Trafik Kazalarında Yaralanma
Nis25

Trafik Kazalarında Yaralanma

Trafik kazası petinizin başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir. Böyle bir durumda olabildiğince sakin ve soğukkanlı davranmalı ve onun da sakinleşmesini sağlamalısınız.Bilinç dışı davranışlarda bulunabileceğini unutmamalı temkinli davranmalısınız. Eğer bir solunum güçlüğü yoksa gerektiğinde ağzını bir parça sargı bezi ile bağlayarak size zarar vermesine engel olabilirsiniz.Kanayan bir yarasının var olup olmadığını kontrol etmeli eğer varsa tampon veya turnike uygulayarak kanamayı durdurmalısınız. Bu arada turnikenin çok uzun süre kalmasının yaratabileceği gangren tehlikesinide göz önünde bulundurmalı ve yaklaşık 10 dakika ara ile turnikeyi gevşeterek dolaşımı sağlamalı ve hemen tekrar turnikeyi sıkmalısınız.Solunumu ve kalp atışlarını kontrol etmeli, rahat soluk alabileceği bir pozisyona getirmeli, boynunda bir tasma varsa gevşetmelisiniz.Kırık veya çıkık olma ihtimaline karşı yavaş hareket ettirmek kaydı ile bir battaniye veya sedye üzerine alarak en kısa sürede veterinerinize götürmelisiniz. Mümkün olabilen en kısa sürede veteriner hekime ulaştırarak iç kanama veya şok olasılığına karşı erken müdahale yapılmasını sağlamalısınız.Veterinerinize haber vererek gelişinizi bildirmeli ve gerekli hazırlıkların yapılabilmesi için zaman kazandırmalısınız. Böylece acil müdahalenin daha hızlı ve eksiksiz olması...

Devamını Oku
Evde Hayvan Bakan Çocuklar Düşük Alerji Riski Taşıyor
Nis14

Evde Hayvan Bakan Çocuklar Düşük Alerji Riski Taşıyor

Evlerinde kedi veya köpekle büyüyen çocukların sıradan allerjik reaksiyonlar gösterme riski bazılarında % 50 lere varan oranlarda düşük oluyor. Bu şaşırtıcı bulgu yüzlerce çocuğun doğumlarından 7 yaş civarına gelene kadar yapılan araştırmaların neticesi olarak ortaya çıktı. Medical College of Georgia Allerji ve Bağışıklık bölümü şefi ve aynı zamanda bu araştırmanın lideri Dr. Dennis R. Ownby’ nin dediğine göre köpek ve kedilerle iç içe büyüyen çocukların  artmış bir risk gurubunda olup olmadıklarını görebilmek için okulun elindeki tüm veriler taranmış ve bunun hiç de sanıldığı gibi olmadığı, hatta tam tersi kanıtların çıktığı belirlenerek 28 Ağustos tarihli Journal of the American Medical Associaton’ da yayınlanmış. Allerjistler nesillerden beri evde kedi ve köpeklerin zararlı olduğu, bu tür şeylere uzun süreli maruz kalınca allerji riskini arttırdığı bilgisiyle eğitildiler. Doktorlar Detroid bölgesinden 747 tane sağlıklı bebeği doğumlarından 7 yaşına kadar izlediler. Bu bebeklerin 184 tanesi evlerinde bir ila iki köpek veya kediyle beraber yaşıyordu. Geri kalan 220 tanesi ise hayvanlarla hiç bir irtibatta bulunmuyorlardı. Bu izlenimlerin sonucu ortaya çıkan çarpıcı netice evlerinde hayvanlarla beraber yaşayan çocukların sıradan allerjilere karşı diğerlerine oranla daha az risk taşıdığı oldu. Ayrıca bebeklikten hayvanlarla birlikte olan çocukların çok azında kolay irrite olan üst solunum yolları ve hiper reaksiyon gözlenmiştir. Solunum...

Devamını Oku
Böcek Isırmaları
Nis10

Böcek Isırmaları

ARI SOKMASI En çok rastlanılan böcek sokmalarından birisi arı sokmasıdır. Görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık ve sağa sola çılgın gibi koşuşturmadır. Isırılan bölgede kısa sürede bir şişkinlik olur. Aynı zamanda kaşıntı ve kızarıklıkda gözlenebilir. Bir pamuğa biraz amonyak damlatarak ısırılan bölgeye uygularsanız şişkinliğin kısa sürede azaldığını göreceksiniz. Arı sokmalarında riskin boyutu ısırılan bölgeye veya arı sayısının çokluğuna bağlı olarak değişiklik gösterir. En önemlisi boğaz ve burun bölgesindeki arı sokmalarıdır. Bu bölgelerde oluşacak şişkinlik solunuma engel olabileceğinden çok hızlı bir müdahale gerektirir. Bunun gibi daha fazla sayıda arı sokması durumunda zehirlenme riski yüksek olduğundan dolayı acilen veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime ulaşmaya çalışmalısınız. Eğer ulaşamayacak durumdaysanız telefonla görüşerek uygun bir antihistamik ismi almalı veya acil durum çantasındaki antihistamik ilacı kullanmalısınız. Ayrıca petinizin arı sokmasına karşı genel bir alerjisi varsa bu durumda çok tehlikeli olabileceğinden hiç vakit kaybetmeden veteriner hekiminize veya en yakındaki veteriner hekime gitmelisiniz. YILAN ISIRMASI Yılan ısırması gibi bir durumda görebileceğiniz en önemli belirti ani bir çığlık, sokulan bölgede kaşıntı ve sağa sola sürtmedir. Genelde zehirli yılanlar tarafından ısırılan kedi ve köpeklerde alınan zehirin miktarına ve ısırılan bölgeye bağlı olarak görülen semptomlar değişiklik gösterir. Eğer zehir miktarı fazlaysa genel durum çok hızlı kötüleşebilir. Eğer...

Devamını Oku
Kedi ve Köpek Beslenmesinde Karnitinin Önemi
Nis07

Kedi ve Köpek Beslenmesinde Karnitinin Önemi

Tüm memelilerde olduğu gibi kedi ve köpeklerde de yağ asitlerinin oksidasyonunda görev alan karnitin enerji üretim mekanizmasında aktif görev alır. Tam olarak sınıflandırılamayan karnitin kimi uzmanlarca vitamin benzeri madde, kimilerine görede doğal molekül taşıyıcı olarak adlandırılmaktadır. Vücutta koenzim A nın aktivasyonu ile esansiyel aminoasit olan Lyzin ve Methioninden sentezlenmektedir. Kırmızı ette bol bulunan karnitinin görevi özellikle kaslarda hücresel olarak yağ asitlerinin mitokondriye (hücrenin enerji elde edilen bölümü) geçişini sağlamak ve yağ asitlerinin yakılarak enerjiye dönüşümü sırasında oluşan toksik atıkları idrara taşımaktır. Karnitin eksikliği sık karşılaşılan bir durum değildir. Ancak özellikle enerji tüketimi fazla olan kedi ve köpeklerin karnitini tüketim oranı yüksek olduğundan gıdaları ile ilave olarak verilmesi faydalıdır. Ayrıca vücutta karnitini sentezini engelleyecek bir durumun varlığında da (kalıtsal bir bozukluk, karaciğer deformasyonu, kalp hastalıkları gibi) karnitin eksikliği görülebilir. Bu gibi durumlarda gıdalar ile dışarıdan alınması gerekir. Karnitin vücutta lyzinden sentezlendiği için enerji gereksiniminde lyzin tüketimide artar. Bu nedenle kedi ve köpeklerin gıdasında belirli düzeyde karnitinin alınması lyzin tüketimini dengeler. Özellikle bazı kalp hastalıklarında tedavide karnitin ilavesinin faydalı olduğu, hatta kalp hastalıklarından koruyucu bir etki yaptığı görüşü yaygındır. Karnitin yetmezliği gibi bir durum söz konusu olduğunda petlerde görülebilecek ilk belirti çabuk yorulma ve kaslarda güçsüzlüktür. Karaciğerde hasarın söz konusu olduğu...

Devamını Oku
Köpeklerde Kuyruk Felci
Nis05

Köpeklerde Kuyruk Felci

Genellikle travmalara bağlı olarak kuyruğun hareketini sağlayan sinirlerin zarar görmesi nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle kuyruk omurları veya omurların kuyruğa yakın son bölümünde meydana gelen kırıklarda sinirlerin zarar görmesi kuyruk felcinin oluşumunda en önemli nedenlerden biridir. Ayrıca kuyruğun ezilmesine bağlı olarak da şekillenebilir. Hastalığın gelişimi nasıldır? Omur kırıklarına bağlı gelişen olaylarda arka bölümü uyaran diğer sinirlerin de zarar görme olasılığı yüksektir ve bu nedenle çoğunlukla arka bacaklarda, anüs ve idrar kesesi sfinkterlerinde (büzücü kaslar) felç olayları ile birlikte görülme oranı yüksektir. Bu vakalarda genellikle gelişim pek iyi değildir ve arazlar kalıcı olabilir. Hangi ırklarda daha çok görülür? Özellikle ırka bağlı bir yatkınlık söz konusu değildir. Ancak Boxer, Dalmatian gibi hareketli ve uzun kuyruklu köpek ırklarında ezilmelere bağlı olarak daha sık rastlanılan bir durumdur. Hastalığın belirtileri nelerdir? Kuyruğun hareketsiz olarak arka bacakların arasında duruşu gözlenebilen en önemli belirtidir. Tuvaletini yaparken dahi kuyruğu kaldıramaz bu nedenle kuyrukta kirlenmeler oluşur. Kuyruğu kaldırıp bırakıldığında dirençsizdir ve hemen düşer. Röntgen bulgularında omurlarda kırığın varlığı söz konusu ise teşhisi destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Sonuç Sinirlerde oluşan hasar ileri boyutta değilse sinirin kendini yenileme olasılığı vardır. Ancak ileri boyutta bir hasar özelliklede omur kırıkları tespit edildi ise en uygun tedavi operatif olarak kuyruğun alınmasıdır. Aksi...

Devamını Oku
” Hayvanları Koruma Kanunu ” Tüm Hükümleri
Nis02

” Hayvanları Koruma Kanunu ” Tüm Hükümleri

Kanun No. 5199 Kabul Tarihi : 24.6.2004 BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Tanımlar ve İlkeler Amaç MADDE 1. – Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır. Kapsam MADDE 2. – Bu Kanun, amaç maddesi doğrultusunda yapılacak düzenlemeleri, alınacak önlemleri, sağlanacak eşgüdümü, denetim, sınırlama ve yükümlülükler ile tâbi olunacak cezaî hükümleri kapsar. Tanımlar MADDE 3. – Bu Kanunda geçen terimlerden; a)Yaşama ortamı: Bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri, b) Etoloji: Bir hayvan türünün doğuştan gelen, kendine özgü davranışlarını inceleyen bilim dalını,  c) Ekosistem: Canlıların kendi aralarında ve cansız çevreleriyle ilişkilerini bir düzen içinde yürüttükleri biyolojik, fiziksel ve kimyasal sistemi, d) Tür: Birbirleriyle çiftleşebilen ve üreme yeteneğine sahip verimli döller verebilen populasyonları, e) Evcil hayvan: İnsan tarafından kültüre alınmış ve eğitilmiş  hayvanları,  f) Sahipsiz hayvan: Barınacak yeri olmayan veya sahibinin ya da koruyucusunun ev ve arazisinin sınırları dışında bulunan ve herhangi bir sahip veya koruyucunun kontrolü ya da doğrudan denetimi altında bulunmayan evcil hayvanları, g) Güçten düşmüş hayvan: Bulaşıcı ve salgın hayvan hastalıkları haricinde yaşlanma, sakatlanma, yaralanma ve hastalanma gibi çeşitli...

Devamını Oku
Sıcak Havalarda Pet Sahiplerinin Dikkat Etmesi Gereken Konular
Mar29

Sıcak Havalarda Pet Sahiplerinin Dikkat Etmesi Gereken Konular

Sıcak havaların başlamasıyla birlikte sık yaşanılan ve petiniz için önem taşıyan problemlerin ilk sıralarında yer alan paraziter problemler ve ısı çarpmaları zaman zaman ciddi sonuçlar yaratabilir. Sıcak ve nemli havalarda kolayca çoğalan ve tüm yaşamını kan emerek sürdüren pirelerin neden olduğu en önemli hastalıklardan biri olan pire alerjisinin (FAD- Flea Allergic Diseases) en sık görüldüğü dönem bahar ve yaz aylarıdır. Şekillenmesinde en önemli faktör pirenin kan emme işlemi sırasında akıttığı salya ve pire yoğunluğunun fazla olmasıdır. Sıcak havaların başlamasıyla birlikte yoğunlaşan pire invazyonlarının neden olduğu önemli diğer bir sorunda anemidir. Pire anemisi olarak tanımlanan hastalığın birincil nedeni yoğun pire saldırısıdır. Tüm yaşamlarını kan emerek geçiren pirelerin fazla sayıda olması özellikle yetersiz beslenen, başka bir hastalığa bağlı olarak güçsüz kalan veya nekahat dönemindeki petlerde ve yaşlı kedi ve köpeklerde ciddi boyutlarda sorunlara hatta anemiye bağlı ölümlere dahi neden olabilir. Pire ve keneler tarafından taşınan ve ciddi problemlere neden olan kan parazitleri, petlerin yaşamını tehdit eden önemli bir sorundur. Pirelerin kan emme sırasındaki salgılarıyla kolaylıkla taşınabilen bu parazitler enfeksiyöz aneminin oluşmasında birincil derecede etkendir. Paraziter nedenlere bağlı olarak şekillenen enfeksiyöz anemi özellikle kedilerde (Feline Enfeksiyöz Anemisi) ciddi sonuçlara neden olmaktadır. Ayrıca, petlerin sağlığı yanında insan sağlığını da tehdit eden bir çok...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısı Nedenleri
Mar26

Kedi ve Köpeklerde Göz Akıntısı Nedenleri

Gözler şekil ve baş üzerinde yerleşim bakımından bu iki türde birbirinden çok farklı olsada işlevleri ve fizyolojileri aynıdır. Bu nedenle, çoğu zaman kedi ve köpeklerde görülen aşırı göz yaşı akıntısının sebepleri de aynıdır. Göz yaşı, glandula lacrimalis olarak adlandırılan bezden salgılanır. Ayrıca harder bezi ve aksessorik bezler de göz yaşı salgılar. Göz yaşı bezi, birer kanal aracılığı ile göz kapağının iç yüzeyi ve burun boşluğuna açılmaktadır. Sağ ve sol gözün her birinde birer adet bulunan bu bezlerden salgılanan göz yaşının görevi ise gözün kurumasını önlemektir. Bu normal fizyolojinin yanında çeşitli nedenlere bağlı olarak aşırı göz yaşı salgılanması ise patolojiktir. Bir çok etkene bağlı olarak aşırı göz yaşı akıntısı şekillenebileceği gibi bazı ırklarda genetik bir ırk problemi olarak sürekli göz akıntısı görülebilir. Örneğin Terrier ırkı köpeklerde ve Persian ırkı kedilerde olduğu gibi. Aşırı göz yaşı akıntısı fiziksel, termik ve kimyasal etkenlere bağlı olarak oluşabilir. Ayrıca gözde şekillenen bir enfeksiyona bağlı olarakta aşırı göz yaşı akıntısı görülebilir. Gözü etkileyen fiziki etkenlerin başında rüzgar ve tozlar yer alır. Araba ile yapılan yolculuklar sırasında köpeğinizin açık bir camdan başını çıkararak çevreyi seyretmesi aşırı göz yaşı akıntısının en sık görülme nedenlerinden biridir. Rüzgar nedeniyle gözde kurumalar şekillenir. Bu kuruma sonucunda, mukozaların etkilenme derecesine de...

Devamını Oku
Köpeklerde Kokuya Neden Olan Sorunlar!
Mar22

Köpeklerde Kokuya Neden Olan Sorunlar!

Petinizin neden o kadar kötü koktuğunu hiç merak ettiniz mi? Bunun çözümü kullandığınız şampuanı değiştirmek yada bu kokuları gidermek için sık sık yaptırmış olduğunuz banyolarda olmayabilir. Çünkü kötü kokunun nedeni deri sağlığı için gereken koşullara uyulmaması olabilir . İşte bu konu ile ilgili birkaç soru ve cevap; Köpeğim kötü kokuyor. Hangi şampuanı kullanmalıyım ? Sorunu gidermek için veteriner hekiminizin tavsiye edeceği bir çok şampuan kullanabilirsiniz. Fakat sorun deri ve tüylerinden kaynaklanmıyor ise bu çözüm olmayacaktır. Köpek kokusunun en çok rastlanan nedenleri nelerdir ? Dikkate alınması gereken ilk şey köpeğinizin her hangi bir dışkıya sürtünüp sürtünmediğini bilmektir. Genelde bu durumu teşhis etmek kolaydır ve herhangi bir köpek şampuanı ve bir fırça yardımı ile sorun kolayca ortadan kaldırılabilir. Neden köpekler kötü kokulu şeylere sürtünmek ve üzerinde  yuvarlanmak isterler ? Çoğu araştırmacıya göre, kendi kokularını kamufle etmek için böyle bir yol izliyorlar. Büyük olasılıkla bu şekilde daha kolay avlanıyorlar ve kendilerini de diğer tehlikelerden bu şekilde korumaya çalışıyorlar. Köpeğim hiçbir şekilde dışkıya sürtünmedi. Başka neden kötü kokuyor olabilir? İşte kötü kokuya neden olan birkaç olası sorun; · Nefes; Nefesin kokması gıda çeşitliliği ile ilgili olabileceği gibi böbrek yetmezliği ve diyabet gibi bazı hastalıkların belirtisi de olabilir. Bu durum veteriner hekiminizin uygulayacağı bir...

Devamını Oku
Pet Sahiplerinin Yaptığı Önemli Hatalar!
Mar21

Pet Sahiplerinin Yaptığı Önemli Hatalar!

Her pet sahibinin hedefi, sağlıklı, iyi eğitimli, sevimli kedi veya köpek sahibi olmaktır.  Evcil hayvanımızın sağlıklı ve istediğimiz yaşam tarzına uygun olmasına engel olan ve çoğu zaman hem onların hemde bizim hırpalanmamıza yol açan bir çok hata yaptığımızı biliyor muydunuz? İşte bu hatalardan birkaçı; 1- Cezalandırma İster inanın, ister inanmayın petinizi cezalandırmak yapılan en büyük hatalardan biridir. Pet cezalandırmak, onlara yaptığı eylemin yanlış olduğunu öğretmek yerine sadece korkuyu benimsetmeye yarar. Cezalandırmak yerine onu şaşırtarak ve ilgisini başka birşeye çekerek yaptığı davranışı bırakmasını sağlayabilirsiniz.  Bu şekilde ceza ile sizden ve çevreden korkmayı öğrenerek asosyal olmak yerine sizin istediğiniz başka bir eyleme bağlanacaktır. 2- Uzun süre yalnız bırakmak Bir çok pet sahibi kedi yada köpeğini evde yalnız bırakmak zorunda olduğunda onu kafesine bırakarak petinin güvende olduğunu düşünür. Ancak bu sadece belli  bir noktaya kadar doğrudur. Birkaç saat yalnız brakmak belki olabilir fakat uzun zamanlı ayrılıklar için kesinlikle doğru değildir. Bu tür bir yalnızlık birçok sağlık sorunlarına yol açabilir. Çünkü petiniz için gerektiğinde tuvalete gidememek ve uzun süre tutmak zorunda kalmak, içinde bulunduğu küçük alan nedeniyle egzersiz yapamamak ve uzun süreli yalnızlığın getirdiği zihinsel uyarılma eksikliği büyük bir risktir. 3- Gereğinden fazla ödül vermek Ödül bisküvilerini çok fazla verirseniz, eğitimde ödüllendirmek için verdiğiniz...

Devamını Oku
Petlerde Yeme Problemleri
Mar20

Petlerde Yeme Problemleri

Yeme problemi denildiğinde akla gelen ilk konu yemeğe karşı isteksizliktir. Oysa aşırı yemek yemek veya su içmek yada su içme konusunda isteksiz davranmak da önemli bir sorunun göstergesi olabilen birer yeme problemidir. Örneğin şeker, kanser, Hyperthyroidism, Hypothyroidism, Cushing sendromu, karaciğer ve böbrek hastalıkları yeme problemlerine neden olabilen ve sık karşılaşılan metabolik hastalıklardır. Yeme problemlerinin başında gelen iştahsızlık psikolojik kökenli olabileceği gibi pek çok hastalığın önemli bir klinik belirtisi olarakta görülebilir. Bu nedenle, bir kaç günden fazla süren iştahsızlık durumlarında vakit kaybetmeden veteriner hekime danışılmalıdır. Vücudun en önemli yapılarından biri olan sindirim sisteminde oluşabilecek aksamalar doğrudan vücudun diğer sistemlerini de etkileyebileceğinden ciddi sorunlara sebep olabilir. Ayrıca iştahsızlık bir çok metabolik hastalığın habercisi olabileceğinden detaylı bir muayene yapılması gerekebilir. Bu amaçla kan ve idrar tahlilleri, endoskopi, röntgen ve ultrason gibi teşhis yöntemlerinden yararlanılabilir. İştahsızlığa neden olabilen hastalıkların başında dental problemler gelmektedir. Ayrıca mide torsionları, yabancı cisime bağlı tıkanmalar, böbrek hastalıkları, kanser, yutak ve özefagus ile ilgili problemler de iştahsızlığa neden olabilir. Dental problemler Tüm petlerde genellikle 3 yaşından sonra sıklıkla görülen genel bir problemdir. Özellikle yeme sırasında gözlenen karakteristik belirti çiğneme güçlüğüdür. Ağrı şiddetlidir ve bu nedenle çiğneme çoğu zaman yavaş ve tek taraflı olarak yapılır. Problemin derecesine bağlı olarak aşırı...

Devamını Oku
Engelli Bir Kediyle Yaşamak
Mar18

Engelli Bir Kediyle Yaşamak

Bazı kediler doğuştan gelen sebeplerden ötürü bazı kediler ise bir kaza ya da hastalık sonucu ne yazık ki engelli olurlar. Böylesi bir talihsizlik ister çocukken isterse daha sonraki bir evrede gelse de engellilik kedinin yaşamını ciddi bir şekilde etkileyecektir. Engelli olmak ve engelli olarak yaşamak bir öğrenme sürecidir. Sadece kediniz için değil sizin için de. Engelli bir kedi için yapılacak ilk iyi şey onu kabullenmek ve onun bu durumuna üzülerek değil tam tersine daha çok sevgi göstererek cevap vermektir. Kimseyi suçlamayın ya da kızmayın, kedinizle kuracağınız yeni yaşamın tebessümlerini keşfetmeye çalışın. Engelli bir kedi ile yaşıyorsanız ya da engelli bir kediyle evinizi paylaşmak gibi bir harika bir davranışta bulunduysanız, evinizin düzeninde onun rahat etmesi ve daha kolay hareket etmesi için bazı düzenlemeler de yapmanız gerekecektir. Engelli kediler yerden yüksek yerlere sıçrama, tırmanma konusunda zorluk yaşarlar. Uzanmasını istediğiniz ya da çıkmasını istediğiniz ve onun için ulaşılması güç olan mekanlara bir tahta üzerine halı geçireceğiniz rampalarla yardımcı olabilirsiniz. Böylelikle tırnaklarının da yardımıyla eskisine oranla daha kolay bir şekilde çıkabilecektir. Eğer gözleri görmeyen bir kedi ile beraberseniz, onu genel olarak aynı mekanlarda tutmalı ve eşyaların yerini mümkün olduğunca değiştirmemelisiniz. Ayrıca onun hareket alanında yer alan sivri uçlu ya da sert köşeli cisimleri...

Devamını Oku
Sağır Köpekle Yaşamak
Mar17

Sağır Köpekle Yaşamak

Köpeğiniz doğuştan veya enfeksiyon hastalığı zehirlenme ve yaşlılıktan dolayı sağır olabilir. Bu tüm hayvan sahipleri için üzücü ve zor bir durumdur fakat biraz sabır, ilgi ve dikkatli bir eğitim sürecinden sonra sağır köpeğiniz diğer köpekler gibi mutlu ve uzun bir hayat yaşayabilir. İleri yaşlarda sağır olan köpeklerin eğitimi daha kolaydır çünkü bir çok  şeyi zaten öğrenmişlerdir ( tuvalet eğitim, temel komutlar vb. ). Eğer köpeğiniz doğuştan sağırsa eğitim süreci biraz daha uzun olabilir. Dikkat Edilecek Hususlar: 1) En önemli nokta tutarlı bir iletişim yolu bulmaktır.Sağır köpeklerle iletişim kurabilmek için aynı insanların kullandığı gibi bir işaret diline ihtiyacınız olacaktır. Yapılan araştırmalar sağır köpeklerin 65 işareti öğrenebildiğini göstermektedir.Bu işaret dilini kendiniz yaratabilirsiniz. Önemli olan işaretleri hatırlamanız ve değiştirmemeniz. Mesela kurabiye için parmaklarınızla C harfi yapabilirsiniz. Köpeğinize kurabiye vermeden önce bu harfi gösterin sonra kurabiye verin.Göreceksiniz ki çok kısa sürede  köpeğiniz bir çok işaretin ne anlama geldiğini öğrenecektir. 2) Sağır köpeğiniz gözleriyle ”görür”. Bu yüzden evde veya dışarıda, her zaman köpeğinizin görüş alanında olmaya özen gösterin. 3)Köpeğinizi yanınıza  çağırmak için el feneri, lazer gibi ışık  kaynaklarını kullanabilirsiniz.Işığı gördüğünde yanınıza gelen köpeğinizi her seferinde ödüllendirmeyi unutmayın. 4)Köpeğinizin size bakmasını istiyorsanız ayağınızı yere vurun .Köpeğiniz çıkan sesi duyamasa da vibrasyonu hissedecektir. Size baktığında onu...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Ağızdaki Tümöral Oluşumlar
Mar15

Kedi ve Köpeklerde Ağızdaki Tümöral Oluşumlar

Kedi ve köpeklerde ağız boşluğunda iyi ve kötü huylu olabilen tümöral oluşumlara sıkça rastlanılmaktadır. Özellikle kötü huylu tümörlerin tüm vücutta genellemesi yapıldığında ağız ve yutak bölgesinde yer alan kötü huylu tümörler dördüncü sırada yer almaktadır. Böyle olmakla beraber hem kedilerde hemde köpeklerde şekillenen ağız içi tümörlerinin yaklaşık olarak % 5 lik bir kısmı kötü karakterlidir. Kedi ve köpeklerde, nefesin kokması, yutma güçlüğü, salya artışı, ağzın kapatılamaması, çiğneme güçlüğü ve yüz bölgesinde şişkinlikler gibi spesifik olmayan klinik bulgularla beliren bu tümörlerin kliniksel başlangıçları, biyolojik davranışları ve tedavileri birbirinden farklıdır. Ağız boşluğunda şekillenen tümörlerin sık görüldüğü ve yatkınlığı bilinen köpek ırkları, Golden Retriever, German Shorthaired Pointer, Weimaraner, Saint Bernard, Boxer ve Cocker Spanieldir. Ancak tüm ırklarda görülebilen ve genellikle diş etlerinde şekillenen bu tümöral oluşumlara karşı, cinsiyete bağlı bir yatkınlık da söz konusudur. Özellikle iri ırk erkek köpekler, dişilere oranla bu tümörlere karşı daha hassastır. Kedilerde ise ırka ve cinsiyete bağlı bir hassasiyet söz konusu değildir. Ağız da şekillenen tümöral oluşumlar biyolojik yapısına bağlı olarak iyi ve kötü huylu, sınırlı yada metastazik karakterli olarak sınıflandırılabilir. Metastazlar genellikle çene, boyun ve farenx’in arkasında yer alan lenf yumrularında görülür. İster iyi huylu ve sınırlı, isterse kötü huylu ve yayılmacı olsun ağız içinde şekillenen tümörlerin...

Devamını Oku
Petinizle Karayolu Seyahati
Mar13

Petinizle Karayolu Seyahati

 Hekiminize genel sağlık kontrollerini yaptırarak uzun bir yolculuğa engel olan bir durumun söz konusu olup olmadığını öğrenmelisiniz. Yolculuğun süresi uzun olacağından, yanınızda mutlaka sakinleştirici bir tablet bulundurmalısınız. Aşılarının tamamlanmış olmasına ve aşı karnesinin yanınızda olmasına dikkat etmelisiniz. Eğer imkanınız varsa 3-4 saatte bir mola vererek onun hareket ihtiyacını karşılamalısınız. Yolculuğunuz uzun sürecek ise yanınızda mutlak mama bulundurmalı ve beslemelisiniz. Yolculuğunuzun güvenli olabilmesi için kafes veya taşıma çantası içinde yolculuk etmesini sağlamalı veya araç içinde geçişi önleyen paravan kullanmalısınız. Seçeceğiniz taşıma çantasının onun ölçülerine uygun olmasını sağlamalısınız. Boxer, buldog, pug, pekingese gibi basık burunlu ırklarda solunum problemleri sık görüldüğünden kafes seçimine dikkat etmeli ve yolculuk süresince sık sık kontrol etmelisiniz. Isı çarpması gibi bir duruma karşı araç içinde hava sirkülasyonu oluşmasına dikkat etmelisiniz. Zorunlu bir durum söz konusu değilse kesinlikle bagaj gibi karanlık ve kapalı bir ortamda yolculuk etmesine izin vermemelisiniz. Juen Pet Bilgi...

Devamını Oku