Kedi ve Köpek Beslenmesinde Karnitinin Önemi
Nis07

Kedi ve Köpek Beslenmesinde Karnitinin Önemi

Tüm memelilerde olduğu gibi kedi ve köpeklerde de yağ asitlerinin oksidasyonunda görev alan karnitin enerji üretim mekanizmasında aktif görev alır. Tam olarak sınıflandırılamayan karnitin kimi uzmanlarca vitamin benzeri madde, kimilerine görede doğal molekül taşıyıcı olarak adlandırılmaktadır. Vücutta koenzim A nın aktivasyonu ile esansiyel aminoasit olan Lyzin ve Methioninden sentezlenmektedir. Kırmızı ette bol bulunan karnitinin görevi özellikle kaslarda hücresel olarak yağ asitlerinin mitokondriye (hücrenin enerji elde edilen bölümü) geçişini sağlamak ve yağ asitlerinin yakılarak enerjiye dönüşümü sırasında oluşan toksik atıkları idrara taşımaktır. Karnitin eksikliği sık karşılaşılan bir durum değildir. Ancak özellikle enerji tüketimi fazla olan kedi ve köpeklerin karnitini tüketim oranı yüksek olduğundan gıdaları ile ilave olarak verilmesi faydalıdır. Ayrıca vücutta karnitini sentezini engelleyecek bir durumun varlığında da (kalıtsal bir bozukluk, karaciğer deformasyonu, kalp hastalıkları gibi) karnitin eksikliği görülebilir. Bu gibi durumlarda gıdalar ile dışarıdan alınması gerekir. Karnitin vücutta lyzinden sentezlendiği için enerji gereksiniminde lyzin tüketimide artar. Bu nedenle kedi ve köpeklerin gıdasında belirli düzeyde karnitinin alınması lyzin tüketimini dengeler. Özellikle bazı kalp hastalıklarında tedavide karnitin ilavesinin faydalı olduğu, hatta kalp hastalıklarından koruyucu bir etki yaptığı görüşü yaygındır. Karnitin yetmezliği gibi bir durum söz konusu olduğunda petlerde görülebilecek ilk belirti çabuk yorulma ve kaslarda güçsüzlüktür. Karaciğerde hasarın söz konusu olduğu...

Devamını Oku
Petlerde Yeme Problemleri
Mar20

Petlerde Yeme Problemleri

Yeme problemi denildiğinde akla gelen ilk konu yemeğe karşı isteksizliktir. Oysa aşırı yemek yemek veya su içmek yada su içme konusunda isteksiz davranmak da önemli bir sorunun göstergesi olabilen birer yeme problemidir. Örneğin şeker, kanser, Hyperthyroidism, Hypothyroidism, Cushing sendromu, karaciğer ve böbrek hastalıkları yeme problemlerine neden olabilen ve sık karşılaşılan metabolik hastalıklardır. Yeme problemlerinin başında gelen iştahsızlık psikolojik kökenli olabileceği gibi pek çok hastalığın önemli bir klinik belirtisi olarakta görülebilir. Bu nedenle, bir kaç günden fazla süren iştahsızlık durumlarında vakit kaybetmeden veteriner hekime danışılmalıdır. Vücudun en önemli yapılarından biri olan sindirim sisteminde oluşabilecek aksamalar doğrudan vücudun diğer sistemlerini de etkileyebileceğinden ciddi sorunlara sebep olabilir. Ayrıca iştahsızlık bir çok metabolik hastalığın habercisi olabileceğinden detaylı bir muayene yapılması gerekebilir. Bu amaçla kan ve idrar tahlilleri, endoskopi, röntgen ve ultrason gibi teşhis yöntemlerinden yararlanılabilir. İştahsızlığa neden olabilen hastalıkların başında dental problemler gelmektedir. Ayrıca mide torsionları, yabancı cisime bağlı tıkanmalar, böbrek hastalıkları, kanser, yutak ve özefagus ile ilgili problemler de iştahsızlığa neden olabilir. Dental problemler Tüm petlerde genellikle 3 yaşından sonra sıklıkla görülen genel bir problemdir. Özellikle yeme sırasında gözlenen karakteristik belirti çiğneme güçlüğüdür. Ağrı şiddetlidir ve bu nedenle çiğneme çoğu zaman yavaş ve tek taraflı olarak yapılır. Problemin derecesine bağlı olarak aşırı...

Devamını Oku
Zehirlenmeler
Mar01

Zehirlenmeler

Zehirlenmeler kedi ve köpeğinizin başına gelebilecek en tehlikeli olaylardan birisidir. Zehirlenmenin türüne göre uygulanacak tedaviler farklılık gösterdiğinden mutlaka veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Örneğin kimyasal bir maddeyle zehirlenmede uygulanacak tedavi ile bozuk bir gıdanın alımı sonucu oluşan zehirlenmede uygulanacak tedavi aynı değildir. Ancak sizin yapabileceğiniz basit bir iki müdahale olayın riskini azaltması açısından önemlidir. Bozuk gıda alımlarında, temizlik maddelerinin yutulması durumunda, fazla miktarlarda ilaç yutulması gibi durumlarda toksik etki yapan maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için yapılacak en önemli ilk iş hastanın hemen kusturulmasıdır. Bu amaçla yarım çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı tuz atıp bu karışımı içirmeniz onun kolayca kusmasını sağlayacaktır. Eğer zehirlenmeye neden olan madde kostik etkiliyse yani yakıcı etkisi varsa (örneğin asitler veya alkaliler gibi) hastayı kusturmak sakıncalıdır. Bunun yerine hemen veteriner hekime başvurulmalıdır. O size alınan maddenin cinsine göre ne vermeniz gerektiğini söyleyecek veya çağıracaktır. Asit veya alkali maddeler olarak çamaşır suyu, tiner, deterjanların büyük bir kısmı örnek gösterilebilir. Zehirlenmeye neden olan maddeyi biliyorsanız özellikle kutusunu yanınıza alarak acilen veterinerinize gitmelisiniz. Bu ilaç zehirlenmelerinde son derece önemlidir çünkü zehirin ne olduğunun bilinmesi eğer varsa kullanılacak antidotun belirlenmesini kolaylaştırır. Eğer zehirlenme belirtileri (titreme ve kasılma, koma , güç solunum gibi  gezme dönüşü başlamışsa muhtemelen kimyasal bazlı bir zehirdir...

Devamını Oku
Yavru Tavşanların Beslenmesi
Şub24

Yavru Tavşanların Beslenmesi

Tavşan yavruları için besleme anne sütünü yeteri kadar alması ile başlar. Yavru bir tavşan annesinden 30 ila 45 gün süt emmesi gerekmektedir. Burada onların yeteri kadar süt emmeleri çok önemlidir. Çünkü anne sütü ile gerekli bağışıklık elemanlarını almaktadırlar. Yavrular bu bağışıklık elemanlarını anne sütü haricinde başka hiçbir besinden alamazlar. Burada süt sadece tavşan sütü olmalıdır. Yani yeni aldığınız yavrunuz erken sütten kesildi ise yavrunun süt ihtiyacı var diye inek sütü verilmemelidir. Çünkü inek sütü ile tavşan sütü, kompozisyon açısından büyük farklılıklar içerir ve bu farklılıklar yavru tavşanlara zarar verir. Tavşan yavruları 15 günlük olduktan sonra anne sütü ile beraber kuru yonca-kuru saman ve pelet yem tüketmeye başlarlar. Bu yüzden aldığınız yavru çok küçük ise ona bu tip gıdalar verilebilir. Kuru yonca – kuru saman bulunamadığı zaman yonca unlu pelet yemlerde aynı faydayı sağlayacaktır. Bu yemler olmadığında tavşan dışkısında yumuşamalar başlar. Yavru bir tavşan 1 aylıkken sütten kesildiği zaman ortalama 400 – 600 gr canlı ağırlığa sahip olur. Onu aldığımızda ağırlığını kontrol ederek erken sütten kesilip kesilmediğini anlarız. Erken sütten kesilen bir yavruya daha itinalı yaklaşmamız gerekecektir. Tavşanların beslenmesinde diğer bir nokta da onlara sebze ve meyva vermenin zamanıdır. Bu besinler sulu gıda olduklarından 3 aylık yaştan önce verilmeleri uygun...

Devamını Oku
Hamile Kedilerde Beslenme
Şub24

Hamile Kedilerde Beslenme

Hamilelik tüm ihtiyaçların arttığı özel bir dönemdir. Bu dönemde artan bedensel ihtiyaçlara bağlı olarak kedinizin beslenmesine özen göstermelisiniz. Çünkü bu dönemde kedinizin kendi yaşamsal fonksiyonlarının devamını sağlamak için gerekli besin miktarı yanında, yavru gelişimini de sağlayacak oranda besin alması gerekir. Bu nedenle hamilelik döneminde anne kedinin aldığı gıda miktarı ve içerdiği besin maddelerinin miktarında artış yapılmalıdır. Hamilelik döneminde anne kedinin ihtiyacı olan kaloriyi belirlerken kedinin aktivitesi, çevre ısısı ve belirlenmesi mümkünse yavru sayısı göz önünde bulundurulmalıdır. Hareketli bir kedinin alacağı miktar ile daha az hareketli olan bir kedinin alacağı gıda miktarı muhakkakki aynı olmayacaktır. Ancak yetişkin kedilerde beden ağırlığı yaklaşık olarak aynı olduğundan daima ortalama bir değer gözetilerek verilecek miktarı ayarlamak veteriner hekimler için daha pratiktir. Hamile bir kedinin gıdasında, normal bir yetişkinin gıdasında bulunması gereken besin maddeleri bulunmalı ancak bu besin maddelerinin oranı daha yüksek olmalıdır. Özellikle artan kalori ihtiyacı nedeniyle protein, yağ ve karbonhidrat oranları daha yüksek olan gıdalar ile beslemek faydalıdır. Hamileliğin ikinci dönemi olan 5. haftadan itibaren annenin enerji ve besin maddeleri ihtiyacı hızla artar. Doğuma kadar da sürekli bir artış olur. Doğumu takiben laktasyon evresinde de bu ihtiyaç oranı yüksektir. Özellikle süt yapısal olarak yüksek oranda protein içerdiğinden annenin süt üretimi için harcaması gereken...

Devamını Oku
Köpekler için Zararlı Gıdalar
Oca02

Köpekler için Zararlı Gıdalar

İnsanların ve birçok hayvan türünün yemesinde sakınca olmayan pek çok gıda maddesi köpekler için tehlike yaratabilmektedir. *Bunun nedeni ; köpeklerin farklı metabolizmaya sahip olmalarıdır. Bu gıdalardan bazıları sadece hafif sindirim problemleri yaparken, bazıları da ciddi rahatsızlıklara ve hatta ölüme sebep olabilmektedir. Köpekler kemik yer , kediler de süt içer genellemesi günümüz bilgileri ışığı altında çok da doğru olmamaktadır… Özellikle aşağıda belirtilen gıda maddelerinin köpeklere verilmemesi ve erişemeyecekleri yerlerde saklanmaları son derece önemlidir. Hayvan Kemikleri (Tavuk,kuzu..vb) ve Balık Kılçığı ; Sindirim sisteminde tıkanma ve yırtılmalara sebep olabilir.Bu tıkanıklık ve yırtılmalar köpeğinizin sürekli kusmasına , enfeksiyonlara açık hale gelmesine,şiddetli kanamalara ve hızlı bir şekilde ölümüne sebep olabilir. Çikolata, Kahve, Çay ve Kafeinli Maddeler ; Çikolata sadece şeker içerdiği için köpeklere zararlı zannedilmektedir . Aslında zararlı olmasının asıl önemli nedeni içerdiği birtakım maddelerdir. Çikolata Kalp-damar ve sinir sistemini etkileyen kafein, theobromine ve theophylline içermektedir. Bu maddeler merkezi sinir sistemini uyararak kalp atım sayısında artışa neden olurlar (taşikardi). Theobromine ve kafeinin öldürücü dozu 100-200 mg/kg olarak belirlenmiştir. Hafif ve orta dereceli belirtiler yanısıra felçler ve ölümle sonuçlanan vakalar mevcuttur. İçerdiği maddeler plasentayı geçtiği için anne karnındaki yavruyu ve süte geçtiği için annelerini emen yavruları da aynı oranda etkilemektedir.Bu sonuçlara maruz kalmamak için lütfen ödül olarak...

Devamını Oku
Kedilerde Obezite
Oca02

Kedilerde Obezite

Obezite sadece insanlarda görülen bir sağlık sorunu değildir. Tıpkı insanlar gibi hayvanlar da obez olabilir. Çoğu kedi sahibi kedilerinin şişmanlamış halini daha çok beğeniyor olsa da, aslında kedilerinin büyük sağlık problemleri ile karşı karşıya olduğunun farkında değillerdir. Kedimin obez olup olmadığını nasıl anlarım? *Kedimizin ideal kilosundan en az %20 fazla olması şeklinde ifade edilebilir. Kedimizin ideal kilosunu saptamak insanlarda olduğu gibi kolay değildir. Hayvanlarda insanlardakinden farklı olarak beden kitle indeksi ölçümü yapılamadığından, ırklar arası farklılıklar (Bir Tekir, bir Siyam kedisinden daha ağırdır) söz konusu olduğundan Vücut kondisyon skoru baz alınarak obezite teşhisi konulabilir. *Kedilerin normal bir simetrisi vardır. Arkadan baktığınızda yuvarlak bir görüntüyle karşılaşıyorsanız, kafası vücuduna göre çok küçük duruyorsa ve hayvanın vücudu çok yuvarlaksa artık o kedi obez demektir. Obezitenin ana nedenleri ; *Çok fazla gıda tüketimi. ( tıpkı diğer memelilerde olduğu gibi…) Birçok kedinin yemeği her zaman ulaşabileceği yerdedir ve ne zaman yemek yemek istese mama kabına gidip yemek yiyebilir. Bu şekildeki beslenme tek başına obeziteye neden olabilecek çok büyük bir faktördür. *Genetik olarak yatkınlık. Çok az yemek yese, çok fazla hareket etse bile, hayvanın metabolizması iyi çalışmıyorsa, kolaylıkla kilo alabilir. *Hormonal dengesizlikler. Kısırlaştırılmış bir kedide olduğu gibi normal seyrindeki bir kedide de  hormonal dengesizlik oluşabilir. Bir...

Devamını Oku
Kediler ve Süt
Ara24

Kediler ve Süt

Kedi ne yer ne içer diye sorulsa herhalde akla ilk gelen şey süttür. En doğal besinlerden olan süt fazla miktarda verilirse kediniz sütü sindiremeyeceğinden kolaylıkla ishal olacaktır. Çünkü süt her kedi için sindirimi pek de o kadar kolay bir içecek değildir. Bu sebeple kedilere süt verirken daha özenli olunması ve onların bire bir oranında  sulandırarak sindirebileceği ölçüde verilmesi gerekir. Süt protein ve yağ açısından zengin bir içecektir. Ama bu zengin içerik kedilerin sindirimini oldukça zorlar.  O yüzden genelde 4 kg. ağırlığındaki bir kediye 1/4 litre kadar verilen süt bizce küçük bir kapmış gibi görülse de kediniz için ağır bir yemek olacaktır. Laktoz, süt şekeride denilen, süte tat veren bir maddedir. Laktoz duyarlılığı insanlar dahil tüm memelilerde görülen bir durumdur. Sebebi vücutta laktozu sindirmeye yarayan laktaz enziminin bulunmamasıdır. Aşırı süt içilmesi durumunda sütteki laktoz yeterince sindirilemez ve kalın barsaklara giden laktoz bu durumda barsaklarda bakterilerin çoğalmasına ve barsak enfeksiyonlarının oluşmasına ya da barsaktan vücuda yayılan diğer enfeksiyonların başlamasına sebep olur. Kedinize süt verirken ölçünüz şu olmalıdır. Kedinizin 1 kg. ağırlığının karşılığında 1 gram kadar laktozu sindirmesi mümkündür. Yani 4 kiloluk bir kedi için 4 gramdan fazla laktoz içeren süt verilmemelidir. Peki laktozun ölçüsünü nasıl anlayacaksınız. Pastörize sütlerin kabında içerdiği materyaller...

Devamını Oku
Yaşlı Köpeklerde Beslenme
Ara20

Yaşlı Köpeklerde Beslenme

*Düzenli ve dengeli bir beslenme tüm canlılarda olduğu gibi köpekler içinde çok önemlidir. Köpeğinizin artık genç olmadığını, daha az hareket ettiğini ve daha az kalori harcayacağını bilmelisiniz. *Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücutta kas dokuda azalma ve yağ dokuda artış olur. Aktivitesi azalan köpeklerde mama miktarını azaltarak obesiteyi (aşırı şişmanlık) önlemek gerekir. Aksi halde yaşlılık nedeni ile kapasitesi azalan sistemlerde aşırı bir yük ve baskı sonucu fonksiyonel bozuklukların oluşumu kaçınılmaz olur. *Eklemler ve kemikler de metabolik fonksiyonlarda da azalma sonucu kalsiyumun yetersiz emilimi ve kalsiyum/fosfor oranında değişim nedeniyle deformasyonlar olabileceğinden gıdasında yeterli ve dengeli bir kalsiyum oranı sağlanmalıdır. *Kolay sindirilebilen lifli gıdaları tercih etmek, yetersiz egzersiz veya prostat gibi bir nedenle gelişen konstipasyonun (kabızlık) önlenmesi için fayda sağlayacaktır. * Enerji kaynağı olarak kullanılan karbonhidratların gıdasında yeterli düzeyde olmasına özen gösterilmelidir. Yaşlanma ile birlikte böbrek fonksiyonlarında yavaşlama veya deformasyonlar olacaktır. Proteinlerin parçalanması ile açığa çıkan amino asitlerin bir kısmı, özellikle azot, böbreklerden süzülüp idrarla dışarı atılır. Filtrasyon kapasitesi azalan böbrekte atılım yavaş olacağından birikim ve buna bağlı problemler meydana gelebileceğinden köpeğinizin gıdasındaki protein oranının düşük olması yararlı olacaktır. *Vitaminler normal vücut metabolizması için gerekli olup vücutta üretilemezler ancak gıda ile alınır ve karaciğerde depolanırlar. Vitaminlerin noksanlığında bir çok vücut fonksiyonunda bozukluklar oluşabilir. Yaşlılıkla birlikte karaciğerin...

Devamını Oku
Kedilerin Beslenmesinin Temelleri
Ara13

Kedilerin Beslenmesinin Temelleri

Kediler yaradılış itibarıyla “mecburi” etoburdurlar ve beslenme ihtiyaçları hem etçil, hem otçul olan insanlarınkinden çok farklıdır. Bu, şu anlama geliyor: Kediniz doğası gereği bir etoburdur ve beslenme ihtiyacını büyük ölçüde hayvansal gıdalarla karşılamak zorundadır. Doğal ortamlarında kediler protein oranı yüksek, yağ ve karbonhidrat oranı ise çok daha düşük olan avlarla beslenirler. Bu nedenle de metabolizmaları proteinlerden yüksek oranda faydalanırken karbonhidratları çok daha düşük verimle işleyecek şekilde evrimleşmiştir. Halen piyasada bulunan hazır mamalar, hayvansal ürünlerle bitkisel ürünlerin bileşiminden oluşur. En düşük kaliteden en yüksek kaliteye kadar herhangi bir hazır mamanın içerik bilgilerinde mısır, pirinç, buğday gibi tahıl türevleri daima birinci ya da ikinci sırada, en iyi olasılıkla ilk üç sırada yer alır. Bu mamalarla beslenen bir kedi, doğası gereği mecburi etobur olmasına rağmen, hayvansal proteinlerden karşılaması gereken besin ihtiyacının önemli bir kısmını tahıl türevlerinden karşılamak zorunda kalır. Kedinin metabolizması, enerji kaynağı olarak hayvansal protein ve yağları kullanacak şekilde evrimleşmiştir. Mecburi etobur olan kedilerle, hem etçil hem otçul olacak şekilde evrimleşen diğer canlılar arasındaki farka bir örnek vermek gerekirse: Bir kedi yavrusunun protein ihtiyacı, bir köpek yavrusunun protein ihtiyacının 1,5 katıdır. Gelişim sürecinde bu fark gitgide artar ve  yetişkin bir kedinin protein ihtiyacı, yetişkin bir köpeğin protein ihtiyacının 2 hatta 3...

Devamını Oku
Köpeklerde Obezite Nedenleri
Ara12

Köpeklerde Obezite Nedenleri

* İdeal vücut ağırlığından %20 ya da daha fazla, aşırı yağ birikimine sahip hayvanlara “obez” denir. Kilo alımı, hayvanlar kullandıklarından daha çok kalori tükettiklerinde gerçekleşir. Bu kilolar alınan ve kullanılan enerjinin büyüklük farkına göre yavaş, kademeli ya da hızla olabilir. *Obezite köpekler arasında görülen bir numaralı beslenme bozukluğudur. Araştırmalar, veteriner kliniklerinde bulunan % 25 oranında köpeğin fazla kilolu olduğunu söylüyor. Bu ekstra kilolar, evcil hayvanları kalp ve damar, solunum ve iskelet sistemlerini içeren belirli sağlık problemleri sebebiyle riske sokar. *Önemli olan, obezitenin sinyallerinin nasıl farkedileceğini bilmek ve doğru hareket etmektir. Ancak çok daha önemlisi, evcil hayvanları nasıl iyi vücut kondisyonunda tutacağımızı bilerek başlamaktır ki böylece obezitenin gelişmesini ilk başta önleyebilelim. Obezitenin nedenleri ; Uygun olmayan gıda *Bu kategori gıda ile adlandırılmasına rağmen, obezite daha doğru olarak, evcil hayvanın uygun olmayan şekilde beslemesine ve egzersizine mal edilmelidir. Yukarıda belirtildiği gibi, kilo alımı evcil hayvanın kullandığından daha çok kalori yemesinin bir sonucudur. Alınan kalori harcanan kaloriye eşit olduğunda, hayvan vücut ağırlığını korur. Eğer alınan çıktıyı aşarsa, hayvan kilo alacaktır. *Sonuç olarak, hayvanın kilosunu etkileyen iki yol vardır: *Birincisi, daha az kalori ile beslemek ve ikincisi, evcil hayvanın kullandığı kalori miktarını, yaptığı egzersiz miktarını çoğaltarak arttırmaktır. Bu, hayvanın aldığı mama miktarını azaltmak...

Devamını Oku
Hamile Köpeklerde Beslenme
Ara03

Hamile Köpeklerde Beslenme

Tüm canlılarda olduğu gibi köpeklerde de hamilelik dönemi özel bakım gerektiren istisna bir devredir. Bu dönemde hamile köpeğin besinlerdeki normal yaşam payı ihtiyacı daha yüksektir. Hamilelikte görülebilecek değişimler *Vücuttaki yağ miktarında artış *Aktivitelerde azalma *Vücut ağırlığında artış Gebeliğin ilk haftalarında normal oranda verilen yiyecek miktarını, gebeliğin ileri dönemlerinde miktar olarak artırmak gerekir Yavruların gelişimine paralel olarak artış gösteren besin ihtiyacı, annenin yemeğini kademeli artırarak karşılanmalıdır Ayrıca içerdiği protein oranının daha yüksek olmasına dikkat edilmelidir. Hamile bir köpeğin beslenmesinde dikkat etmeniz gereken konuları şöyle sıralayabiliriz *Öncelikle düzenli ve dengeli bir beslenme hamile köpekler içinde çok önemlidir *Yemeğinin miktarını ve mümkünse öğün sayısını artırarak vermek *Protein oranı yüksek, yağ oranı dengeli gıdaları tercih etmek *Temiz ve yeterli suyu sürekli bulundurmak *Gerekli mineral ve vitaminlerin takviyesi yapmak (hekimin önerisi ile) Hamile köpekler kilo almaya meyillidir Ancak annenin aşırı kilo artışı güç doğum olasılığı dikkate alınarak önlenmelidir Bu amaçla besinlerde ki dengeyi korumalı ve aşırı olmayan düzenli yürüyüşler yaptırmaya özen gösterilmelidir. Hamilelik ilerledikçe artan yavru hacmi nedeniyle midenin alanı küçüldüğünden tek seferde fazla yemek vermek rahatsızlanmasına neden olabilir Sık sık ve daha az miktarlarda yedirmek daha doğru olacaktır. Kalsiyum oranında değişim nedeniyle deformasyonlar olabileceğinden gıdasında yeterli ve dengeli bir kalsiyum oranı sağlanmalıdır Kalsiyum...

Devamını Oku
Kedilere Özel Ev Yapımı Kuru Mama Tarifi
Kas24

Kedilere Özel Ev Yapımı Kuru Mama Tarifi

Kediler de en az köpekler kadar diştaşı  biriktirme eğilimindedir. Diştaşları, dişeti hastalıklarının hazırlayıcısıdır. Kuru mama diştaşı oluşumunu azalttığı için kedilerin diyetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Evde kediniz için kuru mama yapmak zor değildir. Hazırlayacağımız temel hamur hep aynıdır.  Eklediğimiz ek içerikler mamanın birbirinden ayrı tadlar ve içerikler olmasını sağlar. Örneğin hindili ve tavuklu kuru mama içine katacağınız elma lezzeti güçlendirir. Aynı şekilde balıklı mama içersine balık soslerı ekleyebilirsiniz. Kuru mama yapmanın en zor tarafı bu iş için zaman ayırmaktır.  Çünkü kuru mamaları fırının içinde kurutmak zaman alır. İyi kurutmak lezzeti kuvvetlendirmek ve çabucak bozulmaması için çok önemlidir. Eğer mama iyi kurutulmazsa kısa zamanda küflenir. Gece yatmadan önce pişirmek ve piştikten sonra fırını kapatıp sabaha kadar kurumasını beklemek kolaylık sağlar. Eğer kedinizin gıda alerjisi varsa protein kaynağını uygun bir şekilde değiştirebilirsiniz. Yani tarifte tavuk eti var ve kediniz buna alerjikse siz bunu kuzu etine çevirebilirsiniz. 3 Su bardağı Tam buğday unu 2 Su bardağı çavdar unu 1 Fincan kırık buğday 1 Su bardağı mısır unu 1 Su bardağı yağsız süt tozu 3 çorba kaşığı dolduracak kadar kıyılmış temiz maydonoz 600-700 gram kadar haşlanmış tavuk göğsü 5 çorba kaşığı bitkisel yağ 1 çorba kaşığı balık yağı Fırını 180 C ısıtın. Büyük bir...

Devamını Oku
Çiğ Beslenmenin Faydaları ve Beslenme Miktarı
Kas17

Çiğ Beslenmenin Faydaları ve Beslenme Miktarı

Çiğ beslenmeye geçeli aşağıdaki değişimleri bizzat kedilerimde gözlemliyorum. Su ihtiyacında azalma:  Kuru mama midede şiştiği için çok su içirtirken, çiğ et içindeki su bu ihtiyacı azaltır. Dışkı miktarında azalma:  Normalde kuru mama vücuttan yaklaşık 14 saatte atılırken, çiğ besinler hızlı sindirilir, büyük oranda öğütüldüğü için hayvanın dışkısı ufak ve kokusuz olur. Kuru mama ile beslenirken evin en ucundan bile kokuyu duyardım, şimdi ancak kumlarına baktığımda dışkıları farkediyorum. Vücut kokusunda azalma: Köpeklerin aşırı kokusunu azaltır. Koku deri problemlerinden kaynaklanır. Sağlıklı bir beslenme ile bunlar giderilir. Kedilerin ise çişleri, dolayısıyla kumları daha az kokar. Benim kedi odasındaki kokuda büyük azalma oldu. Diş taşlarında azalma:  Çiğ kemikler sayesinde kuru mama artıklarını dişlerde oluşturduğu tartar azalır. Eti çiğnerken diş etlerine masaj olur. Bir süre sonra hayvanınız bembeyaz dişlere sahip olur. Günlük ne kadar beslemeliyim? İlk önce kedi veya köpeğinizin kaç kg geldiğini ölçün. Ben kedim ile birlikte tartıya çıkıp kendi kilomu düşüyorum. Büyük köpekler de veteriner hekimler tarafından tartılabilir. Bir kedi veya köpeğin günlük çiğ besin ihtiyacı et ve kemikler birlikte ağırlığının yaklaşık %2-3 oranına denk gelir. Yetişkin hayvanınızın kilosunu sabit tutmak için % 2, zayıflatmak isterseniz % 2’den daha azı yeterli olacaktır. Kilo almasını isterseniz de % 3. Büyümekte olan yavrular, ufak köpekler, dev cinsler,...

Devamını Oku
En Basit Kurallarla Çiğ Beslenme
Kas15

En Basit Kurallarla Çiğ Beslenme

Çiğ beslenme ile ilgili önceki bloglarımız okuduysanız, kafanız karışmış olabilir. Aslında çiğ beslenmenin kuralları çok basit. Çiğ beslenme yahoogrubundaki üyelerden kedi ve köpeklerini 2002 senesinden beri bu yöntemle besleyen Bill Carnes yeni başlayan üyeler için oldukça kolay kurallar hazırlamış. Fazla detaya girmeden yazayım: Köpek ve kedinizi çiğ beslenme ile beslemek için fazla bir bilgiye gerek yoktur. 1. Çeşitli hayvanların çiğ et, kemik ve organları ile besleyin. 2. Çeşitli hayvanların parçalarını dönüşümlü olarak besleyin. 3. Köpeğinizin veya kedinizin dışkısı fazla yumuşak ise: a. Daha fazla kemik verin. b. Daha az yağ verin. c. Daha küçük miktarlarda bunların karışımını verin. 4. Köpeğinizin veya kedinizin dışkısı fazla sert veya kabız ise: a. Daha az kemik verin. b. Daha fazla organ eti verin veya ikisini de yapın. 5. Büyük parçalar ile besleyin. 6. Fazla yüzdeler, oranlar, ağırlıklar ve ölçülere kafanızı takmayın. Eğer kural 2’yi uygularsanız her şey zaman içinde dengeye girecektir. 7. Eğer köpek veya kediniz şişmanlıyorsa, daha az besleyin. 8. Eğer köpek veya kediniz zayıflıyorsa, daha fazla besleyin. 9. Eğer köpek veya kediniz bir besine karşı alerjik reaksiyon veriyorsa o besinle beslemeyin. 10. Köpeğinizin aslında sebze, meyve, yemişler veya tahıllar ile beslenmesine gerek yoktur. Köpek ve kediler etoburdur ve sadece et, kemik ve organlara...

Devamını Oku