Evde Hayvan Bakan Çocuklar Düşük Alerji Riski Taşıyor
Nis14

Evde Hayvan Bakan Çocuklar Düşük Alerji Riski Taşıyor

Evlerinde kedi veya köpekle büyüyen çocukların sıradan allerjik reaksiyonlar gösterme riski bazılarında % 50 lere varan oranlarda düşük oluyor. Bu şaşırtıcı bulgu yüzlerce çocuğun doğumlarından 7 yaş civarına gelene kadar yapılan araştırmaların neticesi olarak ortaya çıktı. Medical College of Georgia Allerji ve Bağışıklık bölümü şefi ve aynı zamanda bu araştırmanın lideri Dr. Dennis R. Ownby’ nin dediğine göre köpek ve kedilerle iç içe büyüyen çocukların  artmış bir risk gurubunda olup olmadıklarını görebilmek için okulun elindeki tüm veriler taranmış ve bunun hiç de sanıldığı gibi olmadığı, hatta tam tersi kanıtların çıktığı belirlenerek 28 Ağustos tarihli Journal of the American Medical Associaton’ da yayınlanmış. Allerjistler nesillerden beri evde kedi ve köpeklerin zararlı olduğu, bu tür şeylere uzun süreli maruz kalınca allerji riskini arttırdığı bilgisiyle eğitildiler. Doktorlar Detroid bölgesinden 747 tane sağlıklı bebeği doğumlarından 7 yaşına kadar izlediler. Bu bebeklerin 184 tanesi evlerinde bir ila iki köpek veya kediyle beraber yaşıyordu. Geri kalan 220 tanesi ise hayvanlarla hiç bir irtibatta bulunmuyorlardı. Bu izlenimlerin sonucu ortaya çıkan çarpıcı netice evlerinde hayvanlarla beraber yaşayan çocukların sıradan allerjilere karşı diğerlerine oranla daha az risk taşıdığı oldu. Ayrıca bebeklikten hayvanlarla birlikte olan çocukların çok azında kolay irrite olan üst solunum yolları ve hiper reaksiyon gözlenmiştir. Solunum...

Devamını Oku
Pet Sahiplerinin Yaptığı Önemli Hatalar!
Mar21

Pet Sahiplerinin Yaptığı Önemli Hatalar!

Her pet sahibinin hedefi, sağlıklı, iyi eğitimli, sevimli kedi veya köpek sahibi olmaktır.  Evcil hayvanımızın sağlıklı ve istediğimiz yaşam tarzına uygun olmasına engel olan ve çoğu zaman hem onların hemde bizim hırpalanmamıza yol açan bir çok hata yaptığımızı biliyor muydunuz? İşte bu hatalardan birkaçı; 1- Cezalandırma İster inanın, ister inanmayın petinizi cezalandırmak yapılan en büyük hatalardan biridir. Pet cezalandırmak, onlara yaptığı eylemin yanlış olduğunu öğretmek yerine sadece korkuyu benimsetmeye yarar. Cezalandırmak yerine onu şaşırtarak ve ilgisini başka birşeye çekerek yaptığı davranışı bırakmasını sağlayabilirsiniz.  Bu şekilde ceza ile sizden ve çevreden korkmayı öğrenerek asosyal olmak yerine sizin istediğiniz başka bir eyleme bağlanacaktır. 2- Uzun süre yalnız bırakmak Bir çok pet sahibi kedi yada köpeğini evde yalnız bırakmak zorunda olduğunda onu kafesine bırakarak petinin güvende olduğunu düşünür. Ancak bu sadece belli  bir noktaya kadar doğrudur. Birkaç saat yalnız brakmak belki olabilir fakat uzun zamanlı ayrılıklar için kesinlikle doğru değildir. Bu tür bir yalnızlık birçok sağlık sorunlarına yol açabilir. Çünkü petiniz için gerektiğinde tuvalete gidememek ve uzun süre tutmak zorunda kalmak, içinde bulunduğu küçük alan nedeniyle egzersiz yapamamak ve uzun süreli yalnızlığın getirdiği zihinsel uyarılma eksikliği büyük bir risktir. 3- Gereğinden fazla ödül vermek Ödül bisküvilerini çok fazla verirseniz, eğitimde ödüllendirmek için verdiğiniz...

Devamını Oku
Yavru Köpeklerde Egzersiz
Şub28

Yavru Köpeklerde Egzersiz

Yavru Köpekde Egzersiz  Köpeklerde enerji ihtiyacı ve yem tüketimi aktivite, yaş ve çevre ısısına bağlı olarak değişir. Köpeğinize, enerjisini sarfedecek aktiviteyi gerçekleştirmesi için yeterli egzersiz imkanı sağlamalısınız. Yavru köpekler çok hareketli olduklarından dolayı bol egzersize gereksinim duyarlar. Egzersiz ihtiyacı yaş kadar köpeğinizin ırkı ile de alakalıdır. Örnek vermek gerekirse, bir av köpeğinin günlük egzersiz ihtiyacı bir Terier’e göre çok daha fazladır. Köpeğinizin ırk özelliklerini inceleyerek onun egzersiz gereksinimini daha iyi anlayabilirsiniz. Ancak köpeğiniz hangi ırk olursa olsun günlük kısa yürüyüşler tüm köpekler için şarttır. Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim süreci ve kemik gelişimi daha uzun sürede tamamlandığından egzersizler sınırlı tutulmalıdır. Çok uzun koşular, yüksek yerlerden atlamalar ve ağır egzersizler kemik gelişimi tamamlanıncaya kadar yaptırılmamalıdır. Juen Pet Bilgi...

Devamını Oku
Yavru Tavşanların Beslenmesi
Şub24

Yavru Tavşanların Beslenmesi

Tavşan yavruları için besleme anne sütünü yeteri kadar alması ile başlar. Yavru bir tavşan annesinden 30 ila 45 gün süt emmesi gerekmektedir. Burada onların yeteri kadar süt emmeleri çok önemlidir. Çünkü anne sütü ile gerekli bağışıklık elemanlarını almaktadırlar. Yavrular bu bağışıklık elemanlarını anne sütü haricinde başka hiçbir besinden alamazlar. Burada süt sadece tavşan sütü olmalıdır. Yani yeni aldığınız yavrunuz erken sütten kesildi ise yavrunun süt ihtiyacı var diye inek sütü verilmemelidir. Çünkü inek sütü ile tavşan sütü, kompozisyon açısından büyük farklılıklar içerir ve bu farklılıklar yavru tavşanlara zarar verir. Tavşan yavruları 15 günlük olduktan sonra anne sütü ile beraber kuru yonca-kuru saman ve pelet yem tüketmeye başlarlar. Bu yüzden aldığınız yavru çok küçük ise ona bu tip gıdalar verilebilir. Kuru yonca – kuru saman bulunamadığı zaman yonca unlu pelet yemlerde aynı faydayı sağlayacaktır. Bu yemler olmadığında tavşan dışkısında yumuşamalar başlar. Yavru bir tavşan 1 aylıkken sütten kesildiği zaman ortalama 400 – 600 gr canlı ağırlığa sahip olur. Onu aldığımızda ağırlığını kontrol ederek erken sütten kesilip kesilmediğini anlarız. Erken sütten kesilen bir yavruya daha itinalı yaklaşmamız gerekecektir. Tavşanların beslenmesinde diğer bir nokta da onlara sebze ve meyva vermenin zamanıdır. Bu besinler sulu gıda olduklarından 3 aylık yaştan önce verilmeleri uygun...

Devamını Oku
Köpeğinize Oyuncak Seçerken Bunlara Dikkat Edin!
Oca22

Köpeğinize Oyuncak Seçerken Bunlara Dikkat Edin!

*Oyun bir köpeğin sosyalleşmesi ve eğitiminde önemli bir rol oynar. Son yıllarda konunun önemi ve bir köpeğin sosyalleşmesinde oyunun rolü daha fazla ön plana çıkmıştır. Bu nedenle eğitmenler tarafından daha fazla önem gören, insanlar ve köpekler için eglenceli bir spor olarak tanımlanan “Agility” popülarite kazanmıştır. Ancak günlük yaşam şartları pek çok kişi için zamansızlık problemini getirmekte ve oyuncak zorunlu hale gelmektedir. İster yavru ister se yaşlı olsun bir köpeğin enerjisini harcayabilmesi için de olsa oyuna ihtiyacı vardır. Ancak oyun ve oyuncaklar iyi bir eğitim aracı olduğundan özellikle yavru döneminde daha fazla önem taşımaktadır. *Bu nedenle oyuncak seçiminde bazı detaylara dikkat edilmelidir. Doğal olarak bu seçim sırasında yavru veya yetişkin köpeğinizin tercihi çok daha önemlidir. Bunu anlayabilmek için köpeğinizin mizacını bilmeli ve hangi tür oyuncaklarla daha fazla zaman geçirdiğine dikkat etmeniz gereklidir. *Köpeğiniz bir oyuncak ile oynarken neler yapıyor, onu ısırıp bırakıyormu, parçalayarak veya yırtarak mı oynuyor yoksa onu saklamayı mı tercih ediyor. Eğer köpeğiniz parçalayarak ve yırtarak oynamayı seviyorsa tercihiniz sert kauçuk oyuncaklar, kauçuk top veya kemikler gibi dayanıklı malzemeden üretilmiş bir oyuncak olmalıdır. Eğer ısırıp bırakıyor ve parçalamıyor ise sesli veya sessiz lateks oyuncakları ve peluş oyuncakları tercih edebilirsiniz. *İlgisini çeken oyuncakları seçtiğiniz taktirde oyun oynama ve dolayısı...

Devamını Oku
Köpeğinizin Dişleri ve Bakımı
Oca08

Köpeğinizin Dişleri ve Bakımı

Bebeklerin gelişimi evresinde süt dişlerinin çıkışı ve onların dökülerek yerlerine kalıcı dişlerin gelmesi esnasında, diş etlerinin karıncalanması nedeniyle, ısırma isteği doğacaktır. Ellerinizi, bacaklarınızı, masa, sehpa kenarlarını, duvar çıkıntılarını ısırdığını göreceksiniz. Bu dönemde kesinlikle sizi ısırmasına izin vermeyiniz ve ısırmak istediği zaman sert oyuncak veya doğal kemikler veriniz. *Tavuk kemiği asla vermeyiniz. Tavuk kemikleri uzunlamasına kırıldığı için mide ve bağırsaklara batma riski yüksektir. *12 -15 günde göz kapakları açılır. *2 – 3 haftada üst kesici ve köpek dişleri çıkar. *3 – 4 haftada alt kesici ve köpek dişleri çıkar *Bir aylıkken bütün süt dişleri çıkmıştır. *İki aylıkken süt dişleri aşınmaya başlar. Dört aylıkta süt dişleri sallantılı ve düşmeye hazırdır. 4–5 aylıkta süt dişleri yerine kalıcı dişler gelir. *Yedi aylıkta bütün kalıcı dişler aynı seviyede çıkarlar Dişlerin görevi; alınan gıdaları küçük parçalara ayırıp sindirim organlarına ulaştırmaktır. Doğduktan hemen sonra birkaç hafta içinde süt dişleri çıkmaya başlar. Yavrularda yirmi sekiz adettir. Bunlar zamanla düşerler yerlerine kalıcı dişler çıkmaya başlar. Kalıcı dişler yedi aylıkken tamamlanır ve sayıları kırk ikidir. Süt dişlerini dökme esnasında diş etlerinde kızarmalar, kanamalar, vücut ısısında artış, yeme isteğinde azalma, ağlama görülebilir. Bu durum bir veya iki gün süreceğinden, genel durumu bozulmadıkça ağrı kesici veya ateş düşürücü ilaçlar verilmez. *6–7...

Devamını Oku
Yavru Köpeklerde Sosyalleşme
Ara27

Yavru Köpeklerde Sosyalleşme

Yavrular o kadar meraklı, hareketli zekidir ki, köpeğinizi eve getirdiğiniz andan itibaren eğitimine başlamanız gerekir. İsteseniz de istemeseniz de! Etrafı kirletmesi, eşyaları dişlemesi her yerde dolaşması, havlaması ve her hareketi denetim gerektirir. Onu bütün bunların nerede ve ne zaman uygun olduğu ve olmadığı konusunda sürekli uyarmamız gerekir. Sekiz haftalıktan itibaren yavrunun eğitimine başlamalısınız. Aşılarının tamamlanması ve sağlık muayenesinden sonra, iş terbiyeye gelir. Bu bölümde yavru köpeklerin eğitimine eğileceğiz, buradaki bilgiler köpeğinizin ileri yaşlardaki eğitiminde de yardımcı olacak. Sosyalleşme Ailenize yeni katılan birey için önce sizi kutlamak isteriz. şu andan itibaren ona aile düzenini öğretmeye başlamalısınız. Bunu kendinizden çok, onun için yapmanız gerektiğini de unutmamalısınız. Yavruyken sosyalleştirilmemiş bir köpek çevreye uyum sağlayamaz, dolayısıyla kendi de mutsuz olur. Böyle bir köpekle yaşam zordur. Oysa küçük yaşta sosyalleşebilen bir köpek, ortamına uyum sağlar ve daha çabuk eğitilir. Dahası, yanlışlıkla yapılan şeylere karşı hoşgörülüdür. Eve gelen bir konuğun köpeği rahatsız edecek oyunlar yapması ya da kuyruğunu ezen bir şöförün onu sevip öpüp özür dilemesi, sosyalleşmiş bir köpeği yumuşatabilir. Bu eğitim, önce köpeğinizin rahatça dolaşıp keşfetme içgüdüsünü tatmin edebileceği bir özel mekanı olmasıyla başlar. Burası daha öncede bahsettiğimiz gibi sınırlı bir alan olmalıdır. Köpeğin diğer hayvanlara, insanlara, bulunduğu yere ve etraftaki insanlara alıştırılması gerekir....

Devamını Oku
Kedi Eğitiminde Püf Noktalar
Ara26

Kedi Eğitiminde Püf Noktalar

Kediniz neden ortalığa çiş yapıyor, birşeyi kokladığında ağzını niçin açıyor, neden kulaklarını yatık tutuyor, kuyruğunu niçin sallıyor, koltuklarınızı niye lime lime etti……  kedi vücut dilini ve  içgüdüsel davranışlarını öğrenmek isterseniz Kedi Eğitiminde Püf Noktaları’nı okuyun, kedileri biraz daha yakından tanıyın. KEDİ EĞİTİMİNDE PÜF NOKTALAR 1-Hiç kusura bakmayın ama, benden daha  etkin  bir sürü liderinin beğenisini kazanmayı istemek gibi bir içgüdüm yoktur. 2-Yapmamı istemediğiniz bir şeyden beni vazgeçirmenin en kolay yolu, bana daha cazip bir seçenek sunmanızdır. 3-Yaptığım yanlış davranıştan beni uzaklaştırmak için yapacağınız uyarıyı uzaktan kontrol ile yaparsanız sevinirim. Bu uyarıyı sevdiğim biricik sahibimden direk almamalıyım. Nasıl mı ; Örneğin, çiğnememi istemediğiniz elektrik kablosuna limon sürebilirsiniz. 4-Çeşitli nesnelere, eşyalara çenemi , ayaklarımı , yanağımı sürtmem sizi şaşırtmasın. Bu eşyaların benim olduğunu belirtmem için kokumu bırakıp işaretliyorum. 5-Alnımı sürtmem ne anlama mı geliyor;  O  başka. Bu bir dost selamlaşması. Alnımı sürterek sen benim dostumsun diyorum, anlamadınız mı. 6-Eşyaları tırmalıyorum  diye bana kızıyorsunuz. Halbuki ben, tırnağımın ölü katmanlarını atıp tırnak bakımı  yapıyorum. Eşyalar üzerine kokumu bırakıyorum. E bir de, esnekliğimi sağlayıcı kaslarımı kuvvetlendirerek, egzersiz yapıyorum. Ne var bunda ? 7-Anal bezlerim  dışkımda bana has bir koku sinmesini sağlıyor. Özellikle büyük tuvaletimi yaparken, basınç görüp doğal olarak boşalıyorlar. Ama yeterli derecede lifli...

Devamını Oku
Kediler ve Süt
Ara24

Kediler ve Süt

Kedi ne yer ne içer diye sorulsa herhalde akla ilk gelen şey süttür. En doğal besinlerden olan süt fazla miktarda verilirse kediniz sütü sindiremeyeceğinden kolaylıkla ishal olacaktır. Çünkü süt her kedi için sindirimi pek de o kadar kolay bir içecek değildir. Bu sebeple kedilere süt verirken daha özenli olunması ve onların bire bir oranında  sulandırarak sindirebileceği ölçüde verilmesi gerekir. Süt protein ve yağ açısından zengin bir içecektir. Ama bu zengin içerik kedilerin sindirimini oldukça zorlar.  O yüzden genelde 4 kg. ağırlığındaki bir kediye 1/4 litre kadar verilen süt bizce küçük bir kapmış gibi görülse de kediniz için ağır bir yemek olacaktır. Laktoz, süt şekeride denilen, süte tat veren bir maddedir. Laktoz duyarlılığı insanlar dahil tüm memelilerde görülen bir durumdur. Sebebi vücutta laktozu sindirmeye yarayan laktaz enziminin bulunmamasıdır. Aşırı süt içilmesi durumunda sütteki laktoz yeterince sindirilemez ve kalın barsaklara giden laktoz bu durumda barsaklarda bakterilerin çoğalmasına ve barsak enfeksiyonlarının oluşmasına ya da barsaktan vücuda yayılan diğer enfeksiyonların başlamasına sebep olur. Kedinize süt verirken ölçünüz şu olmalıdır. Kedinizin 1 kg. ağırlığının karşılığında 1 gram kadar laktozu sindirmesi mümkündür. Yani 4 kiloluk bir kedi için 4 gramdan fazla laktoz içeren süt verilmemelidir. Peki laktozun ölçüsünü nasıl anlayacaksınız. Pastörize sütlerin kabında içerdiği materyaller...

Devamını Oku
Hamsterler Hakkında
Eki23

Hamsterler Hakkında

Hamsterler sessiz ve sakin bir yaşam şekli sürdürürler. Maalesef yaşam süreleri kısadır ortalama 3 yıldır. Hamsterler yalnız yaşamaya ve bekar bir hayat sürdürmeye alışıktır. Hamsterler 3-4 haftalık iken annesinden süt emmeyi bırakır ve bu yaştan itibaren alınıp yetiştirilmesi uygun olur. Ergenlik dönemine 6. haftada itibaren girerler. Ergenlikten önce ona eş bulmak önerilmez, yoksa ikisi arasındaki ilişki kavgaya dönüşür ve sonunda kan dökülür. Bu küçük kemirici gününün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir. Ancak günün sonunda, akşama doğru uyanır. Hamster yarı karanlık ve sakin bir hayatı sever. Öğlenden sonra 16 dan gece saat 1 ‘e kadar uyumaz. Bu arada yiyeceklerini depo eder ve egzersiz yapar ki bundan da çok hoşlanır. Bunun için içinde koştuğu boş bir tekerlek dışında, boş makaralar, ceviz kabuğu gibi oyuncaklar sağlamak onlar için önemlidir. Eğer olanak varsa ona içinde oyun sahası bulunan bir kafes sağlamak ise en iyisidir. Yani kafesin bir bölümünde kum alanı bulunmalıdır. Bu kumun hamsterin istediği gibi eşeleyebileceği ve içine girebileceği miktarda bulunması önemlidir. Başka bir yere üzerine tırmanabilmesi için dallanmış bir büyük dal parçası konması ise oyun zevkini tatmin edecektir.Eğer hamster için en iyi oyun yerinin evinizin bahçesi olduğuna karar verirseniz, bu sırada onu gözden kaçırmamaya özen gösteriniz. Hamster tahtanın direnci ne olursa...

Devamını Oku
Kedi Almadan Önce…
Eki16

Kedi Almadan Önce…

Evinize yeni bir canlının alınması kuşkusuz tadına doyum olmayacak bir duygudur. Ama ya beraberinde getirecekleri…. Evinize yeni bir kedi yavrusu almaya karar verdiniz hatta belki de almak üzeresiniz o zaman lütfen bu yazıyı okuyunuz. Kediler insana yakın sevimli yaramaz oyuncu gibi pek çok  tanıma uygun hayvanlardır. Bakımları öyle sanıldığı kadar zor yada çok da kolay değildir. Öncelikle köpeklere oranla en avantajlı oldukları konu kuşkusuz tuvalet terbiyelerini çok kısa zamanda (çoğu kez bir günde) öğrenebilmeleridir. Bunun için kediyi eve alırken öncelikle onun tuvaletini yapacağı bir tuvalet kabı ve kumunu da mutlaka almalısınız. Bu tuvalet kabının içine kumunu  dökün ve onun kolaylıkla bulabileceği bir yere yerleştirin. Yavru kediyi aldınız ve onu eve getirdiniz. Öncelikle ona tuvaletini yapabileceği tuvalet kabının üstüne koyun ve buradan aşağıya kendisinin inmesini sağlayın . kediniz bir kaç dakikalık meraklı bakışlardan sonra bulunduğu ortamı tanıma turlarına çıkacaktır. ona engel olmayın bırakın hayatını geçireceği bu yeni evini tanısın bu arada evin bazı bölümlerine girmesini yasaklamayı düşünüyorsanız  evin bu bölümlerini kapatın ve buraya girmesine ilk günden itibaren izin vermeyin. Yavru kediniz evini tanıma turlarını kısa zamanda bitirip evini paylaşacağı sizleri tanımaya başlayacaktır. önce ürkek hareketlerle sizlere yaklaşmayı deneyecek tır. bu arada sizler onun bu isteğini ret etmeyin ve onu ürkütmeyin...

Devamını Oku
Yavru Kedilerde Görülen Temel Problemler
Eki12

Yavru Kedilerde Görülen Temel Problemler

Birbirinden sevimli yavru kedileri gözlerini yeni açtıkları dünyada bir dolu sağlık sorunu bekliyor.Küçük yaramazlara musallat olacak sorunları zamanında teşhis etmeniz, sizi çok üzecek daha büyük problemlerin doğmasını engelleyecektir. KENE Dışarıdaki kulak kanallarında yaşayan küçük keneler, minik kedinin huzurunu kaçırabilir. Kaşınma, başı sağa-sola sallama, tırmalama, kabuk bağlama, kulak üzerinde tüy kaybı, koyu renk dışkı belirtileri, kenelerin varlıgına işaret edebilir. PİRE Dışarıdan görülebilen parazit sınıfına girer. Kedinin tüylerinin zayıf görüntüsü, tüy kaybı, kabuk bağlama, kaşınma, aşırı derecede tüy temizleme isteği ve pire pisliği, yavru kedinizdeki pirelerin neden olduğu rahatsızlıklardır. SOLUCAN Özellikle bağırsaklara yerleşen bu solucanlar, kusma, ishal, halsizlik, yavaş gelişme, iştah kaybı ya da aşırı iştah, tüylerin zayıflaması karın ağrısına neden olur. MANTAR KırmızıIık, kabuk bağlama, tüy kaybı, tüylerin zayıflaması ya da kınlması, deride yara, renklenme artışı gibi belirtileri vardır. ENFEKSİYON Üst solunum yolları enfeksiyonuna, bakteri ve virüs türlerinin de aralarında bulunduğu bazı organizmalar neden olur. Gözlerde kızarıklık, kaşınma ve şişme, enerjisizlik, nefes alma güçlüğü, hapşırma, burun akma ya da tıkanıklığı, öksürme, dil ve damakta yaralar, başlıca belirtileri arasındadır. KARINDA ŞİŞME Parazit dahil çeşitli iç hastalıklarının belirtisi olabilir. Çok yemekten de kaynaklanır. Nefes tıkanıklığı, karın bölgesinde ağrıya neden olur. KUSMA Çeşitli enfeksiyonlar, ani diyet değişiklikleri, zehir, bitki gibi yabancı objeleri yemek,...

Devamını Oku
Kedinizi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz ?
Eyl20

Kedinizi Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz ?

Eğer bir kedi almaya karar verdiyseniz ve bu sizin ilk kediniz olacaksa onun size değil evine bağlı olacağını, size çok kızdığında bir tırmık atabileceğini, hatta sevmeniz için yanınıza gelmeme ihtimalinin de olduğunu bilmelisiniz. Bu durumlar tamamen karakteri ile ilgili olarak yaşanabilecek olasılıklardır. Genel olarak kediler uyumlu hayvanlardır ve hayatlarını idame konusunda oldukça yeteneklidirler. Çiş ve kaka sorunları çok çabuk çözümlenir, uzun süre yalnız başlarına kalabilirler ve bu durumdan oldukça hoşnutturlar. Yaşayabileceğiniz büyük problemler; yemek seçiciliği, sürekli sokağa çıkma istekleri ve çiftleşme dönemlerdeki huzursuzluklarıdır. Öncelikle karar vermeniz gereken konu ırkı ve cinsiyetidir. Çünkü yaşanabilecek sorunlarda bu iki faktör önemlidir. Erkek kediler, seksüel olgunluğa eriştikten sonra özellikle de çiftleşme dönemlerinde alanını belirlemek ister ve tuvaletini yaparak işaret bırakır. Tamamen içgüdüsel olarak yapılan bu işlem evinizde sizi rahatsız edebilecek keskin bir kokunun oluşmasına neden olabilir. Böyle bir durumu önlemek mümkün olabilir. Kastrasyon operasyonu ile testisleri alınan erkek kedilerde hormonal baskı kaldırılacağından bu sorunu kolayca çözümleyebilirsiniz. Ayrıca erkek kedilerde 3 ile 4 yaşlarından itibaren idrar taşı problemleri sık yaşanan sorunlardan birisidir. Bu durum üriner sistemin anatomik yapısı ile ilgilidir. Dişi kediler de alan belirleme gibi bir eylem olmaz ancak seksüel olgunluğa eriştikten sonra arkası kesilmeyen bir çiftleşme isteğindedir ve bu nedenle sürekli dışarı...

Devamını Oku
Yavru Kedilerde Isınma
Eyl07

Yavru Kedilerde Isınma

Bir yavru kedinin annesinden ayrılması için ideal dönem 8 haftalık olduğu zamandır. Anne sütü yavru kedinin gelişimi için hayati önem taşıyan besinlerin yanı sıra, onu ilk haftalarda bulaşıcı hastalıklardan koruyacak olan antikorları da barındırır. Bu nedenle yavruları anneden erken ayırmak, onların pek çok sağlık sorununa karşı savunmasız kalmalarına yol açar. Fakat kimi zaman anne kedi öldüğü, hastalandığı, yavrularını reddettiği ya da bir nedenle onlardan ayrıldığı için yavruların bakımını üstlenmeniz gerekebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda neler yapmalısınız? Eğer yavru kedi 4 haftalıktan büyükse bakımı nispeten daha kolaydır. Daha küçük yavrular için mutlaka öncelikle bir süt anne bulmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız yerdeki veteriner kliniklerine, barınaklara, tanıdığınız kedi seven insanlara haber bırakın. Pek çok anne kedi, kendisinin olmayan yavruları da kabul edecektir. Eğer bir süt anne bulamıyorsanız, anne kedinin yerini siz dolduracaksınız demektir. Her ne kadar gerçek bir annenin yerini tutmak imkansız olsa da, iyi bir bakımla yavruya hayatta kalma şansını vermek sizin elinizdedir. ISINMA  Annesiz bir yavru kediyi bulduğunuz anda yapmanız gereken ilk şey, onu üşümekten kurtarmaktır. Yavru kediler yaklaşık 5 haftalık oluncaya dek kendi vücut ısılarını korumaktan acizdirler. Bu nedenle onu hemen giysilerinizin içine, sizin vücut ısınızı alabileceği bir şekilde koyun ve imkanınız varsa en yakın veteriner kliniğine götürün....

Devamını Oku
Evcil Hayvan Beslemenin Çocuklara Faydaları?
Eyl05

Evcil Hayvan Beslemenin Çocuklara Faydaları?

Daha sakin ve saygılı olurlar. Paylaşmayı ve fedakarlığı öğrenirler. Olaylara ve kişilere karşı daha hoşgörülü ve ılımlı davranırlar. Sosyalleşmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı gerçekleşir. Sorumluluk almayı daha erken yaşta öğrenmeye başlarlar. Sevmeyi-sevilmeyi öğrenirler. Kolay öğrenirler ve dengeli kararlar verirler. Dostluk kavramları gelişir. Duygularını paylaşabilirler. Öfkelerini giderebilirler. Sahiplenmeyi-bakım vermeyi-yardım etmeyi öğrenirler. Bağlılık duygusu geliştirebilirler. Empati yapmayı öğrenirler. Korkularını deneme yoluyla yenebilirler. Korumayı-korunmayı öğrenirler. Birşeyleri öğrenirken bir yandan da öğretmenin tadını yaşarlar. Bağımsız bir birey olma yönünde yol alırlar. Özellikle yaşamlarında kayıp ve/veya değişiklikler yaşandığında hayvanlar yerine koyma-paylaşma işini üstlenebilir. İnsanlar arası ilişkilerde öğrenmesi zaman alacak birçok duygu hayvanla kurulan ilişki yoluyla kazanılabilir. Başka bir varlığa ve onun gereksinimlerine saygı duymayı öğrenirler. Sabırlı olmayı, beklemeyi, isteklerini ertelemeyi öğrenirler. İçine kapanık hallerinden sıyrılabilirler. İleriki yaşlarda toplumda daha iyi iletişim kurabilme becerisine sahip...

Devamını Oku