundur. Pirelerin kan emme sırasındaki salgılarıyla kolaylıkla taşınabilen bu parazitler enfeksiyöz aneminin oluşmasında birincil derecede etkendir. Paraziter nedenlere bağlı olarak şekillenen enfeksiyöz anemi özellikle kedilerde (Feline Enfeksiyöz Anemisi) ciddi sonuçlara neden olmaktadır. Ayrıca, petlerin sağlığı yanında insan sağlığını da tehdit eden bir çok...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısı Nedenleri
Mar26

Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısı Nedenleri

Gözler şekil ve baş üzerinde yerleşim bakımından bu iki türde birbirinden çok farklı olsada işlevleri ve fizyolojileri aynıdır. Bu nedenle, çoğu zaman kedi ve köpeklerde görülen aşırı göz yaşı akıntısının sebepleri de aynıdır. Göz yaşı, glandula lacrimalis olarak adlandırılan bezden salgılanır. Ayrıca harder bezi ve aksessorik bezler de göz yaşı salgılar. Göz yaşı bezi, birer kanal aracılığı ile göz kapağının iç yüzeyi ve burun boşluğuna açılmaktadır. Sağ ve sol gözün her birinde birer adet bulunan bu bezlerden salgılanan göz yaşının görevi ise gözün kurumasını önlemektir. Bu normal fizyolojinin yanında çeşitli nedenlere bağlı olarak aşırı göz yaşı salgılanması ise patolojiktir. Bir çok etkene bağlı olarak aşırı göz yaşı akıntısı şekillenebileceği gibi bazı ırklarda genetik bir ırk problemi olarak sürekli göz akıntısı görülebilir. Örneğin Terrier ırkı köpeklerde ve Persian ırkı kedilerde olduğu gibi. Aşırı göz yaşı akıntısı fiziksel, termik ve kimyasal etkenlere bağlı olarak oluşabilir. Ayrıca gözde şekillenen bir enfeksiyona bağlı olarakta aşırı göz yaşı akıntısı görülebilir. Gözü etkileyen fiziki etkenlerin başında rüzgar ve tozlar yer alır. Araba ile yapılan yolculuklar sırasında köpeğinizin açık bir camdan başını çıkararak çevreyi seyretmesi aşırı göz yaşı akıntısının en sık görülme nedenlerinden biridir. Rüzgar nedeniyle gözde kurumalar şekillenir. Bu kuruma sonucunda, mukozaların etkilenme derecesine de...

Devamını Oku
Pire ve Neden Olduğu Hastalıklar
Mar25

Pire ve Neden Olduğu Hastalıklar

Bilimsel olarak Ctenocephalides olarak adlandırılan pireler, Arthropoda (Eklem bacaklılar) türüne ait kanatsız, zıplayabilen ve kan emen dış parazitler olarak tanımlanabilir. Biyolojik olarak sınıflandırması yapıldığında, Tür …….Arthropoda Sınıf……Insecta Takım….Siphonaptera   olarak gruplandırılabilen pirelerin dört alt ailesi vardır. Bu aileler şöyle sıralanabilir. Ceratophyllidae Leptopsyllidae Pulicidae Pygiopsyllidae Dünyada bu ailelere bağlı 1900’ün üstünde pire türünün olduğu bilinmektedir. Veteriner hekimlik yönünden önem taşıyan türleri Pulicidae ailesinden, kedilerde yaşayan Ctenocephalides felis ve köpeklerde yaşayan Ctenocephalides canis’tir. Ayrıca tavşanlarda yaşayan Spilopsyllus cuniculi ve rat piresi olarak Xenopsylla cheopis de karşılaşabileceğimiz türlerdendir. (insan piresi olarak bilinen Pulex irritans da bu ailedendir) %99.9 oranında petlerimizde görülen bu küçük, ince ve inanılmaz hızlı hayvanlar 1,5 – 8 mm büyüklüğünde kanatsız, soluk sarı, kırmızımsı kahverengi ve parlak kahverenginde olabilir. Vücutları yanlardan basık şekilde olan pirelerde boyun yoktur. Baş, gögüs ve karın bölgesinden oluşan gövdenin arka bölümde son karın bölmeleri değişime uğramıştır ve bu bölümde genital organ bulunur. Ağız başın ön bölümündedir ve dudak palpleri ve içinde delici organların bulduğu  bir hortumdan oluşur. Baş bölgesinde, pirelerin birbirinden ayırımını yani tanınmasını sağlayan ve tarak olarak isimlendirilen sert dikenimsi oluşumlar vardır. Kedi ve köpeklerde yaşayan pireler taraklı pireler olmasına karşın rat pireleri ve insan pireleri taraksız pireler grubundadır. Göğüs bölgesi üç parçadan...

Devamını Oku
Köpeklerde Kokuya Neden Olan Sorunlar!
Mar22

Köpeklerde Kokuya Neden Olan Sorunlar!

Petinizin neden o kadar kötü koktuğunu hiç merak ettiniz mi? Bunun çözümü kullandığınız şampuanı değiştirmek yada bu kokuları gidermek için sık sık yaptırmış olduğunuz banyolarda olmayabilir. Çünkü kötü kokunun nedeni deri sağlığı için gereken koşullara uyulmaması olabilir . İşte bu konu ile ilgili birkaç soru ve cevap; Köpeğim kötü kokuyor. Hangi şampuanı kullanmalıyım ? Sorunu gidermek için veteriner hekiminizin tavsiye edeceği bir çok şampuan kullanabilirsiniz. Fakat sorun deri ve tüylerinden kaynaklanmıyor ise bu çözüm olmayacaktır. Köpek kokusunun en çok rastlanan nedenleri nelerdir ? Dikkate alınması gereken ilk şey köpeğinizin her hangi bir dışkıya sürtünüp sürtünmediğini bilmektir. Genelde bu durumu teşhis etmek kolaydır ve herhangi bir köpek şampuanı ve bir fırça yardımı ile sorun kolayca ortadan kaldırılabilir. Neden köpekler kötü kokulu şeylere sürtünmek ve üzerinde  yuvarlanmak isterler ? Çoğu araştırmacıya göre, kendi kokularını kamufle etmek için böyle bir yol izliyorlar. Büyük olasılıkla bu şekilde daha kolay avlanıyorlar ve kendilerini de diğer tehlikelerden bu şekilde korumaya çalışıyorlar. Köpeğim hiçbir şekilde dışkıya sürtünmedi. Başka neden kötü kokuyor olabilir? İşte kötü kokuya neden olan birkaç olası sorun; · Nefes; Nefesin kokması gıda çeşitliliği ile ilgili olabileceği gibi böbrek yetmezliği ve diyabet gibi bazı hastalıkların belirtisi de olabilir. Bu durum veteriner hekiminizin uygulayacağı bir...

Devamını Oku