Tip Güvercin
Kas07

Tip Güvercin

Dünyada “Tippler” adı ile tanılan bu güvercinlere, ülkemizde İngilizce’den kısaltılarak kısaca “Tip” adı verilmektedir. Ülkemizde yerli bir ırk olmayıp tamamen ithaldir. Son yıllarda yurdumuzda da yetiştirilmeye hatta kuş pazarlarında bile rastlanmaya başlanmıştır. Tippler kelimesi İngilizce’de “Akşamcı” anlamına gelmektedir. Bu kelime İngiltere’de olduğu gibi bizde de akşamdan akşama içkisini yudumlamayı adet haline getirmiş kişiler için kullanılan bir değimdir. Bu güvercinlere akşamcı denmesinin nedeni, bu kuşların gece de uçuşlarını sürdürebilmelerinden kaynaklanmaktadır. Tip ırkının orijininin Asya kökenli ve Hindistan – Pakistan merkezli olduğu bilinmektedir. Asya kökenli güvercin ırklarının bir çoğu gibi bu ırkın da sonradan Avrupa’ya gönderilmiş olduğu bir gerçektir. Ünlü gezgin Marco Polo, 13. yüz yılda bu olaya tanıklık edenler arasındadır. Daha sonradan ipek yolu rotası boyunca özellikle 16. yüz yılda çeşitli güvercin ırklarının Avrupa’ya taşındığını bilinmektedir. Güvercinlere olan merakları ile bilinen Moğol hükümdarlarının bu konuda önemli rol oynadıkları bilinen bir gerçektir. Tip ırkının da bu hükümdarlar aracılığı ile ilk kez İngiltere’ye gönderilmiş olduğu düşünülmektedir. İngiltere’de Manchester kentinin güneyinde yer alan ve küçük bir kasaba olan Macclesfield’de bu güvercinlerin eski dönemlerden beri var oldukları bilinmektedir. 1875 yılında Cumulet ve bazı taklacı türlerin melezlenmesi sonucu elde edilmiş bir ırktır. Tip ırkı güvercinler, eski dönemlerde ipek üretimi ile tanılan bu kasabadan diğer komşu...

Devamını Oku
Adana Güvercini
Kas07

Adana Güvercini

Dalıcı güvercin denilince hiçbir ırkın Adana ile boy ölçüşebileceğini düşünemiyorum. Bulutların içinden atlayıp, salmaya kadar durmadan çırpınan bir postayı izlemenin zevkini başka bir ırktan almak imkansızdır. Adana’da bu kuşlar 3’lü bazen de 2’li uçurulur ve uçan her bir gruba posta adı verilir. Postalar postadaki en iyi kuşa göre isim alırlar. Örneğin; Sakar Postası veya mavili Şami Postası gibi… Postada bulunan kuşlardan en az biri kesinlikle öncü olmalıdır. Yani, salmadan parlak (pırıltı) çekildiğinde (genelde beyaz renkli bir kuş, kuyruk ve bel bölgesi civarından tutulup sallanır. Yüksekteki kuşlar bunu atlama sinyali olarak içgüdüsel algılar ve dalışa geçer) ilkin öncüler cevap verir. Diğerlerine ise takipçi denir ve bunlar öncüyü takip ederler. Öncü takım komutanı gibidir. Diğer kuşlardan üstün tutulurlar. Sadece takipçilerden kurulu bir posta aşağıya alınamaz. Özellikle taritlik döneminde (erkek kuşların dişileri kovaladığı, yumurtlatmadan önceki dönem) bu kuşların parlak hassasiyetleri en yüksek seviyesinde olur. Bazen, tarit (arkacı) bir takipçi bile öncülük yapabilir. Mükemmel posta demek bulutların içine kadar birbirinden ayrılmadan, kısa sürede, salmanın etrafından çok fazla ayrılmadan (düşmeden) yükselmiş üç kuşun, sadece kuru ( diğer kuşları açmadan) parlak ile anında hiç caymadan ve dönmeden ( döneklerdeki gibi bir iniş, hem sahibi hem kuş için prestijin zedelenmesi anlamına gelir) aşağıya kadar dalmasıdır. Ek...

Devamını Oku
Ankut Güvercini
Kas07

Ankut Güvercini

Ülkemizde gut, gud, kut gibi adlarla da anılmaktadırlar. Dünyada “Ankut Trumpeter” ya da “Ankhut Trumpeter” adı ile bilinen bu güvercinler yurdumuzda genel olarak ankut adı ile bilinirler. Köken olarak Orta Asya Türkmenistan kaynaklı olan bu güvercinler, bizim yerli ırklarımızdan olmakla birlikte, Türklerin göçleri ile birlikte dünyaya yayılmışlardır. Bu göçler tek bir tarihte ve tek bir yöne olmayıp farklı zaman dilimlerinde farklı bölgelere yönelmiştir. Bu bakımdan ankut ırkı güvercinler de Ortadoğu’dan, Rusya’ya ve Anadolu’nun içlerinden Avrupa’ya kadar dağılmışlardır. Türk toplumunda ankut güvercinlerinin özel bir yeri ve önemi vardır. Bunun en önemli nedeni İslam dininin kurucusu Hz Muhammet’in halifelerinden Hz Ali’nin bu güvercinlerden beslemiş olmasıdır. Evliya Çelebi, Hz. Ali’nin de “kırmızı çatal ibikli çakşırlı güvercin” beslediğini ve bu bakımdan bunları beslemenin sünnet olduğu yazmaktadır. Burada bahsedilen güvercinler bizim bugün “ankut” adı ile adlandırdığımız kuşlardır. Çatal ibikten kastedilen şey çift tepedir. ( takka, perçem ) Çakşır ise paça ( tozluk ) anlamındadır.Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde, Peygamberimizin torunu ve Hz Ali’nin oğlu olan ve 680 yılında Kerbela’da öldürülen İmam Hüseyin’in atmaca ve doğan avladığı, ayrıca çakşırlı (paçalı) kut güvercin beslediği yazılıdır. Evliya çelebi bu bakımdan 1638 yılında, İstanbul’da kuşu kuş ile avlayan avcıların, pirimiz İmam Hüseyin’dir dediklerini belirtiyor. Gene Evliya Çelebinin belirttiğine göre ankutların,...

Devamını Oku
Mülakat Güvercini
Kas06

Mülakat Güvercini

Makaracı ırklarımızdan biridir. Ülkemizde “Mülakat” adı ile tanılan bu güvercinler dünya üzerinde, “Mülakat Roller” ve “Mulakat Roller” adı ile bilinmektedirler. Mülakatın çubuklu olan tipine Afyon ilimizde “Aprak” adı verilmektedir. Mülakat, Arapça birleşme, uzlaşma, görüşme anlamına gelen bir kelimedir. Bu ırka mülakat adı verilmesinin nedeni, Bursa (oynar) ırkımız ile, yabani güvercinlerin (Columba livia) ya da farklı makaracı güvercin ırklarının eşleştirilmeleri sonucu geliştirilmiş olduğu düşünüldüğü içindir. Bu konuda elimizde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. İsim olarak Arapça bir ad taşıması bu birleşmenin muhtemelen Osmanlı devleti dönemlerinde gerçekleşmiş olduğunu düşündürmektedir. Uçuş yeteneklerinin artırılabilmesi için yapılan bu tür melezlemeler belli bir süre sonra ortaya farklı bir ırkın çıkmasına neden olabilmektedir. Günümüzde Mülakat ırkı, Bursa güvercinlerine yakın akraba olan ancak bu ırktan tamamen farklı ayrı bir ırktır. Bazı yetiştiricilerimiz Mülakat ırkını, Bursa ırkının bir renk çeşidi gibi algılamaktadırlar. Bu kesinlikle doğru bir tanımlama değildir. İki farklı ırkı alıp birbiri ile kırdıktan sonra ortaya yeni bir güvercin tipi çıkarmayı becerebildiysek, bu yeni tip eşleştirdiğimiz ırklardan birinin renk tipi olarak algılanamaz. Bu iki ırk akraba olmakla birlikte ayrı genetik yapılara sahiptir. FİZİKİ ÖZELLİKLERİ Mülakatlarda kuyruk telek sayısı 12 tanedir ve kuyruk üzeri yağ bezesi bulunur. Bu açıdan Bursa ırkımıza benzer. Nadiren 14 kuyruk telek sayılı mülakatlara da...

Devamını Oku
Bango Güvercini
Kas06

Bango Güvercini

Güvercin soylarından çok geniş kapsamlı bir türdür. Bu tür diğer güvercin türlerine göre daha ufak olmasıyla bilinir. Soyu, 8.yüzyılda Afrika’dan gelmektedir. Vücudu ve renkleri bir harmoni oluşturarak mükemmel uyumlu bir görüntü oluşturur.Kafa büyük, vücut orantısına ve büyüklüğüne göre kısa kalın bir gaga yapısı vardır. Ağız geniş ve gaga toplu iğne başı görüntüsündedir. Gözler patlak, göz çerçevesi beyazdır. Göğsünde gül bulunur.Ayaklar çıplak ve kısadır. Bango ismi, Galeba ismi verilen martılara benzediği için verilmiştir. Almanya’da KRAUSENTAUBEN İngiltere’de CORTBECKS olarak isimlendirilmişlerdir. RENKLER: Kırmızı, siyah, mavi, sarı renkleri vardır. Vücutları beyaz, kanat ve kuyrukları renklidir. UÇUŞ ÖZELLİKLERİ: Bangolar uçuş özelliğinden çok, güzellikleri için beslenirler. Düz uçumlu olup, yüksek uçar ve kümesinden pırıltı verildiğinde hızla aşağıya dalarlar. Bu özelliğinden ötürü özellikle dönek besleyen kişiler, döneklerinin daha randımanlı dönebilmesi için mutlaka bir bango ile birlikte uçururlar. Bangolar yaklaşık, 1- 1,5 SAAT uçarlar. Kendi kümesinden kuş gösterildiğinde hemen dalışa geçer ama kesinlikle bir başkasının kümesine bu refleksi göstermez. Kolay kolay yakalanmazlar. Döneklerse tam tersine, aşağıdan verilen her pırıltıya reflekslidirler.Bangoları genelde ılıman iklimi olan bölgelerde beslemek daha doğrudur. soğuk bölgelerde hem sağlıklı üreyememekte, hemde sağlık problemleri ile sık sık karşılaşılmaktadır. Türkiye’de özellikle İstanbul ve İzmir’de beslenmekte olup, eskiden bir çok ilde beslenmekteydi.Aynı nesil Bulgaristan’da da beslenmekte olup,...

Devamını Oku
İstanbullu Güvercin
Kas06

İstanbullu Güvercin

Bu güvercin ırkı dünyada “Damascus” adı ile tanınmaktadır. Suriye’nin başkenti olan Şam’ın Arapça olarak adlandırılış şekli Damascus dur. Dünyada Damascus ya da Damascene olarak tanılan bu güvercinler, bugün ülkemizde “İstanbullu”, “Ela göz” “Karagöz” ve “Muz” gibi adlarla bilinirler. Lübnan’da ise “Booz” olarak adlandırılırlar. Kendine özgü belirgin bir formu ve rengi olan bu güvercinler, günümüzde Şanlıurfa ilimiz ve çevresinde yaygındırlar. Köken olarak çok eski devirlerden gelme bir ırk olduğu bilinmektedir. Irksal özelliklerini bugün de belli bir oranda koruyabildiği için, dünyada bu anlamda eşine ender rastlanan ırlardan biri olduğu söylenebilir. Eski Mısır papirüslerinde ve taş oymacılığında bu güvercine ait figürler bulunması, İstanbulluların geçmişinin çok eskilere dayandığını göstermektedir. Eski Mısır’da bereket tanrıçası ile birlikte görülen bir kuştur. Eskiden Arabistan yarımadasında bu güvercinlere Mahomet (Muhammet) denilmekteydi. Böyle adlandırılmalarının belli bir dinsel inanış temelinde geliştiği bilinmektedir. Bu ırk 1600 lü yıllarda İran ve Osmanlı devletinde de yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu ırk ilk kez 1868 yılında, Osmanlı padişahı Abdülaziz döneminde İstanbul’dan İngiltere’ye gönderilmiştir. İngiltere kanalı ile sonradan diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır. Güvercinlerin Avrupa’ya yayılmalarını takiben bu güvercinlerin adı da değişmiştir. Bu tarihten sonra bu güvercinlere Damascus denmeye başlanmış ve Muhammet adı terk edilmiştir. Günümüzde de bu adla dünyada bilinmektedir. İstanbullular uçuş özellikleri bakımından gerdanlı (dewlap)...

Devamını Oku
Bağdat Güvercini
Kas06

Bağdat Güvercini

Ülkemizde Bağdat, Bağdadi, Bağdadiye ve Bağdatlı adları ile bilinen bu güvercin ırkı, Irak kökenlidir. Dünya da Bagdat, Baghdad, Bagdette gibi adlarla bilinmektedir. Günümüzde doğu ve güneydoğu bölgelerimizde yetiştirilmektedir. Ancak sayıları azalmıştır. Korunması için önlemler alınması gerekmektedir. Dünyada ve özellikle de Avrupa’da köken olarak bu ırktan kaynaklanan çeşitli tipte Bağdat güvercinleri bulunmaktadır. Bu güvercinlerle bizim yetiştirdiğimiz Bağdat güvercinleri arasında köken olarak kan benzerliğinin dışında belli bir benzerlik yoktur. Ülkemizde yetiştirilen Bağdat güvercinleri daha çok Suriye Bağdatlarına benzemektedir. Bağdat güvercinlerini, bir yere yuva yaptıktan sonra, başka bir yere alıştırmak imkansız gibidir. Aradan 10 yıl geçse bile bıraktığınızda, ilk yuvasına geri döndüğü söylenmektedir. Bu özellikleri onları gerçekten de çok değer verilen bir güvercin haline getirmiştir. Ülkemizin batı bölgelerinde, Irak yöresinden ve Doğu bölgelerimizden getirilen güvercinlere genel olarak Bağdat adı verme gibi yanlış bir eğilim olmakla birlikte, Bağdat adı, gerek doğu ve güneydoğu, gerekse diğer bölgelerimizde ayrı ve kendine özgü özellikleri olan bu ırkı karakterize etmektedir. Bazen posta güvercinlerine Bağdat denildiği de olmaktadır. Bağdat güvercinleri eski dönemlerde posta güvercini olarak kullanılmış olmakla birlikte, bugün bildiğimiz posta güvercinleri ile ayrı ırkları temsil etmektedirler. Yöresel olarak “Posta Burunlu” ve “Homoma” gibi adları vardır. Bağdat güvercinlerinin geçmişi oldukça eskilere kadar gitmektedir. Bağdat’ta bulunan “kuşlar kalesi” denilen...

Devamını Oku
Şıhşelli Güvercin
Kas06

Şıhşelli Güvercin

Ortadoğu ve tahminen İran kökenli olan bu güvercinler, ülkemizde “şıhşelli”, “çakşırlı” “çarçurlu”, “panda” ve “şirazi” gibi adlarla bilinirler. Şirazi adlandırması aynı zamanda Pakistan kökenli “Lahore” (Şinasi) ırkı için de Pakistan’da kullanılan bir addır. Dünyada ise, “Shaksharli”, “Shaksharli Tumbler” “Sherazie” ve Almanya’da da “Schirastümmler” adı ile tanınırlar. Ortadoğu ülkelerinde ve Türkiye’de uzun yıllardır yetiştirilen ve bilinen bir ırk olan Şıhşellilere, Lübnan’da “Sheik Shalli” adı verilmektedir. Arapça’da “Sheik” kelimesi, Türkçe’deki Şeyh kelimesi ile eş anlamlıdır ve İslamiyet öncesi Arap topluluklarında kabile reisi anlamına gelmektedir. İslami dönemde ise aynı kelime tarikat başkanları için kullanılmıştır. “Shalli” kelimesi ise gene Arapça’da güvercin sürüsü anlamındadır. Sheik Shalli ise, buradan çıkarılacağı gibi, güvercinlerin en yetkin olanı, en iyisi gibi bir anlama gelmektedir. Şıhşelli ise bu kelimenin Türkçeleştirilmiş halidir. Şıhşelli ırkı güvercinler gerçekten de çok alımlı, gösterişli ve güzel kuşlardır. Osmanlı Devleti döneminden beri Arabistan yarımadası ülkeleri ile iç içe yaşamış olan Türkler, bir zamanlar Osmanlı devleti sınırları içinde bulunan bu ülkelerin güvercinlerini uzun yıllardır yetiştirmektedirler. Bugün bile Türkiye ile Suriye, Irak ve Lübnan gibi bölge ülkeleri arasında güvercin ticareti canlılığını korumaktadır. Şıhşellilerde dışarıya hafif bombe yapacak şekilde çıkık bir alın kemiği vardır. Kafası düzgün ve yuvarlaktır. Gözler büyük değildir. Göz çevresi halkası belirgin olmaz. Göz rengi...

Devamını Oku
Azman Güvercin
Kas06

Azman Güvercin

Azman,kısa gagalı uçucu ırkların içerisinde Denizli’de en yaygın ırktır. Bangoda görülen köşeli kafa yapısı,patlak ve dışa çıkık gözler Azman ırkında görülmez. Bangolara oranla daha uzun boylu, sivri uçlu kanat yapısına sahip ve uçucudurlar. Kafa yapısı incelendiğinde başın öne doğru bombe yaptığı ve iki göz arasından gaga ucuna doğru bir üçgen oluşturduğu görülür.Gaga, bangolara oranla uzundur. Gözler normal büyüklüktedir ve her renkte görülebilmektedir. Dayanıklı bir bünyeye sahip azman ırkı çok iyi bakıcılık yapar.Uzun ömürlüdürler. Uçuşları sırasında birbirlerine çok yakınlaşarak grup oluştururlar. Kümes üzerinden neredeyse hiç ayrılmazlar ve pırıltı gösterildiğinde hızla kanatlarını kapatarak dalarlar.Bu özellikleri sebebiyle dolapçı ve döneklere refakatçi olarak uçurulurlar.Gruplarda belli bir sayı standartı aranmaz. Yavru azmanlar tecrübeli gruplar içinde alıştırılmalıdır.Eğer birkaç yavru beraber uçurulursa saatler sürecek bir gezintiye razı olunması gerekecektir. Nesli takip edilmiş yavruları uçurduysanız pek korkmanıza gerek yok, gezinti sonrası hiç yorulmamışçasına yuvaya döneceklerdir. Hemen her renkte görülebilen azmanların en beğenilen renk varyasyonu kara kuyruklardır. Karakuyrukta kapak ( kuyruk altı beyaz tüyler ) olmamasına dikkat edilir.Ayrıca ciba ( kanat-kuyruk ) beğenilen ve aranan bir renktir. Denizli azmanlarında beyaz kuyruklu ciba bulunmaz.Kanat rengi neyse kuyruk renkleri de aynıdır.Son yıllarda değişik ırkların girişiyle beyaz kuyruklu cibalar da görülmeye başlanmıştır.Diğer beğenilen renkleri düz renkler,çiller ve çakallardır. Denizli’de yetiştirilen azmanlarda...

Devamını Oku
York Chocolate
Tem06

York Chocolate

New York şehri ve tüylerinin renginden ismini alan York Chocolate orta boyutlarda ve geniş kedilerdir. Vücut yapısı Siyam’lara benzer ama onlardan daha büyük kemikli ve kaslı bir vücut yapıları vardır. Baş kısmı yuvarlak ve geniştir. Badem şeklindeki iri gözleri yeşil, ela ve altın renkli olabilir. Vücüdu kıvrak hareketler yapabilecek dercede esnektir. Orta uzunlukta parlak ipeksi tüyleri vardır. Kürkü tek tabakalıdır. Boyun, omuz ve vücudun yan tarafındaki tüyler daha uzundur. Yeni doğan yavrularda kısa olan tüyler bir kaç ay sonra normal boyutlarına gelir.   Karakteri Tüm aile bireylerini sever ancak sadece bir kişiyi sahip olarak benimser. Sadece benimsediği bu kişinin kucağına gider ve kendini sevdirir. Genelde sessiz kedilerdir. Ancak bir ortama girerken kendini belli etmek istercesine mırmır benzeri karakteristik bir ses çıkarırlar. Sahip olarak benimsediği kişinin yanından ayrılmadığı için “uydu kedi” olarakta adlandırılan York Chocolate yabancılara karşı çekingen ve temkinlidir. İçgüdüleri iyi gelişmiştir, hareketli nesneler ve hareketli oyuncaklardan hoşlanır. Kucak kedisidir ve tüylerinin alt tabakası olmadığından allerjik değildir. Astımı olan insanlarda dahi allerji yapmadığı söylenmektedir. Şov yapmaktan ve izlenmekten hoşlanır. Ayrıca suya olan ilgisi oldukça fazladır. Kirli veya temiz olduğuna bakmazsızın lavabonun içindeki bulaşık suyuna atlayabilir. York kedileri tutulmaktan ve kucaklanmaktan oldukça hoşlanan en ideal kucak kedileridir. Yorklar için ağır...

Devamını Oku
Tonkinese
Tem03

Tonkinese

Farkedilebilir kıvrık bir burun ve enine göre daha uzun bir kafa yapısıyla dikkati çeker. Profilden bakıldığında belirgin olmayan düz bir çene kemiği olan Tonkinese’lerin kulakları başın üstünde geniş ve yukarıya doğru uzundur. Birbirine yakın olmakla birlikte tüm ayrıntıları kolayca algılayabilen etkileyici gözlere sahiptir. Siyam’ların vücut yapısı ve Burmese’lerin etkileyici güzelliklerinin birleşmesiyle oluşmuş bu ırkın kas yapısı çok gelişmiş değildir. Tüyleri ve gözlerinin parlaklığıyla inanılmaz bir güzelliğe sahip olan bu kedilerin bacakları ince, patileri ise yuvarlak ve oval arasında bir görünümdedir. Karakteri Tonkineseler her zaman güvenli ve dışa dönük kedilerdir. Kendilerine özgü hareketli doğalarıyla, merak uyandırır ve sevilirler. Sahiplerine bağlıdırlar, duygusal yapılarından dolayı azarlanmaktan ve ilgisizlikten hoşlanmazlar. Renkleri Bu ırkın renkleri Amerikan sansarınınki gibidir. Açık kahve tonları, krem ve şampanya rengi karışımı, uçuk mavi gri ve pembe tonları kendine has renkleridir. Genelde bu renklerin karışımı kulak, yüz ve ayaklarda giderek koyulaşır. Derin ve parlak olan gözler her zaman açık yeşil veya mavidir. Tüy Bakımı Düzenli ve düzensiz fırçalanabilir yada ellerinizle dokunuşlar yapmak onun için yeterli olabilir. Ancak banyo konusunda mutlaka düzenli olmalısınız. Bu konuda sağlıklı ve temiz görünmesi önemlidir. Kökeni Tonkinese; 1960′ yılında Siamese ve Burmese ırklarının karışımıyla oluşan, melez bir ırk olarak kabul edilmiştir. Fiziksel görünümü Siamese’den daha geniş,...

Devamını Oku
Van
Tem02

Van

Uzun olmayan orta büyüklükte bir başı olan Van kedilerinin yüzü üçgen şeklinde ve çevresi belirlenmiştir. Elmacık kemikleri de çıkıktır. Boynu güçlü ama kısadır. Gözler hafif şekilde basık badem şeklinde ve eğik olarak yüze yerleşmiştir. Göz bebekleri yuvarlak ve belirgindir. Van kedisini çekici kılan özelliklerden birisi de onun gözlerinin rengidir. Her iki gözü mavi, her iki gözü (kehribar sarı renk ve tonları) olabileceği gibi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte de olabilir. Kulakları büyük ve geniş, dibe doğru bir yuvarlaklık söz konusudur. Burun ucu, patiler ve kulak içleri pembe renktedir. Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu kanaati varsa da her iki gözü farklı renkteki kediler de ve mavi gözlülerde ancak % 2-3 civarında sağırlık vardır. Vücudu uzun, kaslı ve iri kemiklidir. Arka patileri öndekilerden daha uzundur. Bacaklar kaslıdır ve birbirlerinden iyice ayrılabilir. Parmakları da o derece sıktır. Tüyleri uzun ve diplere doğru ipeksi bir yapıdadır. Kuyruğu tilki kuyruğu gibi uzun ve tüylüdür.   Karakteri Zeki, canlı ve insana bağlı bir yapısı vardır. Kendilerini temizlemede büyük bir titizlik gösterirler. Van kedisi iyi bir avcı olmanın yanısıra kendi isteğiyle suda yüzmeyi ve suyla oynamayı seven tek kedi türüdür. İyi bir arkadaş ve oyuncu olmakla beraber kucağa alınmaktan hoşlanmaz. Renkleri Gövde de beyaz...

Devamını Oku
Tiffanie
Tem02

Tiffanie

Tiffanie, Chinchilla ile Burmese ırklarının raslantı sonucu birleşimi olan Burmilla’nın uzun tüylü versiyonudur. Amerikan orjinli bir ırk olan ve İngiltere’de resmi olarak tanınmayan Tiffany ile karıştırılmamalıdır. Tiffanie’ler iki orjinal ırkın harika bileşimidir. Orta boy bir kedi olan Tiffanie ince ipeksi tüylere sahiptir. Kürkü boyun bölgesinde ve kuyrukta daha uzun ve kuş tüyü görünümündedir. Vücut yapısı genel olarak Burmese’ye benzer ve kaslıdır, fakat yüzü Chinchilla’yı andırır. Özellikle gözlerin sürmeli oluşu ile Chinchilla’ya benzetilir. Gözleri temiz ve parlaktır. Kürk rengine göre değişen yeşil tonlarındadır. Kafası kısa üçgen şeklinde, kulakları orta boydur. Bacakları orta uzunlukta, patileri ovaldir.   Karakteri Bu ırkın en belirgin özelliklerinden biri inanılmaz yumuşak huylu olmalarıdır. Dışa dönük, nazik, sevecen kedilerdir. Pet olarak çok iyi bir seçimdir. Sahibine bağlıdır, onun duygularını anlayan hassas bir yapısı vardır. Bazıları tam bir kucak kedisidir. Aynı zamanda oldukça zeki ve oyuncudur. Kapıları açmak gibi problemlerin kolayca üstesinden gelir. Diğer petlerle genellikle iyi anlaşır. İlgi çekmekten hoşlanır, bütün gün evde sahibinin peşinde dolaşır. Meraklı ve sevecan yapıları evden kaçıp yabancıların arabalarına veya evlerine dalmalarına neden olabilir. Renkleri Tiffanie bilinen tüm Asya veya Burmese renklerinde ve desenlerinde yetiştirilebilir. Düz renkiler çikolata, kızıl, mavi, leylak, krem, karamel ve kayısı renklerinde olabilir. Tortoiseshell (tortie) olarak bilinen kaplumbağa...

Devamını Oku
Sphynx
Tem02

Sphynx

Bu ırkın en belirgin özelliği tüysüz olmasıdır. Sphynx, dünyada bilinen tüysüz üç kedi ırkından biridir. Sadece kulaklarında, yüz ve patilerinde çok kısa tüyleri mevcuttur. Baş, sırt, kuyruk ve arka kısımlarına dokunulduğunda süet hissi uyandırır. Bu ırkın bazı kedileri tüy genleriyle doğabilir. Sphynxler bıyıksız olmalarına rağmen, tüy genleri ile doğan kedilerinin ağız kenarlarında bıyığa benzer tüyler görülebilir. Sphynxlere dikkatli bakıldığında, baş kısımlarında kendilerine has küçük ayrıntılar olduğu hemen farkedilir. Bu ırkta kulaklar üçgen şeklinde ve ağız öne doğru çıkıktır. Burun farkedilir kıvrıklıkta, çene yapısı düz, kemikli ve oldukça güçlüdür. Kaslı bir yapıları vardır. Ancak, vücutları tüysüz olduğu için ince ve biçimsiz görünürler. Bacakları orta uzunlukta, kuyrukları ise farkedilir derecede uzundur.   Karakteri Sahiplerine son derece bağlı, oldukça zeki, oyuncu, bir o kadarda ağırbaşlı olan Sphynx’ler, ilk bakışta utangaç ve masum bir karakter izlenimi uyandırsada, aslında canayakın ve girişken kedilerdir. Renkleri Hücrelerindeki renk pigmentlerinin azlığı nedeniyle renksiz gibi görünürler. Sphynx’ler tek renkli olabildikleri gibi iki ve üç renkli de olabilirler. Vizon, siyaha yakın kahve, beyaz ve siyah renklerde olabilen Sphynx’lerin gözleri ise genellikle altın sarısı, yeşil ve ela rengindedir. Tüy Bakımı Tüylerinin azlığı nedeniyle vücudu dış etkilere karşı oldukça hassastır. Sürekli ve sert fırçalama yapmak onların hassas ciltlerine kolayca zarar verebilir....

Devamını Oku
Somali
Tem01

Somali

Burna doğru çizgilerin sıklaştığı küçük sevimli bir baş ve biçimli bir burun bu ırkın en belirgin özelliğidir. Kulaklar dik ve sevimlidir. Bademi andıran gözleri geniş ve bakışları anlamlıdır. Her iki gözün kenarı da siyah çizgilerle çevrilidir. Bu çizgiler kulaklara doğru devam eder. Orta boyutlarda ince yapılı kedilerdir. Bacaklar ince olmakla birlikte kuvvetlidir. Kaburga kemikleri iyi gelişmiş ve oturmuştur. Patileri küçük ve ovaldir. Kuyruk ince ve oldukça tüylüdür. Dolgun,yumuşak ipeksi bir his uyandıran tüyleri, Absysnian’larınkinden biraz daha uzundur. Kulaklarındaki tüyler püskül şeklindedir. Karakteri Asil, nazik, isteklerini kolayca anlatabilen uyumlu kedilerdir. Oldukça zeki olan bu ırk, diğer kedi ırklarına göre daha çok tercih edilir. Renkleri Bu ırk renk bakımından sık sık Absysnian’la karıştırılır. Somali ırkı mavi – gridir. Tüyleri yer yer buz mavisi tonlarıyla açılmıştır. Vücudunda yer alan tüylerin alt kısımları ve bacaklarının iç kısmı krem rengindedir. Göz renkleri ise soluk yeşil yada mavidir. Tüy Bakımı Uzun ve dolgun tüylerine özen gösterilmelidir. Hassas bir şekilde el yardımı veya tarakla taranmalıdır. Kökeni 1960′ ların Absysnian ırkı kedileriyle çok fazla benzerlik gösterir. Bu nedenle ırkın uzun tüy Persian kanıyla karışarak ortaya çıktığı iddia edilse de kendine has özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılan araştırmalarda, Somali ırkının uzun tüy genleri taşıdığı gibi kısa tüy genleri taşıdığı...

Devamını Oku