Kedilerde Saldırganlık Problemi
Eki07

Kedilerde Saldırganlık Problemi

Kedinizin sinirli bir kedi olduğuna karar vermeden önce, kedinizi takip eden veteriner hekimle görüşmelisiniz. Kedinizin sinirli hali bazı sistemik hastalıklardan kaynaklanıyor olabilir. Tiroit bezi hastalıklarında bu tip durumlarla karşılaşılabilir. Bu tip durumlarda hastalığın tedavi edilmesi gerekir. OYUNLA KARIŞIK SİNİRLİLİK: Normalde, kedi yavruların on iki haftalık olmalarından itibaren sekiz aylık oluncaya dek geçen süre içersinde oyunlarına saldırgan öğeler katması bir problem sayılmamalıdır. Bu durum onun sınırlarını nasıl koruyacağını ve nasıl avlanacağını öğrenmesi için gereklidir. Yavru kediler bu sert oyunlarını evdeki bireylere yöneltebilir ki bu durum pek istenmez. Kedinizin ellerinize veya ayağınıza saldırmak üzerine kurulan oyunlarına izin vermemelisiniz. Bunun için kedinize enerjisini yöneltebileceği oyuncaklar vermelisiniz. Buna rağmen kediniz elinize veya ayağınıza saldırma üzerine oyun kurmaya çabalıyorsa onunla bu oyunu oynamayı reddedin. YETİŞKİNLERDE SİNİRLİLİK: Yetişkinlikteki saldırganlık probleminde ilk akla gelen hormonal kaynaklı olabileceğidir. Bazı kediler sadece kızgınlık zamanlarında daha sinirli ve saldırgan davranışlar gösterebilir. Eğer çiftleşmesi, dışarı çıkması engellenirse bu durum ciddi bir hal alabilir. Belirsiz aralıklarla tekrarlayan bu asabi kızgınlık zamanları ciddi problem halini alabilir. Sadece böyle dönemler için veterinerinizden kedinizi daha sakinleştirecek ilaç önermesini isteyebilirsiniz. Bu ilaçlar kedilerin çeşitli mekanizmalarla beyin kimyasını değiştirmek suretiyle etkilerler. Her ilaç gibi bunların da yan etkileri olmakla birlikte bazı durumlarda kullanmak zorunlu hale gelebilir....

Devamını Oku
Kedilerde Duygusal Gelişim Süreci
Eki06

Kedilerde Duygusal Gelişim Süreci

Ana karnında kedi Kedilerde sağlıklı bir gebelik iki ay kadar sürer. Döllenmenin üçüncü haftasından itibaren yavru adayının dokunma duygusu belirir. Bu da araştırmacı kedinin daha ana karnında göreve başladığının göstergesidir. Yavrunun yön duyusu da doğum öncesinde ortaya çıkar. Kedilerin güçlü reflekslere sahip olmasının en önemli dayanağı bu süreçte gizlidir. Geciken gebelikler anormaldir. Akıntı, hareketsizlik, yemek yememe ve bulanık gözler zor veya sakat doğumun belirtileridir.Bu durumda hemen veterinere götürülmelidir. Kedilerin hamilelik dönemlerinde yaptırtacağınız aşıların hamiliğine olumsuz bir etkisi olmaz tam tersine bu dönemde yapılan aşılamalar oluşturdukları yüksek antikorlarla yavru kanına daha çok geçerek yavruyu doğumdan sonra hastalıklara karşı daha iyi korurlar. Hamilelik döneminde kedinizin sağlığı herzaman kinden dahada çok önemlidir. unutmayın ki pek çok hastalık ve iç parazit daha anne karnındayken yavruya geçer. Doğum Piskolojik olarak anne kedi doğumdan 10-15 gün önce bazan çok daha önce doğumu yapacağı bölgeyi önceden tespit eder. Bu bölge genellikle evin kuytu rahatsı edilemeyeceğine inandığı bir yer olur. rahat bir doğum yapabilmek için gereken ne varsa hepmen hemen her şeyini buraya taşımaya çalışır. Bu dönemde kendini pek elletmez ve sevdirmez hareketleri yavaşlamış yükseklere tırmanma eğilimi azalmış iştahı artmış ve oldukça huysuz olmaya başlamıştır. Doğum yaklaştıkça bu belrtiler artarak sürer. Doğumun başlaması onun kuytu bölgesine çekilmesi...

Devamını Oku
Köpeklerde Kaşıntıların Sebepleri
Eki05

Köpeklerde Kaşıntıların Sebepleri

Kaşıntı bir hastalık değil birçok fizyolojik bozuklukta ortaya çıkabilen bir semptomdur ve köpeğin hayatında gerek ruhsal gerekse bedensel olarak normal yaşamını idame etmesini engellemesi nedeniyle mutlaka çözülmesi gereken ciddi bir sorun teşkil eder. Bu hayati derecede önemli semptomu oluşturan nedenler arasında; hayvanın kanını emmek yada tüy ve derisini yemek suretiyle deride irritasyona sebep olan ayrıca tükrüklerinde alerjenik madde barındırarak alerjik reaksiyonlara neden olabilen dış parazit etkenlerinden ( pire, kene, bit, sivri sinek ve uyuz etkenleri gibi ) derinin bakteriyel florasını ve fizyolojik yapısını bozabilen hijyen eksikliği, uygun olmayan şampuanla ve / veya fazla sık yaptırılan banyolar gibi bir köpeğin aslında zaruri ihtiyaçlarından olan temizliğiyle ilgili yapılan hatalar hatta ve hatta köpeğin yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli temel faktörlerden beslenmesi ile ilgili yapılan yanlışlıklar sayılabilir. Bu nedenle tüm bu faktörlerin deride oluşturabileceği hasarı ve bu hasarın oluşum mekanizmasını bilmek ve ona göre gerekli önlemleri almak hayvanımızı bu ciddi sorundan koruyabilmek için çok önemlidir. Peki tüm bu sebepler kaşıntıyı nasıl oluşturuyor ve bizler bunu engellemek için neler yapabiliriz? Dış parazitler: Deride kaşıntıya neden olan dış parazit etkenlerinden en önemlileri kuşkusuz pire ve kenelerdir. Pireler ısırıklarıyla deride oluşturdukları irritasyonun haricinde tükrüklerinde barındırdıkları kaşıntı yapıcı enzimler ve alerjenik maddelerle de kaşıntıya neden olurlar.Özellikle...

Devamını Oku
Köpeğiniz Neden Kokuyor!
Eyl30

Köpeğiniz Neden Kokuyor!

Kentsel yaşamda köpeklerimizle beraber yaşama aynı çatıyı paylaşmada en çok rastlanan problemlerden biri kötü kokudur. Kokuyu genelde hasta sahiplerinin titizliklerine rağmen yok edemezler. Hemen hemen ilk akla gelen yıkamaktır ve yıkadıkça köpek kokusu artar ve koku arttıkça köpek yıkanır böyle bir kısır döngüdür bu. İlk önce sağlıklı bir köpek bakımında dikkat etmemiz gereken kötü koku odaklarının temizliğidir. En başta kulaklar koku kaynağı olabilir. Kulak hava almayan bir organ olduğundan ulak kanalındaki mantar ve enfeksiyonlar pis kokunun kaynağıdır. Kulaklarda problem olmadığına dikkat etmek gerekir varsa eğer en yakın Veteriner hekime başvurmak gerekir. Anal keseler en sık rastlanan köpekte kötü koku kaynağıdır. Normalde koku yaymazlar fakat anal kese dediğimiz anüs çevresindeki bu bezler enfeksiyonda genelde dolar akışkanlığını kaybeder bu durumda kötü koku kaynağı olabilir. Dişler ve ağız koku kaynaklarındandır. Özellikle tartar dediğimiz diş taşları hem ağız sağlığını tehtid eder hemde rahatız edecek kadar kötü kokarlar. Deri üzerindeki yara odaklarıda pis kokunun sebebi olabilir.Köpeğinizin kötü kokusunun giderilmesi için derinin taranması eğer yara yada deride ıslak anormal odaklar varsa bunlar için Doktorunuza başvurmanızı tavsiye ederiz Köpeklerde kokuyu etkileyen yukarıdaki anormal durumlar dışında beslenme, hatalı şampuan kullanımı , sık yıkama gelir köpeğinizin deri ve tüy yapısına uygun şampuanla en az 20 30 günde bir...

Devamını Oku
Köpeklerde Saldırgan Davranışlar
Eyl29

Köpeklerde Saldırgan Davranışlar

Köpeklerde saldırganlık önemli bir davranış sorunudur. Bu durum, hayvan hastanelerinde en sık görülen sorunlardan biridir. Diğer davranış sorunları gibi, hırçın bir köpeğin tedavisi için hızlı bir çözüm yoktur. Köpek sahibi iyi bir yardım alıp zamanını ve sabrını işin içerisine kattığında hırçınlık kontrol edilebilir bir duruma gelir. Aşağıdaki yazıda saldırganlığı ve hırçınlığı kontrol etmenin yollarından ve baskın saldırganlık konusundan bahsedeceğiz. Baskın saldırganlık nedir? Köpeklerin çoğu, sahiplerinin durumu kontrol etmelerine meyillidir. Yavru bir köpek, sahibine bakarak ne yapması gerektiğini ve neleri yapmasına izin verildiğini öğrenir. Bazı köpekler ise bu durumlarda zorlanır. Baskın olarak saldırgan olan bir köpek bir insan ondan sevmediği bir şeyi yapmasını istediğinde hırlar, havlar, ısırır ve tırmalar. Bu durum eziyet edilen bir hayvanın durumundan farklıdır. Baskın olarak saldırgan olan bir köpek normal durumlarda diğer köpeklere göre çok farklı davranır. Köpek, bu tarz durumlarda insanın durumu kontrol etmesinden ziyade -yaptığı hareketlerle- durumu kendisi kontrol etmeyi ister. Bu köpekler yiyecek, oyuncak ya da uyuma alanlarına karşı hassas olabilir. Tarandıklarında ya da onlara direkt baktığınızda ya da cezalandırıldıklarında tepki sert verebilirler. İlk başta bu durum bazı hallerde meydana gelebilir. Mesela; yemeğini yerken rahatsız edilmesi gibi. İlerleyen zamanda, tasmasını boynundan çıkarırken ya da koltuktan inmesini istediğinizde bu durum tekrarlayıp sıklaşmaya başlayabilir. Konu...

Devamını Oku
Kedilerde Göz Enfeksiyonları
Eyl28

Kedilerde Göz Enfeksiyonları

Kediler çok çeşitli göz enfeksiyonları ve hastalıklarına duyarlıdırlar.Durum genellikle yaşlı kediler arasında yaygındır. Kediler yaşlandıkça çeşitli görme bozuklukları oluşur. Hatta bazen de tek gözü kör olabilir. Yaralanmalar ve kazalar dışında, görme de çeşitli klinik durumlar neden olur. Körlük kedilere eğilimli birçok göz problemlerinden biridir. Biz genellikle kedilerde fark edilebilir büyük göz bozuklukları üzerinden gidelim.   Glokom Glokom göz lens yanlış işleyişi sonucu göz içinde basınç artışı ile oluşur. Göz içi basıncı ise erken aşamalarında belirli ilaçlar ile azaltılabilir. Ağır vakalarda, cerrahi tedavi yalnızca cerrahidir. Melanom Ortak bir kedi göz sorunu, melanom iris kalınlaşması sonucunda gelişir. Bir veteriner kolayca fark edebilir. Gözle görülür  iris rengi değişimi olur. Hastalık genellikle büyük kediler arasında yaygındır. Normalde, kirlenmiş göz ameliyatı yardımı ile kaldırılır. Katarakt Bu hastalıkta, gözün lens opak olur ve optik bozukluklara yol açar. Tedavi edilmediği takdirde, katarakt da glokoma yol açabilir. Hastalık kedide değil, köpekte daha yaygındır. Erken tespit etmek tedaviye önem kazandırmaktadır. Ameliyatları lens nakli için yapılabilir. Uçuk Kedilerde bu göz hastalığı vücutta Herpes virüsünün varlığında doğabilmektedir.Virüs optik sinir, trigeminal ganglion, bademciklerde bulunur ve hatta burun içinde sona erer. Hastalığı önlemenin en kola yollarından biri kediyi herpes virüsüne karşı aşılamaktır. İlerici Retinal Atrofi (PRA) Bu kalıtsal bir göz hastalığıdır ve tedavi edilemez.PRA ile kedi görmede yavaş bir azalma  sonunda kör olur. Hastalığın yavaş yavaş ve ağrısız doğası, bu gibi durumlarda virüslü bir kedi nedeniyle...

Devamını Oku
Köpeklerde Göz Problemleri
Eyl27

Köpeklerde Göz Problemleri

Göz problemlerinin erken tanısı gerekir. Geç tanı köpeğinizi körlüğe götürebilir. Doğumsal göz problemlerine sık rastlanılmaktadır. Bu tip hastalıklı köpeklerden yavru alınması ırk predispozisyonunu sonraki kuşaklara taşıyacağından tavsiye edilmemektedir. Bir hastalık durumunda göz yaşı akıntısı en sık görülen durumdur. Ancak sadece gözlere bağlı problemlerde oluşmaz. Soğuk algınlığı vb. durumlarda da görülebileceği unutulmamalıdır (Seröz akıntı). Genellikle bulanık, irinli akıntılar direkt bir göz problemini (konjonktivit gibi) gösterir. Unutulmamalıdır ki göz probemleri Veteriner Hekim müdahalesini gerektiren olgulardır. Gözle ilgili problemlerin genel nedenleri, konjonktivitler, göz yaşı kanallarının tıkanması, genel enfeksiyonlar ve glaukom’ dur. Gözde renk değişiklikleri, prulent akıntılar, şişmeler acil Veteriner Hekim müdahalesini endike kılmaktadır. Kör bir hayvan kendi haline bırakılsa bile ihtiyaçlarının büyük bir çoğunluğunu karşılayabilir. Ancak sizsiz artık o yarım bir bireydir. Belki sizinle yanınızdan ayrılmadan yürüyebilir ancak görüp yakalayabilme yeteneğinden artık yoksundur. Bazı ırklarda üçüncü göz kapağı ile ilgili sorunlara sıklıkla rastlanılmaktadır. Öte yandan St. Bernard gibi bazı ırklarda üçüncü göz kapağı normal olarak gözle görülebilmektedir. Bu göz kapağının dışa fırlaması, şişmesi durumları bir problemin işaretidir. Özellikle yaşlı köpeklerde ve predispoze ırklarda şeker hastalığının bir sonucu olarak katarakt problemlerine rastlanılabilir. Katarakt problemleri doğmasal olarak kalıtımla ilgilide karşımıza çıkabilmektedir.   Özel türlerin sorunları Terrierler: Mercek kayması sorunu Alman çoban köpekleri: Konjonktivit, katarakt...

Devamını Oku
Kediler Neden Strese Girer
Eyl18

Kediler Neden Strese Girer

Kedilerimiz de strese girerler, bunun tedavisi biraz çaba, zaman ve dikkatle mümkündür. Asıl zor nokta stresin kaynağını bilmek ve bunun için önlem almaktır. Kedinizi nelerin strese soktuğunu bilirseniz stres kaynağını bulmak adına büyük bir adım atmış olursunuz. Kedinizde fark ettiğiniz stres kaynağına göre üç ana başlıkta toplanır:  Çevresel stres Fiziksel stres Duygusal stres Çevresel Stres    Kedinizin çevresinde gelişen değişikliklerle beraber yaşadığı stres türüdür. Bunlar arasında: Yeni bir eve taşınmak Evde çok fazla hayvan olması Aşırı sürede kapalı kalma Temiz hava ve gün ışığı eksikliği (özellikle kediniz dışarı çıkmaya alışıksa) Günlük rutinlerindeki değişiklik Fiziksel stres Kedinizin direk fiziksel sağlığına etki eden nedenlerdir: Obezite Hastalık Fiziksel travma Geçirilen operasyon Pire, kurt ve diğer parazitler Duygusal stres Duygusal strese sevkeden nedenler ise Can sıkıntısı ve yalnızlık Ailedeki bir kişinin veya evcil hayvanın ölümü Korku Rekabet ve kıskançlık Evdeki insan ve hayvan nüfusundaki sayısal değişim. Kediler korku ve endişelerini bir çok farklı şekilde gösterebilir. Kendilerini sert hareketlerle temizlemeleri veya hiç temizlememeleri, beslenme reddi, eşya veya kumaş parçalarını çiğnemek bu gösterimin farklı yöntemleridir. Bu durumu çözmenin ilk adımı nedenini bilmektir. Öncelikle eğer bu neden ortadan kaldırabileceğiniz birşey veya durumsa ortadan kaldırın. Bunun dışındaki durumlarda bazen zaman bir çözüm olabilir. eğer stres nedeni ailede...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Alerji
Eyl16

Kedi ve Köpeklerde Alerji

Alerji nedir? Belirli bir allerjen maddeye karşı organizmada meydana gelen immun kökenli bir reaksiyondur. Semptom olarak daima kaşıntı mevcuttur. Alerjiye Neden Olabilecek Maddeler ve Temas Yolları Nelerdir? Polen(çimen, yabani otlar, ağaçlar) Sigara dumanı Evlerde kullanılan koku spreyleri Tasma,plastik oyuncaklar Halı,kauçuk,yün,naylon zeminler Şampuan Bitkiler Bazı antiseptik ve dezenfektanlar Plastik yem ve su kapları Küf Ev tozu akarı Pire Besin maddeleri -Özellikle sindirimi düşük proteinler -Karbonhidrat -Kedilerde sığır eti, balık, süt ürünleri, kanatlı etleri( Sürekli alımları önemlidir) -Köpeklerde sığır eti, kanatlı etleri,süt, yumurta, mısır, buğday,soya ( sürekli alımları önemlidir.) İlaçlar Bu alerjik maddelerle petlerimiz solunum, sindirim, deri yollarıyla temas edebilir. Aynı zamanda bazı ilaçların enjeksiyon yoluyla uygulanmasıyla da vücuda bu maddeler girebilir. Belirtiler Nelerdir? Kedi ve köpeklerimizde sıklıkla gıdalar, pireler ve temas ile alerjik reaksiyonlar oluşabilmektedir.Beyaz tüylü kedilerde özellikle yaz aylarında güneşe maruz kalmayla kulaklarda solar dermatit izlenebilir. Reaksiyonlar özellikle deri ve akciğerler üzerine etkilidir. Kaşıntı ( özellikle kulak, karın bölgesi, baş, boyun, kuyruk bölgesinde belirgin) Hırıltılı Solunum Öksürük Tekrarlayan Kulak Enfeksiyonları Deri lezyonları şekillenmiş vakalarda kusma, ishal Tanı Nasıl Konulur? Tanıda hasta sahibinin vereceği bilgiler önemlidir. Belirtilerin ne zaman başladığı, evde sigara içilip içilmediği, koku spreylerinin varlığı, kediler için kullanılan kum, özellikle besin alerjisi süphesinde neyle beslendiği, diyetinde mama haricinde...

Devamını Oku
Köpeklerde Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu
Eyl16

Köpeklerde Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu

Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu (Hepatitis Contagiosa Canis) Özellikle yavru köpeklerin daha hassas olduğu virütik bir hastalıktır. Köpek, virüsü aldıktan 4-7 gün sonra klinik bulguları göstermeye başlar. Bazı köpeklerde önemli bir klinik bulgu göstermeden hafif halsizlik ve iştahsızlıkla atlatılabileceği gibi bazen de gene herhangi bir klinik bulgu göstermeden ani ölümle sonuçlanabilir. Hasta köpekte ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözyaşı akıntısı, bazen öksürük, burun akıntısı, karında ağrı, sarılık, yumuşak ve kanlı dışkı, gözün üst tabakasında (corneada) matlaşma (mavi gri göz) vücudun bazı bölgelerinde kan oturmaları (kulak, diş eti ve karın altı gibi bölgelerde daha rahat görülebilir) dikkati çeker. Kan oturmaları mevcut köpeklerde bu bulgu şiddetli hale gelebilir ve kan kaybından (özellikle karaciğer kanamasından) ölüm şekillenebilir. Kan tahlilinde pıhtılaşma süresinin azaldığı kan parametrelerinin değiştiği karaciğer enziminin yükseldiği görülür. Klinik bulgular ve laboratuvar bulguların yardımıyla teşhise gidilir. Hastalığın idrar dış ve solunum yoluyla bulaştığı dikkate alınarak muhakkak diğer köpeklerle hasta köpeğin teması kesilir. Tedavide hafif olaylarda sadece antibiyotik ve vitamin takviyesi yeterlidir. İştahsızlık gösteren hastalara serum takviyesi de yapmak gerekir. Gözünde gri mavileşme olan köpeklerde diğer tedavinin yanında göze antibiyotik bir krem uygulanması gerekir. Eğer kan oturmaları, kan kaybı gibi bulgular varsa kan nakli yapılması da değerlendirilebilir. Hepatitis contagiosa conisin aşısı vardır. Bir aylık olan yavrulara...

Devamını Oku
Kedi Gribi
Eyl15

Kedi Gribi

Kedilere insanlardan grip bulaşır mı? Ne kediler insanlardan, ne de insanlar kedilerden grip mikrobu kapar. Kedi gribinin belirtileri nelerdir? Kedi gribinin başlıca belirtileri aynı insanlarda olduğu gibi hapşırma ve ileride mukus kıvamına dönüşebilecek akan gözlerdir. Hapşırma başlamadan önce kedinin ateşi yükselir ve 105 F dereceye kadar çıkabilir. Kediler kendilerini halsiz hissederler ve burunları tıkalı olduğundan yemeklerin kokusunu alamazlar, bu yüzden de yemek yemek istemezler. Kedi gribine yol açan FCV virüsü ağız ülserlerine de yol açabilir bu da yemek yemeyi çok ağrı verici bir hale sokar; ayrıca kedinin sürekli salya akıtmasına da yol açabilir. Çene altındaki lenf bezleri şişer ve hissedilebilir. Bu belirtiler genellikle bir veya iki hafta sürür ve bu hastalığa yakalanmış kedilerin büyük çoğunluğu iyileştirilebilir. Tedavi Kedi gribine yakalanmış olanlar her zaman bir veterinere danışmalıdır; çünkü kedilerin ikinci bir bakteriyal enfeksiyona yakalanmasını önlemek için antibiyotik tedavisi gerekebilir. Kedilere küçük parçalar halinde; fakat sık aralıklarla sardalya, tavuk, ciğer gibi bol aromalı besinler verilmelidir. Kedinin tıkanık genzini açmak için, eğer kaçmaması sağlanabilirse her gün bir saat kadar buhar banyosu yararlıdır. Yine nefesini açmak için çenesinin altına mentollü merhemlerden veya yağlardan sürülebilir. Ancak kedi kendisini doğru dürüst temizleyemeyeceğinden (sürülenleri yalaması iyi olmaz) ılık suya batırılıp sıkılmış bir bez yardımıyla temizlemeniz ve...

Devamını Oku
Zehirli Bitkiler
Eyl14

Zehirli Bitkiler

Kediler İçin Zehirli Bitkiler Meraklı ve oyuncu bir karaktere sahip olan kediler, genellikle bitkilere karşı özel bir ilgi duyar. Toprağıyla oynamak, yapraklarını yemek onlar için oldukça keyifli bir oyundur. Ancak bu bitkilerden sadece bir kaçı onun için zararsızdır. Kedi çimi, kedi nanesi (catnip) ve isveç sarmaşığı gibi bitkiler onun yiyebileceği sayılı bitkilerdir. Doğada bulunan pek çok çiçek ve bitki kediniz için zehirli olabileceği gibi evde saksı içinde yetiştirilen bitkilerde kediler için aynı oranda tehlikelidir. Bu nedenle, çiçeklerinizi onların ulaşamayacağı bir yere koymalısınız. Aksi halde koma, hatta ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenme vakaları yaşayabilirsiniz. Evinizdeki bitkilerin zehirli olup olmadığı konusunda şüpheleriniz varsa, bu konuda veteriner hekiminize danışabilirsiniz. Kedinizin zehirli bir bitki yediğinden eminseniz zaman kaybetmeden veteriner hekiminizi aramalı yada en yakın veterinere gitmelisiniz. Kedinizin zehirli bir bitkiyi yediğinden şüpheleniyorsanız, öncelikle ılık tuzlu su içirerek kusturmanız faydalı olacaktır. Daha sonra kedinizi gözetim altında tutmalı, zehirlenmeye ait bulgulara ( kusma, kasılma, titreme, salya artışı gibi) rastladığınız taktirde hekiminize danışmalısınız. Kediniz için zehirli olabilecek bitkiler; Aşk Sarmaşığı Açelya At Kestanesi Atatürk Çiçeği Beyaz Zambak Benjami Boncuk Fasülye (string of pearls) Cennet Bahçesi (Bird of Paradise) Çuha Çoban Püskülü Domatesin yeşil sapı ve yaprağı Dua Çiçeği Elma çekirdeği Elma yaprağı krotonu  Ejderha Ağacı Fil Kulağı Fulya...

Devamını Oku
Kedilerde Cinsel Yaşam
Eyl13

Kedilerde Cinsel Yaşam

6 – 10 aylık dişi kedilerde cinsellikle ilgili davranışlar, kızgınlık olarak adlandırılır. Dişi Kedide Cinsel Davranışların Başlaması: 6 – 10 aylık dişi kedilerde cinsellikle ilgili davranışlar, kızgınlık olarak adlandırılır. Bu dönemde dişi kediler hassaslaşırlar ve sahiplerine gösterdikleri tepkiler de değişir.  Huzursuzluk, yerlerde yuvarlama, sahiplerine ve eşyalara sürtünme, aşırı hareketlilik ve seste değişiklik (acı çekiyormuş gibi miyavlamalar) olur. Vajinal bölgeden hafif seröz (sümüksü) kıvamda akıntı görülebilir.  Hareketlerden en belirgini, “lordoz pozisyonu” olarak adlandırılan harekettir. Bu durumdaki kedi, yere çömelmiş ve aynı zamanda kuyruğunu bir yana kaydırarak arka kısmını hafifçe yukarı kaldırmıştır.  Kuvvetli mırıltıların eşlik ettiği bu hareket, dişi kedinin erkeği kabul edeceği pozisyondur. Mevsime bağlı biçimde poliöstrik (yıl içinde birden fazla kızgınlık gösterme) oldukları bilinen dişi kediler; ki bu ‘mevsim’ genelde (kuzey yarımkürede günlerin uzaması ile) mart ayı olarak bilinir, artık mevsime bağlı olmaksızın her zaman kızgınlık gösterebilirler. Bu özellik, ışığın ve bakım-besleme şartlarının etkisi ile ev kedilerinde sıklıkla görülmeye başlamıştır. Erkek Kedide Cinsel Davranışların Başlaması: Erkek kedilerde kızgınlık belirtileri biraz daha geç olarak 7. aydan itibaren ortaya çıkmaya başlar. Erkek kediler cinsel olgunluğa eriştikten sonra her zaman çiftleşmeye hazırdırlar. Kızgınlık dönemindeki dişilerin varlığı erkeklerin cinsel isteklerini artırırken, sonbahar mevsimine girilmesi ile libidolarının azalmaya başladığı gözlemlenmiştir.  Bu süreçte onlarda da aşırı hareketlilik ve sinirlilik...

Devamını Oku
Kedilerde Ağız Ve Diş Sağlığı
Eyl11

Kedilerde Ağız Ve Diş Sağlığı

Kedilerin dişlerinde çok nadir olarak çürüklerle karşılaşılırken periodontal hastalıklar (diş ve diş eti hastalıkları) çok sık görülmektedir. Özellikle 5 yaşını geçmiş kediler bu konuda risk altındadır. Neler Sebep Olur? Kedinizi sürekli yumuşak, unlu ve şekerli gıdalarla besliyorsanız (konserve mamalar mesela…) bir süre sonra bu besinler dişlerde plakalara sebep olacaktır. Bu plakalar temizlenmedikleri takdirde diş taşlarına (tartar) dönüşürler ve zamanla dişleri saran diş etlerinde problemlere yol açarlar. Bunun sonunda bir hastalık mikrobu vücuda kolaylıkla girebilir (ki bu mikroplar; kana karışarak birçok organı tehdit ederler) veya diş, kökünü saran dokulardan ayrılarak düşebilir. Nasıl Anlaşılır? Ağız kokusu, dişlerin renginde değişme, diş etlerinde kızarma ve şişme, dişlerde dökülme, ağlama, saklanma, çiğnemede zorluk, kilo kaybı ve iştahsızlık, salyanın artması ve kanlı salya, sebepsiz davranış bozuklukları diş ve diş eti problemlerine işaret eder. Ancak ağız kokusu her zaman diş ve diş eti problemi olduğunu göstermez. Kediniz açsa, sindirim bozukluğu veya bazı viral ve bakteriyal hastalıkları varsa da ağzı kokabilir. Bunların olmadığı kanıtlandığı zaman, diş ve diş eti problemleri düşünülmelidir. Ne Yapılabilir? Eğer diş taşı belirtilerine rastlarsanız, derhal veteriner hekiminize başvurun. Çünkü hemen temizlenmeleri gerekir. Eğer kediniz de diş taşı problemi yoksa ancak yaşı itibariyle riskli gruba giriyorsa, konserve mamadan çok kuru mamayı tercih edin (veteriner...

Devamını Oku
Kedilerde Göz Hastalıkları
Eyl09

Kedilerde Göz Hastalıkları

KONJUNKTİVİT (GÖZ NEZLESİ ) Doğrudan kedinin gözlerini etkileyen en yaygın sorun konjunktivit’ tir, halk arasında buna “pembe göz” de denilir. Bu durumda konjunktiva, viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler, travma veya bağışıklık sistemine bağlı hastalıklardan ötürü iltihaplanır. Konjunktivit, kedi acı veya akıntı birikiminden gözlerini kapalı tutmak zorunda olmadığı sürece körlüğe neden olmaz. Kedi sahipleri, kedilerinin gözleri fazla akıntılı ise veya kırmızı görünüyorsa konjunktiviti düşünmelidir. Konjunktivitin nedenini tespit etmek kolay olmayabilir, fakat alınan kültürler veya konjunktiva kazıntıları kesin bulgular vermez. Çoğu zaman veteriner hekim , klinik belirtileri giderecek ilaçlar yazar. YAVRU KEDİLERİN GÖZ HASTALIKLARI Yavru kedilerin feline herpes virüsüne veya klamidiya’ya yakalanmaları yaygın görülür, ki bunlar da konjunktivite neden olabilir. Her iki durumda da tedavi zordur ve herpes virüsü kedinin tüm yaşamı boyunca göz akıntısı ve konjunktivite neden olabilir. Felin herpes insanlara bulaşmaz, ama insanlardaki herpes simpleks virusüne benzer. Felin klamidiya insanlara da bulaşıp konjunktivite neden olabilir, bu yüzden de bir kedinin enfeksiyonlu gözünü elledikten sonra ellerinizi yıkamanız gerekir. Ağır konjunktivite yakalanmış olan kedi yavruları da çoğu zaman aksırmak gibi üst solunum yolları enfeksiyonu belirtileri de gösterirler. GÖZ YAŞI KANALI HASTALIKLARI Naso-lakrimal kanaldaki (gözlerden burna akan gözyaşı kanalı) yaralanmalar bu enfeksiyonlara bağlı olabilir ve ömür boyu gözlerin aşırı sulanmasına neden olabilir....

Devamını Oku