Hamster Hastalıkları
Ara05

Hamster Hastalıkları

Alerji : Hamsterler taban malzemelerine (özellikle sedir ağacından yapılan talaşlar) , bazı yiyeceklere, sigara dumanına, parfüme, mobilya cilasına ve benzer şeylere karşı alerji olabilirler. Aynı zamanda bazı alerji türlerinin kalıtsal olarak nesilden nesile aktarıldığıda düşünülmektedir. Tarafınızca denememiş yeni bir şey verildikten sonra gittikce artan kaşınma, hapşırma, gözlerde sulanma, ayaklarda şişme, hırıltı, göz ya da kulak çevresinde beyaz bölgeler alerjiye işaret edebilir. Öncelikle kafese ya da yeme eklediğiniz her ne varsa çıkartın ve semtoplarda ki iyileşmeyi izleyin. Eğer birkaç gün içinde herhangi bir iyileşme görmezseniz bu bir enfeksiyonun sonucuna yorumlanabilir. Aspergıllus Mantarı : Bu mantar, hamsterların dışkılarını bıraktığı bölümdeki taban malzemesinde büyür. Bir kere gelişmeye başladığında zamanla beyazdan siyaha dönecektir. Bu süreçte mantar sporlarını hava yoluyla hamsterın çevresine gönderip hamsterın sağlığına zarar verebilecektir. Bu oldukca tehlikelidir çünkü bu sporların hamster tarafından solunması ölüm riskini getirir. Semptomları uyuşukluk, nefes alma zorluğu, idrarda kan, iltihaplı veya kızarık cilt ve kronik ishaldir. Diabetik veya sidik torbası enfeksiyonu görülmüş herhangi bir hamster bu mantara karşı özellikle daha fazla risk altındadır. Bu gibi durumda antibiyotik ve anti-mikotik tedaviler uygulanır. Aynı zamanda unutulmamalıdır ki mısır koçanından yapılmış taban malzemeleri, talaştan yapılmış taban malzemelerine göre bu mantarı oluşturmaya daha elverişlidir. Mantarın bir diğer büyüme şekli ise kafeste...

Devamını Oku
Köpeklerde Egzama
Ara04

Köpeklerde Egzama

Hastalığın nedeni nedir? Derinin epidermis yani yüzlek katının yangısı (iltihaplanması) olarak bilinen egzamanın oluşumunda derinin duyarlılığı önemli bir faktördür. Bazı literatürlere göre ise egzama, alerjik derinin yangısı olarak tanımlanmaktadır. Egzamanın oluşumunda, alerjen maddelerin deriye içten veya dıştan olan etkisi söz konusudur. Egzamanın şekillenmesine neden olan bu etkenler Endojen (iç) etkenler Eksojen (dış) etkenler olarak tanımlanabilir. Endojen etkenler; toksik metabolizma artıklarının deri yolu ile dışarı atılması esnasında doğrudan egzamaya neden olabileceği gibi derinin duyarlı hale gelmesine neden olan, tek yönlü beslenme, iç parazitler, üremi, sarılık, karaciğer hastalıkları, hormon yetersizlikleri, vitamin ve bazı iz elementlerin noksanlığı gibi durumlar da egzamaya neden olabilir. Eksojen etkenler; deriyi etkileyerek duyarlı hale gelmesine neden olan kimyasal, mekanik ve paraziter nedenlerdir Deride kir birikimi, yetersiz banyo ve tarama, tüylerin ıslak bırakılması, tuzlu deniz suyu gibi deride tahrişe neden olan durumlarda egzama oluşabileceği gibi aşırı sıcak ve soğuk, kimyasal maddeler, derinin koruyucu yağ tabakasına zarar veren deterjanlar ve alkali sabunlar ile yıkama, aşırı kaşınmaya bağlı sürtünmeler ve tasmanın tahrişe neden olması sonucunda da egzama şekillenebilir. Egzama oluşumunda etken olan ve en sık karşılaşılan dış etken ise uyuz, kene, pire gibi parazitlerdir. Özellikle pire ısırıkları sonucunda görülen ve deride alerjik reaksiyon dolayısıyla hassasiyet oluşturan F.A.D (Flea Allergy Dermatitis-Pire...

Devamını Oku
Kedi Tırmık Hastalığı
Ara04

Kedi Tırmık Hastalığı

*Kedi Tırmığı Ateşi” olarak da bilinen hastalık gram(-) bir basilin neden olduğu zoonoz karakterli enfeksiyöz bir hastalıktır. İnsanlarda çoğunlukla iyi huylu olan, sınırlı lenfadenopati ile karakterize olan hastalık, çocuklarda yaygın olarak görülür .CSD sadece kedi tırmalamasıyla değil, kedi veya köpek ile temastan sonra da görülebilir. Ancak kedi tırmalamasından sonra görülme oranı daha yüksek olduğundan kediler enfeksiyon kaynağı olarak tanınmaktadırlar. Hastalığın Nedeni-Etkeni Nedir? *Hastalığın etkeni konusunda değişik fikirler savunulmasına karşın CSD (cat scratch disease) geçiren hastalarda son zamanlarda Bartonella henselae ve Bartonella quinata adlı bakteriler hastalığın sebebi olarak teşhis edilmiştir. Hastalığın İnsanlardaki Belirtileri Nelerdir? *CSD subakut bir hastalıktır. Bulaşmadan sonra yaklaşık 2 hafta içinde (7 ila 12 gün) papül şeklinde lezyon şekillenir ve küçük bir apse oluşur. Bundan yaklaşık 1 ila 3 hafta sonra etkilenen bölgeye yakın lenf yumrularında şişlik oluşur. Bu şişlikler birkaç hafta ya da birkaç ay kalıcı olabilmektedir. Özellikle baş ve boyun çevresindeki lenf yumrularında gelişen bölgesel lenfadenitis söz konusudur. Genellikle iyi huylu olan bu lenfadenopatiler yaklaşık olarak 1-2 ay süreyle varlığını sürdürdükten sonra sekunder bir etken yoksa kendiliğinden iyileşme sürecine girer ve bir kaç ay sonra etkinliğini kaybeder. *CSD ile enfekte kişi grip benzeri semptomlar gösterir ;ateş, baş ağrısı,aşırı yorgunluk, kaslarda ağrı (et kırığı) ve azalmış...

Devamını Oku
Köpeklerde Kalça Çıkığı
Ara03

Köpeklerde Kalça Çıkığı

*Kalça displazisi coxa-femoral eklemde görülen ve stabilize bozukluğu oluşturan bir gelişim anomalisidir. *Bu hastalıkta coxa-femoral eklemdeki anomali, caput femoris’in acetabulum’a tam uyumunu engeller. Yürüyüşte görülen bozukluk bunun tipik belirtisidir. *Greyhound ırkının dışında bütün  köpek ırklarında görülebilir. Daha çok büyük boy ve ağırlığı 10 kg’ ın üzerinde olan köpek ırklarında özellikle Alman, Belçika ve Pyrene kurt köpekleri, Boxer, Rotweilller, Golden ve Labrador retriever ırkı köpeklerde daha fazla rastlanır. Az da olsa Doberman ırkında da kalça displazisine rastlanmaktadır. Hastalığın Sebebi *Bir faktöre vaya birbiri ile ilgisi olan sayısız faktöre bağlı olabilir. Daha çok kalıtımsal bir meyil vardır.  Genlerin  çok önemli bir role sahip olduklarını bilmemize rağmen, çevresel faktörlerin ,beslenme ve diyetin de etkisi bilinmektedir. Hastalığın oluşmasında cinsiyetin herhangi bir etkisi olmamasına karşın, hayvanın ağırlığının rolü bulunduğu görüşü hakimdir. *Kalçadaki pelvis kaslarının gelişim anomalileri ve eklem gevşekliğide esas nedenler arasındadır. *Bu hastalıkta coxa-femoral eklemdeki anomali, caput femoris’in acetabulum’a tam uyumunu engeller. Yürüyüşte görülen bozukluk bunun tipik belirtisidir. Zaman içinde mikro travmalar kemik ve çevresindeki yumuşak dokularda tahribat yapabilir. Hastalığın Belirtileri *Genç köpekler yattıkları yerden kalkmakta isteksiz davranırlar. Yürüyüş ve koşmalarda çabuk yorulurlar. Yürüyüşte arka bacaklar sallantılıdır. Oturuşta ise asimetri gözlenir. Rahatsız edici ağrıya bağlı olarak huy değişikliği görülür. İlerlemiş olgularda kalça ekleminde...

Devamını Oku
Hamile Köpeklerde Beslenme
Ara03

Hamile Köpeklerde Beslenme

Tüm canlılarda olduğu gibi köpeklerde de hamilelik dönemi özel bakım gerektiren istisna bir devredir. Bu dönemde hamile köpeğin besinlerdeki normal yaşam payı ihtiyacı daha yüksektir. Hamilelikte görülebilecek değişimler *Vücuttaki yağ miktarında artış *Aktivitelerde azalma *Vücut ağırlığında artış Gebeliğin ilk haftalarında normal oranda verilen yiyecek miktarını, gebeliğin ileri dönemlerinde miktar olarak artırmak gerekir Yavruların gelişimine paralel olarak artış gösteren besin ihtiyacı, annenin yemeğini kademeli artırarak karşılanmalıdır Ayrıca içerdiği protein oranının daha yüksek olmasına dikkat edilmelidir. Hamile bir köpeğin beslenmesinde dikkat etmeniz gereken konuları şöyle sıralayabiliriz *Öncelikle düzenli ve dengeli bir beslenme hamile köpekler içinde çok önemlidir *Yemeğinin miktarını ve mümkünse öğün sayısını artırarak vermek *Protein oranı yüksek, yağ oranı dengeli gıdaları tercih etmek *Temiz ve yeterli suyu sürekli bulundurmak *Gerekli mineral ve vitaminlerin takviyesi yapmak (hekimin önerisi ile) Hamile köpekler kilo almaya meyillidir Ancak annenin aşırı kilo artışı güç doğum olasılığı dikkate alınarak önlenmelidir Bu amaçla besinlerde ki dengeyi korumalı ve aşırı olmayan düzenli yürüyüşler yaptırmaya özen gösterilmelidir. Hamilelik ilerledikçe artan yavru hacmi nedeniyle midenin alanı küçüldüğünden tek seferde fazla yemek vermek rahatsızlanmasına neden olabilir Sık sık ve daha az miktarlarda yedirmek daha doğru olacaktır. Kalsiyum oranında değişim nedeniyle deformasyonlar olabileceğinden gıdasında yeterli ve dengeli bir kalsiyum oranı sağlanmalıdır Kalsiyum...

Devamını Oku
Kedilerde Göz Problemleri
Ara03

Kedilerde Göz Problemleri

Kedilerde göz problemleri köpeklere göre daha az görülür. Bu kısmen kedilerin yüzyıllar boyudur yaygın olarak anatomik değişikliklere uğramamasından kaynaklanıyor olabilir. Birçok kedi en iyi özellikleri koruyan ve istenmeyenleri elimine eden doğal seleksiyonun sonucudur. En yaygın olarak gözkapaklarını ve konjunktivayı (göz kapaklarının iç yüzeyini saran ince zar) etkileyen durumlara, ve kavgalar ve kazalar sonucu oluşan travmatik yaralanmalara rastlanır. Koruma refleksi iyi gelişmiş olduğundan ve göz çukuru göz küresini iyi koruduğundan diğer yaralanmalar seyrek görülür. Kedi Gözünün Anatomisi Kedi gözünün farklı özelliklerinden biri niktitan zarının (gözü temiz tutmaya yarayan ve gözü yanlardan kapatan ince zar) hareketliliği ve büyüklüğüdür. Göz küresinin derin bir ön bölümü vardır ve göz çukuru ve çevre dokular tarafından iyi korunur. Göz hareketleri kısıtlıdır ve başın hareketi daha önemlidir. Göz açıp kapama hareketi de seyrektir ve niktitan zarının hareketi korneanın (saydam tabaka) temizliğinde, gözyaşının dağılımında ve korumada daha önemlidir. İris’in renkleri değişir, sarı ve yeşil en sık görülen renklerdir. Aynı kedinin gözlerinde farklı renklere de rastlanır (Van kedisi), genel kombinasyon bir gözde mavi diğerinde sarı veya yeşildir. Lens büyüktür ve uyum derecesi sınırlıdır. Derinlik, göz bebeği hareketleri ve göz bebeğinin en küçük boyuta indirilmesiyle kontrol edilir. Bir av hayvanı olarak iyi ve doğru görme kediler için önemlidir. Buna...

Devamını Oku
Gıda Alerjisi
Kas29

Gıda Alerjisi

Gıda Alerjisinin Nedeni Bu tür allerjilerin oluşumunda birincil faktör, gıda olarak alınan besin maddesine organizmanın tolerans gösterememesidir. Genellikle bünyesel nedenlere bağlı olarak gelişen bu durumun oluşumunda farklı reaksiyonlar görülebilir. Deride şekillenen değişimler bu reaksiyonların bir sonucudur ve derinin hassasiyeti oluşumunda önemli bir yer tutar. Hastalığın Gelişimi  Alınan gıdanın içerdiği proteinlerin antijenik karekter göstermesi nedeniyle gelişir. Özellikle glikoproteinlerin sindirim ve ısı işlemlerine karşı dayanıklılık göstererek vücutta antijen özelliğini koruması nedeniyle immun sistemi aktive etmesi ve allerjik reaksiyonların oluşumu söz konusudur. Hastalığın Belirtileri Genellikle ilk görülen bulgular kaşıntı ve kızarıklıkla beliren bir tüy dökülmesidir. Kaşıntı çok şiddetli olabilir ve bu nedenle kendini dişlediğini görmek mümkündür. Gıda allerjisine bağlı olarak deride görülen belirtiler sıklıkla iki şekilde ortaya çıkar. Kuru ve kepekli bir deri formunda izlenen şekli çoğunlukla baş bölgesi ve kuyrukta şekillenir ve kronik seyirli bir gelişim izler, kaşıntı belirgindir. Bazen deri hafif erythemli bir görüntüde olabilir Doku kayıpları ile belirgin form ise çoğunlukla baş, boyun, ense ve omuzda sınırları belirgin yuvarlak ülserasyonlarla karekterizedir. Başlangıçta deri yangılı bir görünümde olabilir. Şekillenen lezyonlara ve kaşıntıya bağlı olarak doku kayıpları ve tüy dökülmeleri görülebilir. Gıda allerjisine etken olan madde tespit edilerek elimine edilmediği sürece kronik deri problemleri inatçı bir vaka olarak devam edebilir ve...

Devamını Oku
Yaralı Kedi ve Köpek Nasıl Taşınır?
Kas27

Yaralı Kedi ve Köpek Nasıl Taşınır?

Kaza geçiren evcil hayvanınız yaralı ise ağrılı olabilir ve aynı zamanda büyük olasılıkla korkmuş ve canı yanmıştır. Senin dikkatli olman gerekir  çünkü ona zarar vereceğinizi düşünebilir. Yarılı hayvana nazikçe yaklaşmalısınız. Ağrılı ve korkmuş hayvan öngörülemeyen bir şeklide tehlikeli olabilir. Yaralı bir hayvan sarılmak girişiminde bulunmayın ve her zaman ağzından yüzünüzden uzak tutun. Bu yaralı hayvanı rahatlatabilir gibi görünse de daha fazla hayvanı korkututabilir ya da ağrıya neden olabilir. Yavaş ve nazikçe kontrol edin onu. Hayvan daha heyecanlı hale gelirse durdurun. Yaralı hayvanı taşımadan önce acil olarak veteriner hekimizi arayın. Eğer hayvan kusmuyorsa ağzını bir bezle bağlayın ve sizi ısırmasını böylece engelleyin. Köpeklerin havlu, çorap ya da gazlı bez rulo ile ağzını bağalayabilirsiniz. Kediler ve diğer küçük hayvanları nefes almasını engellemeden havlu ile sarabilirsiniz. Fakat asla kusan bir hayvanda bunu denemeyin. Mümkünse, splint ya da bandaj ile yarayı temzileyip stabilize etmeyi deneyin. Yaralı hayvan taşınması sırasında, ek yaralanma riskini azaltmak için dar bir alanla sınırlı tutun. Pet taşıma çantaları iyi çalışır, ya da bir kutu veya başka bir kabı (ama evcil hayvanınızın yeterince hava olduğundan emin olun) kullanabilirsiniz. Büyük köpekler için, halı, battaniye veya sedye olarak kızak ya da kapı kullanabilirsiniz. Her zaman güvenli, kolay erişilebilir bir yerde evcil hayvanınızın...

Devamını Oku
Minik Dostlarınız Hakkında Pratik Bilgiler
Kas25

Minik Dostlarınız Hakkında Pratik Bilgiler

  DERİ · Köpeğinizi insan şampuanlarıyla yıkamayınız. · Köpeğinizi en sık ayda bir kez yıkayınız. · Kedinizi çok kirlendiği zaman yıkayınız. · Köpek ve kedinizin dış parazit mücadelesini düzenli olarak veterinerinize yaptırınız. · Beslenme konusunda veterinerinize danışınız. · Düzenli olarak kedi ve köpeğinizi tarayınız. · Kedi ve köpeğinizi deri problemi olan diğer hayvanlardan uzak tutunuz. · Hayvanınızın derisi ve tüyünde ki değişiklikler konusunda veterinerinize danışınız. · Hayvanınızın direkt güneş ışığından faydalanmasını sağlayınız. TIRNAK · Köpeğinizi düzenli olarak yürüyüşe çıkarınız. Tırnaklarının doğal olarak aşınması onun için en iyisidir. · Kedinizin tırnaklarını “törpülemesi”için sert bir zemin sağlayınız, bunu kendiniz hazırlayabilir veya hazır olarak alabilirsiniz. · Köpeğinizi senede en az iki kez parmak araları dahil tras ettiriniz (uzun tüylü ırklar için). · Her yürüyüşten sonra köpeğinizin parmak aralarını ve tırnaklarını kontrol edip temizliğini yapınız. Bunu yaparken kesinlikle yapay temizlik malzemeleri kullanmayınız. KULAK · Köpeğinizin kulaklarının içine kesinlikle su kaçırmamaya özen gösteriniz. · Aracınızda giderken köpeğinizin açık camdan dışarı bakmasını engelleyiniz. · Herhangi bir kulak probleminde veterinerinize  danışmadan müdahalede bulunmayınız. · Uzun tüylü ırklar için kulak tüylerini kısa kestirmeye özen gösteriniz. · Cocker gibi uzun ve sarkık kulaklı ırklar için kesinlikle özel su kapları edininiz ve kulağının ıslanmasını engelleyiniz. · Köpeğinizin beslenmesinde veterinerinize danışınız....

Devamını Oku
Kedilere Özel Ev Yapımı Kuru Mama Tarifi
Kas24

Kedilere Özel Ev Yapımı Kuru Mama Tarifi

Kediler de en az köpekler kadar diştaşı  biriktirme eğilimindedir. Diştaşları, dişeti hastalıklarının hazırlayıcısıdır. Kuru mama diştaşı oluşumunu azalttığı için kedilerin diyetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Evde kediniz için kuru mama yapmak zor değildir. Hazırlayacağımız temel hamur hep aynıdır.  Eklediğimiz ek içerikler mamanın birbirinden ayrı tadlar ve içerikler olmasını sağlar. Örneğin hindili ve tavuklu kuru mama içine katacağınız elma lezzeti güçlendirir. Aynı şekilde balıklı mama içersine balık soslerı ekleyebilirsiniz. Kuru mama yapmanın en zor tarafı bu iş için zaman ayırmaktır.  Çünkü kuru mamaları fırının içinde kurutmak zaman alır. İyi kurutmak lezzeti kuvvetlendirmek ve çabucak bozulmaması için çok önemlidir. Eğer mama iyi kurutulmazsa kısa zamanda küflenir. Gece yatmadan önce pişirmek ve piştikten sonra fırını kapatıp sabaha kadar kurumasını beklemek kolaylık sağlar. Eğer kedinizin gıda alerjisi varsa protein kaynağını uygun bir şekilde değiştirebilirsiniz. Yani tarifte tavuk eti var ve kediniz buna alerjikse siz bunu kuzu etine çevirebilirsiniz. 3 Su bardağı Tam buğday unu 2 Su bardağı çavdar unu 1 Fincan kırık buğday 1 Su bardağı mısır unu 1 Su bardağı yağsız süt tozu 3 çorba kaşığı dolduracak kadar kıyılmış temiz maydonoz 600-700 gram kadar haşlanmış tavuk göğsü 5 çorba kaşığı bitkisel yağ 1 çorba kaşığı balık yağı Fırını 180 C ısıtın. Büyük bir...

Devamını Oku
Çiğ Beslenmenin Faydaları ve Beslenme Miktarı
Kas17

Çiğ Beslenmenin Faydaları ve Beslenme Miktarı

Çiğ beslenmeye geçeli aşağıdaki değişimleri bizzat kedilerimde gözlemliyorum. Su ihtiyacında azalma:  Kuru mama midede şiştiği için çok su içirtirken, çiğ et içindeki su bu ihtiyacı azaltır. Dışkı miktarında azalma:  Normalde kuru mama vücuttan yaklaşık 14 saatte atılırken, çiğ besinler hızlı sindirilir, büyük oranda öğütüldüğü için hayvanın dışkısı ufak ve kokusuz olur. Kuru mama ile beslenirken evin en ucundan bile kokuyu duyardım, şimdi ancak kumlarına baktığımda dışkıları farkediyorum. Vücut kokusunda azalma: Köpeklerin aşırı kokusunu azaltır. Koku deri problemlerinden kaynaklanır. Sağlıklı bir beslenme ile bunlar giderilir. Kedilerin ise çişleri, dolayısıyla kumları daha az kokar. Benim kedi odasındaki kokuda büyük azalma oldu. Diş taşlarında azalma:  Çiğ kemikler sayesinde kuru mama artıklarını dişlerde oluşturduğu tartar azalır. Eti çiğnerken diş etlerine masaj olur. Bir süre sonra hayvanınız bembeyaz dişlere sahip olur. Günlük ne kadar beslemeliyim? İlk önce kedi veya köpeğinizin kaç kg geldiğini ölçün. Ben kedim ile birlikte tartıya çıkıp kendi kilomu düşüyorum. Büyük köpekler de veteriner hekimler tarafından tartılabilir. Bir kedi veya köpeğin günlük çiğ besin ihtiyacı et ve kemikler birlikte ağırlığının yaklaşık %2-3 oranına denk gelir. Yetişkin hayvanınızın kilosunu sabit tutmak için % 2, zayıflatmak isterseniz % 2’den daha azı yeterli olacaktır. Kilo almasını isterseniz de % 3. Büyümekte olan yavrular, ufak köpekler, dev cinsler,...

Devamını Oku
Öldürücü Pire Damlaları!
Kas15

Öldürücü Pire Damlaları!

Kedilerime ilk sene geleneksel olarak pire damlası kullandım. Sonra bu böyle tek tek olmayacak sprey şişesini alayım dedim. İlk yaptığım gün beni çok kötü etkiledi, nefes borum yandı. Beni böyle etkiliyorsa acaba kedilerime ne yapıyordur dedim. Aslında ufacık pire ve keneleri öldürmek için köpek ve keneleri öldürmek içim kedilerimize dünya kadar pompalıyoruz. Kedi ve köpek parazit mücadelesinde kullanılan kimyasalların etkileri için ilk olarak ürünün üzerinde yazanları okuyun. Etikette eğer; Tehlike-zehir (Danger-poison) yazıyorsa, bir pinçik ölümcül demektir. Uyarı (warning) işareti varsa, bir çay kaşığı ölümcüldür. Dikkat (Caution) işareti varsa, iki çay kaşığı ile iki bardak arası ölümcüldür. Hiç ihtiyar yoksa, zehirsiz kabul ediliyordur. Şampuan, pire tozu ve pire damlalarında “zehirlidir, deri ile temastan kaçının” diyorsa o zaman nasıl hayvanlarımız için güvenli olabilir? Sonuçta deri deridir. Hayvanlar ve veteriner hekimler pire damlası uygulamalarından ve çoğu zaman inert (etkisiz) sayılan maddelerden zehirlenmeler yaşamaktadırlar. Hayvanlar yalayarak, biz de onları tararken ve severken dokunarak bu zehirleri deri yoluyla alabiliriz. Bazı kimyasal pire tasmaları ve tozları o kadar kolay yayılır ki, ciddi deri rahatsızlıklarına ve kalıcı tüy dökülmelerine sebep olabilir. Onlarca kullanılan pire zehirlerinin net etkisi pireleri kuvvetlendirmek, bizi zayıflatmak olmuştur. Pireler çabuk üredikleri için zehirlere karşı kolay direnç elde ederler. Bu özellikle California ve Florida gibi yıl...

Devamını Oku
En Basit Kurallarla Çiğ Beslenme
Kas15

En Basit Kurallarla Çiğ Beslenme

Çiğ beslenme ile ilgili önceki bloglarımız okuduysanız, kafanız karışmış olabilir. Aslında çiğ beslenmenin kuralları çok basit. Çiğ beslenme yahoogrubundaki üyelerden kedi ve köpeklerini 2002 senesinden beri bu yöntemle besleyen Bill Carnes yeni başlayan üyeler için oldukça kolay kurallar hazırlamış. Fazla detaya girmeden yazayım: Köpek ve kedinizi çiğ beslenme ile beslemek için fazla bir bilgiye gerek yoktur. 1. Çeşitli hayvanların çiğ et, kemik ve organları ile besleyin. 2. Çeşitli hayvanların parçalarını dönüşümlü olarak besleyin. 3. Köpeğinizin veya kedinizin dışkısı fazla yumuşak ise: a. Daha fazla kemik verin. b. Daha az yağ verin. c. Daha küçük miktarlarda bunların karışımını verin. 4. Köpeğinizin veya kedinizin dışkısı fazla sert veya kabız ise: a. Daha az kemik verin. b. Daha fazla organ eti verin veya ikisini de yapın. 5. Büyük parçalar ile besleyin. 6. Fazla yüzdeler, oranlar, ağırlıklar ve ölçülere kafanızı takmayın. Eğer kural 2’yi uygularsanız her şey zaman içinde dengeye girecektir. 7. Eğer köpek veya kediniz şişmanlıyorsa, daha az besleyin. 8. Eğer köpek veya kediniz zayıflıyorsa, daha fazla besleyin. 9. Eğer köpek veya kediniz bir besine karşı alerjik reaksiyon veriyorsa o besinle beslemeyin. 10. Köpeğinizin aslında sebze, meyve, yemişler veya tahıllar ile beslenmesine gerek yoktur. Köpek ve kediler etoburdur ve sadece et, kemik ve organlara...

Devamını Oku
Doğru ve Doğal Kedi-Köpek Maması Nasıl Seçilir?
Kas14

Doğru ve Doğal Kedi-Köpek Maması Nasıl Seçilir?

Kuru ve ıslak mama sanayi tüm dünyada 40 milyar Doları aşkın bir boyuta sahip. Doğal olarak aynen ilaç firmalarının doktorları desteklemeleri gibi, mama firmaları da veteriner hekimlerin beğenisini kazanıyor. Ben evdeki kedilerime doğal çiğ beslenme uyguluyorum ancak kuru ve ıslak mama ile besleyenler için kutu üzerindeki etiketi okumanın çok önemli olduğunu belirtmek isterim. Kedi ve köpeklerinizi market maması ile mi, premium mama ile mi yoksa ev yemekleri ile mi besliyorsunuz? Hangisi olursa olsun içerik ve tazelik en önemlisi. Belki siz de benim gibi premium denilen mamalarda bile sadece “iyi” olarak belirtilen maddelerin bulunduğu bir mama bulamayacak ve alternatif yöntemleri araştırmaya başlayacaksınız. Daha sonraki bloglarımda çiğ beslenme üzerine yazıyor olacağım. Peki doğaldan uzak yapay olarak hazırlanmış kedi-köpek mamalarını nasıl doğru bir şekilde seçeceğiz? Aşağıdaki listeyi “iyi”, “kötü” ve “çok kötü” olarak belirttim. Liste mama etiketlerindeki sıralamaya uygundur. Kolaylık açısından bazı içeriklerin İngilizce’lerini de ekledim. Mama alırken aşağıda sadece “iyi” olarak listelenen içeriktekileri almaya çalışın. “Kötü” ve “çok kötü” dediklerimi ise sakının. Mamalar genellikle %25-30 protein içerirler. İlk sırada yazılan her zaman en yüksek orandaki içeriktir. Örneğin ilk sırada mısır, pirinç varsa tercih etmeyin. İlk sıra her zaman et olmalı.   Etler İyi: Et, tavuk, hindi, ördek, somon, kuzu vb. ismi verilen etler....

Devamını Oku
Aşı Yerinde Oluşan Sert Yumrulara Dikkat!
Kas14

Aşı Yerinde Oluşan Sert Yumrulara Dikkat!

Kedilerimin ilk aşılarını yaptırırken, baldır arkasına yapılan aşılar sonucunda her seferinde şişlikler oluştu. Önceki yazımda bahsetmiştim, uyarmama rağmen veteriner hekimimiz alkol kullanmadı ve “Tüm hayvanlara böyle aşı yapıyoruz, bir şey olmaz” gibi bir yorum yaptı. Bir süre sonra baldır arkalarındaki şişlik sertleşerek yarım santim kalınlığında, bir parmak uzunluğunda bir deri lezyonuna dönüştü. Tabii bir bacak böyle reaksiyon verince, ikinci bacağa yapmaya devam ettik. O bacakta da sert yumrular oluştu. Bu yumruları fark eden kedilerim hırsla bunları yalayıp ısırarak kanattılar ve yara yaptılar. Özellikle o sırada 6 aylık olan dişi kedim Maviş bacaklarının arkasındaki tüyleri tamamen yoldu çıplak bıraktı ve sert yumruları aylar boyunca kemirdi. Aşıların kansere yol açması Aşı sonrası oluşan, bazen de birkaç ay sonra ortaya çıkan bu yumrulara  “Fibrosarkom” deniyor. Yapılan bir araştırma makalesinde yazdığı üzere aşılar içindeki aşıyı tetikleyici alüminyum içerikli adjuvan maddelerin aşı yerinde birikimi sonucu iyi huylu ya da köyü huylu tümör oluşturabiliyor. Bu birikim sonucu oluşan fibrosarkomlar eğer kötü huylu ise vücuda yayılarak kansere yol açabiliyor. Bu hayvanlar için de en fazla 3 senelik ömür biçiyorlar. Kedilerde bazı raporlar 10.000’de bir tümör oluşumu olabilir diye belirtirken, bazıları bunun daha sık olabileceğini ifade ediyor. Kedilerimin en son aşıları üzerinden 12 ay geçti ve ancak 3...

Devamını Oku