Pyoderma (Deri İltihabı)
Nis30

Pyoderma (Deri İltihabı)

*Derinin iltihaplı ve bakteriyel enfeksiyonlarındandır. Hastalığın nedeni nedir? *En sık görülen neden kaşıntı nedeniyle (tırmalama, travma, tahriş, ısırık yarası gibi) tahrip olan derinin enfekte olmasıdır. Enfeksiyonun oluşumunda sık görülen etken staphylococcus aureus türü mikroorganizmalardır. *Ayrıca bazı bakteriler nedeniyle ikincil miks enfeksiyonlar oluşabilir. Yani asıl etkene bağlı olarak pyoderma şekillendikten sonra diğer bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarla pyodermanın şiddeti artabilir. *İmmun yetmezlik bulunan hayvanlarda sekunder, lokal ve yüzeysel pyodermiler yayılma eğilimi gösterirler. *Yine organ veya sistemik hastalıklar, allerji ve dış parazitler deride pyodermayı hazırlayıcı ve artırıcı etkenlerdir. Alman çoban köpekleri ırka bağlı olarak pyodermaya daha  yatkındırlar. Hastalığın gelişimi nasıldır? *Pyoderma olaylarında genellikle değişken bir tablo izlenir. Akut ve kronik seyirli olabilir. Deride tahribatın derecesine görede yüzeysel, epidermal ve derin şekilde oluşabileceği gibi, lokal veya yaygın pyoderma da şekillenebilir. *Bu durum etkene ve derinin bozukluk derecesine göre farklılık gösterebilir. Hastalığın seyrinde asıl etken, derideki tahribatın şiddetidir. Derideki lezyon ne kadar derinse oluşan piyoderma da o oranda yaygın ve şiddetli olabilir. *Başlangıçta deride sadece tırmık, kaşıntı, travma vb. yaralanmalara bağlı oluşan bir lezyon söz konusudur. Daha sonra bu lezyon mikroorganizmaların bulaşması ile iltihaplı bir yaraya dönüşür. Hastalığın belirtileri nelerdir? *Yüzeysel pyodermiler, kaşıntı ile seyreden bütün dermetozlarda sekunder olarak bulunurlar.  Kızarık ve özellikle kılsız...

Devamını Oku
Trafik Kazalarında Yaralanma
Nis25

Trafik Kazalarında Yaralanma

Trafik kazası petinizin başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir. Böyle bir durumda olabildiğince sakin ve soğukkanlı davranmalı ve onun da sakinleşmesini sağlamalısınız.Bilinç dışı davranışlarda bulunabileceğini unutmamalı temkinli davranmalısınız. Eğer bir solunum güçlüğü yoksa gerektiğinde ağzını bir parça sargı bezi ile bağlayarak size zarar vermesine engel olabilirsiniz.Kanayan bir yarasının var olup olmadığını kontrol etmeli eğer varsa tampon veya turnike uygulayarak kanamayı durdurmalısınız. Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği gangren tehlikesinide göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız.Solunumu ve kalp atışlarını kontrol etmeli, rahat soluk alabileceği bir pozisyona getirmeli, boynunda bir tasma varsa gevşetmelisiniz.Kırık veya çıkık olma ihtimaline karşı yavaş hareket ettirmek kaydı ile bir battaniye veya sedye üzerine alarak en kısa sürede veterinerinize götürmelisiniz. Mümkün olabilen en kısa sürede veteriner hekime ulaştırarak iç kanama veya şok olasılığına karşı erken müdahale yapılmasını sağlamalısınız.Veterinerinize haber vererek gelişinizi bildirmeli ve gerekli hazırlıkların yapılabilmesi için zaman kazandırmalısınız. Böylece acil müdahalenin daha hızlı ve eksiksiz olması...

Devamını Oku
Köpeklerdeki Kalp Yetmezliğinde Diyetin Önemi
Nis24

Köpeklerdeki Kalp Yetmezliğinde Diyetin Önemi

Tüm yaşamsal fonksiyonların devamlılığı için önemli olan beslenme, vücudun temel mekanizması olan kalp sisteminin çalışma mekanizmasında da etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle kalp yetmezliği gibi, yaşamsal faaliyetleri aksatan bir durum söz konusu olduğunda dikkat edilmesi ve düzenlenmesi öncelikli konuların başında gelir. Kalp yetmezliklerinde tedavi, ödemin, doku veya organlardan sıvı sızmasının kontrolü, kalbin ürün kapasitesinin arttırılması, iş yükünün azaltılması, myokardial fonksiyonların desteklenmesi ve aritmilerin önlenmesine odaklanır. Bu amaçlara beslenmede de bu prensipleri gözetmek ve medikal tedaviyi desteklemek gerekir. Beslenme, yukarda da belirttiğimiz gibi kalp hastalıklarında önem taşıyan bir konudur. Örneğin, egzersiz ve diyette tuz kısıtlamasına gidilmesi, kalp yetmezliğinin nedeni ne olursa olsun kalbin iş yükünün azaltılmasına yardımcı olur. Sağlıklı bir köpeğin beslenmesinde de kalp yetmezliği ile ilgili her hangi bir bulgu görülmeksizin tuz oranı yüksek ev yemeklerinden ve ödüllerden kaçınılması her zaman yarar sağlar. Genel olarak kalp yetmezliklerinde sodyum miktarı düşük ve biyolojik değeri yüksek protein içeren gıdalarla beslenme temel prensiptir. Gıdaların vitaminler yönünden zenginleştirilmiş olması yanında, proteinin yetersizliğine bağlı sorunlar yaşanabileceğinden, normal protein düzeyinin koruması dikkat edilmesi gereken bir diğer prensiptir. Kalp yetmezliklerinde “prescription cardiac” yani veteriner diet amaçlı hazır mamaların  kullanılması özellikle sodyum ve potasyum dengesinin sağlanmasında kolaylık sağlayacağından tercih edilmelidir.   Kalp yetmezliğine bağlı olarak şekillenen kan basıncındaki düşme ve...

Devamını Oku
Kıl Kırılması ( Trichorrexis )
Nis22

Kıl Kırılması ( Trichorrexis )

*Bu hastalık kılların düğüm teşkil ederek kırılmasıdır.  Daha çok çoban köpeklerinde görülür. Nedeni ; *Bu deri değişikliğinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Muhtemelen mekanik (tasma, çekme ve göğüs takımı , sürtünme nedeniyle devamlı tahriş) ve kimyasal  ( alkali ve yağ çıkaran yanlış ilaç ve maddelerde sık banyo vb) nedenlerinden dolayı, kılların dayanıklılığını kaybederek kırılması söz konusu olur. *Hastalığın kısa sürede yayılması nedeniyle enfeksiyöz nedenler hala tartışılmaktadır. Bazı uzmanlar bu nedenleri öne sürmüşlerse de bazıları, yaptıkları araştırmalarda hiç bir spesifik bulguya rastlayamadıklarından bahsetmişlerdir. Ayrıca ekzema ve deri yağlanması ile ilişkili olarak ortaya çıkmasıda kılların beslenme ve metabolizmalarındaki dengesizliğinin ( karaciğer, kronik barsak ve böbrek  hastalıklarında ) neden olabileceğini gösterir. Belirtileri ; *Öncelikle,derinin çok hareketli olduğu yerlerdeki (boyun, kuyruk ve eklem bölgelerinde) kılları olmak üzere, nadiren diğer kıllar da da kıl üzerinde düğümler oluşur ve buradaki kıllar kırılır. Uçları da fırça gibi pürüzlü gözükür. Netice de bu bölgeler kısmen kılsız kalır. Tanı ; *Klinik olarak kolay tanı konur. Ayırıcı tanıda, travmaya bağlı kıl kırılmaları akla gelir. Düğümler, bit sirkeleri ile karıştırılabilir. Hastalığın seyri uzundur, haftalar yada yıllar boyu sürebilir! Tedavi ; *Öncelikli olarak kıllar traş edilir.Sonrasında özel alkol karışımlarıyla uygulamalar yapılır.  Ayrıca kılların temizliği ve yerlerin dezenfeksiyonu gereklidir. Alopesilerdeki tedavi yöntemi uygulanabilir....

Devamını Oku
Kedilerde Bağırsak Sorunları
Nis18

Kedilerde Bağırsak Sorunları

Kediniz aşırı miktarda yemek yer ise veya toksik maddeler içeren  çöpleri yutarsa, mide bağırsak rahatsızlıkları çekecektir ,gazı olacak, ishal olacaktır. Yuttuğu şeyin içinde tüyler veya küçük kemikler bulunuyorsa, dışkısı sert olacak ve kedi kabızlık çekecektir. BAĞIRSAK ANATOMiSi Bağırsaklar ince ve kalın bağırsak olarak ikiye ayrılır, hem kalınlık ve uzunluk, hem de fonksiyonları bakımından birbirlerinden farklıdırlar. Yetişkin bir kedinin kalın bağırsağının uzunluğu yaklaşık 20 cm’dir, ama çekildiğinde neredeyse 100 cm boyunda olan ince bağırsağına göre daha kısadır. Kalın bağırsağın başlıca görevi, depolamaktır, dışkı maddelerini saklar ve zamanı geldiğinde yavaş yavaş dışarıya atar; aynı zamanda bedenin su ve tuzunu emer eder. Kalın bağırsağın ilk bölümü, bizim apandisitimize benzer cecum’dur. Cecum, kolona geçer, yani suyun tutulduğu ve dışkının oluştuğu bölüm. Kolon pelvis’ten geçerken rektum’a dönüşür. Rektum, dışkı anüs yolu ile dışarıya atılıncaya kadar, dışkıyı saklayan kısımdır. Dışkı sindirilemeyen besin maddeleri, su, bağırsak ve karaciğer salgılarından oluşur. GAZ Gaz ; şişkinlik, gurultu ve zaman zaman yellenme gibi belirtilerle ortaya çıkar. Gazın en yaygın iki nedeni, hava yutmak ve bazı besinlerdeki bakteriyel fermantasyonlardır. Fasulye türü sebzeler, her zaman gaz yapar, bazı hayvanlarda süt ve süt ürünleri de gaza neden olur. Bozulmuş yiyecekler de, metan gibi kokulu gazlara neden olur. Gaz ile baş etmenin yolu,...

Devamını Oku
Petlerde Alerji
Nis12

Petlerde Alerji

Vücudun kendisi için zararlı maddelere karşı verdiği tepki olarak tanımlanan alerjiyi, organizmanın allerjenlere (allerji oluşturan yabancı maddeler) karşı geliştirdiği immun cevap olarak da tanımlayabiliriz. Allerji tüm vücutta veya spesifik olarak bir organda görülebilir. Allerjen maddeye karşı organların gösterdiği bu reaksiyonlar klinik semptomlar olarak tespit edilebilir ve allerjilerin tanımlanmasını kolaylaştırır. Allerji teşhisi klinik bulgulara dayanılarak kolay tanımlanabilen bir durum değildir. Teşhis edilebilmesi için mutlaka laboratuvar sonuçları zorunludur. Ancak allerjen nitelikte pek çok faktör olduğundan immunglobulin araştırmalarının bir çok materyale göre geniş kapsamlı olarak yapılması gerekir. Allerjen maddenin veya allerjiye neden olan etkenin miktarının, allerjilerin oluşumunda önemi oldukça fazladır. Örneğin bazı ilaçların neden olduğu alerjik reaksiyonlar olduğu gibi uzun süre güneş ışınlarına maruz kalan kedi ve köpeklerde allerjik deri reaksiyonlarının şekillenmesi de mümkündür. Allerjinin oluşmasında birincil derecede rol oynayan genetik yapı ve çevre ortak bir çalışma yaparak vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirmektedir. Atopik allerjiler spesifik immunglobulinler tarafından oluşturulan hipersensivite reaksiyonları olarak tanımlanır ve kalıtsaldır. Bu durumla ilgili olarak kedi ve köpeklerde görülebilen allerjik hastalıklar, atopik olarak da görülebilmektedir. Örneğin allerjik dermatitisler görülebileceği gibi atopik dermatitislerde görülebilmektedir. Allerjilerin oluşmasında kalıtsal faktörler yanında çevresel faktörlerde oldukça önemli bir rol oynar. Paraziter invazyonların yoğunluğuna bağlı olarak görülen dermatitisleri ve mevsimsel olarak görülebilen saman nezlesi...

Devamını Oku
Böcek Isırmaları
Nis10

Böcek Isırmaları

ARI SOKMASI En çok rastlanılan böcek sokmalarından birisi arı sokmasıdır. Görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık ve sağa sola çılgın gibi koşuşturmadır. Isırılan bölgede kısa sürede bir şişkinlik olur. Aynı zamanda kaşıntı ve kızarıklıkda gözlenebilir. Bir pamuğa biraz amonyak damlatarak ısırılan bölgeye uygularsanız şişkinliğin kısa sürede azaldığını göreceksiniz. Arı sokmalarında riskin boyutu ısırılan bölgeye veya arı sayısının çokluğuna bağlı olarak değişiklik gösterir. En önemlisi boğaz ve burun bölgesindeki arı sokmalarıdır. Bu bölgelerde oluşacak şişkinlik solunuma engel olabileceğinden çok hızlı bir müdahale gerektirir. Bunun gibi daha fazla sayıda arı sokması durumunda zehirlenme riski yüksek olduğundan dolayı acilen veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime ulaşmaya çalışmalısınız. Eğer ulaşamayacak durumdaysanız telefonla görüşerek uygun bir antihistamik ismi almalı veya acil durum çantasındaki antihistamik ilacı kullanmalısınız. Ayrıca petinizin arı sokmasına karşı genel bir alerjisi varsa bu durumda çok tehlikeli olabileceğinden hiç vakit kaybetmeden veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime gitmelisiniz. YILAN ISIRMASI Yılan ısırması gibi bir durumda görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık, sokulan bölgede kaşıntı ve sağa sola sürtmedir. Genelde zehirli yılanlar tarafından ısırılan kedi ve köpeklerde alınan zehirin miktarına ve ısırılan bölgeye bağlı olarak görülen semptomlar değişiklik gösterir. Eğer zehir miktarı fazlaysa genel durum çok hızlı kötüleşebilir. Eğer...

Devamını Oku
Köpeklerde Kuyruk Felci
Nis05

Köpeklerde Kuyruk Felci

Genellikle travmalara bağlı olarak kuyruğun hareketini sağlayan sinirlerin zarar görmesi nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle kuyruk omurları veya omurların kuyruğa yakın son bölümünde meydana gelen kırıklarda sinirlerin zarar görmesi kuyruk felcinin oluşumunda en önemli nedenlerden biridir. Ayrıca kuyruğun ezilmesine bağlı olarak da şekillenebilir. Hastalığın gelişimi nasıldır? Omur kırıklarına bağlı gelişen olaylarda arka bölümü uyaran diğer sinirlerin de zarar görme olasılığı yüksektir ve bu nedenle çoğunlukla arka bacaklarda, anüs ve idrar kesesi sfinkterlerinde (büzücü kaslar) felç olayları ile birlikte görülme oranı yüksektir. Bu vakalarda genellikle gelişim pek iyi değildir ve arazlar kalıcı olabilir. Hangi ırklarda daha çok görülür? Özellikle ırka bağlı bir yatkınlık söz konusu değildir. Ancak Boxer, Dalmatian gibi hareketli ve uzun kuyruklu köpek ırklarında ezilmelere bağlı olarak daha sık rastlanılan bir durumdur. Hastalığın belirtileri nelerdir? Kuyruğun hareketsiz olarak arka bacakların arasında duruşu gözlenebilen en önemli belirtidir. Tuvaletini yaparken dahi kuyruğu kaldıramaz bu nedenle kuyrukta kirlenmeler oluşur. Kuyruğu kaldırıp bırakıldığında dirençsizdir ve hemen düşer. Röntgen bulgularında omurlarda kırığın varlığı söz konusu ise teşhisi destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Sonuç Sinirlerde oluşan hasar ileri boyutta değilse sinirin kendini yenileme olasılığı vardır. Ancak ileri boyutta bir hasar özelliklede omur kırıkları tespit edildi ise en uygun tedavi operatif olarak kuyruğun alınmasıdır. Aksi...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısı Nedenleri
Mar26

Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısı Nedenleri

Gözler şekil ve baş üzerinde yerleşim bakımından bu iki türde birbirinden çok farklı olsada işlevleri ve fizyolojileri aynıdır. Bu nedenle, çoğu zaman kedi ve köpeklerde görülen aşırı göz yaşı akıntısının sebepleri de aynıdır. Göz yaşı, glandula lacrimalis olarak adlandırılan bezden salgılanır. Ayrıca harder bezi ve aksessorik bezler de göz yaşı salgılar. Göz yaşı bezi, birer kanal aracılığı ile göz kapağının iç yüzeyi ve burun boşluğuna açılmaktadır. Sağ ve sol gözün her birinde birer adet bulunan bu bezlerden salgılanan göz yaşının görevi ise gözün kurumasını önlemektir. Bu normal fizyolojinin yanında çeşitli nedenlere bağlı olarak aşırı göz yaşı salgılanması ise patolojiktir. Bir çok etkene bağlı olarak aşırı göz yaşı akıntısı şekillenebileceği gibi bazı ırklarda genetik bir ırk problemi olarak sürekli göz akıntısı görülebilir. Örneğin Terrier ırkı köpeklerde ve Persian ırkı kedilerde olduğu gibi. Aşırı göz yaşı akıntısı fiziksel, termik ve kimyasal etkenlere bağlı olarak oluşabilir. Ayrıca gözde şekillenen bir enfeksiyona bağlı olarakta aşırı göz yaşı akıntısı görülebilir. Gözü etkileyen fiziki etkenlerin başında rüzgar ve tozlar yer alır. Araba ile yapılan yolculuklar sırasında köpeğinizin açık bir camdan başını çıkararak çevreyi seyretmesi aşırı göz yaşı akıntısının en sık görülme nedenlerinden biridir. Rüzgar nedeniyle gözde kurumalar şekillenir. Bu kuruma sonucunda, mukozaların etkilenme derecesine de...

Devamını Oku
Petlerde Yeme Problemleri
Mar20

Petlerde Yeme Problemleri

Yeme problemi denildiğinde akla gelen ilk konu yemeğe karşı isteksizliktir. Oysa aşırı yemek yemek veya su içmek yada su içme konusunda isteksiz davranmak da önemli bir sorunun göstergesi olabilen birer yeme problemidir. Örneğin şeker, kanser, Hyperthyroidism, Hypothyroidism, Cushing sendromu, karaciğer ve böbrek hastalıkları yeme problemlerine neden olabilen ve sık karşılaşılan metabolik hastalıklardır. Yeme problemlerinin başında gelen iştahsızlık psikolojik kökenli olabileceği gibi pek çok hastalığın önemli bir klinik belirtisi olarakta görülebilir. Bu nedenle, bir kaç günden fazla süren iştahsızlık durumlarında vakit kaybetmeden veteriner hekime danışılmalıdır. Vücudun en önemli yapılarından biri olan sindirim sisteminde oluşabilecek aksamalar doğrudan vücudun diğer sistemlerini de etkileyebileceğinden ciddi sorunlara sebep olabilir. Ayrıca iştahsızlık bir çok metabolik hastalığın habercisi olabileceğinden detaylı bir muayene yapılması gerekebilir. Bu amaçla kan ve idrar tahlilleri, endoskopi, röntgen ve ultrason gibi teşhis yöntemlerinden yararlanılabilir. İştahsızlığa neden olabilen hastalıkların başında dental problemler gelmektedir. Ayrıca mide torsionları, yabancı cisime bağlı tıkanmalar, böbrek hastalıkları, kanser, yutak ve özefagus ile ilgili problemler de iştahsızlığa neden olabilir. Dental problemler Tüm petlerde genellikle 3 yaşından sonra sıklıkla görülen genel bir problemdir. Özellikle yeme sırasında gözlenen karakteristik belirti çiğneme güçlüğüdür. Ağrı şiddetlidir ve bu nedenle çiğneme çoğu zaman yavaş ve tek taraflı olarak yapılır. Problemin derecesine bağlı olarak aşırı...

Devamını Oku
Engelli Bir Kediyle Yaşamak
Mar18

Engelli Bir Kediyle Yaşamak

Bazı kediler doğuştan gelen sebeplerden ötürü bazı kediler ise bir kaza ya da hastalık sonucu ne yazık ki engelli olurlar. Böylesi bir talihsizlik ister çocukken isterse daha sonraki bir evrede gelse de engellilik kedinin yaşamını ciddi bir şekilde etkileyecektir. Engelli olmak ve engelli olarak yaşamak bir öğrenme sürecidir. Sadece kediniz için değil sizin için de. Engelli bir kedi için yapılacak ilk iyi şey onu kabullenmek ve onun bu durumuna üzülerek değil tam tersine daha çok sevgi göstererek cevap vermektir. Kimseyi suçlamayın ya da kızmayın, kedinizle kuracağınız yeni yaşamın tebessümlerini keşfetmeye çalışın. Engelli bir kedi ile yaşıyorsanız ya da engelli bir kediyle evinizi paylaşmak gibi bir harika bir davranışta bulunduysanız, evinizin düzeninde onun rahat etmesi ve daha kolay hareket etmesi için bazı düzenlemeler de yapmanız gerekecektir. Engelli kediler yerden yüksek yerlere sıçrama, tırmanma konusunda zorluk yaşarlar. Uzanmasını istediğiniz ya da çıkmasını istediğiniz ve onun için ulaşılması güç olan mekanlara bir tahta üzerine halı geçireceğiniz rampalarla yardımcı olabilirsiniz. Böylelikle tırnaklarının da yardımıyla eskisine oranla daha kolay bir şekilde çıkabilecektir. Eğer gözleri görmeyen bir kedi ile beraberseniz, onu genel olarak aynı mekanlarda tutmalı ve eşyaların yerini mümkün olduğunca değiştirmemelisiniz. Ayrıca onun hareket alanında yer alan sivri uçlu ya da sert köşeli cisimleri...

Devamını Oku
Sağır Köpekle Yaşamak
Mar17

Sağır Köpekle Yaşamak

Köpeğiniz doğuştan veya enfeksiyon hastalığı zehirlenme ve yaşlılıktan dolayı sağır olabilir. Bu tüm hayvan sahipleri için üzücü ve zor bir durumdur fakat biraz sabır, ilgi ve dikkatli bir eğitim sürecinden sonra sağır köpeğiniz diğer köpekler gibi mutlu ve uzun bir hayat yaşayabilir. İleri yaşlarda sağır olan köpeklerin eğitimi daha kolaydır çünkü bir çok  şeyi zaten öğrenmişlerdir ( tuvalet eğitim, temel komutlar vb. ). Eğer köpeğiniz doğuştan sağırsa eğitim süreci biraz daha uzun olabilir. Dikkat Edilecek Hususlar: 1) En önemli nokta tutarlı bir iletişim yolu bulmaktır.Sağır köpeklerle iletişim kurabilmek için aynı insanların kullandığı gibi bir işaret diline ihtiyacınız olacaktır. Yapılan araştırmalar sağır köpeklerin 65 işareti öğrenebildiğini göstermektedir.Bu işaret dilini kendiniz yaratabilirsiniz. Önemli olan işaretleri hatırlamanız ve değiştirmemeniz. Mesela kurabiye için parmaklarınızla C harfi yapabilirsiniz. Köpeğinize kurabiye vermeden önce bu harfi gösterin sonra kurabiye verin.Göreceksiniz ki çok kısa sürede  köpeğiniz bir çok işaretin ne anlama geldiğini öğrenecektir. 2) Sağır köpeğiniz gözleriyle ”görür”. Bu yüzden evde veya dışarıda, her zaman köpeğinizin görüş alanında olmaya özen gösterin. 3)Köpeğinizi yanınıza  çağırmak için el feneri, lazer gibi ışık  kaynaklarını kullanabilirsiniz.Işığı gördüğünde yanınıza gelen köpeğinizi her seferinde ödüllendirmeyi unutmayın. 4)Köpeğinizin size bakmasını istiyorsanız ayağınızı yere vurun .Köpeğiniz çıkan sesi duyamasa da vibrasyonu hissedecektir. Size baktığında onu...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Ağızdaki Tümöral Oluşumlar
Mar15

Kedi ve Köpeklerde Ağızdaki Tümöral Oluşumlar

Kedi ve köpeklerde ağız boşluğunda iyi ve kötü huylu olabilen tümöral oluşumlara sıkça rastlanılmaktadır. Özellikle kötü huylu tümörlerin tüm vücutta genellemesi yapıldığında ağız ve yutak bölgesinde yer alan kötü huylu tümörler dördüncü sırada yer almaktadır. Böyle olmakla beraber hem kedilerde hemde köpeklerde şekillenen ağız içi tümörlerinin yaklaşık olarak % 5 lik bir kısmı kötü karakterlidir. Kedi ve köpeklerde, nefesin kokması, yutma güçlüğü, salya artışı, ağzın kapatılamaması, çiğneme güçlüğü ve yüz bölgesinde şişkinlikler gibi spesifik olmayan klinik bulgularla beliren bu tümörlerin kliniksel başlangıçları, biyolojik davranışları ve tedavileri birbirinden farklıdır. Ağız boşluğunda şekillenen tümörlerin sık görüldüğü ve yatkınlığı bilinen köpek ırkları, Golden Retriever, German Shorthaired Pointer, Weimaraner, Saint Bernard, Boxer ve Cocker Spanieldir. Ancak tüm ırklarda görülebilen ve genellikle diş etlerinde şekillenen bu tümöral oluşumlara karşı, cinsiyete bağlı bir yatkınlık da söz konusudur. Özellikle iri ırk erkek köpekler, dişilere oranla bu tümörlere karşı daha hassastır. Kedilerde ise ırka ve cinsiyete bağlı bir hassasiyet söz konusu değildir. Ağız da şekillenen tümöral oluşumlar biyolojik yapısına bağlı olarak iyi ve kötü huylu, sınırlı yada metastazik karakterli olarak sınıflandırılabilir. Metastazlar genellikle çene, boyun ve farenx’in arkasında yer alan lenf yumrularında görülür. İster iyi huylu ve sınırlı, isterse kötü huylu ve yayılmacı olsun ağız içinde şekillenen tümörlerin...

Devamını Oku
Düşme Sonucu Yaralanmalar
Mar11

Düşme Sonucu Yaralanmalar

Düşme sonucu yaralanmalar trafik kazalarında olduğu gibi tehlikeli durumlara neden olabilir. Bu tür kazalarda özellikle kırıklar çok oluştuğu için hastanın yerden kaldırılması sırasında çok dikkatli olunmalıdır. Hemen yerden kaldırmak yerine eğer anlayabiliyorsanız kırık ve yaralar açısından incelemeli ve hastanın yerden kaldırılması ondan sonra yapılmalıdır. Bunun içinde bir battaniye veya kalın bir kartonun üzerine yerden kaldırmadan kaydırarak aktarılmalıdır. Eğer bir kanama varsa tampon veya uygulanabilirse turnike yaparak kanamayı durdurmalısınız. Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği gangren tehlikesinide göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız. Ağız ve burun çevresinde birikinti (kan, salya vb.) temizlenmeli ve solunum rahatlatılmalıdır. Bu tür düşmelerde özellikle iç kanama riski çok fazla olduğundan hemen veteriner hekime ulaşılmalıdır. Veteriner hekimin oraya gelmesi genellikle bir acil müdahale için yetersiz kalabileceğinden onu çağırmak yerine siz ona ulaşmaya çalışmalısınız. Böylece müdahale çok daha geniş imkanlarla yapılabilir. Düşme sonucu özellikle kedilerde çene kırıkları çok fazla görüldüğünden kedinizde hiç bir problem yok gibi görünsede muhakkak veteriner hekiminize göstererek her hangi bir problem olup olmadığını teyit ettirin. Hastanın şokta olabileceğini düşünerek ani haraketlerden ve yüksek seslerden kaçınmalısınız. Ayrıca şoktaki hayvanlar bilinçsiz haraket edebileceğinden kendinizide ısırık veya tırmalamalardan korumalısınız. Veterinerinize haber vererek...

Devamını Oku
Kedilerden İnsanlara Bulaşan Hastalıklar
Mar07

Kedilerden İnsanlara Bulaşan Hastalıklar

Zoonoz hastalıklar (hayvanlardan insana geçen) insan ve hayvan arasında ortak olan, doğal transfer ile aktarılan hastalıklar olarak tanımlanırlar.  Transfer; hayvan ve insan arasında direk hayvana temas ile veya indirek olarak sekresyon, salivasyon ve dışkı yoluyla bulaşabilir veya diğer aracılar olan su, yemek,kıyafet gibi… Çoğu zoonoz ajan bağışıklık durumuna bakmaksızın enfekte edebilir. Fakat immun sistemi baskılanmış olan kişilerde klinik semptomlar daha ağır geçecektir. Örneğin; primer toxoplasma gondii enfeksiyonu olan bir kişi bağışıklığı yeterli olduğunda hastalık anlaşılmadan sonlanacaktır. Oysa immun sistemi baskılanmış kişilerde hayatı tehtid edebilen hastalıklar ortaya çıkabilir. Kedi sahibi olan aile bireylerinin, herhangi birisinde immun yetmezlik ortaya çıkarsa yada bu tarz bir durum farkedilirse sahip olunan kediden uzakta olmaları, kişisel olarak sahip olmamaları gereklidir. Çünkü bu durum hayati tehlikeye yol açabilir. Birçok enfeksiyon oluşturan ajanlar hem kediyi hemde insanı enfekte edebilir. Bazen sonradan alınmış olan zoonoz hastalıklar genellikle kedi ile kontakt sonrası alınmış olarak farzedilir. Özellikle sağlıklı, yetişkin, parazit olmadığı düşünülen ev kedileri benzer enfeksiyon hastalıkları edinebilirler. Birçok örnekte olduğu gibi, çoğu durumlarda kedi ilişkili zoonozlarda insanlar kedilere oranla daha fazla enfekte olabilir. Bu yüzdendir ki insanlar arasındaki bulaşma insan-kedi arasındaki bulaşmadan daha fazladır. Birçok değerli kuruluş bu sebepten dolayı “kedinizden vazgeçmeyin” uyarısında da bulunmaktadır. Özellikle evinde kedi besleyen...

Devamını Oku