Kedi ve Köpeklerde Yanıklar
Mar03

Kedi ve Köpeklerde Yanıklar

Genellikle yanık sebepleri arasında kostik etkili maddeler, ateş, ısı kaynakları ve kaynar sular sayılabilir. Eğer yanığa sebep olan madde kostik yani yakıcı etkili bir madde ise hemen o bölgeyi bol ve tazyikli suyla temizlemeye çalışın ve yıkama süresini uzun tutun. Yaklaşık 10 dakika bu işlemi yaptıktan sonra veteriner hekiminizle görüşün ve bilgi alın. Unutmayın; yanık yüzeyinin büyüklüğüne ve şiddetine bağlı olarak hastanız şoka girebilir. Bazen bu şoklar bir kaç gün sonra bile gelişebilir. Bu açıdan dikkatli olmalı ve veteriner hekiminizin tavsiyelerine uymalısınız. Kaynar sulardan veya ısı kaynaklarından kaynaklanan yanıklarda yanığın derecesi önemli olmakla birlikte yapılacak ilk müdahale genellikle soğuk su veya buz kompresidir. Bu dokuların daha fazla hasar görmesini önleyecektir. Kesinlikle yanık yere bir takım merhemler veya pomadlar sürmeyin. Ayrıca hastanızın şoka girebileceğini unutmayın. Bu nedenle veteriner hekiminizle muhakkak görüşün ve kendisinden yardım isteyin. Eğer yanık yüzeyi çok fazla ise ilk müdahalenin ardından hemen veteriner hekiminize ulaşın. Çünkü ileri derecede yanıklar ölüm tehlikesini de beraberinde...

Devamını Oku
Şok ve Bayılmalar
Mar03

Şok ve Bayılmalar

Şok ve bayılmaların çok çeşitli sebepleri arasında trafik kazaları, kavgalar, zehirlenmeler ve genel olarak sinir sistemine etkiyen hastalıklar sayılabilir. Bu tür bir duruma maruz kalan petlerde dış etkilere karşı duyarsızlık olabileceği gibi aynı zamanda aşırı reaksiyonlarda görülebilir. Neden olan etkene göre değişsede ortak semptomlar olarak; titreme ve nöbetler, hareket bozukluğu, bilinçsizlik, uyuşukluk hali, sabit bakışlar, göz refleksinin olmaması veya zayıflaması görülebilir. Bu tür bir durumda hasta sahibinin müdahalesi genelde çok sınırlıdır. Çünkü öncelikle veteriner hekim tarafından bu durumun sebebi araştırılmalıdır ve tedavinin şekli buna göre belirlenmelidir. Bu tür bir durumda olayın daha kontrollü bir şekilde atlatılması için hekime gidene kadar ki süre içinde sizin yapabileceklerinizi şöyle sıralayabiliriz; Hastayı fazla hareket ettirmekten sakınılmalı olabildiğince yavaş ve sakin davranmalısınız. Baş bölgesi yukarıda olacak şekilde sakin ve sıcak bir köşede yatırmalısınız. Yiyecek ve içecek vermekten kaçınmalısınız, çünkü bilinç açık olmadığından boğulmaya neden olabilirsiniz. Rahat soluk alıp almadığını kontrol etmelisiniz. Ağızda salya kusmuk gibi solunuma engel maddeler varsa...

Devamını Oku
Zehirlenmeler
Mar01

Zehirlenmeler

Zehirlenmeler kedi ve köpeğinizin başına gelebilecek en tehlikeli olaylardan birisidir. Zehirlenmenin türüne göre uygulanacak tedaviler farklılık gösterdiğinden mutlaka veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Örneğin kimyasal bir maddeyle zehirlenmede uygulanacak tedavi ile bozuk bir gıdanın alımı sonucu oluşan zehirlenmede uygulanacak tedavi aynı değildir. Ancak sizin yapabileceğiniz basit bir iki müdahale olayın riskini azaltması açısından önemlidir. Bozuk gıda alımlarında, temizlik maddelerinin yutulması durumunda, fazla miktarlarda ilaç yutulması gibi durumlarda toksik etki yapan maddelerin vücuttan uzaklaştırılması için yapılacak en önemli ilk iş hastanın hemen kusturulmasıdır. Bu amaçla yarım çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı tuz atıp bu karışımı içirmeniz onun kolayca kusmasını sağlayacaktır. Eğer zehirlenmeye neden olan madde kostik etkiliyse yani yakıcı etkisi varsa (örneğin asitler veya alkaliler gibi) hastayı kusturmak sakıncalıdır. Bunun yerine hemen veteriner hekime başvurulmalıdır. O size alınan maddenin cinsine göre ne vermeniz gerektiğini söyleyecek veya çağıracaktır. Asit veya alkali maddeler olarak çamaşır suyu, tiner, deterjanların büyük bir kısmı örnek gösterilebilir. Zehirlenmeye neden olan maddeyi biliyorsanız özellikle kutusunu yanınıza alarak acilen veterinerinize gitmelisiniz. Bu ilaç zehirlenmelerinde son derece önemlidir çünkü zehirin ne olduğunun bilinmesi eğer varsa kullanılacak antidotun belirlenmesini kolaylaştırır. Eğer zehirlenme belirtileri (titreme ve kasılma, koma , güç solunum gibi  gezme dönüşü başlamışsa muhtemelen kimyasal bazlı bir zehirdir...

Devamını Oku
Kavga Sonucu Yaralanmalar
Şub26

Kavga Sonucu Yaralanmalar

Genellikle büyük köpeklerin saldırısına maruz kalan küçük ırk köpeklerde ve kedilerde bel ve boyun kırılmalarına oldukça sık rastlanır. Bu tür saldırıya maruz kalan kedi ve köpeklerin yerden kaldırılması ve veterinere ulaştırılması sırasında çok dikkatli olunması ve hastanın ani hareketlerden uzak tutulması gerekir. Derin ısırık yaralarından dolayı oluşan kanamaların tamponlanarak veteriner hekime ulaştırılması zorunludur. Çoğunlukla aynı boy ve kilodaki köpek karşılaşmalarında oluşan ısırık yaraları hayati tehlike yaratmamakla birlikte oluşabilecek komplikasyonlar açısından önemlidir. Çünkü bu tür ısırık yaralarında ısırılan bölgedeki tüyler ve ısıran hayvanın ağzındaki bakteriler deri altı ve kas dokusuna inerek enfeksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle kesinlikle veteriner hekim müdahalesi gereklidir. Kavga sonucu oluşan doku ezilmeleri çok fazla olmamak kaydıyla bir kaç günlük dinlenme sonrasında kendiliğinden iyileşebilir. Kavga sonucu oluşan derine inmeyen yaralanmalarda yani yüzeysel sıyrıklarda biokadin veya benzer bir antiseptikle bölgeyi temizlemek ve buna bir kaç gün devam etmek tedavi için çoğunlukla yeterlidir. Kavgaya karışmış köpek veya kedi olayın şokundan olduğu gibi, ağrı ve acı nedeniyle de saldırgan davranışlarda bulunabilir. Bu nedenle müdahale ederken size bir zarar gelmemesi açısından dikkatli olunmalıdır. Juen Pet Bilgi...

Devamını Oku
Kesik ve Batma Yaralanmaları
Şub26

Kesik ve Batma Yaralanmaları

Kesik ve batma yaraları genellikle gezintiler sırasında cam , kıymık , metal parçaları gibi cisimlerin vücudun çeşitli bölgelerine özellikle ayak tabanlarına batması veya kesmesi sonucu oluşur. Bunun dışında düşme vakalarında yerdeki sivri cisimlerin vücuda saplanmasıyla da oluşabilir. Kesik yaralarında kesilen bölgeye göre çok şiddetli kanamalar yada hafif kanamalar oluşabilir. Buradaki ilk müdahale kanamanın durdurulmasına yönelik olmalıdır. Bu amaçla kanayan bölgenin biraz üzerinden turnike uygulamak (eğer turnike uygularsanız yaklaşık 10 dakikada bir gevşeterek tekrar sıkmayı unutmayın) veya bir tamponla yara üzerine sıkıca bastırmak gerekir. Yapılan bu ilk müdahalenin ardından veteriner hekime acilen ulaşmalısınız. Bu konu özellikle şiddetli kanamalarda çok önemlidir. Veteriner hekiminiz kanamayı durduracak ve kesik bölgesinde herhangi bir yabancı cisim olup olmadığını kontrol edecektir. Batma yaralanmaları kesik yaralanmalarına göre daha önemlidir. Çünkü cismin battığı bölgede derinlemesine bir hasar oluşturur ve bu da iç organların zarar görmesine neden olabilir. Bu tür batma yaralanmalarında yapılacak müdahalede dikkat edilmesi gereken şey batan cismin hemen çekilmemesidir. Öncelikle cismin battığı bölge incelenmeli ve altta zarar görebilecek bir organ olup olmadığı araştırılmalıdır. Örneğin karın boşluğuna batan cisimlerde cismi kesinlikle çıkarmaya çalışmayın ve eğer mümkünse yaklaşık 6-7 cm kadar üstünden keserek küçültün. Hemen veteriner hekiminize doğru yola çıkın ve bu arada cismin daha fazla batmasını veya...

Devamını Oku
Kuşlarda Tüy Dökülmeleri ve Tüy Yolma
Şub19

Kuşlarda Tüy Dökülmeleri ve Tüy Yolma

Kuşlarda tüy dökülmeleri ve tüy yolmanın ana nedenleri  Tüylerdeki gelişim eksiklikleri Yaralanmalar Göz yaşı akıntıları Alerjik nedenler Akarlar Hormonal eksiklikler Protozoal hastalıklar Çevresel faktörler Kıl folikülleri iltihapları Viral enfeksiyonlar Stres Alışkanlıklar diye sıralanabilir. Tüy gelişim eksikliğinde tüylü olması gereken bölgelerde tüy bulunmaz. Çıkan tüyler anormal yapıdadır. Kısa süre içinde dökülür yada çıkış süresi uzar (normal süre 21-25 gün). Yaralanmalara bağlı olarak oluşan tüy dökülmelerinde yaralanmanın deride oluşturduğu tahribat önemlidir. Serin ve kıl foliküllerinin tahrip olduğu olaylarda yara bölgesi iyileştikten sonrada bu bölgede yeni tüyler çıkmaz. Hafif yaralanmalarda dökülen tüyler normal süresi içinde tekrar çıkar. Göz yaşı akıntılarının bol olduğu durumlarda ki bazı sistemik hastalıklar ve göz hastalıkları bu guruptadır. Göz yaşının temas ettiği bölgelerdeki kıllar dökülürler eğer rahatsızlık devam eder ve kuşunuz tedavi edilmezse bu akıntılar bölgede irkiltilere neden olur ve birdaha o bölgeden kolay kolay tüy çıkmaz. Kozalaklı ağaçlarla temas eden bazı türlerde alerjik reaksiyonlara bağlı tüy dökülmeleri görülür. Alerjen maddeler ortadan kaldırıldığında yada bu tür maddelere kuşun teması engellendiğinde tüyler tekrar çıkar. Akarlar bir parazit türüdür. Göz, gaga ve vent bölgesinde bal peteğine benzeyen yaralar oluştururlar. Bu bölgelerde tüy dökülmeleri oluşur. Tüyün yeniden çıkmadığı veya tüy değişiminin gerçekleşmediği kuşlarda şişmanlık yada deri tümörleri varsa tiroit bezinin düzgün...

Devamını Oku
Kedinin Göz Bakımı ve İlaç Uygulaması
Şub15

Kedinin Göz Bakımı ve İlaç Uygulaması

Kedinin göz bakımı ve ilaç uygulaması nasıl yapılmalıdır ?… Hayvanınızın gözleri parlak ve ışıltılı olmalı ve göz bebeğinin etrafındaki bölge beyaz olmalıdır. Eğer kırmızı noktalar , aşırı gözyaşı akıntısı, kızarıklık, gözünü sürekli kapalı tutma veya diğer normal dışı durumlar varsa onu derhal Veteriner Hekiminize götürünüz. Göz akıntıları, çapaklar ıslak bir pamuk ile kolayca temizlenebilir. Gözlerin çapaklanmasına izin vermeyin düzenli olarak temizleyiniz. Temizleme işlemi sırasında göze aşırı basınç uygulamayın , hafif maniplasyonlarla temizleyiniz. Kedinizin gözlerini herhangi bir akıntı açısından kontrol etmelisiniz. Erken yaşlarda birçok üst solunum yolu enfeksiyonu gözleri de etkilemektedir. Eğer birden fazla kediniz var ise veya kediniz ev dışına çıkıyor ise gözde yaralanmalar olabilir. Göz hastalıkları, enfeksiyonları travmaları çok rastlanan olaylardır. Veteriner Hekim muayenesinden sonra hayvanınızın gözüne ilaç uygulamanızı isteyebilir. Bu uygulamaları yapmak zor olabilir, özellikle gözde bir enfeksiyon varken ağrıda vardır ve dokunmaya karşı hassastır. Göze ilaç uygulaması nasıl yapılmalıdır? Bu tip bir uygulama için bir yardımcıya ihtiyacınız olacaktır. Yardımcı hayvanınızın ön ayaklarını göğüs ve kafasını tutturun. (Gerekirse onu büyük bir havluya sarabilirsiniz.) Siz baş ve işaret parmağınızla ilacı uygulayacağınız gözün alt göz kapağını tutup hafifçe dışa doğru çekiniz ve orada göreceğiniz cep şeklindeki boşluğa ilacı damlatınız veya pomadı içine sıkınız. Damlalığın ucunun göze temas etmemesi için...

Devamını Oku
Kedilerde Kanser Riski
Şub13

Kedilerde Kanser Riski

*Kanser, hücrelerin anormal kontrolsüz büyümesidir. Kanserin seyri dokulara ve hücre türüne bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Hayvanın üzerinde anormal bir şişkinlik veya parça şüphelendirir. Her şişkinlik kanser değildir. Çoğu farklı nedenlerden kaynaklanmış olabilir. *Kanser riski herhangi bir hayvanda ve herhangi bir yaşta görülebilir. Ama belirli kedi türlerinde daha duyarlı olabilir. Her beş kediden bir tanesinde kanser olma riski bulunmakta olup, bunlarında yüzde 50′ si 10 yaşından sonra kansere yakalanabilir. Siyam kedilerinde diğer ırklardan daha erken yaşlarda görülür. Ultraviole ışınlarıinsanlar gibi hayvanlarıda etkileyebilir. Özellikle beyaz tüylü ve seyrek tüylü kedilerde cilt kanseri olma riski daha fazladır. Kediler ilk  Kızgınlıktan önce kısırlaştırılır ise rahim ve meme kanseri riski ortadan kalkar. *Kediler yaşamlarının bir aşamasında kanserle karşılaşabilirler. İnsanlarda olduğu gibi kedilerdede kanserin nedeni hala anlaşılamamıştır. Nedenler  ; *Toksik kimyasal madde ve zararlı ışınlara maruz kalma *Genellikle bulaşıcı hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemindeki zayıflık *Kedi Lösemi Virüsü *Genlerde ki anormallıklar *Kedilerde kanser belirtileri çok değişkendir ve doku hücrelerindeki türüne bağlıdır. Özellikle kedilerde tümörler belli olmaz ve sinsi seyreder. Belirtileri : *Vücudun herhengi bir yerinde kalıcı, inatçı yada gelişmeye büyümeye devam eden anormal şişkinlikler. *İştahta azalma *Kilo kaybı *Vücut boşluklarından sızan akıntı ve kanama *Kötü koku *Hareket etme de isteksizlik, direnç düşüklüğü, halsizlik, depresyon *İyileşmeyen...

Devamını Oku
Tavşanlarda Görülen Hastalıklar ve Uygulanan Aşılar
Şub12

Tavşanlarda Görülen Hastalıklar ve Uygulanan Aşılar

Tavşanlara Uygulanan Aşılar 1.VHS (Türkiyede yok) 2.Mikzamatozis (Türkiyede yok) 3.Kuduz (Türkiyede var.) Tavşanlara Uygulanan Antiparaziter ilaç Uygulamalari (Bu uygulama aşılama değildir.Hatalı olmakla birlikte çoğu zaman aşı diye telaffuz ediliyor) 1.Dış parazitlere karşı (kulak uyuzu,genel uyuz,chelitelozis, akarlar vb): Ülkemizde uygulanabiliyor. 2.İç parazitlere karşı (mide-bağırsak kıl kurtları, şeritler-tenyalar) : Ülkemizde uygulanabiliyor. Aşılama konusunda sadece kuduz aşısı yapılabilmektedir. Antiparaziter ilaç uygulamaları her üç ayda bir tekrarlanmalıdır. Tavşanlarda tırnak kesimi iki ayda bir yapılmalıdır. Çene ve dişler maksimum 6 ayda bir kontrol edilmelidir. Tavşanlarda veteriner olarak uygulanması gereken aşılar nelerdir?Tavşan tüyünün zararlarına karşı nasıl önlem alabiliriz?Tavşanlarda kulak uyuzu görülür mü? Tavşanlara yılda bir kuduz iki ayda bir parazit aşısı ve pire keneye karşı koruma yapılmaktadır. Tavşanlarda tırnak kesimi iki ayda bir yapılmalıdır. Çene ve dişler maksimum 6 ayda bir kontrol edilmelidir.Uzayan dişler kesilmelidir. Tavşanlarda kulak uyuzu çok sık görülen vakadır. Tavşanlarda görülen kulak uyuzu tipleri psoroptes canucili dir özellikle kahverengi kabuk görüntüsü ile karakterizedir. Tavşanlarda hastalıkların ortaya çıkmasında etkenler nelerdir? Tavşanın yaşam ortamında ani gürültü Tavşanın yaşam ortamın da stres faktörlerinin olması. Hijyen kurallarının dikkatli uygulanması gerekmektedir.Özellikle dışkı ve idrar alanları temiz olmalıdır. Tavşanlarda tüy topu ve mide tıkanmasının sebepleri nelerdir? Tavşanlarda yanlış beslenmeden meydana gelir, tavşanların beslenmesinde çok yüksek karbonhidrat ve az...

Devamını Oku
Köpeklerde Kabızlık (Constipation)
Şub02

Köpeklerde Kabızlık (Constipation)

Hastalığın tanımı Kalın barsağın son kısmındaki tıkanmalar sonucu, barsak içeriği uzun süre kalın barsaklarda kalır. Bu nedenle içerikteki su emilerek kuru sert bir dışkı oluşur. Oluşan bu sert dışkının atılamaması sonucu kabızlık meydana gelir. Hastalık sebebi nedir ? Hareketsizlik sonucu, özellikle uzun süre yatılı olarak tedavi gören hastalarda dışkılama refleksi azalarak kabızlık meydana gelir. Tek yönlü beslenme, besinlerin kuru maddelerce zengin olması, kıl,kemik ve kıkırdak gibi sindirimi güç veya sindirilemiyen maddeler içermesi de kabızlığa neden olur. Anal keselerin iltahaplanması ve prostat bezindeki büyüme sonucu meydana gelen ağrı nedeniyle dışkılama geciktirilir ve kabızlık oluşur. Bel omurlarındaki kırıklar kalın barsakların peristaltik hareketlerini sağlayan sinirlerin felç olmasına dolayısıyla kabızlığa neden olabilirler. Kalça kemiği kırıkları, kalın barsaktaki tümörler, fıtıklar dışkı geçişini engelleyerek kabızlık oluşturabilirler. Genç hayvanlarda raşitizim nedeniyle de kabızlık meydana gelebilir. Hastalık belirtileri nelerdir ? Başlangıçta dikkati çeken bir belirti yoktur. Hasta sahipleri hastaların dışkı yapmadıklarını farkederler. Hastalar sık sık dışkı yapmak için pozisyon alırlar fakat yapamazlar. Bazı durumlarda sert dışkı ile barsak duvarı arasından geçebilen pis kokulu sulu bir dışkı görülebilir. Anüs çevresi hassas ve ödemlidir. Dışkılama sırasında ağrı meydana gelir. İlerlemiş olaylarda iştahsızlık, yemek yememe ve kusma şekillenir. Buna bağlı olarak vücutta sıvı kaybı oluşur. Nasıl Önlem alabiliriz ? En...

Devamını Oku
Köpeklerde Kansızlık
Oca26

Köpeklerde Kansızlık

Köpekler enerji dolu hayvanlardır. Ama,onların da halsiz olması, yemek saatlerinde bile uyuklaması mümkündür. Veterinere götürdüğünüzde, köpeğinizde kansızlık olduğunu söyleyebilir. Kansızlık, hayvanın kanında ki alyuvarların yeterince oksijen taşımayıp enerjisiz bırakmasıdır. Hayvanda kan kaybı, ülser, pire, parazit gibi sebepler ile ortaya çıkar. Köpeğinizin kansızlık çektiğinde şüphelenirseniz, ağzına bakın koyu pembe ise böyle bir sorunu yok demektir. Ama eğer solgun bir renk ise gerekli önlemleri alın. Kansızlık gözlerinden de anlaşılır. Göz kapaklarını aşağı çekin ve gözünün içinin rengine bakın. Koyu pembe değil ise ve açık renk ise kansızlık vardır. Yapılması Gerekenler : Yavru köpeklerde pire ve parazit görülebilir ve bunlar kansızlık yapan baş nedenlerdendir. Kurtulmak için veretinerin verdiği ilaçları kullanmak ve hayvanı temiz tutmak yeterli olacaktır. Veterinerin başka bir hastalık için vermiş olduğu ilaçlar kansızlığa sebep olabilir. Köpeğinizde ilacı kullanmaya başladığınızdan beri bir farklılık sezdi iseniz veterinerinize danışın. Köpeğinizin demir ve B vitamini yönünden kuvvetli besinlere ihtiyacı vardır. Pişmiş ciğer kan yapan besinlerin başında gelir. Fiziksel hareketlilik vücudun oksijen isteğini artırır. Kansızlıkta köpeğin sorunu oksijen eksikliği olduğu için hareket ettikçe halsizliği artar. Mümkün olduğunca dinlenmesini sağlayın. Bazı mamalar suni oldukları için sindirimi güçtür. Hayvanı iyice halsiz kılacağından doğal besin tercih etmek uygun...

Devamını Oku
Köpeklerde Kulak Hastalıklarının Nedenleri
Oca24

Köpeklerde Kulak Hastalıklarının Nedenleri

*Köpeklerde kulak ile ilgili problemler kedilere oranla çok fazla görülür. Bunun nedeni kulağın anatomik yapısının farklılığıdır. Kedilerde kısa ve düz olan kulak kanalı köpeklerde uzun ve dirsekli bir yapıdadır. Bu nedenle içten dışa geçiş (kulak salgılarının akışı) zor olduğu gibi, pisi otu ve benzeri yabancı cisimlerin kanaldan geçmesi durumunda erişilmeside bir o kadar zor olmaktadır. *Köpeklerde görülen kulak hastalıklarının başında enfeksiyonlar gelir. Enfeksiyona neden olan etkenler çok çeşitlidir. Pisi otu ve benzeri yabancı cisimler, kene, uyuz gibi paraziter nedenler, bakteriler, allerjik nedenler, kulak salgısının dışarı çıkışına engel olan tümör ve papillomlar, kanalın daralmasına neden olan etkenler ve kanalı kaplayan tüyler gibi pek çok nedenle kulak enfeksiyonları gelişebilir. *Enfeksiyon etkeni olan bakteriler kulak yolunda daima bulunur. Ancak bu bakterilerin enfeksiyona neden olması için uygun ortamı bulmaları gerekir. Bu durum ise kulakta ventilasyonun yetersiz oluşuyla doğrudan ilgilidir. Örneğin pisi otu, buğday başakları, kıymık vb.yabancı cisimler kulak kanalında öncelikle irkiltiye neden olur. Daha sonra oluşan kaşıntı, tahriş ve doku hasarı kanalda yangısal olayları başlatır. Yangıya bağlı olarak oluşan döküntüler, kulak salgısı ve kirler yabancı cisimle birleşerek kanalın tıkanmasına neden olur ki, bu kapalı ortam bakterilerin üremesine olanak verdiğinden enfeksiyonun başlaması da oldukça kolaylaşır. *Paraziter etkenler ve allerjik nedenler de yine kanalda tahriş,...

Devamını Oku
Köpeklerde Hapşırık ve Burun Akıntısının Nedenleri
Oca22

Köpeklerde Hapşırık ve Burun Akıntısının Nedenleri

Köpeklerde hapşırma ve burun akıntısına sebep olan birçok problem olabilir. Soğuk algınlığı, sinüzit, polen alerjileri, boya-badana kokusu, buruna kaçan pisi pisi otu ve diğer yabancı cisimler nedeniyle oluşabileceği gibi tümör gibi daha ciddi hastalıklardan da kaynaklanabilir. Aşırı sayıda ve peş peşe oluşan hapşırık nöbetleri genellikle alerjiler, enfeksiyonlar, yabancı cisimler ve tümörlerden kaynaklanır. Alerjiler, genellikle mevsimsel olarak çoğu kez polen ve diğer bitki liflerinden ötürü olur. Ağaç polenlerinin neden olduğu alerjiler en çok ilkbahar sonlarında ve yaz başlarında görülürken, çimen ve ot polenleri yaz ortalarında, diğer bazı bitkilerin de polenleri sonbahar aylarında alerji yapabilmektedir. Sigara dumanı, boya kokusu da alerji yapabilir. Alerji nedeniyle oluşan hapşırmalarda hapşırık nöbeti belli periyotlarla devam eder ve durur. Hapşırmanın yanında gözlerde sulanma, patilerinde ve vücudun diğer yerlerinde kaşıntı ve kızarıklıklar da görülür. HAPŞIRIK KRİZLERİ Enfeksiyonlara bağlı hapşırıklar köpeklerde daha ciddi hastalıkların habercisidir. Bakteri, virüs veya mantar enfeksiyonlarından kaynaklanabilecek hapşırıkları takiben burundan tek veya çift taraflı olarak iltihaplı ve bazen de kanlı bir akıntı gelebilir. Enfeksiyonlar tedavi edilmediğinde kronikleşebilir ve köpekte iştahsızlık, ateş ve halsizlik de dikkati çekebilir. Buruna kaçan ot, böcek, tel parçaları ve benzeri yabancı cisimlerden kaynaklanan hapşırıklarda, dakikada 10-20 kez ve sürekli oluşan bir hapşırık krizi izlenir. İçeri kaçan cismi hapşırarak çıkarma çabası...

Devamını Oku
Köpeklerde Kist Aşısı
Oca13

Köpeklerde Kist Aşısı

Genellikle kist aşısı diye bilinen bu uygulama aslında bir antiparaziter ilaçlamadır.  Bu uygulama iç parazitlerden  Tenya, Ascarit, Kancalı kurt, kamçılı kurt(Trichuris) kaynaklanan enfestasyonların engellenmesine ve sağaltımına yöneliktir. Bu uygulama hayvan sağlığı açısından olduğu gibi insan sağlığı açısından da önemlidir. Bilindiği gibi köpekler tüy döken canlılardır. Dökülen tüylerin üzerine bulaşmış parazit yumurtaları, özellikle de echinococ yumurtaları, insan sağlığı açısından önemlidir. Köpekler echinococus granulosus’un konakçısıdır. Bu parazit köpeklerin ince bağırsağında yaşar ve yumurtalarını dışkıyla dış ortama çıkarır. Bulaşma, parazite karşı aşılanmamış köpeklerin, tüylerine bulaşan yumurtaların veya enfekte hayvanın dışkısıyla kontamine olmuş yiyeceklerin (marul, maydanoz v.s), insanlar tarafından herhangi bir şekilde ağız yoluyla alınması sonucu olur. Echinococ yumurtalarının ağız yoluyla alınması sonucunda da insanlarda hidatik kist şekillenir. Kistler karaciğer, böbrek, kalp, pankreas, beyin ve göz gibi organlara yerleşir ve yerleştiği organlarda işlevsel bozukluklara neden olurlar. İlerlemiş olaylarda kistin patlaması ölüme neden olabilir. Korunma : *Hastalıktan korunmanın temel şartı, köpeklere çiğ gıdaların kesinlikle verilmemesidir. *Kişisel temizlik ilkelerine dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile yıkandıktan sonra tüketilmelidir. *Sahipli köpekler ile özellikle belediyelerce kurulan sokak hayvanları bakım, müşahade, kısırlaştırma ve rehabilitasyon merkezlerine getirilen sokak hayvanlarıda Echinococcus granulosus yönünden tedavi edilmelidir. *Kontrolsüz hayvan kesiminin önlenmesi için tedbirler alınmalıdır. *Köpekler birbirinin anüslerini koklarken...

Devamını Oku
Köpeğinizin Dişleri ve Bakımı
Oca08

Köpeğinizin Dişleri ve Bakımı

Bebeklerin gelişimi evresinde süt dişlerinin çıkışı ve onların dökülerek yerlerine kalıcı dişlerin gelmesi esnasında, diş etlerinin karıncalanması nedeniyle, ısırma isteği doğacaktır. Ellerinizi, bacaklarınızı, masa, sehpa kenarlarını, duvar çıkıntılarını ısırdığını göreceksiniz. Bu dönemde kesinlikle sizi ısırmasına izin vermeyiniz ve ısırmak istediği zaman sert oyuncak veya doğal kemikler veriniz. *Tavuk kemiği asla vermeyiniz. Tavuk kemikleri uzunlamasına kırıldığı için mide ve bağırsaklara batma riski yüksektir. *12 -15 günde göz kapakları açılır. *2 – 3 haftada üst kesici ve köpek dişleri çıkar. *3 – 4 haftada alt kesici ve köpek dişleri çıkar *Bir aylıkken bütün süt dişleri çıkmıştır. *İki aylıkken süt dişleri aşınmaya başlar. Dört aylıkta süt dişleri sallantılı ve düşmeye hazırdır. 4–5 aylıkta süt dişleri yerine kalıcı dişler gelir. *Yedi aylıkta bütün kalıcı dişler aynı seviyede çıkarlar Dişlerin görevi; alınan gıdaları küçük parçalara ayırıp sindirim organlarına ulaştırmaktır. Doğduktan hemen sonra birkaç hafta içinde süt dişleri çıkmaya başlar. Yavrularda yirmi sekiz adettir. Bunlar zamanla düşerler yerlerine kalıcı dişler çıkmaya başlar. Kalıcı dişler yedi aylıkken tamamlanır ve sayıları kırk ikidir. Süt dişlerini dökme esnasında diş etlerinde kızarmalar, kanamalar, vücut ısısında artış, yeme isteğinde azalma, ağlama görülebilir. Bu durum bir veya iki gün süreceğinden, genel durumu bozulmadıkça ağrı kesici veya ateş düşürücü ilaçlar verilmez. *6–7...

Devamını Oku