Evcil Hayvan Olarak Köpekler

Günümüzde köpeklerin büyük bir bölümü -özellikle gelişmiş ülkelerde- ilk olarak üretildikleri amaçlarla değil, sadece ev arkadaşı olarak beslenirler. Süs köpekleri özellikle bu amaçla üretilmiş köpeklerdir ancak farklı köpek gruplarının özellikleri farklı kimselerin zevkine hitap edebilir. Köpek edinmek, bir insanın hayatında alacağı en önemli uzun süreli kararlardan biridir, zira köpekler bakımları, sağlıkları ve mutlulukları açısından tamamen sahiplerine bağımlıdırlar. Bu nedenle köpeğin, sahibinin yaşam kalitesini mi artıracağı, yoksa gündelik hayatında ayak bağı mı olacağı önceden iyice analiz edilmelidir.

Köpeklerin evcil hayvan dükkanlarında satılması, birçok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır. Köpekler köpek çiftliklerinden ya da köpek sahiplerinden alınabildikleri gibi, hayvan barınaklarındaki terkedilmiş ya da kurtarılmış köpekler de genellikle ücret ödemeden sahiplenilebilirler.

Köpek edinilirken sağlıklı olup olmadığını anlamak için şunlara dikkat edilebilir: Köpek dost canlısı olmalı, özellikle yavruysa meraklı olmalı ve kuyruk sallamalıdır. Çekingen ya da korkak olmamalıdır. Gözleri parlak olmalı, akıntı olmamalı, iç göz kapakları pembe olmalıdır. Kulakları temiz olmalı, kötü kokmamalıdır. Dişetleri pembe ve sert olmalıdır (doğal olarak siyah dişetli olan chow chow ve şar peyler hariç). Derisi sıcak ve kuru olmalıdır. Nemli, lekeli, kabuk bağlamış veya parazitli bir cilt, çeşitli iç ve dış hastalıkların habercisi olabilir. Kürkü temiz olmalı, kötü kokmamalıdır. Köpek sağlam yapılı ve normal kiloda olmalıdır. Bununla birlikte bazı hayvanseverler kasıtlı olarak travma geçirmiş ya da hastalıklı köpekleri kurtarıp bakımlarını üstlenirler.

Birçok safkan köpek ırkı, o ırka mahsus genetik problemlere sahiptir. Bu problemlerin kontrol altında tutulması ve etkilerinin en aza indirilmesi, yetiştiricilerin bilinçli ve bilgili olmasıyla mümkündür. Safkan köpek edinecek kimselerin o ırk ile ilgili kapsamlı bilgi sahibi olması ve yetiştiricilerden sorularına yanıt vermelerini beklemeleri gerekir.

mama kabıBeslenme ve gelişim

Yavrular sağlıklı bir şekilde gelişebilmek için iyi beslenmeye, sıcak bir ortama ve ilgiye ihtiyaç duyarlar. Sütten kesildikten sonra 6 aylık olana kadar günde üç-dört kez beslenmeleri gerekir. 6 aydan sonra olgunlaşana kadar günde iki kere, olgunlaştıktan sonra da günde bir kez beslenmeleri yeterlidir. Ancak özellikle büyük köpek sahipleri günde iki kez beslemeyi tercih ederler. Köpeğin yaşam stiline, ırkına ve cüssesine göre günlük yiyecek ihtiyacı tespit edilmeli, bu miktar aşılmamalıdır. Yavrular yetişkin köpeklerin yaklaşık iki katı enerjiye ihtiyaç duyarlar ancak göbekli iseler bu fazla kilolu oldukları anlamına gelir. Yavrularda aşırı kilo iskelet rahatsızlıklarına neden olabildiği gibi, yetersiz beslenme de gelişimlerini ve enerji düzeylerini etkiler.

Kilolarını ve zindeliklerini muhafaza edebilmek için yetişkin köpeklerin daha aktif olan genç köpeklerden az yemeleri gerekir. Çalışan köpeklerin ev köpeklerinden daha fazla miktarda ve daha besleyici yiyecekler yemeleri gerekir. Kızak köpekleri gibi ağır işlerde çalışan köpeklerin yemeklerindeki yağ, protein ve karbonhidrat oranları farklıdır. Piyasadaki köpek yiyecekleri konserve (yaş), kuru ve nemli olmak üzere üçe ayrılır.

Yavruların gelişiminde uykunun yeri de yemek kadar önemlidir. Yavrulara dinlenebilecekleri rahat ve normal ısıda bir ortam sağlanmalıdır. Yavrular genellikle yorgunluktan uyuyakalana kadar oyun oynarlar. Hem yavrular hem de yetişkin köpekler günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirirler.

Tüm köpek ırkları farklı uzunluklarda günlük egzersize ihtiyaç duyarlar. Yavruların serbestçe gezip oynamalarına izin verilmelidir. Biraz büyüdüklerinde düzenli olarak geziye çıkarılmaları gerekir. Köpeklerdeki kuyruk kovalama, eşyaları çiğneme, aşırı havlama ve inleme gibi davranış bozuklukların kökeninde genellikle uzun süre bir yerde kapalı tutulma yatar. Köpek edinecek kimselerin ilk düşünmeleri gereken şey, köpeklerini yeterince egzersiz yaptıracak yer ve zamanları olup olmadığıdır. Köpeklerin bir alanda başıboş bırakılmaları uzmanlarca egzersiz olarak kabul edilmez.

Zararlı yiyecekler

Bazı yiyecekler köpekler için zararlıdır ve kusmaya, böbrek rahatsızlıklarına ve hatta ölüme sebebiyet verebilirler. Bu yiyeceklerin başında çikolata gelir. Çikolata köpeklerde zehirlenmeye yol açar, böbrek rahatsızlıklarına neden olur ve ölüme sebebiyet verebilir. Şeker ve bisküviler ise diş rahatsızlıklarının yanısıra kilo problemine ve kan şekeri dalgalanmasına neden olabilir.

Eğitim

Köpeklerin kolay eğitilmesi, yavruluktan itibaren sahipleriyle aralarında güçlü bir bağ kurulmasına bağlıdır. Bu nedenle yavruların küçük yaştan itibaren düzenli bir ev hayatı olması gerekir. Yavrular izleyerek öğrenirler ancak dahil oldukları ırklar belirli davranışları göstermelerindeki temel etkendir. Örneğin bir bekçi köpeğinin, aldığı bir kokuyu ya da bir kelebeği kovalayarak uzaklaşması ihtimali av köpeklerinden daha azdır. Bununla birlikte bekçi köpeklerine kimin istenmediğinin öğretilmesi gerekir. Retriever gibi av köpekleri ise genelde herkes ile kolayca dost olurlar. Bu nedenle köpek edinmeden önce hangi ırkların ne amaçla üretildiğini öğrenmekte fayda vardır.

Köpeklerin eğitimi ile ilgili birçok teori vardır ama bazı genel kurallar tüm metodlar için gereklidir: Öncelikle köpek kendisinden ne istendiğini tam olarak anlamalıdır. Beklenen davranışları sergilediğinde ödüllendirilmelidir. Yanlış davranış sergilediğinde cezalandırılacaksa ceza hemen uygulanmalı ve suçun büyüklüğü ile orantılı olmalıdır. Köpekler suç ile ceza arasında zaman aralığı varsa, neden cezalandırıldıklarını anlamazlar. Tutarlı ve sevecen davranmak, iyi bir köpek eğitiminde anahtardır. Köpekler genellikle sahiplerinin otoritesini (sürü liderliğini) kolayca kabul ederler ancak bazen -özellikle erkek köpeklerde- sorun yaşanabilir. Bu sorunun köpek henüz küçükken engellenmesi önemlidir.

Köpeklere, özellikle evde beslenileceklerse, küçük yaştan itibaren tuvalet eğitimi verilmesi gerekir. Sahibi hayatını bir süreliğine eniğin tuvalet ihtiyacına göre düzenlemelidir. Enikler uyanır uyanmaz çiş yaparlar, bu nedenle yavrunun uyanma zamanı tespit edilip her sabah uyandığında dışarı çıkarılması gerekir. Köpekten köpeğe değişmekle birlikte, enikler genelde yemek yedikten yaklaşık 15 dakika sonra küçük, yarım saat sonra büyük tuvaletlerini yapmak isterler. Bu nedenle yavruların yemek saatleri düzenli tutulmalı; çok susamasını engellemek için aşırı tuzlu ve midesini bozmaması için çok çeşitli yiyecekler vermekten kaçınılmalıdır. Eniklerin sidik torbası kontrolü oldukça zayıftır; bu nedenle gün içerisinde her 1-2 saatte bir ve her heyecanlandıklarında dışarı çıkarılmaları gerekir. Eğitim esnasında sahibi, tuvaletini yaparken yavrunun başında beklemeli, doğru yerde yaptığında ödüllendirmelidir. Kazara evde tuvaletini yapan köpeğin cezalandırılması; köpeğin tuvalet ile cezayı ilişkilendirmesine, sahibinin yanındayken -dışarıda dahi olsa- tuvaletini yapmaktan korkmasına neden olabilir.

Kötü muamele

Köpekler tarih boyunca avcı içgüdüleri, sadakatleri ve koruma içgüdüleri suistimal edilerek; gerek birbirleri ile, gerekse ayı, boğa ve hatta aslan gibi diğer hayvanlarla eğlence ve bahis amaçlı olarak, genellikle ölümüne dövüştürülmüşlerdir. Günümüzde evrensel hayvan hakları sözleşmeleri gereği köpek dövüşü gibi vahşi uygulamalar, diğer tüm kan sporları ile birlikte, birçok ülkede kanunen yasaktır. Bunun haricinde köpeklere kötü muamele veya zulüm etmek de birçok gelişmiş ülkede kanunen suçtur ve cezai yaptırımla karşılaşılabilir.

veterinerSağlık

Köpekler, doğdukları andan itibaren sürekli bakım gerektirirler. Dengeli beslenmenin yanısıra düzenli olarak tımarlanmaları gerekir. Kulak temizliği, kürk bakımı ve tırnakların kesilmesi gibi haftada bir gerçekleştirilmesi gereken eylemler, köpeğin herhangi bir sağlık sorunun olup olmadığı konusunda sahibine ipuçları verirler. Uzun kıllı bazı ırkların kürklerinin hemen hemen her gün taranması gerekir. Tarama; ölü kılların düşmesi, dolaşıkların açılması ve derinin hava almasını sağladığı için cilt rahatsızlıklarının önüne geçilmesinde yardımcı olur.

Aşılar ve diğer koruyucu yöntemler

Yvrular 6. haftadan itibaren çeşitli viral hastalıklara karşı aşılanmalıdır. 3 hafta arayla yavrular distemper (köpek hastalığı), hepatit, parainfluenza, leptospirosis (weil hastalığı) veparvovirüse karşı aşılanırlar. 3 aylık olduklarında kuduz aşısı yapılır. Daha sonra kuduz aşısı her 2-3 yılda bir, diğerleri her yıl takviye dozajıyla (booster) yinelenirler. Köpeklerin düzenli olarak veterinere kontrole götürülmeleri gerekir. Özellikle kalp kurdunun yaygın olduğu ülkelerde köpekler her yıl kontrol edilmeli, hayatları boyunca düzenli olarak bu paraziti önleyici ilaç kullanmalıdırlar.

Pire ve keneler köpeklerde aşırı kaşıntıya ve çeşitli hastalıklara neden olurlar. Pire ve kene önleyici ilaçlar, düzenli banyo ve tımar ile bu sorun engellenebilir. Kutuplarda yaşayan köpeklerde pire ve kene sorunu ile genelde karşılaşılmaz. Dünyanın bazı bölgelerinde de sadece belirli mevsimlerde karşılaşılır.

Rahatsızlıklar

Köpeklerde, özellikle yavrularda, parazitlerden kaynaklanan hastalıklara sık rastlanır. Bağırsak parazitleri; halsizlik, kan kaybı ve buna bağlı anemi, sağlıksız kürk, deri ve hatta ölümlere neden olabilirler. Bu parazitlerin bir çoğu toprakta bulunurlar ve köpeğin vücüduna sindirim sistemi ya da deri yoluyla girerler. Dışkı ve kan testleri ile hangi tür parazit olduğu tespit edilebilir. Yavrular 3 ayda bir, yetişkin köpekler yılda bir parazit kontrolünden geçirilmelidirler.

İnsanlardaki hastalıkların birçoğuna köpeklerde de rastlanır. Kanser, solunum rahatsızlıkları, alerjiler, kireçlenme, kalp rahatsızlıkları gibi pek çok hastalık köpeklerde görülebilir. Sadece belirli ırklarda görülen ya da bazı ırklarda daha sık görülen rahatsızlıklar da vardır. Örneğin GDV (Gastrik dilatasyon volvulus), İrlanda setteri, Saint Bernard, Danua gibi iri ırklarda daha sık görülür. GDV, abdominal bölgede karnın burkulması sonucu kan akışının kesilmesi ve karnın gaz ile dolması durumudur. GDV acil bir durumdur ve ilk belirtilerde müdahale edilmesi gerekir. Bu belirtilerden en sık görülenleri huysuzluk ve kıpırdanma, kusamama, dışkı çıkaramama, karnın şişmesi ve kaburganın genişlemesidir.

İri ırklarda kalça eklemlerinin düzgün gelişmemesi sorununa da daha sık rastlanır. Displazi denen bu rahatsızlığın poligenetik (çoklu nedenli) olduğu düşünülür. Displazi progresif bir hastalıktır ve kalça kemiklerindeki şekil bozuklukları zamanla eklem bozulmalarına, acıya ve sakatlıklara neden olur. Bazı ırklarda dirsek displazisi gibi daha farklı kemik ve eklem rahatsızlıkları görülür. Dakhund gibi yere yakın ve beli uzun ırklarda omurga rahatsızlıklarına sık rastlanır.

Köpeklerde yüksek kolesterol ya da ölümcül dolaşım sistemi rahatsızlıkları görülmez ancak kalp kası veya kapakçığı sorunlarına zaman zaman rastlanır. Bazı ırklar kalp rahatsızlıklarına daha fazla eğilimlidir. Köpeklerde ayrıca kalp kurdu ile kalp ve damar sağlığını etkileyen bazı diğer parazitler de görülebilir.

Köpeklerde kanser riski ve kanser tedavisi insanlardaki ile hemen hemen aynıdır. Köpeklerde en çok osteosarkom, meme ve lenfoid kanseri görülür. İnsanlardaki kanser türlerine de çare bulunabilmesi amacıyla, köpeklerde kanser tedavisi ile ilgili yapılan araştırmalar günümüzde çok ilerlemiştir.

Göz hastalıklarının çoğu kalıtımsaldır ve köpeklerde katarakt, glokom ve retinal hastalıklara rastlanabilir. Bu hastalıklar zamanla körlüğeneden olabilirler. Köpeklerdeki göz hastalıklarının tedavisi insanlardaki kadar başarılı değildir ancak köpekler alıştıkları ortamlarda yaşadıkları sürece görme kaybına -gelişmiş koku alma duyularının da yardımıyla- çok iyi adapte olabilirler. Yine de trafik, yükseklik gibi çevresel tehlikelerden korunmaları gerekir. Köpeklerdeki kalıtımsal görme bozuklukları genellikle 5-6 yaşına kadar ortaya çıkmadığı için ortadan kaldırılmaları henüz mümkün olmamıştır ancak bu alandaki genetik çalışmalarda 1970’li yıllardan beri büyük gelişmeler kaydedilmiştir.

Pug ve Pekinez gibi çıkık gözlü ırklarda, göz tahrişi ve kornea yırtılmasına daha sık rastlanır. Bu rahatsızlıklar zamanında ve gerektiği gibi tedavi edilmezlerse gözlerde ciddi hasara neden olurlar.

Sarkık kulaklı ırklarda kulak kanalı sorunlarına sık rastlanır. Kulaklar havasız kaldığı iç biriken nem mantar enfeksiyonlarına neden olur. Kulak akarı gibi parazitler kulak kanalında çoğalarak koyu ve kötü kokulu bir eksüdaya neden olurlar. Köpek, kulaklarını kaşımaya, yere veya mobilyalara sürtmeye çalışır. Eğer tedavi uygulanmazsa ülsere çevirebilir. Kulak kanalı ülseri köpeğe çok acı verir ve tedavisi zordur.

 

(kaynak: wikipedia)