Köpeklerin Mizaç Karakterleri
Eyl19

Köpeklerin Mizaç Karakterleri

Mizaç öncelikle köpeklerin sinir sistemlerine yapılan makyaj fonksiyonudur. Mizaç %100 genetik, bu kalıtsaldır; ve köpeklerin fertilizasyon (döllenme) / gebe kalınma / doğum anlarına fikslenmiştir. Mizaç köpeklerde ortadan kaldırılamaz veya bir kısmı diğerine dönüştürülemez. Köpeğin yaşamı boyunca değiştirilemez. Zihinsel / Sinirsel karakter yapısı kalıcıdır. Ama aynı köpekde bulunan değişik mizaçlar örttürülebilirler. Örneğin çok saldırgan veya çok sesiz bir mizacı olabilir. Çevre, sosyalizasyon veya eğitim ile kişisel olarak köpeklerin mizaçlarında değişim ifade edilebilir ama huy ne değişir nede kaldırılabilir. Köpek doğduğundaki mizacı ile ölene kadar yaşar. Diğer bir deyişle ; kısaca köpeklerin sinirsel ve fiziksel matriksleri ile ifade edilen çevresel şartlardaki değişiklikler (insan, hayvan, fiziksel içerikler ve durumlar) sonucu mizacı bulunur. Bu bakış ile mizacı objektif olarak tarif ederiz ve açıkça fiziksel ifadedir ve bu form bundan sonraki müzakare platform nedenidir. Mizaç iki geniş kategoriye bölünür; Sağlam Mizaç ve Bozuk Mizaç SAĞLAM MİZAÇ Sağlam mizaca sahip köpekler kendilerine güvenen ve iddialı köpeklerdir. Kendinden çok emindir ve ne istediğini bilir. Etrafına kendini korkusuz ve kendine güvenli olarak gösterir. Hayata ve etrafına karşı her zaman meraklıdır, fazla iddialıdır ve araştırmacıdır. Birden irkilir veya korkarsa hemen kendini toparlar. Bu köpek mükemmel bir evcil hayvandır ve işçidir, kontrolsüzlüğünde yeniden kontrolünü sağlayacak şekilde eğitilebilir ve yönetilebilir. Eger kontrol edilmez bir...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Alerji
Eyl16

Kedi ve Köpeklerde Alerji

Alerji nedir? Belirli bir allerjen maddeye karşı organizmada meydana gelen immun kökenli bir reaksiyondur. Semptom olarak daima kaşıntı mevcuttur. Alerjiye Neden Olabilecek Maddeler ve Temas Yolları Nelerdir? Polen(çimen, yabani otlar, ağaçlar) Sigara dumanı Evlerde kullanılan koku spreyleri Tasma,plastik oyuncaklar Halı,kauçuk,yün,naylon zeminler Şampuan Bitkiler Bazı antiseptik ve dezenfektanlar Plastik yem ve su kapları Küf Ev tozu akarı Pire Besin maddeleri -Özellikle sindirimi düşük proteinler -Karbonhidrat -Kedilerde sığır eti, balık, süt ürünleri, kanatlı etleri( Sürekli alımları önemlidir) -Köpeklerde sığır eti, kanatlı etleri,süt, yumurta, mısır, buğday,soya ( sürekli alımları önemlidir.) İlaçlar Bu alerjik maddelerle petlerimiz solunum, sindirim, deri yollarıyla temas edebilir. Aynı zamanda bazı ilaçların enjeksiyon yoluyla uygulanmasıyla da vücuda bu maddeler girebilir. Belirtiler Nelerdir? Kedi ve köpeklerimizde sıklıkla gıdalar, pireler ve temas ile alerjik reaksiyonlar oluşabilmektedir.Beyaz tüylü kedilerde özellikle yaz aylarında güneşe maruz kalmayla kulaklarda solar dermatit izlenebilir. Reaksiyonlar özellikle deri ve akciğerler üzerine etkilidir. Kaşıntı ( özellikle kulak, karın bölgesi, baş, boyun, kuyruk bölgesinde belirgin) Hırıltılı Solunum Öksürük Tekrarlayan Kulak Enfeksiyonları Deri lezyonları şekillenmiş vakalarda kusma, ishal Tanı Nasıl Konulur? Tanıda hasta sahibinin vereceği bilgiler önemlidir. Belirtilerin ne zaman başladığı, evde sigara içilip içilmediği, koku spreylerinin varlığı, kediler için kullanılan kum, özellikle besin alerjisi süphesinde neyle beslendiği, diyetinde mama haricinde...

Devamını Oku
Köpeklerde Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu
Eyl16

Köpeklerde Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu

Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu (Hepatitis Contagiosa Canis) Özellikle yavru köpeklerin daha hassas olduğu virütik bir hastalıktır. Köpek, virüsü aldıktan 4-7 gün sonra klinik bulguları göstermeye başlar. Bazı köpeklerde önemli bir klinik bulgu göstermeden hafif halsizlik ve iştahsızlıkla atlatılabileceği gibi bazen de gene herhangi bir klinik bulgu göstermeden ani ölümle sonuçlanabilir. Hasta köpekte ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözyaşı akıntısı, bazen öksürük, burun akıntısı, karında ağrı, sarılık, yumuşak ve kanlı dışkı, gözün üst tabakasında (corneada) matlaşma (mavi gri göz) vücudun bazı bölgelerinde kan oturmaları (kulak, diş eti ve karın altı gibi bölgelerde daha rahat görülebilir) dikkati çeker. Kan oturmaları mevcut köpeklerde bu bulgu şiddetli hale gelebilir ve kan kaybından (özellikle karaciğer kanamasından) ölüm şekillenebilir. Kan tahlilinde pıhtılaşma süresinin azaldığı kan parametrelerinin değiştiği karaciğer enziminin yükseldiği görülür. Klinik bulgular ve laboratuvar bulguların yardımıyla teşhise gidilir. Hastalığın idrar dış ve solunum yoluyla bulaştığı dikkate alınarak muhakkak diğer köpeklerle hasta köpeğin teması kesilir. Tedavide hafif olaylarda sadece antibiyotik ve vitamin takviyesi yeterlidir. İştahsızlık gösteren hastalara serum takviyesi de yapmak gerekir. Gözünde gri mavileşme olan köpeklerde diğer tedavinin yanında göze antibiyotik bir krem uygulanması gerekir. Eğer kan oturmaları, kan kaybı gibi bulgular varsa kan nakli yapılması da değerlendirilebilir. Hepatitis contagiosa conisin aşısı vardır. Bir aylık olan yavrulara...

Devamını Oku
Kedi Gribi
Eyl15

Kedi Gribi

Kedilere insanlardan grip bulaşır mı? Ne kediler insanlardan, ne de insanlar kedilerden grip mikrobu kapar. Kedi gribinin belirtileri nelerdir? Kedi gribinin başlıca belirtileri aynı insanlarda olduğu gibi hapşırma ve ileride mukus kıvamına dönüşebilecek akan gözlerdir. Hapşırma başlamadan önce kedinin ateşi yükselir ve 105 F dereceye kadar çıkabilir. Kediler kendilerini halsiz hissederler ve burunları tıkalı olduğundan yemeklerin kokusunu alamazlar, bu yüzden de yemek yemek istemezler. Kedi gribine yol açan FCV virüsü ağız ülserlerine de yol açabilir bu da yemek yemeyi çok ağrı verici bir hale sokar; ayrıca kedinin sürekli salya akıtmasına da yol açabilir. Çene altındaki lenf bezleri şişer ve hissedilebilir. Bu belirtiler genellikle bir veya iki hafta sürür ve bu hastalığa yakalanmış kedilerin büyük çoğunluğu iyileştirilebilir. Tedavi Kedi gribine yakalanmış olanlar her zaman bir veterinere danışmalıdır; çünkü kedilerin ikinci bir bakteriyal enfeksiyona yakalanmasını önlemek için antibiyotik tedavisi gerekebilir. Kedilere küçük parçalar halinde; fakat sık aralıklarla sardalya, tavuk, ciğer gibi bol aromalı besinler verilmelidir. Kedinin tıkanık genzini açmak için, eğer kaçmaması sağlanabilirse her gün bir saat kadar buhar banyosu yararlıdır. Yine nefesini açmak için çenesinin altına mentollü merhemlerden veya yağlardan sürülebilir. Ancak kedi kendisini doğru dürüst temizleyemeyeceğinden (sürülenleri yalaması iyi olmaz) ılık suya batırılıp sıkılmış bir bez yardımıyla temizlemeniz ve...

Devamını Oku
Kedilerde Cinsel Yaşam
Eyl13

Kedilerde Cinsel Yaşam

6 – 10 aylık dişi kedilerde cinsellikle ilgili davranışlar, kızgınlık olarak adlandırılır. Dişi Kedide Cinsel Davranışların Başlaması: 6 – 10 aylık dişi kedilerde cinsellikle ilgili davranışlar, kızgınlık olarak adlandırılır. Bu dönemde dişi kediler hassaslaşırlar ve sahiplerine gösterdikleri tepkiler de değişir.  Huzursuzluk, yerlerde yuvarlama, sahiplerine ve eşyalara sürtünme, aşırı hareketlilik ve seste değişiklik (acı çekiyormuş gibi miyavlamalar) olur. Vajinal bölgeden hafif seröz (sümüksü) kıvamda akıntı görülebilir.  Hareketlerden en belirgini, “lordoz pozisyonu” olarak adlandırılan harekettir. Bu durumdaki kedi, yere çömelmiş ve aynı zamanda kuyruğunu bir yana kaydırarak arka kısmını hafifçe yukarı kaldırmıştır.  Kuvvetli mırıltıların eşlik ettiği bu hareket, dişi kedinin erkeği kabul edeceği pozisyondur. Mevsime bağlı biçimde poliöstrik (yıl içinde birden fazla kızgınlık gösterme) oldukları bilinen dişi kediler; ki bu ‘mevsim’ genelde (kuzey yarımkürede günlerin uzaması ile) mart ayı olarak bilinir, artık mevsime bağlı olmaksızın her zaman kızgınlık gösterebilirler. Bu özellik, ışığın ve bakım-besleme şartlarının etkisi ile ev kedilerinde sıklıkla görülmeye başlamıştır. Erkek Kedide Cinsel Davranışların Başlaması: Erkek kedilerde kızgınlık belirtileri biraz daha geç olarak 7. aydan itibaren ortaya çıkmaya başlar. Erkek kediler cinsel olgunluğa eriştikten sonra her zaman çiftleşmeye hazırdırlar. Kızgınlık dönemindeki dişilerin varlığı erkeklerin cinsel isteklerini artırırken, sonbahar mevsimine girilmesi ile libidolarının azalmaya başladığı gözlemlenmiştir.  Bu süreçte onlarda da aşırı hareketlilik ve sinirlilik...

Devamını Oku
Kedilerde Ağız Ve Diş Sağlığı
Eyl11

Kedilerde Ağız Ve Diş Sağlığı

Kedilerin dişlerinde çok nadir olarak çürüklerle karşılaşılırken periodontal hastalıklar (diş ve diş eti hastalıkları) çok sık görülmektedir. Özellikle 5 yaşını geçmiş kediler bu konuda risk altındadır. Neler Sebep Olur? Kedinizi sürekli yumuşak, unlu ve şekerli gıdalarla besliyorsanız (konserve mamalar mesela…) bir süre sonra bu besinler dişlerde plakalara sebep olacaktır. Bu plakalar temizlenmedikleri takdirde diş taşlarına (tartar) dönüşürler ve zamanla dişleri saran diş etlerinde problemlere yol açarlar. Bunun sonunda bir hastalık mikrobu vücuda kolaylıkla girebilir (ki bu mikroplar; kana karışarak birçok organı tehdit ederler) veya diş, kökünü saran dokulardan ayrılarak düşebilir. Nasıl Anlaşılır? Ağız kokusu, dişlerin renginde değişme, diş etlerinde kızarma ve şişme, dişlerde dökülme, ağlama, saklanma, çiğnemede zorluk, kilo kaybı ve iştahsızlık, salyanın artması ve kanlı salya, sebepsiz davranış bozuklukları diş ve diş eti problemlerine işaret eder. Ancak ağız kokusu her zaman diş ve diş eti problemi olduğunu göstermez. Kediniz açsa, sindirim bozukluğu veya bazı viral ve bakteriyal hastalıkları varsa da ağzı kokabilir. Bunların olmadığı kanıtlandığı zaman, diş ve diş eti problemleri düşünülmelidir. Ne Yapılabilir? Eğer diş taşı belirtilerine rastlarsanız, derhal veteriner hekiminize başvurun. Çünkü hemen temizlenmeleri gerekir. Eğer kediniz de diş taşı problemi yoksa ancak yaşı itibariyle riskli gruba giriyorsa, konserve mamadan çok kuru mamayı tercih edin (veteriner...

Devamını Oku
Kedilerde Göz Hastalıkları
Eyl09

Kedilerde Göz Hastalıkları

KONJUNKTİVİT (GÖZ NEZLESİ ) Doğrudan kedinin gözlerini etkileyen en yaygın sorun konjunktivit’ tir, halk arasında buna “pembe göz” de denilir. Bu durumda konjunktiva, viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler, travma veya bağışıklık sistemine bağlı hastalıklardan ötürü iltihaplanır. Konjunktivit, kedi acı veya akıntı birikiminden gözlerini kapalı tutmak zorunda olmadığı sürece körlüğe neden olmaz. Kedi sahipleri, kedilerinin gözleri fazla akıntılı ise veya kırmızı görünüyorsa konjunktiviti düşünmelidir. Konjunktivitin nedenini tespit etmek kolay olmayabilir, fakat alınan kültürler veya konjunktiva kazıntıları kesin bulgular vermez. Çoğu zaman veteriner hekim , klinik belirtileri giderecek ilaçlar yazar. YAVRU KEDİLERİN GÖZ HASTALIKLARI Yavru kedilerin feline herpes virüsüne veya klamidiya’ya yakalanmaları yaygın görülür, ki bunlar da konjunktivite neden olabilir. Her iki durumda da tedavi zordur ve herpes virüsü kedinin tüm yaşamı boyunca göz akıntısı ve konjunktivite neden olabilir. Felin herpes insanlara bulaşmaz, ama insanlardaki herpes simpleks virusüne benzer. Felin klamidiya insanlara da bulaşıp konjunktivite neden olabilir, bu yüzden de bir kedinin enfeksiyonlu gözünü elledikten sonra ellerinizi yıkamanız gerekir. Ağır konjunktivite yakalanmış olan kedi yavruları da çoğu zaman aksırmak gibi üst solunum yolları enfeksiyonu belirtileri de gösterirler. GÖZ YAŞI KANALI HASTALIKLARI Naso-lakrimal kanaldaki (gözlerden burna akan gözyaşı kanalı) yaralanmalar bu enfeksiyonlara bağlı olabilir ve ömür boyu gözlerin aşırı sulanmasına neden olabilir....

Devamını Oku
Köpeğin Derisi
Eyl08

Köpeğin Derisi

Köpek bedeninin en büyük organının hangisi olduğunu hiç düşündünüz mü? Üzerinde saatlerce kafa yorduğunuz binlerce yıllık sorulardan biri değil bu, bir köpek sever dostunuza yöneltebileceğiniz çok basit bir soru. Kalp midir? Hayır. Peki ya beyin? Köpekler akıllıdır, dolayısıyla büyük bir beyinleri olmalı. Hayır, beyin de değil. En büyük organları akciğerler ya da karaciğer de değil, bunların her biri köpek bedeni içinde oldukça büyük bir yer kaplasa da. Pes mi ettiniz? En büyük organ köpeğin cildidir, teknik olarak integumenteri olarak bilinir ve cilt, tüy ve cilt altını kapsar. Yavru köpeklerde bu integumenteri, toplam beden ağırlığının % 24’ünü oluşturur, ama bu rakam yetişkin köpeklerde % 12’ye düşer. Cilt, çok yönlü bir organdır. Başka önemli işlevleri yerine getirmek için çok özel yöntemlerle uyum sağlama yeteneğine sahiptir. Tüm kas ve kemiklerin doğru yerlerinde kalmasını sağlar. Köpek dostlarımızın kurumalarını önler, çünkü cilt su geçirmezdir. Aynı zamanda cilt köpeğe atıklardan kurtulma olanağını da sağlarken çok önemli bir işlevi de yerine getirir. Cilde daha yakından bakalım Cilt ayrıca köpeği pek çok zararlı bakterilerden korur, bu yüzden de bedenin bağışıklık sisteminin çok önemli bir kısmıdır. Bedenin geri kalanı için D vitaminin üretildiği bölgedir. Cilt yağ depolanması için büyük bir alan sağlar, bazı köpeklerin ne yazık ki aşırı...

Devamını Oku
Yavru Kedilerde Isınma
Eyl07

Yavru Kedilerde Isınma

Bir yavru kedinin annesinden ayrılması için ideal dönem 8 haftalık olduğu zamandır. Anne sütü yavru kedinin gelişimi için hayati önem taşıyan besinlerin yanı sıra, onu ilk haftalarda bulaşıcı hastalıklardan koruyacak olan antikorları da barındırır. Bu nedenle yavruları anneden erken ayırmak, onların pek çok sağlık sorununa karşı savunmasız kalmalarına yol açar. Fakat kimi zaman anne kedi öldüğü, hastalandığı, yavrularını reddettiği ya da bir nedenle onlardan ayrıldığı için yavruların bakımını üstlenmeniz gerekebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda neler yapmalısınız? Eğer yavru kedi 4 haftalıktan büyükse bakımı nispeten daha kolaydır. Daha küçük yavrular için mutlaka öncelikle bir süt anne bulmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız yerdeki veteriner kliniklerine, barınaklara, tanıdığınız kedi seven insanlara haber bırakın. Pek çok anne kedi, kendisinin olmayan yavruları da kabul edecektir. Eğer bir süt anne bulamıyorsanız, anne kedinin yerini siz dolduracaksınız demektir. Her ne kadar gerçek bir annenin yerini tutmak imkansız olsa da, iyi bir bakımla yavruya hayatta kalma şansını vermek sizin elinizdedir. ISINMA  Annesiz bir yavru kediyi bulduğunuz anda yapmanız gereken ilk şey, onu üşümekten kurtarmaktır. Yavru kediler yaklaşık 5 haftalık oluncaya dek kendi vücut ısılarını korumaktan acizdirler. Bu nedenle onu hemen giysilerinizin içine, sizin vücut ısınızı alabileceği bir şekilde koyun ve imkanınız varsa en yakın veteriner kliniğine götürün....

Devamını Oku
Evcil Hayvan Beslemenin Çocuklara Faydaları?
Eyl05

Evcil Hayvan Beslemenin Çocuklara Faydaları?

Daha sakin ve saygılı olurlar. Paylaşmayı ve fedakarlığı öğrenirler. Olaylara ve kişilere karşı daha hoşgörülü ve ılımlı davranırlar. Sosyalleşmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı gerçekleşir. Sorumluluk almayı daha erken yaşta öğrenmeye başlarlar. Sevmeyi-sevilmeyi öğrenirler. Kolay öğrenirler ve dengeli kararlar verirler. Dostluk kavramları gelişir. Duygularını paylaşabilirler. Öfkelerini giderebilirler. Sahiplenmeyi-bakım vermeyi-yardım etmeyi öğrenirler. Bağlılık duygusu geliştirebilirler. Empati yapmayı öğrenirler. Korkularını deneme yoluyla yenebilirler. Korumayı-korunmayı öğrenirler. Birşeyleri öğrenirken bir yandan da öğretmenin tadını yaşarlar. Bağımsız bir birey olma yönünde yol alırlar. Özellikle yaşamlarında kayıp ve/veya değişiklikler yaşandığında hayvanlar yerine koyma-paylaşma işini üstlenebilir. İnsanlar arası ilişkilerde öğrenmesi zaman alacak birçok duygu hayvanla kurulan ilişki yoluyla kazanılabilir. Başka bir varlığa ve onun gereksinimlerine saygı duymayı öğrenirler. Sabırlı olmayı, beklemeyi, isteklerini ertelemeyi öğrenirler. İçine kapanık hallerinden sıyrılabilirler. İleriki yaşlarda toplumda daha iyi iletişim kurabilme becerisine sahip...

Devamını Oku
Köpek ve Kedilerde Obezite
Eyl04

Köpek ve Kedilerde Obezite

Obez olarak nitelendirebilmek için bir kedinin veya köpeğin ırk standardına bağlı olarak belirlenen vücut ağırlığının yaklaşık olarak % 15 – % 20 fazlasına erişmiş olması gerekmektedir. Özellikle besinler ile alınan kalori seviyesinin, harcanılan kaloriden daha fazla olması obezitenin asıl nedenini oluşturmaktadır. Her şeyden önce petinizin mizacını tanımanız ve ona uygun bir beslenme programı belirlemeniz faydalı olmaktadır. Siz çalışan bir kişiyseniz ve köpeğinizi sadece akşamları ihtiyaçlarını gidermek amacı ile kısa süre gezdirebiliyorsanız obezite sizin kapınızı da pek yakında çalabilir. Aktivite, mizaç ve egzersizler yanında obezitenin oluşumunda etkin olan diğer bir neden biz insanlarda da etkin rol oynayan abur-cubur yemeklerdir. Eğer onun şımarık yalvarmalarına dayanamayacak kadar yufka yürekliyseniz diyetini düzenlerken dikkatli davranmanızı tavsiye ederiz. Metabolizmasında şekillenen fizyolojik veya patolojik değişimler zaten veteriner hekiminizin kontrolünde gelişeceğinden hekiminiz onun durumuna uygun olan mamayı mutlaka size sunacaktır. Size düşen sadece hekiminizin belirlediği bu diyete sadık kalmak olacaktır. Çünkü genellikle onu kendi çocuğu olarak gören pet sahipleri evladının yalvarmalarına pek dayanamaz ve bir parçacıktan bir şey olmaz demeyi tercih eder. “Zaten yasaklar yıkılmak içindir” diyenlerin oranı da pek az olmasa gerek. Petinizin erkek veya dişi olması onun kilo alması ile ilgili değildir. Yani dişi kedi veya köpek daha kolay kilo alır gibi bir düşünce yanlıştır....

Devamını Oku
Kedi Astımı
Eyl04

Kedi Astımı

Teşhis Hakkında: Kedi astımı diğer adıyla alerjik kedi bronşiti kedilerin her yaşta yakalanabildiği hastalıktır.  Bu hastalığa yakalanan kedilerde atak tarzında solunum güçlüğü ve hırıltılı, ıslık sesli solunum duyulur. Bazı kediler köpek gibi ağızlarını açarak nefes alıp verirler. Astımlı kediler akciğerdeki hava yollarının tıkanması veya daralmasından dolayı güç nefes alırlar. Bu daralma kedinin aldığı hava miktarını azaltır. Hastalığın ilerleyen evrelerinde bu daralma oluşan hasarlardan dolayı kalıcı hale geçebilir ve hayat tehdit edici bir durum oluşur. Kedi astımı çevresel alerjenler tarafından tetiklenir. Sigara dumanı, kedi kumu tozu, halı tozları, ev temizlik ürünleri , mevsimsel polenler gibi. Veteriner hekiminiz teşhis koymadan önce ciddi diğer akciğer rahatsızlıklarının olmadığını anlayabilmek için bir takım testler yapabilir. Kedilerde kalp kurtları kedi astımının klinik belirtilerini verir.  Bunun için dışkı testi yapılarak bu parazitin yumurtaları aranabilir. Akciğerlerden alınan lavaj sıvısından bazı testler yapılması da gerekebilir. Bu sedasyon altında soluk borusuna steril sıvının verilip geri alınması ve laboratuvara gönderilmesiyle gerçekleşir. Teşhis ile Yaşamak: Bu hastalıkta krizlerin geçmesini sağlayan ilaçlar mevcuttur. Ancak bu ilaçlar hastalığın gelişimini maskeleyerek ilerlediğinin anlaşılmasını da engelleyebilir.  Bu yüzden sadece ilaca güvenmemeli astımı tetikleyen alerjenlerden de kedinizi uzak tutmaya çalışmalısınız. Bunun için: Kedinizin sigara dumanına maruz kalmasını önleyin. Evinizi ev akarlarına etkili süpürgelerle süpürün. Evinize hepa filtreli...

Devamını Oku
Köpeklerde Soğan Zehirlenmesi
Eyl02

Köpeklerde Soğan Zehirlenmesi

Soğan köpeklerde ciddi öldürücü anemiye neden olabilir. Çoğu köpek sahibi, çikolatanın köpeklerini hasta edebileceğini bilir, ancak soğanın öldürücü olabileceğini bilmezler (soğanın , sarımsak ve pırasa gibi akrabaları da dahil). Boylarına bağlı olarak, hasta olmaları için köpeklerin çok miktarda soğan yemeleri gerekmez. 25 gr soğan 10 kiloluk bir köpeği hasta edebilirken, iri bir köpek hastalanıncaya kadar çok daha fazla miktarda soğan yiyebilir Belki şimdi kendi kendinize şu soruyu soruyorsunuz: ‘Beyni olan hangi köpek zaten soğan yer ki?’ Ama soğanların ciğ olması gerekmez. Pişmiş veya kızartılmış olabilirler, hazır torbalardaki gibi kurutulmuş olabilirler veya herhangi başka bir şekilde pişirilip hazırlanmış olabilirler. Soğanlar, kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobini okside ederek zehirlenmeye yol açar. Hemoglobin akciğerlerdeki oksijeni emer, sonra besinin enerjiye dönüştürülmesi için beden dokularına bırakır. Hemoglobin okside olduğunda, oksijeni aynım şekilde taşımayan kitleler oluşur. Bu küçük kitleler, mikroskop altında incelendiğinde kırmızı kan hücrelerinde görülebilir. Veteriner hekimler çok sayıda kırmızı kan hücresinde kitle gördüklerinde, soğan zehirlenmesinden kuşkulanırlar, Normalde birkaç kırmızı kan hücresinde kitleler olabilir. Kitleler genelde kendi başlarına yaşamı tehdit eden sorunlar oluşturmazlar, kırmızı kan hücreleri hala oksijeni taşımaya devam ederler, ama artık o kadar başarılı değillerdir. Aslında daha çok, kırmızı kan hücrelerinin ömürlerini kısalttıkları için sorun oluştururlar. Sonuçta soğan yiyen köpek anemik olur. Eğer...

Devamını Oku
Minik Dostunuzda Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
Eyl02

Minik Dostunuzda Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)

Alınan her gıda sonunda vücutta şekere dönüştürülür. Şeker vücuttaki her organ ve organlardaki her bir hücre için enerji kaynağıdır. Eğer ihtiyaçtan fazla gıda alımı olursa, ekstra kaloriler gerektiğinde şekere çevirip kullanılmak üzere vücut tarafından depolanır. Şeker kan dolaşımı ile vücutta taşınır ve ihtiyacı olan hücrelere verilir. Peki bu hücreler şekeri kandan nasıl alırlar? Pankreasta üretilen insülin sayesinde. İnsülin yaşam için gereklidir. İnsanlar, kediler ve köpeklerde insülin eksikliğinde Diabetes Mellitus, şeker hastalığı şekillenir. İki yaygın formu vardır. Tip I Diabette, hiç insülin yoktur. İnsüline bağlı Diabet, Juvenil diabet diye de bilinir. Tip II Diabette ise insülin vardır fakat ya yeterli değildir ya da fonksiyonel değildir. Şeker hastalığı olan insanların %10unda Tip I, % 90 ında TipII Diabet vardır. Kedilerde Tip I % 60, Tip II %40 oranında görülürken, Diabetli köpeklerin neredeyse hepsinde Tip I vardır.   Diabetin semptomları: Çok Su içme- Çok idrar yapma Aşırı yeme Yemeye rağmen zayıflamadır. Şeker hastalarındaki insülin eksikliğinden, kanda dolaşan fazla şeker hücrelere iletilemez ve kanda miktarı artar. Sonunda bu biriken şeker böbrekler tarafından su ile birlikte idrara geçirilir. Bu yüzden şeker hastaları çok su içer ve çok idrar yapar. Bu hasta sahibi tarafından fark edilen ilk belirtidir. Köpekler bazen dışarı çıkmayı bekleyemez ve eve...

Devamını Oku
Yavrularda Kemirme ve Isırma
Eyl01

Yavrularda Kemirme ve Isırma

Kemirme  Bütün köpek yavruları bir şeyler kemirmeye bayılır. Bu şeyler ayakkabılarınız, terlikleriniz hatta halınızın ve koltuğunuzun köşesi olabilir.Yavru köpekler  keşfetmek için duyu organlarını kullanırlar. Eğer yeni bir şey ile karşılaşır iseler ilk önce koku duyularını harekete geçirirler, daha sonra ise bu eşyanın tadına bakmak isterler. İşte ne olursa burada olur ve bazı eşyalarınız yavrunun  keşfetme isteğinin kurbanı olur. Kemirmenin diğer bir sebebi de aynen bebeklerde olan diş eti kaşıntısıdır. Bu kaşınma süt dişlerini kaybeden ve yerine kalıcı dişleri çıkmaya başlayan 4-5 aylık yavrularda görülür. Yavrunun bu davranışını çok kolay önleyebilir ve eşyalarınızı daha uzun yıllar koruyabilirsiniz. Eğer yavrunun bir şeyler kemirdiğini görür iseniz hemen yavrunun yanına giderek “Hayır” sözcüğünü kullanın ve ona kemirmesi gereken şeylerin oyuncakları olduğunu anlatın. Hemen oyuncağını köpeğe sunarak onunla heyecanlı bir şekilde oynamasını sağlayın.Amacımız burada ilgisini eşyalarımızın üzerinden alıp oyuncağa yönlenmesini sağlamaktır. Gün içinde yavruya vakit harcatacak olan kemikleri de unutmamalısınız. Dikkat edeceğiniz bir nokta yavrunun kemirdiğini gördünüz an onu engellemektir. Eğer yavru bir eşyayı 5-10 dakika önce kemirmiş ve şu an size masumca bakıyor ise ona kızmanızın  ve ceza vermenizin hiçbir anlamı olmayacaktır.Bir başka nokta ise yavrunun sizin ile oyun oynamasına izin vermemektir yani şu şekilde; diyelim ki yavru terliğinizi ısırmış ve keyiflice bu...

Devamını Oku