Köpeklerde Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu
Eyl16

Köpeklerde Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu

Bulaşıcı Karaciğer Enfeksiyonu (Hepatitis Contagiosa Canis) Özellikle yavru köpeklerin daha hassas olduğu virütik bir hastalıktır. Köpek, virüsü aldıktan 4-7 gün sonra klinik bulguları göstermeye başlar. Bazı köpeklerde önemli bir klinik bulgu göstermeden hafif halsizlik ve iştahsızlıkla atlatılabileceği gibi bazen de gene herhangi bir klinik bulgu göstermeden ani ölümle sonuçlanabilir. Hasta köpekte ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözyaşı akıntısı, bazen öksürük, burun akıntısı, karında ağrı, sarılık, yumuşak ve kanlı dışkı, gözün üst tabakasında (corneada) matlaşma (mavi gri göz) vücudun bazı bölgelerinde kan oturmaları (kulak, diş eti ve karın altı gibi bölgelerde daha rahat görülebilir) dikkati çeker. Kan oturmaları mevcut köpeklerde bu bulgu şiddetli hale gelebilir ve kan kaybından (özellikle karaciğer kanamasından) ölüm şekillenebilir. Kan tahlilinde pıhtılaşma süresinin azaldığı kan parametrelerinin değiştiği karaciğer enziminin yükseldiği görülür. Klinik bulgular ve laboratuvar bulguların yardımıyla teşhise gidilir. Hastalığın idrar dış ve solunum yoluyla bulaştığı dikkate alınarak muhakkak diğer köpeklerle hasta köpeğin teması kesilir. Tedavide hafif olaylarda sadece antibiyotik ve vitamin takviyesi yeterlidir. İştahsızlık gösteren hastalara serum takviyesi de yapmak gerekir. Gözünde gri mavileşme olan köpeklerde diğer tedavinin yanında göze antibiyotik bir krem uygulanması gerekir. Eğer kan oturmaları, kan kaybı gibi bulgular varsa kan nakli yapılması da değerlendirilebilir. Hepatitis contagiosa conisin aşısı vardır. Bir aylık olan yavrulara...

Devamını Oku
Kedi Gribi
Eyl15

Kedi Gribi

Kedilere insanlardan grip bulaşır mı? Ne kediler insanlardan, ne de insanlar kedilerden grip mikrobu kapar. Kedi gribinin belirtileri nelerdir? Kedi gribinin başlıca belirtileri aynı insanlarda olduğu gibi hapşırma ve ileride mukus kıvamına dönüşebilecek akan gözlerdir. Hapşırma başlamadan önce kedinin ateşi yükselir ve 105 F dereceye kadar çıkabilir. Kediler kendilerini halsiz hissederler ve burunları tıkalı olduğundan yemeklerin kokusunu alamazlar, bu yüzden de yemek yemek istemezler. Kedi gribine yol açan FCV virüsü ağız ülserlerine de yol açabilir bu da yemek yemeyi çok ağrı verici bir hale sokar; ayrıca kedinin sürekli salya akıtmasına da yol açabilir. Çene altındaki lenf bezleri şişer ve hissedilebilir. Bu belirtiler genellikle bir veya iki hafta sürür ve bu hastalığa yakalanmış kedilerin büyük çoğunluğu iyileştirilebilir. Tedavi Kedi gribine yakalanmış olanlar her zaman bir veterinere danışmalıdır; çünkü kedilerin ikinci bir bakteriyal enfeksiyona yakalanmasını önlemek için antibiyotik tedavisi gerekebilir. Kedilere küçük parçalar halinde; fakat sık aralıklarla sardalya, tavuk, ciğer gibi bol aromalı besinler verilmelidir. Kedinin tıkanık genzini açmak için, eğer kaçmaması sağlanabilirse her gün bir saat kadar buhar banyosu yararlıdır. Yine nefesini açmak için çenesinin altına mentollü merhemlerden veya yağlardan sürülebilir. Ancak kedi kendisini doğru dürüst temizleyemeyeceğinden (sürülenleri yalaması iyi olmaz) ılık suya batırılıp sıkılmış bir bez yardımıyla temizlemeniz ve...

Devamını Oku
Köpekler Hakkında 40 Pratik Bilgi…
Eyl14

Köpekler Hakkında 40 Pratik Bilgi…

1- Tüylerini tarayın. Köpeklerin çoğu fırçalanmaktan hoşlanır. Köpeğinizi fırçalayarak hem kürkünün sağlıklı olmasını sağlarsınız hem de aranızda bir bağ gelişir. 2- Köpekler de üşür. Köpeğinizin bir kürkü olması, soğuk havalarda dışarıda durmaya dayanabildiği anlamına gelmez. Onu bahçede kulübesiz bırakmayın. 3- Giydirin. Küçük köpekler ve tüysüz cinslerin soğuk havalarda giydirilmesi gerekmektedir. 4- Zaman ayırın. Köpeğinizi her gün uzun yürüyüşlere çıkarmak için belli bir zaman ayırın. Günde en az iki kez dışarıya çıkmasını sağlayın. 5- Eğitim şart, Köpeğinizi eğitirken emirleri el hareketleri ve jestlerle birlikte verirseniz, öğrenmesi daha kolay olacaktır. 6- Tasmasını çıkarmayın. Köpeğinizin tasması her zaman boynunda olmalıdır. Tasmasında adı, sahibinin ismi ve iletişim bilgileri bulunmalıdır. 7- İlginizi gerektirir. Köpeğinizin size bağlanması için bolca zaman geçirmeniz gerekmektedir. 8- Pirelere savaş açın. Köpeğinizin pirelerden uzak bir yaşam sürdürebilmesi için veterinerinizin size verdiği bakım planından şaşmamalısınız. 9- Metal kap kullanırken Metal su kapları kış aylarında dışarıda donabilir ve köpeğinizin dili kaba yapışabilir; yaz aylarında ise aşırı derecede ısınabilir ve köpeğinizin dilini yakabilir. 10- Köpekler, dişlerinizi gösterdiğiniz için gülümsemeyi agresiflik göstergesi olarak algılayabilirler. 11- Yavru köpekler kör, sağır ve dişsiz doğarlar. 12- Dalmaçyalı cinsi köpekler doğduklarında tamamıyla beyazdırlar, siyah lekeleri sonradan oluşur. 13- Antik Yunan düşünürü Platon “Köpekler bir filozofun ruhuna sahiptir” demiştir....

Devamını Oku
Zehirli Bitkiler
Eyl14

Zehirli Bitkiler

Kediler İçin Zehirli Bitkiler Meraklı ve oyuncu bir karaktere sahip olan kediler, genellikle bitkilere karşı özel bir ilgi duyar. Toprağıyla oynamak, yapraklarını yemek onlar için oldukça keyifli bir oyundur. Ancak bu bitkilerden sadece bir kaçı onun için zararsızdır. Kedi çimi, kedi nanesi (catnip) ve isveç sarmaşığı gibi bitkiler onun yiyebileceği sayılı bitkilerdir. Doğada bulunan pek çok çiçek ve bitki kediniz için zehirli olabileceği gibi evde saksı içinde yetiştirilen bitkilerde kediler için aynı oranda tehlikelidir. Bu nedenle, çiçeklerinizi onların ulaşamayacağı bir yere koymalısınız. Aksi halde koma, hatta ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenme vakaları yaşayabilirsiniz. Evinizdeki bitkilerin zehirli olup olmadığı konusunda şüpheleriniz varsa, bu konuda veteriner hekiminize danışabilirsiniz. Kedinizin zehirli bir bitki yediğinden eminseniz zaman kaybetmeden veteriner hekiminizi aramalı yada en yakın veterinere gitmelisiniz. Kedinizin zehirli bir bitkiyi yediğinden şüpheleniyorsanız, öncelikle ılık tuzlu su içirerek kusturmanız faydalı olacaktır. Daha sonra kedinizi gözetim altında tutmalı, zehirlenmeye ait bulgulara ( kusma, kasılma, titreme, salya artışı gibi) rastladığınız taktirde hekiminize danışmalısınız. Kediniz için zehirli olabilecek bitkiler; Aşk Sarmaşığı Açelya At Kestanesi Atatürk Çiçeği Beyaz Zambak Benjami Boncuk Fasülye (string of pearls) Cennet Bahçesi (Bird of Paradise) Çuha Çoban Püskülü Domatesin yeşil sapı ve yaprağı Dua Çiçeği Elma çekirdeği Elma yaprağı krotonu  Ejderha Ağacı Fil Kulağı Fulya...

Devamını Oku
Köpekler Koku ile Hastalığı Anlayabiliyorlar
Eyl13

Köpekler Koku ile Hastalığı Anlayabiliyorlar

Köpekler Koku Alma Duyuları Sayesinde Hastalığı Anlayabiliyorlar Köpekler doğdukları andan itibaren çok iyi koku alır. Yaşadıkları dünyayı burunlarıyla koklayarak tanır ve tecrübe edinirler. Bir kaynaktan doğrudan koku aldıkları gibi o kaynak ortamdan uzun zaman önce uzaklaşmış olsa da kaynağın geride bıraktığı kokuyu da alırlar. Irklar arasında farklılıklar olmakla birlikte tüm köpeklerin koku alma duyusu gelişmiştir. Alman kurdu gibi bazı ırklar diğer ırklardan daha iyi koku alma yeteneğine sahiptir ve özel bir eğitimle uyuşturucu bulma, kazazedeleri göçük altından çıkarma gibi işlerde kullanılabilirler. Köpeklerdeki koku alma duyusu insanlarınkinden 10.000-100.000 kat daha iyidir. Beyinlerinin büyük bir kısmını bu duyunun çalışması için kullanırlar. Koklamayı kodlayan genleri ve sinir hücreleri insanlarınkinden çok daha fazladır. İnsanların burnunda yaklaşık beş milyon koku alma hücresi bulunur. Köpeklerde ise bu sayı 200 milyona kadar çıkar. İnsan burnunda koku alma bölgesinin genişliği 3-5 santimetrekare iken bu alanın köpeklerde 18-150 santimetrekare olduğu biliniyor. Geçtiğimiz son 10 yıl içinde bilim insanlarının köpeklerin burunlarını birçok tıbbi araştırmaya dahil ettiğini görüyoruz. Uzmanlara göre bazı hastalıklar ve enfeksiyonlar köpeklerin kolayca alabileceği özel kokular yani biyoişaretçiler yayıyor. Sağlıklı dokularda bu kokular oluşmuyor. Örneğin kötü huylu tümörler ve kanserli hücreler dışarıya birtakım organik uçucu kimyasal maddelerin (çok az miktarda alkan, formaldehit ve benzen türevleri gibi) kokusunu...

Devamını Oku
Kedilerde Cinsel Yaşam
Eyl13

Kedilerde Cinsel Yaşam

6 – 10 aylık dişi kedilerde cinsellikle ilgili davranışlar, kızgınlık olarak adlandırılır. Dişi Kedide Cinsel Davranışların Başlaması: 6 – 10 aylık dişi kedilerde cinsellikle ilgili davranışlar, kızgınlık olarak adlandırılır. Bu dönemde dişi kediler hassaslaşırlar ve sahiplerine gösterdikleri tepkiler de değişir.  Huzursuzluk, yerlerde yuvarlama, sahiplerine ve eşyalara sürtünme, aşırı hareketlilik ve seste değişiklik (acı çekiyormuş gibi miyavlamalar) olur. Vajinal bölgeden hafif seröz (sümüksü) kıvamda akıntı görülebilir.  Hareketlerden en belirgini, “lordoz pozisyonu” olarak adlandırılan harekettir. Bu durumdaki kedi, yere çömelmiş ve aynı zamanda kuyruğunu bir yana kaydırarak arka kısmını hafifçe yukarı kaldırmıştır.  Kuvvetli mırıltıların eşlik ettiği bu hareket, dişi kedinin erkeği kabul edeceği pozisyondur. Mevsime bağlı biçimde poliöstrik (yıl içinde birden fazla kızgınlık gösterme) oldukları bilinen dişi kediler; ki bu ‘mevsim’ genelde (kuzey yarımkürede günlerin uzaması ile) mart ayı olarak bilinir, artık mevsime bağlı olmaksızın her zaman kızgınlık gösterebilirler. Bu özellik, ışığın ve bakım-besleme şartlarının etkisi ile ev kedilerinde sıklıkla görülmeye başlamıştır. Erkek Kedide Cinsel Davranışların Başlaması: Erkek kedilerde kızgınlık belirtileri biraz daha geç olarak 7. aydan itibaren ortaya çıkmaya başlar. Erkek kediler cinsel olgunluğa eriştikten sonra her zaman çiftleşmeye hazırdırlar. Kızgınlık dönemindeki dişilerin varlığı erkeklerin cinsel isteklerini artırırken, sonbahar mevsimine girilmesi ile libidolarının azalmaya başladığı gözlemlenmiştir.  Bu süreçte onlarda da aşırı hareketlilik ve sinirlilik...

Devamını Oku
Kedilerde Ağız Ve Diş Sağlığı
Eyl11

Kedilerde Ağız Ve Diş Sağlığı

Kedilerin dişlerinde çok nadir olarak çürüklerle karşılaşılırken periodontal hastalıklar (diş ve diş eti hastalıkları) çok sık görülmektedir. Özellikle 5 yaşını geçmiş kediler bu konuda risk altındadır. Neler Sebep Olur? Kedinizi sürekli yumuşak, unlu ve şekerli gıdalarla besliyorsanız (konserve mamalar mesela…) bir süre sonra bu besinler dişlerde plakalara sebep olacaktır. Bu plakalar temizlenmedikleri takdirde diş taşlarına (tartar) dönüşürler ve zamanla dişleri saran diş etlerinde problemlere yol açarlar. Bunun sonunda bir hastalık mikrobu vücuda kolaylıkla girebilir (ki bu mikroplar; kana karışarak birçok organı tehdit ederler) veya diş, kökünü saran dokulardan ayrılarak düşebilir. Nasıl Anlaşılır? Ağız kokusu, dişlerin renginde değişme, diş etlerinde kızarma ve şişme, dişlerde dökülme, ağlama, saklanma, çiğnemede zorluk, kilo kaybı ve iştahsızlık, salyanın artması ve kanlı salya, sebepsiz davranış bozuklukları diş ve diş eti problemlerine işaret eder. Ancak ağız kokusu her zaman diş ve diş eti problemi olduğunu göstermez. Kediniz açsa, sindirim bozukluğu veya bazı viral ve bakteriyal hastalıkları varsa da ağzı kokabilir. Bunların olmadığı kanıtlandığı zaman, diş ve diş eti problemleri düşünülmelidir. Ne Yapılabilir? Eğer diş taşı belirtilerine rastlarsanız, derhal veteriner hekiminize başvurun. Çünkü hemen temizlenmeleri gerekir. Eğer kediniz de diş taşı problemi yoksa ancak yaşı itibariyle riskli gruba giriyorsa, konserve mamadan çok kuru mamayı tercih edin (veteriner...

Devamını Oku
Köpeğinizi Mutlu Etmenin 7 Yolu
Eyl11

Köpeğinizi Mutlu Etmenin 7 Yolu

1) Düzenli egzersiz ve taze hava köpeğinizin bağışıklık sisteminin doruk noktasında işlemesini sağlayacaktır. Egzersiz çok yorucu bir tempoda olmak zorunda değil sadece devamlı bir yürüyüş veya yerel bir parkta onunla oynanan dostça bir oyun köpeğinizin fiziksel olduğu kadar zihinsel yapısını da geliştirecektir. 2 ) Veteriner ile yapılan düzenli bakımlar şarttır. Veterinerinize yapılan düzenli ziyaretler aklınıza gelebilecek herhangi bir soruyu ona sormanızı da sağlayacaktır,bunun yanında veterinerinize petinizde ciddi ciddi bir şekilde gelişmeden önce herhangi bir sorunu tespit etme imkanını da verecektir. 3 ) Köpeğinize temiz ve sakin bir çevre sağlayın. Petinize uyuyabileceği sakin ve güvenli bir yer verin.Bir çok köpek türü ev içinde aile ile birlikte yaşamayı tercih eder.Sadece bir kaç büyük çaptaki köpek için insan temasından uzak olan çevresel şartlarında evi veya doğada diğer hayvanları korumak için ev dışı bir hayat idealdir. 4 ) Köpeğinize çitlerle çevrili bir bahçe veya benzeri uygunlukta bir yere ulaşma imkanı sunun.Böylece uzun süre evden uzak kaldığınız zamanlarda köpeğiniz kendilerini gün içerisinde bu şekilde rahatlatabilir ve eve oranla daha geniş bir açık alanda zamanını geçirebilir. 5 ) Sağlıklı , taze yiyecek ve temiz su köpeğinizin sağlıgını koruma açısından oldukça önemlidir.Çiğ yiyecekler popüler olmaya devam etse de köpeğiniz bundan zevk almadığı taktirde çok çeşitli alternatifler...

Devamını Oku
Kedilerde Göz Hastalıkları
Eyl09

Kedilerde Göz Hastalıkları

KONJUNKTİVİT (GÖZ NEZLESİ ) Doğrudan kedinin gözlerini etkileyen en yaygın sorun konjunktivit’ tir, halk arasında buna “pembe göz” de denilir. Bu durumda konjunktiva, viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler, travma veya bağışıklık sistemine bağlı hastalıklardan ötürü iltihaplanır. Konjunktivit, kedi acı veya akıntı birikiminden gözlerini kapalı tutmak zorunda olmadığı sürece körlüğe neden olmaz. Kedi sahipleri, kedilerinin gözleri fazla akıntılı ise veya kırmızı görünüyorsa konjunktiviti düşünmelidir. Konjunktivitin nedenini tespit etmek kolay olmayabilir, fakat alınan kültürler veya konjunktiva kazıntıları kesin bulgular vermez. Çoğu zaman veteriner hekim , klinik belirtileri giderecek ilaçlar yazar. YAVRU KEDİLERİN GÖZ HASTALIKLARI Yavru kedilerin feline herpes virüsüne veya klamidiya’ya yakalanmaları yaygın görülür, ki bunlar da konjunktivite neden olabilir. Her iki durumda da tedavi zordur ve herpes virüsü kedinin tüm yaşamı boyunca göz akıntısı ve konjunktivite neden olabilir. Felin herpes insanlara bulaşmaz, ama insanlardaki herpes simpleks virusüne benzer. Felin klamidiya insanlara da bulaşıp konjunktivite neden olabilir, bu yüzden de bir kedinin enfeksiyonlu gözünü elledikten sonra ellerinizi yıkamanız gerekir. Ağır konjunktivite yakalanmış olan kedi yavruları da çoğu zaman aksırmak gibi üst solunum yolları enfeksiyonu belirtileri de gösterirler. GÖZ YAŞI KANALI HASTALIKLARI Naso-lakrimal kanaldaki (gözlerden burna akan gözyaşı kanalı) yaralanmalar bu enfeksiyonlara bağlı olabilir ve ömür boyu gözlerin aşırı sulanmasına neden olabilir....

Devamını Oku
Köpeğinize Beceri Öğretmek Daha İyi Bir Eğitim Sağlar
Eyl09

Köpeğinize Beceri Öğretmek Daha İyi Bir Eğitim Sağlar

Oyun eğitimi, yabancıları gördüğü zaman çok fazla havlayan, tüylerini diken ve huzursuzlaşan hayvanınıza daha farklı alternatifler sunmanızı sağlayacağı için daha kolay kontrol etmenize yardımcı olur. Beceriler öğreterek köpeğinize daha hâkim ve güdüleyen bir eğitici olabilirsiniz. Köpeğin eğitimi yaşam boyu devam eden bir süreç olduğu için bu konuda ne kadar deneyim kazanırsanız o denli iyi bir eğitici olursunuz ve köpeğiniz de öğrettiklerinizi çok daha kolay kavrar. Başlangıçta en zor olan şey vereceğiniz eğitimi sizin de köpeğinizle aynı anda öğreniyor olmanızdır. Kendinize karşı da sabırlı olun, köpek eğitimi çok fazla egzersiz ve yineleme gerektiren fiziksel bir beceridir. Başlangıçta göstereceğiniz sabrın ödülünü, daha sonra köpeğinizin güzel performansını izledikçe, yüz katı olarak alacaksınız. Oyunlar sergilemek yaşlı köpekleri gençleştirir, daha çevik ve esnek olmalarını sağlar; genç ve hareketli köpeklerinse enerjilerini boşaltmalarına yardım eder. Köpeğinize oyunları öğretirken her şeyi bölümlere ayırarak küçük adımlarla göstermenin daha yararlı olduğunu fark edeceksiniz. Bir süre sonra istenen beceriyi öğrenebilmesi için köpeğinizin ne kadar bilgiye ve yardıma gereksinim duyduğunu anlayabilecek, ardından da tek başına becerisini gösterebilmesi için n zaman onu tek başına bırakabileceğinizi göreceksiniz. Bu beceriler hem zaman hem de uygulamayla gelişecektir, ancak işleri hızlandırabilecek bazı şeyleri en başından yapabilirsiniz. 1. Eğitim sürelerini kaydetmek için bir defter bulundurun. 2. Beceriyi...

Devamını Oku
Köpeğin Derisi
Eyl08

Köpeğin Derisi

Köpek bedeninin en büyük organının hangisi olduğunu hiç düşündünüz mü? Üzerinde saatlerce kafa yorduğunuz binlerce yıllık sorulardan biri değil bu, bir köpek sever dostunuza yöneltebileceğiniz çok basit bir soru. Kalp midir? Hayır. Peki ya beyin? Köpekler akıllıdır, dolayısıyla büyük bir beyinleri olmalı. Hayır, beyin de değil. En büyük organları akciğerler ya da karaciğer de değil, bunların her biri köpek bedeni içinde oldukça büyük bir yer kaplasa da. Pes mi ettiniz? En büyük organ köpeğin cildidir, teknik olarak integumenteri olarak bilinir ve cilt, tüy ve cilt altını kapsar. Yavru köpeklerde bu integumenteri, toplam beden ağırlığının % 24’ünü oluşturur, ama bu rakam yetişkin köpeklerde % 12’ye düşer. Cilt, çok yönlü bir organdır. Başka önemli işlevleri yerine getirmek için çok özel yöntemlerle uyum sağlama yeteneğine sahiptir. Tüm kas ve kemiklerin doğru yerlerinde kalmasını sağlar. Köpek dostlarımızın kurumalarını önler, çünkü cilt su geçirmezdir. Aynı zamanda cilt köpeğe atıklardan kurtulma olanağını da sağlarken çok önemli bir işlevi de yerine getirir. Cilde daha yakından bakalım Cilt ayrıca köpeği pek çok zararlı bakterilerden korur, bu yüzden de bedenin bağışıklık sisteminin çok önemli bir kısmıdır. Bedenin geri kalanı için D vitaminin üretildiği bölgedir. Cilt yağ depolanması için büyük bir alan sağlar, bazı köpeklerin ne yazık ki aşırı...

Devamını Oku
Yavru Kedilerde Isınma
Eyl07

Yavru Kedilerde Isınma

Bir yavru kedinin annesinden ayrılması için ideal dönem 8 haftalık olduğu zamandır. Anne sütü yavru kedinin gelişimi için hayati önem taşıyan besinlerin yanı sıra, onu ilk haftalarda bulaşıcı hastalıklardan koruyacak olan antikorları da barındırır. Bu nedenle yavruları anneden erken ayırmak, onların pek çok sağlık sorununa karşı savunmasız kalmalarına yol açar. Fakat kimi zaman anne kedi öldüğü, hastalandığı, yavrularını reddettiği ya da bir nedenle onlardan ayrıldığı için yavruların bakımını üstlenmeniz gerekebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda neler yapmalısınız? Eğer yavru kedi 4 haftalıktan büyükse bakımı nispeten daha kolaydır. Daha küçük yavrular için mutlaka öncelikle bir süt anne bulmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız yerdeki veteriner kliniklerine, barınaklara, tanıdığınız kedi seven insanlara haber bırakın. Pek çok anne kedi, kendisinin olmayan yavruları da kabul edecektir. Eğer bir süt anne bulamıyorsanız, anne kedinin yerini siz dolduracaksınız demektir. Her ne kadar gerçek bir annenin yerini tutmak imkansız olsa da, iyi bir bakımla yavruya hayatta kalma şansını vermek sizin elinizdedir. ISINMA  Annesiz bir yavru kediyi bulduğunuz anda yapmanız gereken ilk şey, onu üşümekten kurtarmaktır. Yavru kediler yaklaşık 5 haftalık oluncaya dek kendi vücut ısılarını korumaktan acizdirler. Bu nedenle onu hemen giysilerinizin içine, sizin vücut ısınızı alabileceği bir şekilde koyun ve imkanınız varsa en yakın veteriner kliniğine götürün....

Devamını Oku
Kedilerde İdrar Püskürtme / İşaretleme
Eyl05

Kedilerde İdrar Püskürtme / İşaretleme

Neden kediler idrarları ile işaretler? Kediler pek çok açıdan yaşadıkları yerleri sık sık işaretler. Kediler ayakları, yanak, yüz ve kuyruk üzerinde koku bezleri ve idrar ile işaretleyebilirler. Kediler çoğunlukla “mülkiyet” alanı ve cinsel alıcılığı ve yer tanıtımı için kendi topraklarında işaretler. İşaretleme; dışarıda ya da aynı evde birlikte yaşayan kedilerin arasında yada çevredeki diğer kediler nedeniyle oluşabilir. Kedi tehdit altında veya stresli olduğunda kendi topraklarını işaretler. Bu olay rutin olabileceği gibi, yeni insanların hayvanların yaşam alanlarında bulunması, yada yaşam yerleri ve diğer çevresel ve sosyal değişikliklerin bir sonucu olarak da oluşabilir. Özellikle aile üyeleri, çatışma veya güvensizlik durumlarında işaretleme görülür. İşaretleme topraklarının sınırlarını belirleyen kapı ve pencere gibi ve çevresindeki açık giriş ve çıkış noktalarında yoğunlaşır. Mülkiyeti üzerindeki yeni nesnelerde işaretlenir. Hangi kedilerde idrar ile işaretleme olasılığı daha yüksektir? Erkek ve dişi her iki kedide idrar ile işaretleyebilir. İdrarla işaretleme kısırlaştırılmamış erkek kedilerde çok daha yaygındır. Kısırlaştırılmamış erkek kedinin idrarı, güçlü ve keskin bir karakteristik kokuya sahiptir. Kısırlaştırma ile bu koku değişir ve kedinin idrarını püskürtmesi için motivasyonu azaltabilir ancak kısırlaştırılmış erkeklerin yaklaşık% 10 ve kısırlaştırılmış dişi kedilerin % 5 idrarlarını püskürtmeye devam edecektir. Bazı kediler kendi topraklarında çeşitli yerleri idrar ve az miktar da enderde olsa, dışkı ile...

Devamını Oku
Evcil Hayvan Beslemenin Çocuklara Faydaları?
Eyl05

Evcil Hayvan Beslemenin Çocuklara Faydaları?

Daha sakin ve saygılı olurlar. Paylaşmayı ve fedakarlığı öğrenirler. Olaylara ve kişilere karşı daha hoşgörülü ve ılımlı davranırlar. Sosyalleşmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı gerçekleşir. Sorumluluk almayı daha erken yaşta öğrenmeye başlarlar. Sevmeyi-sevilmeyi öğrenirler. Kolay öğrenirler ve dengeli kararlar verirler. Dostluk kavramları gelişir. Duygularını paylaşabilirler. Öfkelerini giderebilirler. Sahiplenmeyi-bakım vermeyi-yardım etmeyi öğrenirler. Bağlılık duygusu geliştirebilirler. Empati yapmayı öğrenirler. Korkularını deneme yoluyla yenebilirler. Korumayı-korunmayı öğrenirler. Birşeyleri öğrenirken bir yandan da öğretmenin tadını yaşarlar. Bağımsız bir birey olma yönünde yol alırlar. Özellikle yaşamlarında kayıp ve/veya değişiklikler yaşandığında hayvanlar yerine koyma-paylaşma işini üstlenebilir. İnsanlar arası ilişkilerde öğrenmesi zaman alacak birçok duygu hayvanla kurulan ilişki yoluyla kazanılabilir. Başka bir varlığa ve onun gereksinimlerine saygı duymayı öğrenirler. Sabırlı olmayı, beklemeyi, isteklerini ertelemeyi öğrenirler. İçine kapanık hallerinden sıyrılabilirler. İleriki yaşlarda toplumda daha iyi iletişim kurabilme becerisine sahip...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeğinizin Hayatını Riske Atmayın!
Eyl04

Kedi ve Köpeğinizin Hayatını Riske Atmayın!

Biz sigara içeriz ama beraberimizde diğer insanları ve canlıları da tehlikeye atarız.İçtiğimiz her sigara kedi ve köpeklerinize de zarar vermektedir. Bu konuda araştırma yapan bilim adamlarına göre sigara dumanı kedilerde ağız kanserine ve başka bir çok kanser türevi hastalıklara sebeb olmaktadır..Kediler,dilleriyle kendilerini yalayarak temizlerler.Özellikle ağız içi hastalıkların meydana gelmesini sağladığı ve havadaki zararlı sigara partiküllerinin yalnızca solunum yolu ile değil aynı zamanda tüylerine yapışması yoluyla da bulaşabiliyor. Sigara içen kişilerin kedileri Lemfoma denilen hastalığın oluşmasında büyük risk altındadır.Lenfoma bir kanser türü olup, başlangıcından itibaren bir yıl içinde yüzde 75 oranında kedinizin ölmesine sebeb olur. Özellikle pasif içicilikten oluşan akciğer,sinüs ve burun bölgesinde oluşan kanser hastalığı köpeklerde sıkça görülür.Burnu iri köpeklerde en fazla nazal kanser riski mevcuttur. Bir yıl içinde,oluşan kanserin etkisiyle köpek hayatını kaybeder.Orta büyüklükte ya da kısa boyda burun sahibi köpeklerde en yaygın kanser türü akciğer kanseridir. Burnu küçük olan köpekler,kansorejen maddelerden nazal manada o kadar çok etkilenmezler. Evcil hayvanlar insanların çoğu tarafından ailenin bir ferdi gibidirler.Bu aile fertlerini sigaranın zararlı etkisinden korumak için sigarayı bırakmak gerekmektedir.Yada evcil dostunun bulunduğu ortamda sigara içmemelidir. Kedi ve Köpeklerimizi sigara dumanını etkisinden nasıl koruruz: Sigarayı bırakmak en önce yapılması gereken şeydir.Bu hem sizin hem de evcil dostlarınızın sağlığı için önemlidir. Kaliteli...

Devamını Oku