Yavru Kedilerde Isınma
Eyl07

Yavru Kedilerde Isınma

Bir yavru kedinin annesinden ayrılması için ideal dönem 8 haftalık olduğu zamandır. Anne sütü yavru kedinin gelişimi için hayati önem taşıyan besinlerin yanı sıra, onu ilk haftalarda bulaşıcı hastalıklardan koruyacak olan antikorları da barındırır. Bu nedenle yavruları anneden erken ayırmak, onların pek çok sağlık sorununa karşı savunmasız kalmalarına yol açar. Fakat kimi zaman anne kedi öldüğü, hastalandığı, yavrularını reddettiği ya da bir nedenle onlardan ayrıldığı için yavruların bakımını üstlenmeniz gerekebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda neler yapmalısınız? Eğer yavru kedi 4 haftalıktan büyükse bakımı nispeten daha kolaydır. Daha küçük yavrular için mutlaka öncelikle bir süt anne bulmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız yerdeki veteriner kliniklerine, barınaklara, tanıdığınız kedi seven insanlara haber bırakın. Pek çok anne kedi, kendisinin olmayan yavruları da kabul edecektir. Eğer bir süt anne bulamıyorsanız, anne kedinin yerini siz dolduracaksınız demektir. Her ne kadar gerçek bir annenin yerini tutmak imkansız olsa da, iyi bir bakımla yavruya hayatta kalma şansını vermek sizin elinizdedir. ISINMA  Annesiz bir yavru kediyi bulduğunuz anda yapmanız gereken ilk şey, onu üşümekten kurtarmaktır. Yavru kediler yaklaşık 5 haftalık oluncaya dek kendi vücut ısılarını korumaktan acizdirler. Bu nedenle onu hemen giysilerinizin içine, sizin vücut ısınızı alabileceği bir şekilde koyun ve imkanınız varsa en yakın veteriner kliniğine götürün....

Devamını Oku
Kedilerde İdrar Püskürtme / İşaretleme
Eyl05

Kedilerde İdrar Püskürtme / İşaretleme

Neden kediler idrarları ile işaretler? Kediler pek çok açıdan yaşadıkları yerleri sık sık işaretler. Kediler ayakları, yanak, yüz ve kuyruk üzerinde koku bezleri ve idrar ile işaretleyebilirler. Kediler çoğunlukla “mülkiyet” alanı ve cinsel alıcılığı ve yer tanıtımı için kendi topraklarında işaretler. İşaretleme; dışarıda ya da aynı evde birlikte yaşayan kedilerin arasında yada çevredeki diğer kediler nedeniyle oluşabilir. Kedi tehdit altında veya stresli olduğunda kendi topraklarını işaretler. Bu olay rutin olabileceği gibi, yeni insanların hayvanların yaşam alanlarında bulunması, yada yaşam yerleri ve diğer çevresel ve sosyal değişikliklerin bir sonucu olarak da oluşabilir. Özellikle aile üyeleri, çatışma veya güvensizlik durumlarında işaretleme görülür. İşaretleme topraklarının sınırlarını belirleyen kapı ve pencere gibi ve çevresindeki açık giriş ve çıkış noktalarında yoğunlaşır. Mülkiyeti üzerindeki yeni nesnelerde işaretlenir. Hangi kedilerde idrar ile işaretleme olasılığı daha yüksektir? Erkek ve dişi her iki kedide idrar ile işaretleyebilir. İdrarla işaretleme kısırlaştırılmamış erkek kedilerde çok daha yaygındır. Kısırlaştırılmamış erkek kedinin idrarı, güçlü ve keskin bir karakteristik kokuya sahiptir. Kısırlaştırma ile bu koku değişir ve kedinin idrarını püskürtmesi için motivasyonu azaltabilir ancak kısırlaştırılmış erkeklerin yaklaşık% 10 ve kısırlaştırılmış dişi kedilerin % 5 idrarlarını püskürtmeye devam edecektir. Bazı kediler kendi topraklarında çeşitli yerleri idrar ve az miktar da enderde olsa, dışkı ile...

Devamını Oku
Köpek ve Kedilerde Obezite
Eyl04

Köpek ve Kedilerde Obezite

Obez olarak nitelendirebilmek için bir kedinin veya köpeğin ırk standardına bağlı olarak belirlenen vücut ağırlığının yaklaşık olarak % 15 – % 20 fazlasına erişmiş olması gerekmektedir. Özellikle besinler ile alınan kalori seviyesinin, harcanılan kaloriden daha fazla olması obezitenin asıl nedenini oluşturmaktadır. Her şeyden önce petinizin mizacını tanımanız ve ona uygun bir beslenme programı belirlemeniz faydalı olmaktadır. Siz çalışan bir kişiyseniz ve köpeğinizi sadece akşamları ihtiyaçlarını gidermek amacı ile kısa süre gezdirebiliyorsanız obezite sizin kapınızı da pek yakında çalabilir. Aktivite, mizaç ve egzersizler yanında obezitenin oluşumunda etkin olan diğer bir neden biz insanlarda da etkin rol oynayan abur-cubur yemeklerdir. Eğer onun şımarık yalvarmalarına dayanamayacak kadar yufka yürekliyseniz diyetini düzenlerken dikkatli davranmanızı tavsiye ederiz. Metabolizmasında şekillenen fizyolojik veya patolojik değişimler zaten veteriner hekiminizin kontrolünde gelişeceğinden hekiminiz onun durumuna uygun olan mamayı mutlaka size sunacaktır. Size düşen sadece hekiminizin belirlediği bu diyete sadık kalmak olacaktır. Çünkü genellikle onu kendi çocuğu olarak gören pet sahipleri evladının yalvarmalarına pek dayanamaz ve bir parçacıktan bir şey olmaz demeyi tercih eder. “Zaten yasaklar yıkılmak içindir” diyenlerin oranı da pek az olmasa gerek. Petinizin erkek veya dişi olması onun kilo alması ile ilgili değildir. Yani dişi kedi veya köpek daha kolay kilo alır gibi bir düşünce yanlıştır....

Devamını Oku
Kedi Astımı
Eyl04

Kedi Astımı

Teşhis Hakkında: Kedi astımı diğer adıyla alerjik kedi bronşiti kedilerin her yaşta yakalanabildiği hastalıktır.  Bu hastalığa yakalanan kedilerde atak tarzında solunum güçlüğü ve hırıltılı, ıslık sesli solunum duyulur. Bazı kediler köpek gibi ağızlarını açarak nefes alıp verirler. Astımlı kediler akciğerdeki hava yollarının tıkanması veya daralmasından dolayı güç nefes alırlar. Bu daralma kedinin aldığı hava miktarını azaltır. Hastalığın ilerleyen evrelerinde bu daralma oluşan hasarlardan dolayı kalıcı hale geçebilir ve hayat tehdit edici bir durum oluşur. Kedi astımı çevresel alerjenler tarafından tetiklenir. Sigara dumanı, kedi kumu tozu, halı tozları, ev temizlik ürünleri , mevsimsel polenler gibi. Veteriner hekiminiz teşhis koymadan önce ciddi diğer akciğer rahatsızlıklarının olmadığını anlayabilmek için bir takım testler yapabilir. Kedilerde kalp kurtları kedi astımının klinik belirtilerini verir.  Bunun için dışkı testi yapılarak bu parazitin yumurtaları aranabilir. Akciğerlerden alınan lavaj sıvısından bazı testler yapılması da gerekebilir. Bu sedasyon altında soluk borusuna steril sıvının verilip geri alınması ve laboratuvara gönderilmesiyle gerçekleşir. Teşhis ile Yaşamak: Bu hastalıkta krizlerin geçmesini sağlayan ilaçlar mevcuttur. Ancak bu ilaçlar hastalığın gelişimini maskeleyerek ilerlediğinin anlaşılmasını da engelleyebilir.  Bu yüzden sadece ilaca güvenmemeli astımı tetikleyen alerjenlerden de kedinizi uzak tutmaya çalışmalısınız. Bunun için: Kedinizin sigara dumanına maruz kalmasını önleyin. Evinizi ev akarlarına etkili süpürgelerle süpürün. Evinize hepa filtreli...

Devamını Oku
Kedilerde Kulak ve Göz Temizliği
Eyl03

Kedilerde Kulak ve Göz Temizliği

Kedinize banyodan önce ya da sonra, kulak temizliğini dikkatli bir şekilde yapmalısınız. Temizlik için kulak temizleyici ya da pamuklu toplar kullanılabilir. Bu temizliği alışkanlık haline getirirseniz, kulaklardaki mikrobik oluşumları ve iltihaplanmayı, oluşmadan engelleyebilirsiniz. Temizlikte kullanılacak malzeme: Pamuk topları, kulak temizleyici, ılık banyo bezi. Birinci adım: Kedinizi size göre yüksek bir zemine alın. Daha sonra, iki yana doğru savrulmasını engelleyecek bir şekilde tutun. İkinci adım: Pamuk toplarına bir parça kulak temizleyici ekleyin. Eğer çok küçük ya da zayıf bir kediye sahipseniz, pamuk toplarını daha ufak bir hale getirmekten çekinmeyin. Üçüncü adım: Sakın kulak temizliğini cilt temizliği ile karıştırmayın. Çok daha nazik olmalısınız. Dikkatlice tutuğunuz kulak kabuklarının içini, temizleyicili pamuk toplarıyla, tamamen temizlenene kadar silin. Dördüncü adım: Yassıyüzlü kedi cinsleri, İran ya da egzotik kısa tüylü kedi gibi cinslerin yüzleri, cinsleri gereği özenli bir temizlik ister. Yüzü ve göz çevresini her zaman temiz ve sağlıklı tutmak zorundasınız. Her gün yapılacak yüz ve göz temizliğinde, yumuşak ve ılık banyo bezleri kullanılmalı. Böylece gözlerde donuk bir ifade kalmayacak, gözyaşı izleri de...

Devamını Oku
Köpeklerde Soğan Zehirlenmesi
Eyl02

Köpeklerde Soğan Zehirlenmesi

Soğan köpeklerde ciddi öldürücü anemiye neden olabilir. Çoğu köpek sahibi, çikolatanın köpeklerini hasta edebileceğini bilir, ancak soğanın öldürücü olabileceğini bilmezler (soğanın , sarımsak ve pırasa gibi akrabaları da dahil). Boylarına bağlı olarak, hasta olmaları için köpeklerin çok miktarda soğan yemeleri gerekmez. 25 gr soğan 10 kiloluk bir köpeği hasta edebilirken, iri bir köpek hastalanıncaya kadar çok daha fazla miktarda soğan yiyebilir Belki şimdi kendi kendinize şu soruyu soruyorsunuz: ‘Beyni olan hangi köpek zaten soğan yer ki?’ Ama soğanların ciğ olması gerekmez. Pişmiş veya kızartılmış olabilirler, hazır torbalardaki gibi kurutulmuş olabilirler veya herhangi başka bir şekilde pişirilip hazırlanmış olabilirler. Soğanlar, kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobini okside ederek zehirlenmeye yol açar. Hemoglobin akciğerlerdeki oksijeni emer, sonra besinin enerjiye dönüştürülmesi için beden dokularına bırakır. Hemoglobin okside olduğunda, oksijeni aynım şekilde taşımayan kitleler oluşur. Bu küçük kitleler, mikroskop altında incelendiğinde kırmızı kan hücrelerinde görülebilir. Veteriner hekimler çok sayıda kırmızı kan hücresinde kitle gördüklerinde, soğan zehirlenmesinden kuşkulanırlar, Normalde birkaç kırmızı kan hücresinde kitleler olabilir. Kitleler genelde kendi başlarına yaşamı tehdit eden sorunlar oluşturmazlar, kırmızı kan hücreleri hala oksijeni taşımaya devam ederler, ama artık o kadar başarılı değillerdir. Aslında daha çok, kırmızı kan hücrelerinin ömürlerini kısalttıkları için sorun oluştururlar. Sonuçta soğan yiyen köpek anemik olur. Eğer...

Devamını Oku
Minik Dostunuzda Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
Eyl02

Minik Dostunuzda Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)

Alınan her gıda sonunda vücutta şekere dönüştürülür. Şeker vücuttaki her organ ve organlardaki her bir hücre için enerji kaynağıdır. Eğer ihtiyaçtan fazla gıda alımı olursa, ekstra kaloriler gerektiğinde şekere çevirip kullanılmak üzere vücut tarafından depolanır. Şeker kan dolaşımı ile vücutta taşınır ve ihtiyacı olan hücrelere verilir. Peki bu hücreler şekeri kandan nasıl alırlar? Pankreasta üretilen insülin sayesinde. İnsülin yaşam için gereklidir. İnsanlar, kediler ve köpeklerde insülin eksikliğinde Diabetes Mellitus, şeker hastalığı şekillenir. İki yaygın formu vardır. Tip I Diabette, hiç insülin yoktur. İnsüline bağlı Diabet, Juvenil diabet diye de bilinir. Tip II Diabette ise insülin vardır fakat ya yeterli değildir ya da fonksiyonel değildir. Şeker hastalığı olan insanların %10unda Tip I, % 90 ında TipII Diabet vardır. Kedilerde Tip I % 60, Tip II %40 oranında görülürken, Diabetli köpeklerin neredeyse hepsinde Tip I vardır.   Diabetin semptomları: Çok Su içme- Çok idrar yapma Aşırı yeme Yemeye rağmen zayıflamadır. Şeker hastalarındaki insülin eksikliğinden, kanda dolaşan fazla şeker hücrelere iletilemez ve kanda miktarı artar. Sonunda bu biriken şeker böbrekler tarafından su ile birlikte idrara geçirilir. Bu yüzden şeker hastaları çok su içer ve çok idrar yapar. Bu hasta sahibi tarafından fark edilen ilk belirtidir. Köpekler bazen dışarı çıkmayı bekleyemez ve eve...

Devamını Oku
Yavrularda Kemirme ve Isırma
Eyl01

Yavrularda Kemirme ve Isırma

Kemirme  Bütün köpek yavruları bir şeyler kemirmeye bayılır. Bu şeyler ayakkabılarınız, terlikleriniz hatta halınızın ve koltuğunuzun köşesi olabilir.Yavru köpekler  keşfetmek için duyu organlarını kullanırlar. Eğer yeni bir şey ile karşılaşır iseler ilk önce koku duyularını harekete geçirirler, daha sonra ise bu eşyanın tadına bakmak isterler. İşte ne olursa burada olur ve bazı eşyalarınız yavrunun  keşfetme isteğinin kurbanı olur. Kemirmenin diğer bir sebebi de aynen bebeklerde olan diş eti kaşıntısıdır. Bu kaşınma süt dişlerini kaybeden ve yerine kalıcı dişleri çıkmaya başlayan 4-5 aylık yavrularda görülür. Yavrunun bu davranışını çok kolay önleyebilir ve eşyalarınızı daha uzun yıllar koruyabilirsiniz. Eğer yavrunun bir şeyler kemirdiğini görür iseniz hemen yavrunun yanına giderek “Hayır” sözcüğünü kullanın ve ona kemirmesi gereken şeylerin oyuncakları olduğunu anlatın. Hemen oyuncağını köpeğe sunarak onunla heyecanlı bir şekilde oynamasını sağlayın.Amacımız burada ilgisini eşyalarımızın üzerinden alıp oyuncağa yönlenmesini sağlamaktır. Gün içinde yavruya vakit harcatacak olan kemikleri de unutmamalısınız. Dikkat edeceğiniz bir nokta yavrunun kemirdiğini gördünüz an onu engellemektir. Eğer yavru bir eşyayı 5-10 dakika önce kemirmiş ve şu an size masumca bakıyor ise ona kızmanızın  ve ceza vermenizin hiçbir anlamı olmayacaktır.Bir başka nokta ise yavrunun sizin ile oyun oynamasına izin vermemektir yani şu şekilde; diyelim ki yavru terliğinizi ısırmış ve keyiflice bu...

Devamını Oku
Zoonoz Hastalıklar
Eyl01

Zoonoz Hastalıklar

Zoonoz hastalıklar nedir? Zoonoz hastalıklar; insanlar ve hayvanların birbirine bulaştırabildikleri ve her iki gruba dahil bireylerde ortak olarak şekillenen hastalıklar diye tanımlanabilir. Dünya sağlık örgütü; zoonoz hastalıkları, doğal koşullarda insanların ve hayvanların birbirine bulaşan hastalığı olarak tanımlamaktadır. Ancak bu tanımlamadaki ‘doğal koşullar’ kavramının aksine bazı hastalıkların bulaşabilmesi için bir takım özel şartların oluşması gerekmektedir ki bu da önemli bir konudur. Örneğin kuduzun bulaşabilmesi için mutlaka ısırık, tırmalama vb. nedenlerle oluşan açık bir yara olmalıdır. Aynı durum Brucella enfeksiyonlarında da söz konusudur. Bulaşma yollarından biri olan deri yolu ile bulaşma ancak deri üzerinde çizik, çatlak gibi açık bir yaranın varlığında mümkündür. Zoonoz hastalığın tanımından da anlaşıldığı gibi tek taraflı bir bulaşma değil, her iki grubunda birbirine hastalık bulaştırması söz konusudur. Bulaşmanın kaynağına göre zoonoz hastalıklar iki gruba ayrılır. Zooantroponozlar; hayvanlar ve hayvansal ürünler aracılığı ile insanlara bulaşan hastalıklar. Antropozoonozlar; insanlardan hayvanlara bulaşabilen hastalıklar. Bu pratikte kullanılmayan bir gruplandırmadır ve beşeri veya veteriner hekimlikte genel olarak zoonoz hastalıklar olarak değerlendirilir. İnsanlardan hayvanlara geçen hastalıklara sistiserkozları (cysticercosis) örnek olarak gösterebiliriz. Ülkemizde de sık görülen ve konakçılar aracılığı ile dolaylı yolla kedi ve köpeklerde görülebilen bu parazitin, ergin şekli olan tenialar (T.Solium) insanların ince bağırsağında yaşar ve enfekte gıdaların yenmesi ile sığırlara (T.Saginata) geçer. Kedi...

Devamını Oku
Köpeklerde Aşırı Havlama
Eyl01

Köpeklerde Aşırı Havlama

Köpek havlaması herkesi etkileyen bir sorundur. Çok az insan sesi kısılıncaya kadar havlayan bir köpeğin çıkardığı sese tahammül edebilir. Köpeklerin pek çoğu , sahipleri evde değilken havlar ve sahipleri komşularından gelen şikayet üzerine çok şaşırırlar. Köpekler sinirlendiklerini , oyun oynamak istediklerini, yalnızlıklarının veya ihtiyaçlarının belli etmek için havlarlar. Yavru bir köpeğin eve henüz alışmamış olmasından ya da eşyaları kemirmesinden dolayı başka bir odaya hapsetmek havlamasına neden olabilir. Sürekli bağlanan köpeklerde dışarıda olsun havlarlar. Çünkü sık sık engellenmiş olurlar. Köpekler ayrıca arabalar , uçaklar vs. gibi korkutucu seslerden dolayı da havlarlar. Ayrıca köpeğinizin bir miktar temiz suyunun bulunduğundan emin olun . Eğer köpeğinizi geç besliyorsanız , yiyeceğinin bir kısmının gündüz vermek onu sakinleşmesine yardımcı olabilir. Eğer köpeğiniz gündüz uzun bir süre evde yalnız kalmak zorundaysa , bir kafeste çok daha rahat edebilir. Kafesin bir in hissi vermesi , onun doğal içgüdülerini tatmin edecektir ve onun sakinleşmesine yardım edecektir. Köpeklerin bazıları kafese kapatıldıklarında rahat ederken bazıları kapının açık bırakılmasının tercih edecektir. Tüm bu önerilerimiz yetersiz kaldıysa teknolojinin son ürünü olan havlama önleyici tasmalar kullanabilirsiniz. Bu tasmalar köpeğiniz havladığında onun duyduğu fakat insanların duymadığı bir ses çıkarır . Köpeğiniz bu sesi duymak istemeyeceği için bir müddet sonra...

Devamını Oku
Deri Hastalıkları
Ağu31

Deri Hastalıkları

Evcil hayvanlarda görülen deri hastalıkları, genelde hayvan yıkama merakından kaynaklanabilir. Örneğin; kediler kendilerini temizleyebilirler,ancak buna rağmen yıkanacak olursa,özel bir koruyucu tabakayla kaplı olan deri.yanlış kullanılan detarjan, sabun ya da şampuan nedeniyle bu özelliğini kaybeder, kendine has direnci kaybolur ya da tahriş olur. Dolayısıyla mantar hastalıkları, egzama, deri iltihaplanması ve tüy dökülmesine yol açar. Sokağa çıkan hayvanlardaysa, ayak derilerinde görülen benzin, mazot, boya gibi çeşitli kimyasal maddeler ya da yanmayla tahriş olan dokularda deformasyon ve iltihabik yaralara sıkça rastlanır. Köpekler bu konuda kedilere göre daha şanssızdır. Deri hastalıklarında daha çok ısırma ve tırmık nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ve baş, çene, çene altı bölgelerinde,ayaklarda ısırmaya bağlı apselerin oluşması,doğaldır. Belirtileri giderek büyüyen şişlik, iştahsızlık ve halsizliktir. Bu gibi durumlarda ne tür bir tedavi gerekmektedir. Apse kendiliğinden patlar ya da hekim tarafından açılarak temizlenir, ancak her iki durumda da antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Sokaklarda bazen hayvanları daha çok arka ayaklarıyla kulak çevrelerini kaşırken görürüz. Doğal olarak yapılan kaşınmalar eşbette belli başlı nedenlerden de olabilir.Sokak hayvanlarında sık görüle deri hastalıklarından biri de,kulak uyuzudur. Hayvan sürekli kaşındığı için kulak çevresinde yaralar oluşur. Öncelikle uyuz tedavi edildikten sonra kulak ve çevresindeki yaralar iyileştirilmelidir.Aksi takdirde tedavi amacına ulaşamaz. İnsanlarda olduğu kadar hayvanlarda da rastlanan önemli bir diğer deri...

Devamını Oku
Köpeklerde Dışkı Yeme Sorunu
Ağu31

Köpeklerde Dışkı Yeme Sorunu

Kaprofaji, veya dışkı yeme köpeklerde sık rastlanılan bir sorundur. Birçok köpek sadece kendi dışkılarını değil, kedi, at gibi diğer hayvanların dışkılarını da yemektedir.  Yavrularını besleyen köpeklerde bu davranış normal sayılmaktadır. Anne köpek yavrularının dışkılarını barınağını temiz tutmak için yiyebilir. Ayrıca vahşi yaşamda da sınırlı besin kaynağı olduğundan köpekler bu ortamda diğer hayvanların dışkılarını yemeyi de öğrenmişlerdir. Bu dışkılar çoğu zaman onlar için besin kaynağı olmuş ve köpeklerin hayatta kalmalarını sağlamıştır. Kaprofajinin tıbbi nedenleri ise ekzokrin pankreas yetmezliği, cushing sendromu (hyperadrenucortisizm), steroid uygulamaları, intestinal parazitler, hypertiroidizm (kedilerde), diabetes mellitus (şeker hastalığı), beslenme noksanlıklarıdır(nadiren). Köpeklerdeki bu davranışın nedenleri üzerine birkaç teori vardır. Bunlardan bazıları, annenin barınağını temizlemek için yavrularının dışkılarını yemesi alışkanlığının devamı olduğu, uygun olmayan dışkılamalar için geçmişte verilmiş cezalara tepki olduğu, çevresel faktörlerdeki değişikliğin yarattığı stres durumu gibi sıralanabilir. Bazı veterinerler ise köpeklerin bu tadı sevdiklerini savunmaktadırlar.  Dışkı yiyen köpeklerde sürekli veya tekrarlayan parazit enfeksiyonları, gastroenterit (kusma, diare) görülebilmektedir. Eğer köpeğinizde kaprofaji var ise bunlara dikkat edin. Dışkı kusma kilo kaybı Diare (ishal) Halitosis (kötü kokan nefes) Su tüketiminde değişiklik İdrar miktarında artış Petiniz kaprofajik ise veterinerinize başvurmalısınız. Veterineriniz kaprofajinin altında yatan nedeni teşhis etmek için birtakım testler yapabilir. Köpeğinizin mamasının besin değerini ölçebilir ve tıbbi bir nedeni olup olmadığını...

Devamını Oku
Tüy Dökülmesinin Nedenleri
Ağu30

Tüy Dökülmesinin Nedenleri

Kedi ve köpeklerdeki tüy dökülmesi hayvan sahiplerinin ve hayvan sahibi olacakların en büyük endişelerinden birisidir. Tüy dökülmesinin başlıca 3 nedeni vardır. 1- Normal Tüy dökülmesi Hayvanların tüyleride yanı bizim saçlarımız gibi ömrünü doldurduğunda dökülür ve yerine yeni sağlıklı tüyler çıkar. Normalde mevsim geçişlerinde senede iki kere yazlık- kışlık tüy değişimi olur. Düzenli tarama ile, uzun tüylü hayvanları traş ettirerek bu dönemi daha rahat atlatmak mümkündür. Yavru kedi ve köpeklerdeki tüy dökülmeleri bebeklik tüylerinin değişimi ile ilgilidir. Sağlıklı beslenen, herhangi bir hastalığı olmayan hayvanların bu şekildeki tüy dökülmesi oldukça normaldir. Ve bu durumu durduracak veya azaltacak herhangi bir ilaç, vitamin vs. yoktur. Deri ve tüy sağlığını arttıran vitamin takviyeleri, yetersiz beslenen hayvanlarda kullanılabilirse de tüy dökülmesini tamamen kesmez. 2- Hastalık veya stres kaynaklı tüy dökülmesi Stres hayvanlarda tüy dökülmesine en fazla neden olan etkendir. Hastalık durumunda, stres ve vücut direncinin düştüğü durumlarda, sağlıklı tüylerde de dökülme görülebilir. Öyle ki dışarı çıkmaktan, arabadan korkan bir kedi yolculuk esnasında çok miktarda tüy dökerken evine dönüp sakinleştiğinde bu durum kesilir. Yine bir çok hastalıkta tüy dökülmesi belirginleşir. 3- Yetersiz beslenme kaynaklı Tüy Dökülmesi Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için kedi ve köpeklerin, kendi vücutlarında üretemedikleri, dışarıdan gıdalarla almaları gereken vitamin, mineral ve aminoasitler...

Devamını Oku
Köpeklerde Stres
Ağu29

Köpeklerde Stres

Köpeklerde Stres Nedenleri ve Belirtileri Stres; canlının normal yaşam şartlarına etki eden çeşitli iç ve dış faktörlere karşı göstermiş olduğu tepkidir. Köpeklerde, yaşamları içinde kendilerini olumsuz etkileyen çeşitli olaylar karşısında değişik tepkiler verirler. Bu tepkilerin şiddeti yaşanılan olumsuzluğa bağlı olarak farklılık gösterir. Strese neden olan faktörler olarak; Yaşam şartlarındaki değişiklikler (sahip değiştirme, ev değiştirme gibi) Hormonal değişimler Hastalıklar Ani ısı değişimleri Gebelik ve süt verme Aşırı eğzersiz Yetersiz ve dengesiz beslenme Yemek veya dışarı çıkma saatlerindeki düzensizlikler Rahat olmayan barınaklar Bazı köpeklerde (özellikle küçük ırklarda) traş ve banyo Ayrıca koşular, döğüşler ve güzellik yarışmaları da köpeklerde stres yaratan faktörler olarak sayılabilir. Bir çok köpeğin, kısa süreli de olsa tatil nedeniyle bırakıldığı otelden dönüşünde davranışlarında bazı olumsuz değişimlerin olduğu bilinen bir gerçektir. Rahatça gezinebildiği evinden uzak kapalı bir ortamda kalmak strese neden olabileceği gibi traş sonrası veya gıda değişikliği gibi nedenler de stres yaratabilir. Stres, stresi yaratan faktöre, köpeğin genetik yapısına, ortama bağlı olarak değişik derecelerde belirtiler görülür ve hafif dereceli stres ve ciddi dereceli stres olarak basitce sınıflandırılabilinir. Hafif stres vakalarında itaatsizlik, iştah kaybı, hırlama, dikkat dağılması gibi belirtiler görülebilir. Bu durumlarda şartların düzeltilmesi, stres kaynağının ortadan kaldırılması ile kısa sürede iyileşmeler gözlenir. Ciddi stres vakalarında sessizlik, ilgisizlik ve...

Devamını Oku
Köpeklerde Uygulanması Gereken Aşılar
Ağu29

Köpeklerde Uygulanması Gereken Aşılar

Karma Aşılar Karma aşılar DHPPI, DHPPI+L, DP, CPV/CV gibi değişik formlarda ve içeriklerde hazırlanmış olup, bugün ülkemizde veteriner hekimler tarafından kullanılmaktadır. Bu harfler, aşının köpeğinizi bağışık kıldığı hastalıkların baş harflerini göstermektedir. Bu hastalıklar özellikle küçük yaştaki yavrular için riskli olan hastalıklardır. Yavrunuzun sağlık durumuna göre bu aşılardan en uygun olanı veteriner hekiminiz tarafından uygulanacaktır. Bir hayvanın bir defada birkaç hastalığa karşı bağışık kılınması, genellikle uygulanan elverişli bir yöntemdir. İçinde birkaç hastalığa karşı bağışıklık oluşturacak maddeleri içeren aşılar bir tek doz halinde verildiklerinde, hepsine karşı arzulanan direnci oluşturacak bir tepki meydana getirirler. Karma aşılar, köpeğinizi Gençlik hastalığı (Distemper), Hepatit, Parainfluenza, Adenovirus tip 1 ve tip 2, Parvovirus, Coronavirus gibi viral ve Leptospırosis gibi bakteriyel hastalıklara karşı koruyacaktır. Bu hastalıklar yavru için ölümcül olabilir, fakat uygun bir aşı programı ile kolaylıkla engellenebilirler. Köpek Gençlik Hastalığı (Distemper) Köpekler başta olmak üzere çoğu etçilleri etkileyen, hızlı bir gelişim devresi ve seyir seyreden, solunum sisteminde, sindirim sisteminde ve sinir sisteminde bozukluklar oluşturan çok bulaşıcı viral bir hastalıktır. Köpek viral hastalıkları arasında en yüksek ölüm oranına (kuduz hariç) sahip olanıdır. Hastalık genellikle 3-12 aylık köpeklerde görülür ve yüksek ateşle seyreder. Ancak 3-6 aylık genç hayvanlarda görülme olasılığı daha fazladır. Çok düşük bir olasılık da olsa...

Devamını Oku