Kedilerde Göz Problemleri
Ara03

Kedilerde Göz Problemleri

Kedilerde göz problemleri köpeklere göre daha az görülür. Bu kısmen kedilerin yüzyıllar boyudur yaygın olarak anatomik değişikliklere uğramamasından kaynaklanıyor olabilir. Birçok kedi en iyi özellikleri koruyan ve istenmeyenleri elimine eden doğal seleksiyonun sonucudur. En yaygın olarak gözkapaklarını ve konjunktivayı (göz kapaklarının iç yüzeyini saran ince zar) etkileyen durumlara, ve kavgalar ve kazalar sonucu oluşan travmatik yaralanmalara rastlanır. Koruma refleksi iyi gelişmiş olduğundan ve göz çukuru göz küresini iyi koruduğundan diğer yaralanmalar seyrek görülür. Kedi Gözünün Anatomisi Kedi gözünün farklı özelliklerinden biri niktitan zarının (gözü temiz tutmaya yarayan ve gözü yanlardan kapatan ince zar) hareketliliği ve büyüklüğüdür. Göz küresinin derin bir ön bölümü vardır ve göz çukuru ve çevre dokular tarafından iyi korunur. Göz hareketleri kısıtlıdır ve başın hareketi daha önemlidir. Göz açıp kapama hareketi de seyrektir ve niktitan zarının hareketi korneanın (saydam tabaka) temizliğinde, gözyaşının dağılımında ve korumada daha önemlidir. İris’in renkleri değişir, sarı ve yeşil en sık görülen renklerdir. Aynı kedinin gözlerinde farklı renklere de rastlanır (Van kedisi), genel kombinasyon bir gözde mavi diğerinde sarı veya yeşildir. Lens büyüktür ve uyum derecesi sınırlıdır. Derinlik, göz bebeği hareketleri ve göz bebeğinin en küçük boyuta indirilmesiyle kontrol edilir. Bir av hayvanı olarak iyi ve doğru görme kediler için önemlidir. Buna...

Devamını Oku
Kedilerde Dilencilik
Kas28

Kedilerde Dilencilik

Bazı davranışlarını ödüllendirmek amacıyla kedinizi küçük bir dilenciye dönüştürebilirsiniz. Bu hem sizin hem onun hayatını zorlaştırabilir. Bu davranışını engellemek için kedinizi düzenli olarak besleyiniz, asla siz yemek masasındayken ona yemek vermeyiniz çünkü hep isteyecektir. Ödülü ancak size çağırdığınız zaman gelmesi, tasmayla yürümesi yada koltuklarınızı tırmalamaması için verebilirsiniz. Eğer bu söylediklerimiz işe yaramıyorsa yanınıza bir su tabancası yada çiçekler için su püskürtme pompası alıp yemek için miyavladığı yada masaya atladığı an üzerine az miktarda su püskürtebilirsiniz. Bu şekilde doğru alışkanlığı kazanacaktır. Burada sürekli tutumunuz çok...

Devamını Oku
Köpeğinizin Asıl Yaşı!
Kas28

Köpeğinizin Asıl Yaşı!

Köpek sahipleri, köpeklerinin yaşlarını insan yaşı ile mukayese edebilmek için, her bir köpek yaşının 7  insan yaşına eşit olduğunu ileri sürerler. Peki sizce de bu doğru mudur? Tam olarak değil. Yapılan son araştırmalara göre en doğru sonucu aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. KÖPEK KATSAYI İNSAN 2 Aylık 7 14 Aylık 6 Aylık 10 5 Yaşında 8 Aylık 12.5 9 Yaşında 12 Aylık 14 14 Yaşında 18 Aylık 13.3 20 Yaşında 2 Yaşında 12 24 Yaşında 3 Yaşında 10 30 Yaşında 4 Yaşında 9 36 Yaşında 5 Yaşında 8 40Yaşında 6 Yaşında 7 42 Yaşında 7 Yaşında 7 49 Yaşında 8 Yaşında 7 56 Yaşında 9 Yaşında 7 63 Yaşında 10 Yaşında 6.5 65 Yaşında 11 Yaşında 6.5 71 Yaşında 12 Yaşında 6.3 75 Yaşında 13 Yaşında 6.2 80 Yaşında 14 Yaşında 6 84 Yaşında 15 Yaşında 5.8 87 Yaşında 16 Yaşında 5.6 89 Yaşında...

Devamını Oku
Kedilerde Agresiflik
Kas27

Kedilerde Agresiflik

Kedi sahipleri, bir dakika önce mutlu, mesut, bahtiyar, ellerinin altında mırmır zevk sedaları çıkaran şirin yaratıkların, aniden aslan kesilip ısırmaya ve tırmalamaya başlamalarının sebebini anlayamazlar çoğu zaman. Agresif davranışlar, neredeyse tüm hayvanlarda görülen, normal davranışların bir parçasıdır aslında. Yine de agresif kediler bazı durumlarda tehlikeli olabilirler. Bu yüzden kedinin asabi olmasının altında yatan sebepler bulunmalı ve bunlar çözülmeye çalışılmalıdır. ASABİYET ÇEŞİTLERİ * Oyun Agresifliği Oynama motivasyonlu agresif davranışlar daha çok, genç (2 yaşından küçük), aktif ve evde tek kedi olarak yaşayan kedilerde görülür. Oyunun amacı vakit geçirmek değil, kedinin araştırma, keşfetme ve avlanma içgüdülerine hizmettir. Yani oyun, kedilerin doğada yaşayabilmeleri için gerekli becerileri, pratik ederek kazanmalarını sağlayan bir araçtır. Örneğin yavru kedilerin en çok sevdiği şeyler, yeni yerler keşfetmek, hareket eden herhangi bir cisme Sherlock Holmes edasıyla yaklaşıp incelemek ve sonra bunları patileriyle hareket ettirmek, üzerlerine atlamak ve ısırmaktır. Oyun asabiyeti, hiç bir şeyden habersiz insancığın, banyo kuvetinden çıkması, merdivenlerden aşağı inmesi, bir köşeyi dönmesi ya da uyurken yorganın altında masum masum ayaklarını oynatmasıyla ateşlenir. Bu oyun amaçlı ataklar hafif sıyrıklar, zararsız, kanatmayan ısırıklarla sonuçlanabilir. Bazen de insanlar farkında olmadan, oyun esnasında ellerini ayaklarını oynatarak, bu tip atakları yapmaları için kediyi adeta teşvik ederler. Kedinin oyun agresifliği anındaki duruşları,...

Devamını Oku
Kediler Eğitilebilir mi?
Kas19

Kediler Eğitilebilir mi?

Kedilerin eğitilemez görünmesinin nedeni, eğitildiği konularda son kararı onların vermesidir. Kedi, insan veya köpek gibi bir sürü hayvanı olmadığı için, sadece kendi ihtiyaç ve isteklerine göre hareket eder. Bu başına buyrukluk kedilerin hiçbir şekilde eğitilemeyeceği gibi yanlış bir kanıya neden olabilir. Kedilerle uğraşırken son derece sabırlı, sevecen ve gerçekçi olmak gerekir. Kediniz sizin beklentilerinizi karşılamıyorsa ona kızarak, istediklerinizi yaptırmaya çalışarak hiçbirşey elde edemezsiniz. Kedinizin size uyum sağlamak için davranışlarını değiştirmesini beklemek hata olur. Kediniz sizin istemediğiniz şeyler yapıyorsa onu kesinlikle cezalandırmayın. Ceza, eğitime hiçbir yardımda bulunmayacağı gibi, kedinizin sizden soğumasına da neden olur. Onu cezalandırmak yerine kaşlarınızı çatıp sertçe hayır derseniz o gerekli mesajı alacaktır. Kediler bağırtılardan, yüksek ve ani seslerden hoşlanmazlar. Kediniz istemediğiniz birşey yaptığında yumuşak bir ses tonuyla onu uyarın. Eğitimde püf noktası, kedinizi neyin motive ettiğini bulmak ve bu motivasyonla kedinizi ödüllendirmektir. Bu çoğunlukla mama olur ama bazı kediler oyun oynamayı veya sevgiyle kafalarının okşanmasını da bir ödül olarak alabilirler. Bir ipucu daha; eğitimin en verimli zamanı mama saatinden biraz...

Devamını Oku
Öldürücü Pire Damlaları!
Kas15

Öldürücü Pire Damlaları!

Kedilerime ilk sene geleneksel olarak pire damlası kullandım. Sonra bu böyle tek tek olmayacak sprey şişesini alayım dedim. İlk yaptığım gün beni çok kötü etkiledi, nefes borum yandı. Beni böyle etkiliyorsa acaba kedilerime ne yapıyordur dedim. Aslında ufacık pire ve keneleri öldürmek için köpek ve keneleri öldürmek içim kedilerimize dünya kadar pompalıyoruz. Kedi ve köpek parazit mücadelesinde kullanılan kimyasalların etkileri için ilk olarak ürünün üzerinde yazanları okuyun. Etikette eğer; Tehlike-zehir (Danger-poison) yazıyorsa, bir pinçik ölümcül demektir. Uyarı (warning) işareti varsa, bir çay kaşığı ölümcüldür. Dikkat (Caution) işareti varsa, iki çay kaşığı ile iki bardak arası ölümcüldür. Hiç ihtiyar yoksa, zehirsiz kabul ediliyordur. Şampuan, pire tozu ve pire damlalarında “zehirlidir, deri ile temastan kaçının” diyorsa o zaman nasıl hayvanlarımız için güvenli olabilir? Sonuçta deri deridir. Hayvanlar ve veteriner hekimler pire damlası uygulamalarından ve çoğu zaman inert (etkisiz) sayılan maddelerden zehirlenmeler yaşamaktadırlar. Hayvanlar yalayarak, biz de onları tararken ve severken dokunarak bu zehirleri deri yoluyla alabiliriz. Bazı kimyasal pire tasmaları ve tozları o kadar kolay yayılır ki, ciddi deri rahatsızlıklarına ve kalıcı tüy dökülmelerine sebep olabilir. Onlarca kullanılan pire zehirlerinin net etkisi pireleri kuvvetlendirmek, bizi zayıflatmak olmuştur. Pireler çabuk üredikleri için zehirlere karşı kolay direnç elde ederler. Bu özellikle California ve Florida gibi yıl...

Devamını Oku
Kedi Alerjisinin Sebebi Keşfedildi
Kas14

Kedi Alerjisinin Sebebi Keşfedildi

Bilim insanları kedilerin neden olduğu alerjik reaksiyonların önüne geçecek çalışmalar konusunda ümitli olduklarını ifade ediyor. Cambridge Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı bağışıklık sisteminin kedi alerjisini nasıl algılayıp, öksürme ve hapşırmaya neden olduğunu tanımladıklarını ifade etti. Yeni bir tedavi yöntemiyle kedilerin neden olduğu semptomların önüne geçilebileceği konuşuluyor. “Büyük bir adım” İngiltere’de alerji üzerine çalışan bir grup olan Allergy UK ise yeni ortaya konan çalışmanın kedilerin alerjiyi nasıl tetiklediklerini anlamak konusunda “büyük bir adım” olduğunu ifade etti. Cambridge Üniversitesi’nde Dr Clare Bryant liderliğindeki araştırma ekibi kedilerin cildinde alerjilerin çoğuna neden olan bir protein cinsi keşfetti. Alerji yapan bu madde vücuttaki bazı bakteriyel atıkların bulunduğu belirli bir bölgeyi uyarıyor. Bağışıklık sistemi bu uyarıya öksürme, hapşırma, burun akıntısı ve hırıltılı solunum ile yanıt veriyor. Alerjinin tedavisi kolaylaşıyor Dr Bryant, BBC’ye kedilerdeki alerjik proteinin bağışıklık hücrelerini nasıl tetiklediğini keşfettiklerini ifade etti. Bryant, “Tetikleyici mekanizmayı anlamamız, kedi alerjisi ve kan zehirlenmesi gibi bazı klinik vakaları engellememiz için yeni ilaçlar üretmemizi kolaylaştıracak” dedi. Allergy UK, kedi alerjisine neden olan ‘yapışkan’ moleküllerin, kişilerin kıyafetlerinde, evlerin duvarlarında uzunca süre kalabildiğini bunun da kedi alerjisini devamlı tetikleyen bir etken olduğunu ifade etti. Bununla birlikte kedi alerjisi ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkinin tespit edilmesinin gelecekte köpek ve toz alerjisini engelleyecek...

Devamını Oku
Köpeğinizi Gezdirirken Bunları Unutmayın!
Kas13

Köpeğinizi Gezdirirken Bunları Unutmayın!

Köpek alırken onu her gün dolaştırmak ve en iyi şekilde bakmak için hayat sözleşmesini imzalamış oluruz. Köpek gezdirmenin de bazı incelikleri ve kuralları olduğunu unutmayalım. -Sokakta köpeğimizi gezdirirken karşıdan gelen insanlara göre diğer taraftan geçelim. Köpeğimiz her ne kadar uysal olsa da diğer yürüyen kişinin korkmaması için köpeğimizi dış taraftan yürütelim. -Yanımıza en çok sevdiği ufak bir oyuncağını alalım. Köpeğimizi eğer serbestçe koşabileceği bir parka götürdüysek orada oyuncağı kullanarak ilgisini diğer şeylerden ziyade kendimize çekebiliriz. -Yanımızda ufak sosis ya da peynir parçası gibi  ödül yiyecekleri taşıyalım. Yanından geçmesi gerektiğimiz diğer köpeklere sataşmasını istemiyorsak mümkün olan en uzak mesafeden bir kavis çizerek geçerken ödüllerden birini “aferin” ile birlikte köpeğimize koklatalım ve verelim. -Köpeklerimizi gezdirirken mutlaka cebimizde bir naylon torba bulunduralım. Köpeğimiz dışkıladıktan sonra elimize torbayı eldiven gibi geçirerek,  oluşan dışkıyı alabilir ve tersine çevirerek torbayı en yakın çöp tenekesine atabiliriz. Böylece pratik bir şekilde sokağı ya da parkı temizleyebiliriz. Bu sayede hem sokak,  park ve bahçe dışkı kirliliğini önlemiş oluruz,  hem de emin olun ki yanınızdan geçenlerin olumlu düşünce enerjilerini çekersiniz. Peki sokak köpeklerinin dışkıları neden ortalıkta gözükmez? Herhalde onlar yaşadıkları alana özenli davrandıkları için gizli bir yere yapıyor,  ya da üzerini kapatıyorlar! Eh,  o halde bizim köpeğimiz de en az sokak köpekleri kadar...

Devamını Oku
Kedi Pirelerine Karşı Ucuz, Kolay ve Doğal Yöntemler
Kas11

Kedi Pirelerine Karşı Ucuz, Kolay ve Doğal Yöntemler

Kediler için doğal pire uzaklaştırıcılar: Basit bir pire solüsyonu hazırlamak için bütün limonu kabuğuyla birlikte ince ince dilimleyin. Üzerine yarım litre su koyarak kaynama noktasına getirin. Bir gece dinlendirin. Ertesi sabah karışımı nazikçe kedinin tüylerine ve derisine sürün. Tüyleri nemlensin ama iliğine kadar ıslatmayın. Bunu ayda bir tekrarlayın. Bu doğal bir pire uzaklaştırıcıdır. (Bu solüsyon bazı doğal kedi bakım kitaplarında yer alıyor. Normalde kediler limonda bulunan d-limonine karşı halsizlik, kasılmalar gösterebilir. Kedinizi önerilen uygulamadan sonra gözlem altında tutun. Ancak bu kimyasal içerikli pire damlalarının yanında az bile kalır.) Banyo yaptırmak: Kedilerinizi yılda bir iki kez yıkamak normaldir. Kendilerini çok iyi temiz tutarlar. Ciddi pire istilası durumunda ya da deri problemlerinde ayda bir yıkamak yeterlidir. Kullandığımız şampuan veya sabunda yumuşatıcı, sülfür, kepek önleyici veya kimyasal maddeler olmamasına dikkat edin. Doğal sabun ve su pireleri öldürürken neden kimyasallara başvuracakmışız ki? Ayrıca son durulama suyu yerine biberiye solüsyonu da kullanabilirsiniz. 1 çay kaşığı kuru biberiyeyi yarım litre su ile kaynama noktasına getirin. Süzüp vücut sıcaklığına gelince son durulama suyu olarak kullanın. Kedinizi havlu ile kabaca kurulayın, kalorifer yanında sıcak bir yerde kendi halinde bırakın. İçsel Pire Uzaklaştırıcıları:  Kedilerinizin öğünlerine bir parça brewer’s yeast ekleyerek pireleri uzak tutabilirsiniz. Evinizde: Kedilerin yataklarını da haftada...

Devamını Oku
Kedi Alerjisi
Kas11

Kedi Alerjisi

ALLERJİNİN SEBEBİ KIL DEĞİL Herkes,  evcil hayvanların kılları ve tüylerinin alerji yaptığını sanır. Oysa bu düşünce yanlıştır: Kılın kendisi alerjen değildir. Kedilere ait alerjilerin nedeni, hayvanın çeşitli salgılarında (salya, derideki yağ ve ter bezi salgıları, idrar…) bulunan ve kıllarına yapışan maddelerdir. Kıllar üzerinde kuruyan bu salgılar daha sonra küçük zerrecikler şeklinde solunum havasına karışırlar. Buna göre, uzun kıllı hayvanların daha çok alerjiye neden oldukları görüşü de doğru değildir, ama hayvanın kılları ne kadar fazla ise üzerinde o kadar fazla alerjen bulunur. Bazen de alerji doğrudan kediden değil, onun yeminden, yem veya su kabında üreyen küf mantarlarından da kaynaklanabilir. YAŞLI VE ERKEK KEDİLER DAHA TEHLİKELİ Evde en çok beslenen hayvan kedidir, çünkü kedinin hem bakımı daha kolaydır ve hem de ev yaşantısına daha kolay uyum sağlar. Kedilere ait alerjenler, hayvanın derisindeki salgı bezlerinden ve tükürüğünden kaynaklanır. Kedi yalanırken tükürüğü kıllarına yapışır, burada kurur ve daha sonra da küçük toz tanecikleri şeklinde havaya karışır. Bu alerjenlerin çapı birkaç mikron kadar olduğu için hem havada uzun süre kalabilirler ve hem de akciğerlere kolayca ulaşabilirler. Kedi ve köpek yavrularının derileri yumuşak olduğu için, az dökülürler ve bundan dolayı da etrafa saçtıkları alerjen miktarı da daha azdır. Hayvan yaşlandıkça deri yumuşaklığı azalır ve döktüğü...

Devamını Oku
Hamsterlar Hakkında Pratik Bilgiler
Kas08

Hamsterlar Hakkında Pratik Bilgiler

Hamsterlar uzağı göremezler, yani miyopturlar ve bunun yanında renk körüdürler. Hamsterlar hem etçil hem de otçuldur. Hamsterlerın 4 tane önde, 5 tanede arkada parmağı vardır. Hamsterlar egzersize, kafes içinde koşuşturmaya bayılırlar. Ayrıca hamile bir hamster günde 8 kilometreye yakın koşabilir. Sebze yemeği sevmeyen  küçük çocuklarınız için harika bir model olabilirler çünkü ıspanak, lahana, karnabahar ve daha onlarca sebzeyi gözlerini bile kırpmadan yer bitirirler. Isırma gibi kötü bir huyları olduğundan, genelde 6 yaş ve üstü çocuklara tavsiye edilir. Bilinen 20 hamster türünün 6 tanesi, Iran, Pakistan ve Afganistan da bulunur. Kafeslerine koyduğunuz herhangi bir hayvanla dövüşmekten kesinlikle kaçınmazlar, biraz anti sosyal ve gergin hayvanlardır. Küçük olduklarına aldanıp, bunların ne kokusu olacak demeyin, bu hayvanların dışkılarının kokusu rahatsız edici boyutlara ulaşabilir. Düzenli temizlik...

Devamını Oku
Cesar Millan’dan Köpek Sahiplerine Tüyolar
Kas07

Cesar Millan’dan Köpek Sahiplerine Tüyolar

1. Köpekler insan değildir. Bizi mutlu eden her şey onları mutlu etmek zorunda değildir. Köpeklerin arzuları basittir: düzenli egzersiz, istikrarlı bir lider, doğru kazanılan sevgi. 2. Köpeğinizle her gün en azından 45 dakika yürüyün. Düzenli olarak yaptığınız bu yürüyüşler, köpeklerinizin davranış bozukluklarını düzeltir ve köpeğinizle aranızda güçlü bir bağ kurmanıza yardımcı olur. 3. Tutarlı olun. Tüm aile üyelerinin köpeğinize aynı kuralları uyguladığından ve aynı sınırları belirlediğinden emin olun. 4. Yanlış zamanda gösterdiğiniz sevgi, köpeğinizin kafasının karışmasına neden olabilir. Sevginizi; köpeğiniz yemeğini yedikten, egzersiz yaptıktan, davranışını sizin istediğiniz yönde değiştirdikten ya da emirlerinize itaat ettikten sonra gösterin. 5. Köpekler dünyayı burunları, gözleri sonra da kulaklarıyla deneyimler. Bir köpekle ilk kez tanıştığınızda; göz teması kurmadan ve sizinle konuşmadan önce koklayarak bir güven oluşturur. 6. Köpeğinizin cinsi kader değil. Doğru cinsi seçmekten daha önemli birşey varsa o da yaşam tarzınıza ve enerjinize uygun enerjide bir köpek seçmektir. 7. Köpeklerin bir lidere ihtiyacı vardır. Yürüyüşlere hakim olarak ve diğer kuralları takip ederek ”egzersiz, disiplin, ondan sonra sevgi” liderliğinizi gösterin. 8. Köğenizin havayı kontrol etmesine izin verin. Köpeğinizin dışarı adım atmasına ve uzun bir yürüyüş için çok sıcak, çok soğuk ya da çok ıslak olup olmadığını hissetmesine izin verin. Bu sayede köpeğiniz, yürüyüşünü kısaltması...

Devamını Oku
Kaplumbağalar Hakkında
Kas02

Kaplumbağalar Hakkında

Kaplumbağa (ya da tosbağa) Testudines takımını oluşturan çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen bir hayvandır. Kaplumbağa yaşadığı yerler: Aslen sıcak memleket hayvanlarıdır. Kara, deniz ve tatlı sularda yaşayan türleri vardır. Özellikleri: Vücutları kabuk biçiminde kubbemsi bir bağa ile örtülüdür. Tehlike anında baş, bacak ve kuyruklarını içeri çekebilirler. Çeneleri dişsizdir. Yumurtlayarak ürerler. Ömrü: 40-200 yıl kadardır. Çeşitleri: Kara, deniz ve tatlı sularda yaşayan 250 kadar türü bilinmektedir. Hareketleri yönünden ne kadar telaşsız ve ağır hayvanlarsa onların tarih boyunca gelişimi de o kadar yavaş olmuştur. Kaplumbağalar, öteki sürüngenlerle birlikte Mezozoik’in ilk dönemi olan Trias Çağı’nda ortaya çıktılar. 200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Halbuki kaplumbağalar, dünyada soyu henüz tükenmemiş en eski hayvanlardandır. Açlığa pek dayanıklıdırlar. Çok uzun ömürlüdürler. Yüz, yüz elli yıl kadar yaşarlar. Kaplumbağa sık sık ölümsü bir uykuya dalar. Yaşadığı çevrede sıcaklık düşmeye başlayınca hayvan iyice uyuşup kalır. Bol Güneş ışığı alan kuru topraklarda kendine bir delik kazıp bütün kışı orada geçirmek üzere içine girer. Günümüzde, soyunu sürdürmekte olan 250’ye yakın kaplumbağa türü...

Devamını Oku
Kaplumbağalarda Kış Uykusu
Eki31

Kaplumbağalarda Kış Uykusu

Normal doğa koşullarında kaplumbağalar Ekim-Mart ayları arasında kış uykusuna yatarlar. Kalp atışlarında ve solunumlarında yavaşlama olur. Kış uykusu içgüdüsel bir davranıştır. Bu davranış bütün kaplumbağalarda nesilden nesille aktarılır. Kaplumbağalarda kış uykusuna yatan diğer hayvanlarda bulunan yağ depolarına sahip değildirler. Kış uykusu sırasında yaşamsal faaliyetlerini sürdürmelerinde karaciğerlerinin özel yapısı ve böbrek tipinin önemli rol oynadığı sanılmaktadır. EVDE BESLENEN KAPLUMBAĞALAR İÇİN KIŞ UYKUSU Evde beslenilen kaplumbağaların 6-7 yaşına kadar kış uykusuna yatırılmamaları gerekmektedir. Bu dönemde hayvanların devamlı beslenmeye ihtiyaçları vardır. Proteinli gıdalar alarak organlarının sağlıklı bir şekilde gelişmesini tamamlaması gerekmektedir. Kış uykusu ve öncesi hayvanı tartmakta yarar vardır. Ev ortamında yaşayan tatlı su kaplumbağaları doğal çevrelerinden uzaklaştıkları için normalin dışında davranışlar izlenmektedir. Bunun nedeni ev ortamının ideal ısıya sahip olmaması ve güneşin ultraviyole ışığından yoksun olmasıdır.Hayvanlar barınaklarının köşelerine girmeye çalışırlar, hareketsiz ve iştahsız olurlar. Eğer bu durum sonbahar mevsimine rastlarsa bize kış uykusu zamanın geldiğini hatırlatır. Bu durumda aşağıdaki koşullar dikkate alınmalıdır. 1.Hayvanın bağırsaklarını boşaltmaya gerek yoktur. Yavaş yavaş yemleri azaltılır. 2.Filtre ve havalandırmanın çalışır olması gerekir. 3.Mevsim ve hareket azlığında hayvanın özel kış uykusu akvaryumuna alınması idealdir. Bu akvaryumlar 12oC su sıcaklığına sahip olmalıdır. Su sıcaklığının 12oC üstüne çıkmamasına dikkat etmelisiniz. Yukarıda sözü edildiği gibi doğayı iyi taklit edemediğimiz taktirde...

Devamını Oku
Köpeklerde Pembe Burun
Eki30

Köpeklerde Pembe Burun

Köpek burunlarındaki pigmentasyon tıpkı saç rengi gibi genetik faktörler tarafından belirlenir. Irkın özelliğine bağlı olarak, köpeklerin burnu siyah ya da pembe olabilir, fakat köpeğinizin burnu giderek renk değiştirmeye başlıyorsa bu neyi fiade etmektedir? eğer köpeğinizin burnu siyahtan pembe renge dönüşüyorsa bu yüksek ihtimalle pigmentasyon kaybının nedenlerinden birisidir.Bunun haricinde renkteki değişim yaşlanma gibi sağlık koşullarının giderek kötü bir hal almasına bağlı olarak ta değişebilir. Burun renginin solmasının en çok gözlemlenen nedenlerinden biri de de,kış aylarında soğuk hava şartlarından dolayı köpeklerin burunlarının( ”snow nose” ya da ”winter nose”) adı verilen rengin beyaza ya da pembeye doğru değişimidir.Bu renk değişimi yaz aylarında tekrar eski rengine sahip olabilmektedir. Labrador Retrievers, Golden Retrievers, Bernese Mountain ve Siberian Huskie ırkı köpeklerin burunlarında sezonsal değişimlerin yarattığı renk farklılıklarını görmek olasıdır.Bunun nedeni ise ”tirosinaz” adı verilen pigment üretmekle meşgul bir enzimin işlevini yitirmesi ya da daha az verimli bir şekilde çalışması olarak gösteriliyor. Tirosinaz sıcaklığa duyarlı bir enzimdir ve bunun yanısıra burnun renginin siyahtan pembeye doğru gitmesine neden olan sıcak havalarda etkin bir biçimde calışmaktadır.Tamamen pembe burunlu bir köpek (dudley nose) ırk derneklerinin kararına göre yapılan yarışmaların tamamından hata gerekçesiyle diskalifiye edilebilir fakat orijinde siyah burundan geçici olarak pembeye doğru giden bir buruna sahip olan köpekler ise...

Devamını Oku