Köpeğinize Oyuncak Seçerken Bunlara Dikkat Edin!
Oca22

Köpeğinize Oyuncak Seçerken Bunlara Dikkat Edin!

*Oyun bir köpeğin sosyalleşmesi ve eğitiminde önemli bir rol oynar. Son yıllarda konunun önemi ve bir köpeğin sosyalleşmesinde oyunun rolü daha fazla ön plana çıkmıştır. Bu nedenle eğitmenler tarafından daha fazla önem gören, insanlar ve köpekler için eglenceli bir spor olarak tanımlanan “Agility” popülarite kazanmıştır. Ancak günlük yaşam şartları pek çok kişi için zamansızlık problemini getirmekte ve oyuncak zorunlu hale gelmektedir. İster yavru ister se yaşlı olsun bir köpeğin enerjisini harcayabilmesi için de olsa oyuna ihtiyacı vardır. Ancak oyun ve oyuncaklar iyi bir eğitim aracı olduğundan özellikle yavru döneminde daha fazla önem taşımaktadır. *Bu nedenle oyuncak seçiminde bazı detaylara dikkat edilmelidir. Doğal olarak bu seçim sırasında yavru veya yetişkin köpeğinizin tercihi çok daha önemlidir. Bunu anlayabilmek için köpeğinizin mizacını bilmeli ve hangi tür oyuncaklarla daha fazla zaman geçirdiğine dikkat etmeniz gereklidir. *Köpeğiniz bir oyuncak ile oynarken neler yapıyor, onu ısırıp bırakıyormu, parçalayarak veya yırtarak mı oynuyor yoksa onu saklamayı mı tercih ediyor. Eğer köpeğiniz parçalayarak ve yırtarak oynamayı seviyorsa tercihiniz sert kauçuk oyuncaklar, kauçuk top veya kemikler gibi dayanıklı malzemeden üretilmiş bir oyuncak olmalıdır. Eğer ısırıp bırakıyor ve parçalamıyor ise sesli veya sessiz lateks oyuncakları ve peluş oyuncakları tercih edebilirsiniz. *İlgisini çeken oyuncakları seçtiğiniz taktirde oyun oynama ve dolayısı...

Devamını Oku
Köpeklerde Hapşırık ve Burun Akıntısının Nedenleri
Oca22

Köpeklerde Hapşırık ve Burun Akıntısının Nedenleri

Köpeklerde hapşırma ve burun akıntısına sebep olan birçok problem olabilir. Soğuk algınlığı, sinüzit, polen alerjileri, boya-badana kokusu, buruna kaçan pisi pisi otu ve diğer yabancı cisimler nedeniyle oluşabileceği gibi tümör gibi daha ciddi hastalıklardan da kaynaklanabilir. Aşırı sayıda ve peş peşe oluşan hapşırık nöbetleri genellikle alerjiler, enfeksiyonlar, yabancı cisimler ve tümörlerden kaynaklanır. Alerjiler, genellikle mevsimsel olarak çoğu kez polen ve diğer bitki liflerinden ötürü olur. Ağaç polenlerinin neden olduğu alerjiler en çok ilkbahar sonlarında ve yaz başlarında görülürken, çimen ve ot polenleri yaz ortalarında, diğer bazı bitkilerin de polenleri sonbahar aylarında alerji yapabilmektedir. Sigara dumanı, boya kokusu da alerji yapabilir. Alerji nedeniyle oluşan hapşırmalarda hapşırık nöbeti belli periyotlarla devam eder ve durur. Hapşırmanın yanında gözlerde sulanma, patilerinde ve vücudun diğer yerlerinde kaşıntı ve kızarıklıklar da görülür. HAPŞIRIK KRİZLERİ Enfeksiyonlara bağlı hapşırıklar köpeklerde daha ciddi hastalıkların habercisidir. Bakteri, virüs veya mantar enfeksiyonlarından kaynaklanabilecek hapşırıkları takiben burundan tek veya çift taraflı olarak iltihaplı ve bazen de kanlı bir akıntı gelebilir. Enfeksiyonlar tedavi edilmediğinde kronikleşebilir ve köpekte iştahsızlık, ateş ve halsizlik de dikkati çekebilir. Buruna kaçan ot, böcek, tel parçaları ve benzeri yabancı cisimlerden kaynaklanan hapşırıklarda, dakikada 10-20 kez ve sürekli oluşan bir hapşırık krizi izlenir. İçeri kaçan cismi hapşırarak çıkarma çabası...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Nefes Kokusu Nedenleri
Oca16

Kedi ve Köpeklerde Nefes Kokusu Nedenleri

Kedi ve köpek sahiplerinin sık karşılaştıkları problemlerdendir. Genellikle diş ve diş eti hastalıklarından kaynaklanır. Bakteriler, salya, gıda artıkları birleşerek dişler üzerinde plaka (diş kiri, tabaka) oluşturabilir. Bu oluşumlar kötü nefes kokusunun temel nedenlerindendir. Diş ve ağız bakımı ihmal edildiğinde diş etlerinde yangı, diş taşları ve diş çürükleri  gelişebilir. Kötü nefes kokusunun diğer nedenleri: *Şeker Hastalığı, Böbrek hastalıkları, mide-barsak hastalıkları * Kanser, konstipasyonlar *Bazı viral ve bakteriyal enfeksiyonlar. *Ağız boşluğu hastalıkları *Solunum yolu hastalıkları *Beslenme ile ilgili, bozuk veya bozulmaya yüz tutmuş sofra artıklarının tüketilmesi *Diğer ağız hastalıkları, ör. Bademcik iltihapları, bağışıklık sistemi hastalıkları. Kötü nefes kokusu yakınması çoğu zaman önemli bir hastalığın belirtisi olabilir, üzerinde durulmalı, Veteriner Hekim tarafından muayene edilmelidir. Yediği bir şeyden kaynaklanmayıp çok daha ciddi bir hastalık nedeni ile ise ilerlemeden sağaltımı mümkün...

Devamını Oku
Köpeklerde Kist Aşısı
Oca13

Köpeklerde Kist Aşısı

Genellikle kist aşısı diye bilinen bu uygulama aslında bir antiparaziter ilaçlamadır.  Bu uygulama iç parazitlerden  Tenya, Ascarit, Kancalı kurt, kamçılı kurt(Trichuris) kaynaklanan enfestasyonların engellenmesine ve sağaltımına yöneliktir. Bu uygulama hayvan sağlığı açısından olduğu gibi insan sağlığı açısından da önemlidir. Bilindiği gibi köpekler tüy döken canlılardır. Dökülen tüylerin üzerine bulaşmış parazit yumurtaları, özellikle de echinococ yumurtaları, insan sağlığı açısından önemlidir. Köpekler echinococus granulosus’un konakçısıdır. Bu parazit köpeklerin ince bağırsağında yaşar ve yumurtalarını dışkıyla dış ortama çıkarır. Bulaşma, parazite karşı aşılanmamış köpeklerin, tüylerine bulaşan yumurtaların veya enfekte hayvanın dışkısıyla kontamine olmuş yiyeceklerin (marul, maydanoz v.s), insanlar tarafından herhangi bir şekilde ağız yoluyla alınması sonucu olur. Echinococ yumurtalarının ağız yoluyla alınması sonucunda da insanlarda hidatik kist şekillenir. Kistler karaciğer, böbrek, kalp, pankreas, beyin ve göz gibi organlara yerleşir ve yerleştiği organlarda işlevsel bozukluklara neden olurlar. İlerlemiş olaylarda kistin patlaması ölüme neden olabilir. Korunma : *Hastalıktan korunmanın temel şartı, köpeklere çiğ gıdaların kesinlikle verilmemesidir. *Kişisel temizlik ilkelerine dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile yıkandıktan sonra tüketilmelidir. *Sahipli köpekler ile özellikle belediyelerce kurulan sokak hayvanları bakım, müşahade, kısırlaştırma ve rehabilitasyon merkezlerine getirilen sokak hayvanlarıda Echinococcus granulosus yönünden tedavi edilmelidir. *Kontrolsüz hayvan kesiminin önlenmesi için tedbirler alınmalıdır. *Köpekler birbirinin anüslerini koklarken...

Devamını Oku
Köpek Sahiplenmeden Önce….
Oca13

Köpek Sahiplenmeden Önce….

Evinize evcil hayvan almaya karar vermeden önce, eve gelecek yeni bir canlının getireceği sorumluluklara hazır olup olmadığınızı iyice düşünmeniz gerekir. Evinize gelen köpek sizinle beraber yaşayacağı için sorumluluklarını iyi bilmeniz ve ona ayırabilecek bütcenizin ve vaktinizin olması gerekir. Örneğin köpekler sabah ve akşamları ihtiyaçları için dışarı çıkarılmalı, uzun tüyleri fırçalanmalı, 20 günde bir banyo yaptırılmalı ve veteriner hekim kontrolünde olmalı. Ailenizdeki herkes eve köpek alınması konusunda hem fikir mi? Sorumlulukları sizinle paylaşacaklar mı? Çünkü köpekler kendilerine yöneltilen duyguları bizlerden çok daha fazla güçlü algılamaktadırlar. Yavru köpekler ilk 4 – 6 haftalık gelişim süreci sonunda annesinden ayrı yaşayabilecek duruma gelir. Yeni arkadaşınızla tanışmanız genellikle bu dönem sonunda olur. Bu tanışma barınaklarda, sokaklarda, pet-shoplarda, köpek yetiştirme çiftliklerinde ya da annenin yanında gerçekleşir. Bu yeni arkadaşlığın uzun sürecek mutlu ve eğlenceli bir dostluğa dönüşmesinin ilk şartı, hayat şeklinize en iyi uyum sağlayacak yavruyu seçmek olacaktır. Küçük, orta veya büyük? Uzun tüylü ya da kısa? Tembel ya da oyuncu? Bunlar seçeneklerinizin sadece küçük bir kısmı. Bu yüzden köpek seçimi aklınızı karıştırabilir. Ama biraz dikkat ve araştırmayla size en uygun köpeğe sahip olabilirsiniz.Bu noktada cevaplandırmanız gereken en önemli soru “Nerede yaşıyorsunuz ve köpeğiniz için sağlayabileceğiniz olanaklar nelerdir?” olacaktır. Büyük ve bahçeli bir evde kalıyorsanız...

Devamını Oku
Kedi Bakımı
Oca09

Kedi Bakımı

Kedinizin kendini güvende hissedebileceği kendine ait bir yuvası, her zaman temiz tuvalet kabı ve temiz suyuyla maması hep aynı yerinde durmalıdır. Uzun tüylü kedilerde günlük bakım olarak tüylerin fırçalanması, gözlerin temizlenmesi gerekir. Tüylerin ve derinin bakımlı ve sağlıklı kalmasını sağlamak için beslenmelerine ve gerekli vitamin takviyelerine dikkat edilmelidir. Hayvanınızın tüy yapısına uygun olan fırçalar seçilmeli ve buna alışmaları sağlanmalıdır. Bu yüzden de fırçalama işlemine de yavruyken başlamakta yarar vardır.  Günlük olarak parmak araları kontrol edilmeli , batan veya sıkışan bir cismin iltihabik bir duruma yol açması engellenmelidir. Kendine ait top ve oyuncaklar onun sıkılmasını ve koltukları tırmalamasını engeller. Kediler banyo yapmaktan hoşlanmazlar ve tüylerini yalayarak temizlerler. Bu yüzden de tüylerinin günlük olarak taranması önemlidir. Bu sayede tüy yumaklarını yutmaktan kedinizi alıkoymuş olursunuz. Hoşlanmasalar da kediler de banyo yapabilirler. Ancak derilerinin hassas olduğunu göz önüne alınarak mutlaka dermatolojik şampuanlar kullanılmalı, asla insanlara özel ürünler kullanılmamalıdır. Kediler, köpeklere göre tuvalet konusunda çok daha problemsizdirler ve kabı temiz olduğu sürece, kızgınlık dönemi hariç, etrafı kirletmezler. Çoğu zaman kedinize tuvalet kabının yerine bir kez göstermeniz yeterlidir. 0-2 HAFTA: *Annelerinin bakımında olan bu dönemdeki yavrular,zamanlarının tümünü süt emerek ve anneleri yanlarında yokken ağlayarak geçirirler.Bu dönemde fiziksel organlar yavaş yavaş belirginleşecek,gözler kapalı kalmaya devam edecek...

Devamını Oku
Köpeğinizin Dişleri ve Bakımı
Oca08

Köpeğinizin Dişleri ve Bakımı

Bebeklerin gelişimi evresinde süt dişlerinin çıkışı ve onların dökülerek yerlerine kalıcı dişlerin gelmesi esnasında, diş etlerinin karıncalanması nedeniyle, ısırma isteği doğacaktır. Ellerinizi, bacaklarınızı, masa, sehpa kenarlarını, duvar çıkıntılarını ısırdığını göreceksiniz. Bu dönemde kesinlikle sizi ısırmasına izin vermeyiniz ve ısırmak istediği zaman sert oyuncak veya doğal kemikler veriniz. *Tavuk kemiği asla vermeyiniz. Tavuk kemikleri uzunlamasına kırıldığı için mide ve bağırsaklara batma riski yüksektir. *12 -15 günde göz kapakları açılır. *2 – 3 haftada üst kesici ve köpek dişleri çıkar. *3 – 4 haftada alt kesici ve köpek dişleri çıkar *Bir aylıkken bütün süt dişleri çıkmıştır. *İki aylıkken süt dişleri aşınmaya başlar. Dört aylıkta süt dişleri sallantılı ve düşmeye hazırdır. 4–5 aylıkta süt dişleri yerine kalıcı dişler gelir. *Yedi aylıkta bütün kalıcı dişler aynı seviyede çıkarlar Dişlerin görevi; alınan gıdaları küçük parçalara ayırıp sindirim organlarına ulaştırmaktır. Doğduktan hemen sonra birkaç hafta içinde süt dişleri çıkmaya başlar. Yavrularda yirmi sekiz adettir. Bunlar zamanla düşerler yerlerine kalıcı dişler çıkmaya başlar. Kalıcı dişler yedi aylıkken tamamlanır ve sayıları kırk ikidir. Süt dişlerini dökme esnasında diş etlerinde kızarmalar, kanamalar, vücut ısısında artış, yeme isteğinde azalma, ağlama görülebilir. Bu durum bir veya iki gün süreceğinden, genel durumu bozulmadıkça ağrı kesici veya ateş düşürücü ilaçlar verilmez. *6–7...

Devamını Oku
Köpeklerde Yaşlılıkta Görülen Sorunlar
Oca08

Köpeklerde Yaşlılıkta Görülen Sorunlar

Obezite büyük bir sağlık riskidir. Yaşlı köpeklerin hareketliliği azalmıştır. Öyleyse buna uygun olarak aldığı kalori miktarı azaltılmalıdır. Bu uygulama eklemlerine düşen basıncı azaltacak, kalp yetmezliği, böbrek ve karaciğer hastalıkları, sindirim sistemi hastalıklarına yakalanma riskini düşürecektir. Gıdasında lif oranı, yağ asitleri ve vitamin oranları artmalı sodyum, yağ ve protein oranı azaltılmalıdır. Eklem yangıları, eklemlerde hafif tutukluktan eklem hareketsizliğine kadar değişik aralıktaki sorunlara yol açar. Egzersiz programı köpeğinizin kondisyonu kadar kas yoğunluğu ve gerginliğinin devamı için gereklidir. Sıcak ve soğuğa dayanamama, yaşlılıkta ortaya çıkar çünkü yaşlılıkta köpeğinizin vücut ısısını kontrol eden hormonları eskisi gibi çalışmamaktadır. Yatağını ısıtıcıya daha yaklaştırın ve soğuk günlerde onu evde tutun. Diş kaybı ve diş çürükleri, sadece çiğnemeyi zorlaştırmaz aynı zamanda bakteriyel hastalıklara ve tümörlere de hazırlayıcı etki yapar. Dişleri fırçalamak ve temiz tutmak bu riskleri en aza indirir. Prostat büyümesi ve meme tümörleri, çoğu zaman kısırlaştırılmamış köpeklerde teşhis edilmektedir. Genel sağlık kontrollerinde prostat büyümesi ve meme tümörleri yönünden de kontrol ettirmelisiniz. Yalnızlık endişesi, yaşlı köpeklerde daha çok görülmesinin sebebi artık köpeğiniz stresin üstesinden gelemiyor oluşudur. Saldırgan davranışlar, gürültü korkusu, artan havlamalar ve iniltiler huzursuz uyku belirtileridir. Medikal tedaviler ve davranış değiştirme yöntemleri çözümde anahtardır. Deri ve tüy sorunları, yaşlanmak demek derinin esnekliğini yitirmesi ve daha kolay...

Devamını Oku
Köpeklerin Vücut Isısını Ölçme
Oca07

Köpeklerin Vücut Isısını Ölçme

Köpekler hastalandıklarında birçok insan köpeğin ateşine bakmak ister. Ancak kulaklara, buruna veya kafaya dokunarak köpeğin ateşi olup olmadığını anlamaya çalışmak iyi bir metot değildir. Köpeğinizin ateşini doğru bir şekilde ölçmeyi öğrenmek acil bir durum olup olmadığını anlamanız için gereklidir. Köpeklerde vücut ısısı rektal olarak alınmalıdır. Bunun için oral veya rektal termometreler kullanılabilir. Ayrıca dijital veya cıvalı termometreler de mevcuttur. İnsanların ve köpeklerin kulak kanalları farklı olduğundan, kulak termometreleri köpeğinizin ateşini ölçmek için çok uygun değildir. Cıvalı termometre kullanıyorsanız, kullanmadan önce termometreyi sallayıp dereceyi düşürmeyi unutmayınız. Köpeğin Ateşinin ölçülmesi *Köpeğin ateşinin ölçülmesi sırasında sakince durması çok önemlidir. En iyisi siz ateşini ölçerken bir yardımcının da köpeği tutmasıdır. *Bir yardımcı köpeğin kafasını ve vücudunun ön kısmını ona sarılarak sıkıca tutmalı. *Bu arada siz de kuyruğunu tutup hafifçe yukarı kaldırın ve termometreyi rectum’a yerleştirin. Rectum kuyruk dibinin hemen altında yer almaktadır. Ancak termometreyi yerleştirmeden önce bir pomat, vazelin vb. ile kayganlaştırmayı unutmayınız. Termometreyi yaklaşık 2,5cm ilerletin ve cıvalı termometreler için 2dk, dijital termometreler için sinyal verene kadar bekletin. *Şimdi termometreyi çıkarıp okuyun. *Köpeklerde normal vücut ısısı 37,5-39º C tır. Eğer köpeğinizin vücut ısısı bu derecenin üzerindeyse acilen veteriner hekiminize...

Devamını Oku
Muhabbet Kuşlarında Kusma
Oca06

Muhabbet Kuşlarında Kusma

Kusmanın nedenleri sonuçları ve teşhis yöntemleri Muhabet kuşlarında kusmanın nedenleri oldukça fazla… Kusma tek başına bir hastalık olmadığını söyleyerek başlayalım. Kusma muhabbet kuşlarında normal kabul edilebeileceği gibi Kuşunuzun ölümüne neden olabilecek hastalıklarında belirtisi olabilir. O yüzden kusmanın şeklini, zamanını, yerini, sıklığını ve miktarını çok iyi tanımlamak gerekir. Muhabbet kuşları yavrularını kustuğu yemle beslerler. Bu durumdaki kusma normal kusma olarak nitelendirilebilir. Yani Muhabbet kuşunuzun yavruları varsa ve yavrularını beslemek maksadıyla kusuyorsa bu normal kabul edilir. Bunun haricindeki her türlü kusma hastalığa bağlı kusma olarak kabul edilir. Muhabbet kuşları psikolojik sebeblere bağlı olarakda arada bir kusabilirler. Bazen aşırı heyecan ve stres kusmaya neden olabilir. Bu durumda kusma tek bir sefer olur ve tekrar etmez. Uyaran ortadan kalktığı zaman kusma olayı da ortadan kalkar. Şayet stres faktörü yada kuşun aşırı uyarılmasına neden olan obje (ki bu sahibi de olabilir- Bazan muhabbet kuşları sahiplerine aşırı bağlı olurlar ve onları gördüklerinde heyecandan kusabilirler) sürekli muhabbet kuşuyla birlikteyse bu ciddi bir problem oluşturur ve tedavi edilmezse kuşunuzun ölümüne neden olabilir. Muhabbet kuşlarında pek çok hastalık Kusmaya neden olur. Bu hastalıklar ; Protozooal hastalıklar Vitamin eksiklikleri :ADE vitaminleri Yutulan yabancı cisimler: Küçük oyuncaklar, kağıt v.b. Tümörler : İç organlarda gelişen tümörler Yumurtlama bozuklukları : Yumurtlayamamaya neden olan...

Devamını Oku
Kedilerde Karaciğer Yağlanması
Oca06

Kedilerde Karaciğer Yağlanması

Karaciğer yağlanması, hepatositlerde aşırı miktarda trigliserid birikmesiyle karakterize metabolik bir hastalıktır. Karaciğerin toplam ağırlığının %5’inden fazla trigliserid birikimi hepatik lipidozis olarak tanımlanmaktadır. Kedilerde en sık görülen karaciğer hastalıklarından biridir. Her yaşta ve her ırk kedide hastalık oluşmakla birlikte dişi kediler, erkeklere nazaran daha çok etkilenmektedirler. İştahsızlık öncesi dönemde bir kedinin aşırı kilolu olması klinik hepatik lipidozis riskini artırmaktadır. Hastalığın Gelişimi *Hepatik lipidozis, kedinin stres ya da başka bir nedenden dolayı  en az 2 hafta süren bir açlığı takiben oluşur. Kedinin vücudu enerji üretmek için yağları kullanmaya başlar. Ancak, kedinin metabolizması yağları gerektiği şekilde işleyemediği için yağ hücreleri karaciğerde birikme yapar ve karaciğerin işlevini yerine getirmesine engel olur. *İştahsızlığa neden olan başka bir hastalık saptandığında hastalık sekunder hepatik lipidozis olarak tanımlanırken, aksi durumda primer veya idiopatik hepatik lipidozis terimi kullanılmaktadır. Karaciğer yağlanması, başka karaciğer hastalıklarına eşlik edebilir. Hastalığın Belirtileri *Hastalığın nedeni ve en açık görülen belirtisi iştahsızlıktır. Karaciğer yağlanmasının ilk safhalarındaki  kedi biraz kilo kaybeder. Hastalığın ileri safhalarında kilo kaybı ciddi boyutlara ulaşır. Halsizlik, aşırı salya, kusma, sarılık (deri, kulak içleri ve diş etleri), zaman zaman aşırı miyavlama, genel durum bozukluğu, hayvanların sepetlerinde ilgisiz durması, bir köşeye girip saklanması, körlük ve koma gibi davranış bozukluklarıdır. *Kedilerde hemen hemen tüm hepatik...

Devamını Oku
Hamile Köpeklerde Görülen Davranış Değişiklikleri
Oca03

Hamile Köpeklerde Görülen Davranış Değişiklikleri

Tüm dişilerde olduğu gibi köpeklerde de gebelik ve doğum özel bir dönemdir. Bu dönemde vücuttaki tüm hormonlarda farklılaşım söz konusudur. Annelik de içgüdüsel bir davranıştır ve bu davranışların hormonlar ile yakından ilişkisi vardır. Özellikle LTH (Luteotrop hormon) sütün salınması gibi önemli bir annelik vazifesini sağlayan hormondur. İlk kez doğum yapan bir köpeğin yavrularını emzirmesi hormonların annelik dürtüsü ile olan bağlantısını daha iyi açıklayabilir. Hormon mekanizması birbirini stimüle ederek çalışır ve yumurtlamadan başlayarak gebeliğin sonuna hatta doğum ve süt salınmasına kadar pek çok mekanizmanın temelini oluşturur. Vücutta şekillenen bu hormonal değişimlere bağlı olarak köpeğin davranışlarında da bazı değişimler gözlenir. Ancak karakter değişimlerinde etkin olan sadece hormonlar değildir. Çevresel faktörler ve stress de önemli rol oynamaktadır. Örneğin gebelik döneminde yaşanılan olumsuz bir olay (sahibinden ayrılma gibi) anne köpeğin doğum sonrasında yavruları ile ilgilenmemesine neden olabilir. Bunun yanında sahibine karşı agresif bir tutum içine de girebilir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde belirginleşen davranış değişimlerinde neden annelik içgüdüsü ile yavrularını koruma dürtüsünün başlamasıdır. Henüz doğum yapmamış olmasına karşın yavrularını güven içerisinde doğurabileceği bir yer arayışı içindedir. Bu dönemde yer seçimi anne için çok önemlidir ve yapılacak her hangi bir değişim onun huzurunu kaçırabileceği gibi saldırganlaşmasına neden olabilir. Doğum ile birlikte büyük bir davranış değişikliği...

Devamını Oku
Köpekler için Zararlı Gıdalar
Oca02

Köpekler için Zararlı Gıdalar

İnsanların ve birçok hayvan türünün yemesinde sakınca olmayan pek çok gıda maddesi köpekler için tehlike yaratabilmektedir. *Bunun nedeni ; köpeklerin farklı metabolizmaya sahip olmalarıdır. Bu gıdalardan bazıları sadece hafif sindirim problemleri yaparken, bazıları da ciddi rahatsızlıklara ve hatta ölüme sebep olabilmektedir. Köpekler kemik yer , kediler de süt içer genellemesi günümüz bilgileri ışığı altında çok da doğru olmamaktadır… Özellikle aşağıda belirtilen gıda maddelerinin köpeklere verilmemesi ve erişemeyecekleri yerlerde saklanmaları son derece önemlidir. Hayvan Kemikleri (Tavuk,kuzu..vb) ve Balık Kılçığı ; Sindirim sisteminde tıkanma ve yırtılmalara sebep olabilir.Bu tıkanıklık ve yırtılmalar köpeğinizin sürekli kusmasına , enfeksiyonlara açık hale gelmesine,şiddetli kanamalara ve hızlı bir şekilde ölümüne sebep olabilir. Çikolata, Kahve, Çay ve Kafeinli Maddeler ; Çikolata sadece şeker içerdiği için köpeklere zararlı zannedilmektedir . Aslında zararlı olmasının asıl önemli nedeni içerdiği birtakım maddelerdir. Çikolata Kalp-damar ve sinir sistemini etkileyen kafein, theobromine ve theophylline içermektedir. Bu maddeler merkezi sinir sistemini uyararak kalp atım sayısında artışa neden olurlar (taşikardi). Theobromine ve kafeinin öldürücü dozu 100-200 mg/kg olarak belirlenmiştir. Hafif ve orta dereceli belirtiler yanısıra felçler ve ölümle sonuçlanan vakalar mevcuttur. İçerdiği maddeler plasentayı geçtiği için anne karnındaki yavruyu ve süte geçtiği için annelerini emen yavruları da aynı oranda etkilemektedir.Bu sonuçlara maruz kalmamak için lütfen ödül olarak...

Devamını Oku
Kedilerde Obezite
Oca02

Kedilerde Obezite

Obezite sadece insanlarda görülen bir sağlık sorunu değildir. Tıpkı insanlar gibi hayvanlar da obez olabilir. Çoğu kedi sahibi kedilerinin şişmanlamış halini daha çok beğeniyor olsa da, aslında kedilerinin büyük sağlık problemleri ile karşı karşıya olduğunun farkında değillerdir. Kedimin obez olup olmadığını nasıl anlarım? *Kedimizin ideal kilosundan en az %20 fazla olması şeklinde ifade edilebilir. Kedimizin ideal kilosunu saptamak insanlarda olduğu gibi kolay değildir. Hayvanlarda insanlardakinden farklı olarak beden kitle indeksi ölçümü yapılamadığından, ırklar arası farklılıklar (Bir Tekir, bir Siyam kedisinden daha ağırdır) söz konusu olduğundan Vücut kondisyon skoru baz alınarak obezite teşhisi konulabilir. *Kedilerin normal bir simetrisi vardır. Arkadan baktığınızda yuvarlak bir görüntüyle karşılaşıyorsanız, kafası vücuduna göre çok küçük duruyorsa ve hayvanın vücudu çok yuvarlaksa artık o kedi obez demektir. Obezitenin ana nedenleri ; *Çok fazla gıda tüketimi. ( tıpkı diğer memelilerde olduğu gibi…) Birçok kedinin yemeği her zaman ulaşabileceği yerdedir ve ne zaman yemek yemek istese mama kabına gidip yemek yiyebilir. Bu şekildeki beslenme tek başına obeziteye neden olabilecek çok büyük bir faktördür. *Genetik olarak yatkınlık. Çok az yemek yese, çok fazla hareket etse bile, hayvanın metabolizması iyi çalışmıyorsa, kolaylıkla kilo alabilir. *Hormonal dengesizlikler. Kısırlaştırılmış bir kedide olduğu gibi normal seyrindeki bir kedide de  hormonal dengesizlik oluşabilir. Bir...

Devamını Oku
Kedilerde Hayali Gebelik
Ara31

Kedilerde Hayali Gebelik

Bazı dişi kedilerde kızgınlıktan 6-10 hafta sonra çiftleşme olmamasına rağmen gebelik belirtileri görülür. Bu duruma hayali gebelik denir. (Çiftleşmenin olduğu ama gebeliğin gerçekleşmediği durumlarda da hayali gebelik görülebilir.) Belirtiler fizyolojik ve psikolojik olabilir. Memelerden süt gelmesi, iştah ve kilo artışı,karın ağrısı ve karında kasılmalar, hareketlerde azalma, karın bölgesinde şişme fizyolojik belirtilerdir. Kedinin tedirginleşmesi, dışarı çıkmak istememesi, oyuncaklarına farklı (yavrusuymuş gibi) davranması, doğum için yer hazırlaması uzun uzun yalanıp kendini temizlemesi hayali gebelik geçiren kedide gözlemle nen psikolojik değişimlerdir. Bazı dişilerde fizyolojik değişimler olmaksızın sadece psikolojik değişim görülebilir. Hayali gebeliğin sebebi tam olarak bilinmemektedir. Hormonal değişimlerin en önemli sebep olduğu düşünülmektedir. Kedilerdeki kızışma evresinde prolaktin seviyesindeki artışın progesteron hormonu seviyesindeki azalışın hayali gebeliğin oluşumunda rol oynadığı tahmin edilmektedir. Hafif seyreden bazı hayali gebeliklerde belirtiler özel bir tedaviye gerek duyulmadan birkaç hafta içerisinde  kendiliğinden yok olur. Uzun süren  ve tekrarlayan hayali gebeliklerde veterineriniz size uygun bir tedavi önerecektir. Bazı hormon testleri ile sorunun kaynağı anlaşılmalıdır. Bazı sık tekrarlayan durumlarda kedinizi  kısırlaştırmanız veya doğum yaptırtmanız önerilebilir. Kedinizin memelerinden süt geliyorsa , yavru bir kedi  temin edip emzirmesini sağlamayın . Memelerdeki süt üretimi emildikçe artar. Bu durumda kedinizin hayali gebeliği daha uzun  sürer. Sık hayali gebelik geçiren kedilerde meme tümörü riski artar. Uterus(rahim...

Devamını Oku