Köpeklerde Yaşlılıkta Görülen Sorunlar
Oca08

Köpeklerde Yaşlılıkta Görülen Sorunlar

Obezite büyük bir sağlık riskidir. Yaşlı köpeklerin hareketliliği azalmıştır. Öyleyse buna uygun olarak aldığı kalori miktarı azaltılmalıdır. Bu uygulama eklemlerine düşen basıncı azaltacak, kalp yetmezliği, böbrek ve karaciğer hastalıkları, sindirim sistemi hastalıklarına yakalanma riskini düşürecektir. Gıdasında lif oranı, yağ asitleri ve vitamin oranları artmalı sodyum, yağ ve protein oranı azaltılmalıdır. Eklem yangıları, eklemlerde hafif tutukluktan eklem hareketsizliğine kadar değişik aralıktaki sorunlara yol açar. Egzersiz programı köpeğinizin kondisyonu kadar kas yoğunluğu ve gerginliğinin devamı için gereklidir. Sıcak ve soğuğa dayanamama, yaşlılıkta ortaya çıkar çünkü yaşlılıkta köpeğinizin vücut ısısını kontrol eden hormonları eskisi gibi çalışmamaktadır. Yatağını ısıtıcıya daha yaklaştırın ve soğuk günlerde onu evde tutun. Diş kaybı ve diş çürükleri, sadece çiğnemeyi zorlaştırmaz aynı zamanda bakteriyel hastalıklara ve tümörlere de hazırlayıcı etki yapar. Dişleri fırçalamak ve temiz tutmak bu riskleri en aza indirir. Prostat büyümesi ve meme tümörleri, çoğu zaman kısırlaştırılmamış köpeklerde teşhis edilmektedir. Genel sağlık kontrollerinde prostat büyümesi ve meme tümörleri yönünden de kontrol ettirmelisiniz. Yalnızlık endişesi, yaşlı köpeklerde daha çok görülmesinin sebebi artık köpeğiniz stresin üstesinden gelemiyor oluşudur. Saldırgan davranışlar, gürültü korkusu, artan havlamalar ve iniltiler huzursuz uyku belirtileridir. Medikal tedaviler ve davranış değiştirme yöntemleri çözümde anahtardır. Deri ve tüy sorunları, yaşlanmak demek derinin esnekliğini yitirmesi ve daha kolay...

Devamını Oku
Köpeklerin Vücut Isısını Ölçme
Oca07

Köpeklerin Vücut Isısını Ölçme

Köpekler hastalandıklarında birçok insan köpeğin ateşine bakmak ister. Ancak kulaklara, buruna veya kafaya dokunarak köpeğin ateşi olup olmadığını anlamaya çalışmak iyi bir metot değildir. Köpeğinizin ateşini doğru bir şekilde ölçmeyi öğrenmek acil bir durum olup olmadığını anlamanız için gereklidir. Köpeklerde vücut ısısı rektal olarak alınmalıdır. Bunun için oral veya rektal termometreler kullanılabilir. Ayrıca dijital veya cıvalı termometreler de mevcuttur. İnsanların ve köpeklerin kulak kanalları farklı olduğundan, kulak termometreleri köpeğinizin ateşini ölçmek için çok uygun değildir. Cıvalı termometre kullanıyorsanız, kullanmadan önce termometreyi sallayıp dereceyi düşürmeyi unutmayınız. Köpeğin Ateşinin ölçülmesi *Köpeğin ateşinin ölçülmesi sırasında sakince durması çok önemlidir. En iyisi siz ateşini ölçerken bir yardımcının da köpeği tutmasıdır. *Bir yardımcı köpeğin kafasını ve vücudunun ön kısmını ona sarılarak sıkıca tutmalı. *Bu arada siz de kuyruğunu tutup hafifçe yukarı kaldırın ve termometreyi rectum’a yerleştirin. Rectum kuyruk dibinin hemen altında yer almaktadır. Ancak termometreyi yerleştirmeden önce bir pomat, vazelin vb. ile kayganlaştırmayı unutmayınız. Termometreyi yaklaşık 2,5cm ilerletin ve cıvalı termometreler için 2dk, dijital termometreler için sinyal verene kadar bekletin. *Şimdi termometreyi çıkarıp okuyun. *Köpeklerde normal vücut ısısı 37,5-39º C tır. Eğer köpeğinizin vücut ısısı bu derecenin üzerindeyse acilen veteriner hekiminize...

Devamını Oku
Muhabbet Kuşlarında Kusma
Oca06

Muhabbet Kuşlarında Kusma

Kusmanın nedenleri sonuçları ve teşhis yöntemleri Muhabet kuşlarında kusmanın nedenleri oldukça fazla… Kusma tek başına bir hastalık olmadığını söyleyerek başlayalım. Kusma muhabbet kuşlarında normal kabul edilebeileceği gibi Kuşunuzun ölümüne neden olabilecek hastalıklarında belirtisi olabilir. O yüzden kusmanın şeklini, zamanını, yerini, sıklığını ve miktarını çok iyi tanımlamak gerekir. Muhabbet kuşları yavrularını kustuğu yemle beslerler. Bu durumdaki kusma normal kusma olarak nitelendirilebilir. Yani Muhabbet kuşunuzun yavruları varsa ve yavrularını beslemek maksadıyla kusuyorsa bu normal kabul edilir. Bunun haricindeki her türlü kusma hastalığa bağlı kusma olarak kabul edilir. Muhabbet kuşları psikolojik sebeblere bağlı olarakda arada bir kusabilirler. Bazen aşırı heyecan ve stres kusmaya neden olabilir. Bu durumda kusma tek bir sefer olur ve tekrar etmez. Uyaran ortadan kalktığı zaman kusma olayı da ortadan kalkar. Şayet stres faktörü yada kuşun aşırı uyarılmasına neden olan obje (ki bu sahibi de olabilir- Bazan muhabbet kuşları sahiplerine aşırı bağlı olurlar ve onları gördüklerinde heyecandan kusabilirler) sürekli muhabbet kuşuyla birlikteyse bu ciddi bir problem oluşturur ve tedavi edilmezse kuşunuzun ölümüne neden olabilir. Muhabbet kuşlarında pek çok hastalık Kusmaya neden olur. Bu hastalıklar ; Protozooal hastalıklar Vitamin eksiklikleri :ADE vitaminleri Yutulan yabancı cisimler: Küçük oyuncaklar, kağıt v.b. Tümörler : İç organlarda gelişen tümörler Yumurtlama bozuklukları : Yumurtlayamamaya neden olan...

Devamını Oku
Kedilerde Karaciğer Yağlanması
Oca06

Kedilerde Karaciğer Yağlanması

Karaciğer yağlanması, hepatositlerde aşırı miktarda trigliserid birikmesiyle karakterize metabolik bir hastalıktır. Karaciğerin toplam ağırlığının %5’inden fazla trigliserid birikimi hepatik lipidozis olarak tanımlanmaktadır. Kedilerde en sık görülen karaciğer hastalıklarından biridir. Her yaşta ve her ırk kedide hastalık oluşmakla birlikte dişi kediler, erkeklere nazaran daha çok etkilenmektedirler. İştahsızlık öncesi dönemde bir kedinin aşırı kilolu olması klinik hepatik lipidozis riskini artırmaktadır. Hastalığın Gelişimi *Hepatik lipidozis, kedinin stres ya da başka bir nedenden dolayı  en az 2 hafta süren bir açlığı takiben oluşur. Kedinin vücudu enerji üretmek için yağları kullanmaya başlar. Ancak, kedinin metabolizması yağları gerektiği şekilde işleyemediği için yağ hücreleri karaciğerde birikme yapar ve karaciğerin işlevini yerine getirmesine engel olur. *İştahsızlığa neden olan başka bir hastalık saptandığında hastalık sekunder hepatik lipidozis olarak tanımlanırken, aksi durumda primer veya idiopatik hepatik lipidozis terimi kullanılmaktadır. Karaciğer yağlanması, başka karaciğer hastalıklarına eşlik edebilir. Hastalığın Belirtileri *Hastalığın nedeni ve en açık görülen belirtisi iştahsızlıktır. Karaciğer yağlanmasının ilk safhalarındaki  kedi biraz kilo kaybeder. Hastalığın ileri safhalarında kilo kaybı ciddi boyutlara ulaşır. Halsizlik, aşırı salya, kusma, sarılık (deri, kulak içleri ve diş etleri), zaman zaman aşırı miyavlama, genel durum bozukluğu, hayvanların sepetlerinde ilgisiz durması, bir köşeye girip saklanması, körlük ve koma gibi davranış bozukluklarıdır. *Kedilerde hemen hemen tüm hepatik...

Devamını Oku
Hamile Köpeklerde Görülen Davranış Değişiklikleri
Oca03

Hamile Köpeklerde Görülen Davranış Değişiklikleri

Tüm dişilerde olduğu gibi köpeklerde de gebelik ve doğum özel bir dönemdir. Bu dönemde vücuttaki tüm hormonlarda farklılaşım söz konusudur. Annelik de içgüdüsel bir davranıştır ve bu davranışların hormonlar ile yakından ilişkisi vardır. Özellikle LTH (Luteotrop hormon) sütün salınması gibi önemli bir annelik vazifesini sağlayan hormondur. İlk kez doğum yapan bir köpeğin yavrularını emzirmesi hormonların annelik dürtüsü ile olan bağlantısını daha iyi açıklayabilir. Hormon mekanizması birbirini stimüle ederek çalışır ve yumurtlamadan başlayarak gebeliğin sonuna hatta doğum ve süt salınmasına kadar pek çok mekanizmanın temelini oluşturur. Vücutta şekillenen bu hormonal değişimlere bağlı olarak köpeğin davranışlarında da bazı değişimler gözlenir. Ancak karakter değişimlerinde etkin olan sadece hormonlar değildir. Çevresel faktörler ve stress de önemli rol oynamaktadır. Örneğin gebelik döneminde yaşanılan olumsuz bir olay (sahibinden ayrılma gibi) anne köpeğin doğum sonrasında yavruları ile ilgilenmemesine neden olabilir. Bunun yanında sahibine karşı agresif bir tutum içine de girebilir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde belirginleşen davranış değişimlerinde neden annelik içgüdüsü ile yavrularını koruma dürtüsünün başlamasıdır. Henüz doğum yapmamış olmasına karşın yavrularını güven içerisinde doğurabileceği bir yer arayışı içindedir. Bu dönemde yer seçimi anne için çok önemlidir ve yapılacak her hangi bir değişim onun huzurunu kaçırabileceği gibi saldırganlaşmasına neden olabilir. Doğum ile birlikte büyük bir davranış değişikliği...

Devamını Oku
Kedilerde Obezite
Oca02

Kedilerde Obezite

Obezite sadece insanlarda görülen bir sağlık sorunu değildir. Tıpkı insanlar gibi hayvanlar da obez olabilir. Çoğu kedi sahibi kedilerinin şişmanlamış halini daha çok beğeniyor olsa da, aslında kedilerinin büyük sağlık problemleri ile karşı karşıya olduğunun farkında değillerdir. Kedimin obez olup olmadığını nasıl anlarım? *Kedimizin ideal kilosundan en az %20 fazla olması şeklinde ifade edilebilir. Kedimizin ideal kilosunu saptamak insanlarda olduğu gibi kolay değildir. Hayvanlarda insanlardakinden farklı olarak beden kitle indeksi ölçümü yapılamadığından, ırklar arası farklılıklar (Bir Tekir, bir Siyam kedisinden daha ağırdır) söz konusu olduğundan Vücut kondisyon skoru baz alınarak obezite teşhisi konulabilir. *Kedilerin normal bir simetrisi vardır. Arkadan baktığınızda yuvarlak bir görüntüyle karşılaşıyorsanız, kafası vücuduna göre çok küçük duruyorsa ve hayvanın vücudu çok yuvarlaksa artık o kedi obez demektir. Obezitenin ana nedenleri ; *Çok fazla gıda tüketimi. ( tıpkı diğer memelilerde olduğu gibi…) Birçok kedinin yemeği her zaman ulaşabileceği yerdedir ve ne zaman yemek yemek istese mama kabına gidip yemek yiyebilir. Bu şekildeki beslenme tek başına obeziteye neden olabilecek çok büyük bir faktördür. *Genetik olarak yatkınlık. Çok az yemek yese, çok fazla hareket etse bile, hayvanın metabolizması iyi çalışmıyorsa, kolaylıkla kilo alabilir. *Hormonal dengesizlikler. Kısırlaştırılmış bir kedide olduğu gibi normal seyrindeki bir kedide de  hormonal dengesizlik oluşabilir. Bir...

Devamını Oku
Kedilerde Hayali Gebelik
Ara31

Kedilerde Hayali Gebelik

Bazı dişi kedilerde kızgınlıktan 6-10 hafta sonra çiftleşme olmamasına rağmen gebelik belirtileri görülür. Bu duruma hayali gebelik denir. (Çiftleşmenin olduğu ama gebeliğin gerçekleşmediği durumlarda da hayali gebelik görülebilir.) Belirtiler fizyolojik ve psikolojik olabilir. Memelerden süt gelmesi, iştah ve kilo artışı,karın ağrısı ve karında kasılmalar, hareketlerde azalma, karın bölgesinde şişme fizyolojik belirtilerdir. Kedinin tedirginleşmesi, dışarı çıkmak istememesi, oyuncaklarına farklı (yavrusuymuş gibi) davranması, doğum için yer hazırlaması uzun uzun yalanıp kendini temizlemesi hayali gebelik geçiren kedide gözlemle nen psikolojik değişimlerdir. Bazı dişilerde fizyolojik değişimler olmaksızın sadece psikolojik değişim görülebilir. Hayali gebeliğin sebebi tam olarak bilinmemektedir. Hormonal değişimlerin en önemli sebep olduğu düşünülmektedir. Kedilerdeki kızışma evresinde prolaktin seviyesindeki artışın progesteron hormonu seviyesindeki azalışın hayali gebeliğin oluşumunda rol oynadığı tahmin edilmektedir. Hafif seyreden bazı hayali gebeliklerde belirtiler özel bir tedaviye gerek duyulmadan birkaç hafta içerisinde  kendiliğinden yok olur. Uzun süren  ve tekrarlayan hayali gebeliklerde veterineriniz size uygun bir tedavi önerecektir. Bazı hormon testleri ile sorunun kaynağı anlaşılmalıdır. Bazı sık tekrarlayan durumlarda kedinizi  kısırlaştırmanız veya doğum yaptırtmanız önerilebilir. Kedinizin memelerinden süt geliyorsa , yavru bir kedi  temin edip emzirmesini sağlamayın . Memelerdeki süt üretimi emildikçe artar. Bu durumda kedinizin hayali gebeliği daha uzun  sürer. Sık hayali gebelik geçiren kedilerde meme tümörü riski artar. Uterus(rahim...

Devamını Oku
Köpeklerde Böbrek Yetmezliği
Ara31

Köpeklerde Böbrek Yetmezliği

Hastalığın nedeni nedir? Bu aksamada temel etken filtrasyon kapasitesinin ve geri emilim kapasitesinin düşmesidir ki buna neden olan pek çok etken söz konusudur.Doğrudan böbrekleri ilgilendiren bir hastalığa bağlı olarak şekillenebileceği gibi metabolik, toksik veya organik bir hastalığın üriner sisteme olan etkisi ile de şekillenebilir. Hastalığın hazırlayıcı nedenleri nelerdir? Böbrek yetmezliğinin oluşumuna neden olan ve kolaylaştıran hastalıkları prerenal hastalıklar, renal hastalıklar ve postrenal hastalıklar olarak sınıflandırabiliriz. Prerenal hastalıklar; genellikle kalp ve dolaşım sistemine ait hastalıklardır. Kan basıncının düşmesi, şok, kollaps, kusma ve ishal gibi aşırı sıvı kaybına neden olan durumlar, kanama, peritonitis, antihipertansif ilaç kullanımı ve kalp yetersizliği durumları böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu tür durumlarda böbreklerde patolojik bir değişim ve fonksiyonel bir bozukluk olmamasına karşın kanın yeterli basınç ve miktarda böbreğe gelememesi nedeniyle filtrasyonun aksaması söz konusudur. Renal hastalıklar; böbrek dokusunda hasara neden olan nefritis, pyelonefritis, nefrozis, tümörler, hiperkalsemi, intratubular tıkanmalar, zehirlenmeler ve enfeksiyöz hastalıklardır. Bu durumlardan herhangi birinin varlığında böbrek dokusunda patolojik bir değişim ve buna bağlı olarak böbreğin fonksiyonlarını yapamaması söz konusudur. Postrenal hastalıklar; idrar yolu tıkanmaları, taşları, yangıları ve idrar kesesi hastalıklarıdır. Bu hastalıklar idrarın dışarı atılımına engel olarak geri böbreğe dönmesine ve basınca neden olurlar. Buna bağlı olarak da böbreklerde hasar ve işlevsel bozukluklar gelişir. Ayrıca üre gibi...

Devamını Oku
Köpeklerde Aspirin Zehirlenmesi
Ara27

Köpeklerde Aspirin Zehirlenmesi

Aspirin zehirlenmesi kedi veya köpeğinizin evde ortalıkta durun aspirinleri yemesi veya aspirin içeren ilaçların kullanımında doz aşımı ile oluşur. Kediler köpeklere kıyasla aspirine karşı daha fazla hassasiyet gösterirler. Aspirin zehirlenmelerinde yavru ve genç hayvanlar yetişkinlere oranla daha büyük risk altındadırlar. Aspirin zehirlenmesinin sebep olduğu sorunlar: Gastrointestinal (mide-bağırsak) sorunlar: Köpekler aspirin zehirlenmesinde en çok gastrointestinal sorunlar yaşarlar. Aspirin yiyen hayvanların midesinin vakit geçmeden yıkanması gerekir. Mide ve bağırsaklarda ülser (kanamalı yaralar) Mide-bağırsak delinmesi: batında ağır bakterial enfeksiyona sebep olur. Mide bağırsak delinmeleri acil müdahale edilmezse ölümcül olabilir. Kusma, ishal, mide bulantısı (mide bağırsakta kanama olmuşsa  kusmukta ve dışkıda kan olabilir-dışkıda kan siyahımsı bir dışkı rengine sebep olur) Batında/karında ağrı, hassasiyet İştah kaybı Bitkinlik, uyuşukluk Solunum problemleri : Aspirin beyindeki solunum merkezini uyarır. Buna bağlı olarak aşağıdaki belirtiler görülebilir: Sık soluk alma Bir süre sonra soluma güçlüğü Mental depresyon Nörolojik sorunlar: Aspirin zehirlenmesine maruz kalan kedilerde en çok nörolojik sorunlar (merkezi sinir sistemi kaynaklı) görülür. Bunlar: Huzursuzluk Aşırı heyecan Depresyon Koordinasyon bozukluğu Krizler (nadiren) Kanama: Aspirin içerdiği maddelerden dolayı trombositlerin yapısını bozar ve pıhtılaşmaya mani olur. Vücutta rastgele kanamalara, deride noktasal kanamalara, vücutta morluklara, dişeti kanamalarına sebep olabilir. Böbrek yetmezliği: Aspirin zehirlenmesi böbrek fonksiyonlarını bozarak böbrek yetmezliğine/iflasına sebep olabilir. Hasta hayvanda mide bulantısı,...

Devamını Oku
Kedilerde Kabızlık
Ara24

Kedilerde Kabızlık

Defekasyon (dışkılama) güçlüğü olan kabızlık, sert ve kuru dışkının kalın bağırsak veya rektumda birikimi veya ilerleyememesi olarak tanımlanabilir. Pek çok nedene bağlı olarak şekillenebilen konstipasyon kedilerde sık karşılaşılan kronik bir sindirim sistemi problemidir. Pek çok sindirim sistemi hastalığının seyri sırasında semptom olarak görülebileceği gibi primer bozukluk olarakta şekillenebilir. Kalın bağırsaklarda dışkının geçişine engel olan her türlü etken konstipasyonun şekillenmesine neden olabilir. Normalde kalın bağırsakların fonksiyonu, bağırsak içeriğinden su ve elektrolitlerin emilimi, daha sonrada kontraksiyonlarla dışkının dışarı atılımıdır. Ancak bağırsaklardan geçişin uzun sürmesi ve bu esnada su ve elektrolitlerin normalden fazla emilmesi sert ve kuru dışkının şekillenmesine ve konstipasyonun oluşmasına neden olur. Konstipasyonun nedenleri beslenme, çevresel faktörler, mekanik etkenler, nörolojik nedenler, bazı ilaçlar ve ağrılı dışkılamaya neden olan hastalıklar olarak sayılabilir. Kedilerde konstipasyona neden olan etkenlerin başında tüy yutma gelir. Yalanarak temizlenme esnasında yutulan kıllar sindirilemez ve yumaklaşarak dışkının ilerlemesine engel olabilir. Bu tür konstipasyonlar özellikle uzun tüylü ırklarda oldukça sık şekillenir. Konstipasyona yatkınlığı söz konusu olan uzun tüylü ve çok yalanan kedilerde kıl yumaklarının şekillenmemesi ve dışkı ile kolay atılımının sağlanabilmesi için malt- soft gibi spesifik ürünlerin veya zeytinyağının günlük olarak kullanılması oldukça faydalıdır. Beslenme de konstipasyon şekillenmesinde büyük rol oynar. Selülozdan fakir gıdalar ile beslenme, yetersiz su içilmesi,...

Devamını Oku
Dişi Köpeklerde Yalancı Gebelik
Ara23

Dişi Köpeklerde Yalancı Gebelik

Doğal bir olgu olan yalancı gebelik kızgınlık dönemi sonrasında çiftleşme olsun veya olmasın gebe olmayan köpeklerde yavru özeni ve beslenmesine yönelik içgüdüsel davranışların hayvan gebe olmamasına rağmen şekillenmesidir. Genel olarak prolaktin hormonuna bağlı bir sorundur. Tüm hayvanlarda görülebilir. Ancak sıklıkla köpeklerde nadirende kedilerde görülür. Belirtileri ; İştah ve kilo artışı, karnın büyümesi, memelerin gelişmesi ve süt salgılanması. Özellikle memelerin büyümesi ve süt salgılanması hayvanın kendi memelerini yalaması ve emmesi ile devamlılık gösterebilir.Bu durum hayvanı ve sahibini huzursuz eder. Gelişen memeler enfeksiyonlara karşı duyarlı olduğu gibi, süt salgılanması ev içinde barındırılan hayvanların çeşitli eşyalarda lekeler bırakmasına neden olabilir. Yalancı gebe köpeklerde bazen, huzursuzluk, aktivitenin yavaşlaması, yuva hazırlamakla birlikte annelik davranışları, iştahsızlık, kusma gibi doğuma ilişkin belirtilerde görülebilir. Oyuncaklara olan ilgisi normal zamanlara göre çok artmıştır ve oyuncaklarını devamlı sağa sola taşıma eğilimindedir. Çoğu zaman aynen normal doğumda olduğu gibi doğum hazırlıkları bile yapabilir. Bu dönemde yumurtalıklarda ve uterus dokusunda da hormonların etkisi ile değışimler olmaktadır. Bazı durumlarda ovarium ve rahim ameliyatla alınmış olmasına rağmen yalancı gebelikler görülebilir. Bu tip bir olguda overlerden bir parça kaldığı düşünülebilir. Ancak, operasyondan sonra şekillenen yalancı gebeliklerde hayvanın operasyon sırasında hasta veya hastalığa yakın olmasına ve prolaktin salınımının devam etmesine bağlı olması daha doğrudur. Tedavi...

Devamını Oku
Kedilerde Aspirin Zehirlenmesi
Ara23

Kedilerde Aspirin Zehirlenmesi

*Aspirin; etken maddesi asetil salisilik asit ; analjezik, antienflamatuar, antipiretik ilaçlar içinde en fazla kullanılan en etkin ve en ucuz olanıdır. *Ancak özellikle tedavi dozunu aşan miktarlarda alındığında kedilerde, köpeklere oranla zehirlenme olaylarına daha çok rastlanılır.  Orta ve hafif doz aşımlarında sadece klinik belirtiler gözlenmesine karşın yüksek doz aşımlarında ölümle sonuçlanabilen bir toksititeye sahiptir. İlacın kedilerdeki biyolojik yarı ömrinün uzun olması nedeniyle; köpeklere oranla 10 kez daha toksik etkiye sahiptir. *İlacın terapötik dozu kedilerde oral yolla 100-300 mg köpeklerde ise günde iki kez 300-1000 mg arasındadır. Gelişimi nasıldır? *Kedilerde aspirinin plazmada konsantrosyonunun yüksek düzeylere ulaşması ve yarı ömrünün daha uzun olması zehirliliğini daha çok artırmaktadır. *Salisilik asit kanın pıhtılaşma süresi üzerinde etkin rol oynar ve pıhtılaşma süresini uzatır. Bu nedenle serum protein miktarının artışı yanında kanda karbondioksit miktarında da artmaya neden olarak vücut fonksiyonlarında aksamalara neden olmaktadır. Klinik belirtileri nelerdir? *Hafif zehirlenmeler olarak tanımlanabilecek durumlarda ilk gözlenen klinik belirti bulantı ve kusmadır. Ayrıca solunumun sayısında artış, beden ısısında yükselme ( aspirinin ateş düşürücü etkisi olmasına rağmen ) dehidrasyon, kordinasyon bozukluğu ve dengesizlik görülebilir. İlerleyen durumlarda kordinasyon bozuklukları belirginleşir ve ataksi görülebilir. Hayvanlar dengesini koruyamaz ve yere düşerler. *Daha ağır zehirlenme olaylarında kusma, hiperemi, dehidrasyon ilk gözlenen belirtilerdir. Solunum yetmezliği,...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Mantar
Ara20

Kedi ve Köpeklerde Mantar

TRİCHOPHYTOSİS ( Mantar ) Derinin yüzeysel mikotik enfeksiyonudur. Hastalığın nedeni nedir? Köpeklerde tricophytosis’e neden olabilen bir çok mantar türü vardır. Köpek ve kedilerde Microsporum canis , M.gypseum , Trichopyton mentagrophytes , M.felis en fazla görülen mantar türleridir. Hastalığın gelişimi nasıldır? Deriye ulaşan mantar 2 gün içerisinde kıl folliküllerine yerleşir ve kıllarla çoğalır. Kıl folliküllerinde yangısal bir ödem şekillenir. ikincil bakteriyel enfeksiyonların devreye girmesi sonucu kıl dökülmesine ve apse oluşumuna yol açan follikulitis şekillenir. Kıllar çabuk kırılır ve dökülür. Hastalığın tipik seyrinde mantarın yerleştiği yerde daire şeklinde bir yayılım görülür. Her bulaşmada enfeksiyon söz konusu değildir. Vücut direnci düşük , iyi beslenememiş, depresyon ve stres durumu enfeksiyon oluşumunda etkin rol oynar. Hastalık daha çok genç hayvanlarda görülür. Hastalık nasıl bulaşır? Hastalık direk temas yolu ile veya mantar etkenleri ile enfekte olan fırça, kafes gibi malzemelerle bulaşır. Enfekte uzun tüylü kediler çevresi için enfeksiyon kaynağıdır. Ölü kıllar enfeksiyonu bulaştırmaz. Hastalığın belirtileri nelerdir? Çoğunlukla baş, kulak, yanak, kuyruk ve bacaklara yerleşir. Tipik olaylarda , sınırları belirgin yuvarlak veya oval, kızarık, kaşıntılı ve kılsız odaklar görülür. Kıllar kırılmıştır. Zamanla tüysüz alanlar genişler ve birbirleriyle birleşerek harita tarzında bir görünüm oluşur. Lezyonların merkezinde renk koyulaşması ve kepeklenme gözlenir ve genellikle kıllar yeniden çıkar. Hastalık...

Devamını Oku
Kedilerde İlk Yardım
Ara19

Kedilerde İlk Yardım

Kediniz de aynı insanlar gibi acil ilk yardıma ihtiyaç duyabileceği tatsız kazalara uğrayabilir. Kedi sahipleri evlerinde bir ilk yardım çantası bulundurmalıdır. Bu çantanın içinde olması gerekenler: Antiseptik solüsyon –biokadin, zefiran Makas, pens, cımbız, enjektör Pamuk, tampon, sargı bezi, flaster, turnike Digital termometre Anestezik pomat-anestol Antibiyotikli pomat—terramycin, furacin, bactroban Antihistaminik pomat ve tablet—avil, tavegyl Amonyak, oksijenli su, alkol Kedilerde Suni Tenefüs: Kedinizin solunumu durmuşsa suni teneffüs yapmanız gerekir. Kediyi yatırın. Kafasını hafifçe ileri çekerek boynunu düz bir konuma getirin. Ağzını kapatın ve burnuna ağzınızla hava üfleyin. Bunu yaptığınızda göğsü inip kalkıyorsa doğru yapıyorsunuz demektir. Solunum başlayana kadar devam edin. Küçük ve yavru kedilerin ciğerlerine çok sert üflemeyin, ciğerlerini yırtabilirsiniz. Kalp Masajı: Kalp masajı ancak kedinizin kalbinin durduğuna (nabız atışı olmaması durumu) emin olduğunuz durumlarda uygulanmalıdır. Nasıl yapılması gerektiğini veterinerinizden size öğretmesini isteyin. Bilmiyorsanız veya kedinizin nabzının atmadığından emin olamıyorsanız denemeyin.Kalbi durmamış bir kediye kalp masajı uygularsanız ölümüne sebep olabilirsiniz. Şok Tablosu: Kedinizin şoka girdiğini anlamak için dişetlerine 2 saniye süreyle bastırın. Eğer dişeti eski pembe haline ilk 2-3 saniye içinde dönmüyorsa büyük olasılıkta kediniz şoktadır. Solunumunu ve kalp atışını kontrol edin. Kedilerde İlk Yardım Gerektiren Durumlar İlk yardım gereken bir durumda kedinizi tutmakta zorlanıyorsanız, kedinizin üstüne kafasını ve ön patilerini örtecek...

Devamını Oku
Hayvanlarda Epilepsi Hastalığı (Sara)
Ara19

Hayvanlarda Epilepsi Hastalığı (Sara)

Beyinde herhangi bir makroskobik lezyon olmaksızın meydana gelen ve kriz nöbetleri ile karekterize bir hastalıktır. Kedi ve köpeklerde tüm yaşlarda epilepsi çıkabilir. Her ne kadar epilepsi krizinin insidansı, kedilerde % l gibi düşük rakamla ifade edilse de , köpeklerde bu oran çok daha yüksektir. Hastalık sebebi nedir ? *Hayvanlarda hakiki epilepsiye çok nadir rastlanır. Genellikle semptomatik ve reflektorik epilepsilere daha çok rastlanır. Semptomatik orijinlilere daha çok sinir sistemine lokalize olmuş ve beyne basınç yapan patolojik bozukluklarda rastlanır. Özellikle beyin tümörlerinde, beyin kanamalarında, ciddi encefalistlerde, encefalomiyelitis ile karekterize hastalıklarda görülür. *Beyin dışındaki organ rahatsızlıklarında  da epileptoit tarzda nöbetler görülebilir. Özellikle genç hayvanlarda ascaridiozis, iç kulak yangıları, karaciger hastalığı, böbrek hastalığı, zehirlenmeler, kalp hastalığı, kan şekeri düşüklüğü, zehirlenmeler, enfeksiyon ve sinir-kas problemleri de epileptoik nöpetlerin kaynağı olabilir. *Epilepsi genellikle 6 ay ve 5 yaş arasındaki köpeklerde düzensiz nöbetlerle ortaya çıkar ve beynin serebrum olarak adlandırılan kısmının sinir hücrelerinden başlangıç alır. *Sinir sistemindeki normal çalışan düzenin neden bozulduğu henüz anlaşılamamakla beraber; Araştırmalar orjin olarak köpek epilepsisinin insan epilepsisinden farklı olmadığını ortaya koymuştur. *Bazı kaynaklar sinirler arasında iletişimi sağlayan kimyasal mekanizmanın geçici olarak bozulması sonucu bu durumun oluştuğunu bildirmektedirler. Beynin içindeki nöyron dediğimiz sinir hücrelerinin düzensiz bir şekilde uyarım almasıyla kontrol dışı nöbetler görülür....

Devamını Oku