Muhabbet Kuşu Konuşturma Yöntemleri
Eki30

Muhabbet Kuşu Konuşturma Yöntemleri

1-Kuşunuzun konuşabilmesi için 40-60 gün arasında alınmış olmasına dikkat edin. 2-Konuşacak kuş evde tek kuş olmalıdır. 3-Konuşuncaya kadar kafes içinde hiçbir aksesuar – süs bulunmamalıdır. 4-Kafes içinde tek kanarya bulunmalıdır . ALIŞTIRMA VE KONUŞTURMA YOLU 1-Kuşunuz yer değiştirdiği ve küçük olduğu için yemin yerini bulamayabilir. Bu nedenle kafes tabanına biraz yem atınız. 2-İlk gün kuşun size ve kafese alışması için onunla fazla ilgilenmeyiniz. 3-Kuşların (C – Ç – Ş ) harflerini baskın seslendirmeleri nedeni ile kuşunuza bu harflerin baskın olduğu bir isim koyunuz. 4-Kuşunuza eğitim ve öğretim yaparken ismini devamlı ve üst üste tekrarlayınız. (ÇAPKIN, çapkın, çapkın gibi) 5-Kuşunuzu elinize alıştırmak eğitimin en önemli işidir. Bu nedenle kafes içinde elinize konması için gerekli işlemleri günde birkaç kez ve her seferinde 10-15 defa elinize konmasını öğretiniz. Bu alıştırma işlemini ne kadar çok yaparsınız eğitiminiz o kadar kolaylaşmış olacaktır. 6-Elinize kafeste konmaya iyice alışan kuşunuzu bu defa kafes dışında elinizde durması için parmağınıza alıp kafes kapısından 2-3 cm dışarı çıkartıp oradan kafese girmesini öğretiniz. 7-Bu işlemleri yaparken kuşunuzla konuşmayı unutmayınız. Bir kaç gün sonra akşamları evin elektriğini kapatıp TV ışığında kafes dışında birkaç dakika tutup tekrar kafese koyunuz. Geceleri bu işi birkaç defa tekrarlayınız . Bu işlem kuşun uçmadan elinizde kalmasını...

Devamını Oku
Köpek Gazete Eğitimi
Eki29

Köpek Gazete Eğitimi

Küçük bir köpeğiniz var ve yüksek bir binada yaşamaktasınız. Ve yavru köpeğinizi devamlı olarak dışarı çıkarmak size zor geliyor. Onu gazete ile terbiye edebilirsiniz. Bu metod özellikle küçük dişi köpekler için uygundur. Erkek köpek bacağını kaldırdığında kağıdı ıskalayabilir. Ancak yavru köpeğinize ev içinde yerleştirilmiş olan gazete kağıtlarına yapmasını öğretecek olmanız dışında aynı dört aşamalı method geçerlidir. Gazete ile terbiye edilmiş bir yavrunun evcilleşmesi zordur. Çünkü bu suretle ona evin içinde de tuvalet yapılabileceğini göstermiş olmaktasınız. Gazete döşeyeceğiniz alanı dikkatle seçiniz. Yerini sürekli değiştirirseniz şaşıracaktır. Kağıtları kullandığında onu övünüz. Hemen gazeteyi yenisiyle değiştiriniz. Yavru köpeğinizi uzun zaman yalnız bırakacaksanız o zaman ona ayırdığınız bölgenin bütün yerlerini kaplayınız. Siz onunla beraberken kaplanmış olan bu alanı azaltınız. Ta ki bütün tuvalet alanının tek bir gazete parçası olduğu anlayana kadar… Veterineriniz dışarı kadar büyüdüğüne karar verirse o zaman ciddi olarak evcilleştirmeye başlayabilirsiniz. Moda Veteriner...

Devamını Oku
Çocuklarda Köpek Korkusu
Eki27

Çocuklarda Köpek Korkusu

İlk olarak bilmeliyiz ki köpek için ondan kaçan her şey onun için potansiyel av olma özelliği taşır. Ayrıca yaygın olarak bilinen koku salgılama durumu da doğrudur. Yani eğer köpeklerden korkuyorsak, köpekler bunu o anda salgıladığımız kokudan kolayca anlayabilirler. Ayrıca bir köpek için boyutu küçük olan bir av çok daha çekici olur; çünkü küçük olan avın ( örneğin kedi, böcek vb ) kendini savunma şansı daha azdır. Bu anlamda da kendisinden korkarak kaçan bir kedi veya ağlayıp uzaklaşan bir çocuk köpek için ideal bir av anlamına gelir. Sonuç 1: İlk olarak çocuğumuza kesinlikle bir köpeğin yanında bağırmamayı ve ondan kaçmamayı öğretmeliyiz. O’na sessiz olmasını, kıpırdamadan yerinde durmasını ve çok yüksek sesle olmadan bizden (Biz yoksak yakınında kim varsa) yardım istemesini öğretmeliyiz. Bununla birlikte bu durumun tam tersi de mümkün olabilir. Çünkü köpekleri seven bir çocuk da onu görür görmez ona doğru koşmak ve dokunmak isteyecektir. Fakat maalesef böyle zamanlarda ailelerin uyarıları çoğu zaman işe yaramaz ve kötü sonuçlar yaşanabilir. Sonuç 2: Bu durum, çocuklarda köpek fobisini önlemek için kesinlikle yapılması gereken bir durumdur. Köpek fobisi genellikle çocuklara genetik olarak geçer. Yani eğer sizde köpek fobisi varsa büyük ihtimalle çocuğunuz da köpeklerden korkacaktır. Köpeklerden korkan ailelerin bu korkuyu kesinlikle çocuklarına da...

Devamını Oku
Evcil Hayvanların Yurt Dışı Yolculukları
Eki25

Evcil Hayvanların Yurt Dışı Yolculukları

Evcil Hayvanınızın Yurt Dışı Seyahatleri  için Gerekli İşlemler:  1. Aşı karnesi olmalı, karnede öncelikle kuduz aşısı ve diğer aşıların güncel olması gerekiyor. 2. AB üye ülkeler için yolculuk yapacak pet’in 7 aylıktan büyük olması gerekiyor. (en erken kuduz aşısı yapılma yaşı 3 ay + test için en erken kan alınma tarihi aşıdan 1 ay sonra + belge alındıktan sonra AB ülkesine en erken giriş tarihi 3 ay sonra = 7 ay) 3. Aşı karnesinde veteriner hekim tarafından imzalanıp kaşelenmesi gereken bölüm var. 4. Mikrochip takılması ve mikrochip numarası aşı karnesine işlenmiş olması gerekiyor. 5. Veteriner tarafından uluslararası sağlık sertifikası (ingilizce) yazılması, imzalanıp kaşelenmesi gerekiyor. Amerika dahil pek çok ülke için bu belge yeterli, ancak bazı ülkelere giriş için Tarım İl Müdürlüğü’nden resmi sağlık sertifikası alınması gerekiyor. 6. Kuduz titrasyon testi için veteriner hekim tarafından kan alınıp Ankara’ya Etlik Merkez Araştırma Laboratuvarı’na gönderiliyor. Sonuçları 1 hafta-10 gün içinde geliyor. Kuduz titrasyon testi için kuduz aşısı yapıldıktan en erken 30 gün sonra kan alınabiliyor. AB üye ülkelere giriş kuduz titrasyon testinden en erken 3 ay sonra yapılabiliyor. Kuduz Titrasyon Testi için Gerekli Belgeler Mikrochip numarası Aşı karnesi fotokopisi Başvuru formunda pet bilgileri ve sahibinin bilgileri işlenmesi gerekiyor. 7. Yurt dışı çıkış işlemlerine...

Devamını Oku
Hamsterler Hakkında
Eki23

Hamsterler Hakkında

Hamsterler sessiz ve sakin bir yaşam şekli sürdürürler. Maalesef yaşam süreleri kısadır ortalama 3 yıldır. Hamsterler yalnız yaşamaya ve bekar bir hayat sürdürmeye alışıktır. Hamsterler 3-4 haftalık iken annesinden süt emmeyi bırakır ve bu yaştan itibaren alınıp yetiştirilmesi uygun olur. Ergenlik dönemine 6. haftada itibaren girerler. Ergenlikten önce ona eş bulmak önerilmez, yoksa ikisi arasındaki ilişki kavgaya dönüşür ve sonunda kan dökülür. Bu küçük kemirici gününün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir. Ancak günün sonunda, akşama doğru uyanır. Hamster yarı karanlık ve sakin bir hayatı sever. Öğlenden sonra 16 dan gece saat 1 ‘e kadar uyumaz. Bu arada yiyeceklerini depo eder ve egzersiz yapar ki bundan da çok hoşlanır. Bunun için içinde koştuğu boş bir tekerlek dışında, boş makaralar, ceviz kabuğu gibi oyuncaklar sağlamak onlar için önemlidir. Eğer olanak varsa ona içinde oyun sahası bulunan bir kafes sağlamak ise en iyisidir. Yani kafesin bir bölümünde kum alanı bulunmalıdır. Bu kumun hamsterin istediği gibi eşeleyebileceği ve içine girebileceği miktarda bulunması önemlidir. Başka bir yere üzerine tırmanabilmesi için dallanmış bir büyük dal parçası konması ise oyun zevkini tatmin edecektir.Eğer hamster için en iyi oyun yerinin evinizin bahçesi olduğuna karar verirseniz, bu sırada onu gözden kaçırmamaya özen gösteriniz. Hamster tahtanın direnci ne olursa...

Devamını Oku
Köpeklerin Ayrılık Endişesine Cesar Milan’dan Tavsiyeler
Eki22

Köpeklerin Ayrılık Endişesine Cesar Milan’dan Tavsiyeler

Yorucu bir günün ardından zıplayan, koşan, enerji dolu bir köpeğe geliyorsunuz. Sizi salona kadar takip ediyor ve gün içinde çiğnediği ayakkabıları görüyorsunuz. Komşunuz yine köpeğinizin çevreyi rahatsız ettiğini söylüyor. Tanıdık bir senaryo mu? O zaman köpeğiniz ayrılık endişesi içerisinde olabilir. Köpekler doğada asla sürülerinden uzakta yaşamaz. Bu doğal olmayan durumu onlar için kolaylaştırmak da bizim üstümüze düşüyor. GİTMEDEN ÖNCE YÜRÜYÜŞ YAPIN Güne hareketli bir enerjiyle başlayın. Sonra da köpeğinizin sakin, teslimiyetçi yapısını yemek ve su ile ödüllendirin. Bazı köpekler yemekten önce dinlenmek isteyebilir ama hepsi susar. Önemli olan köpeğinizden sessiz, dinlenen bir modda ayrılmak. DOKUNMAK, KONUŞMAK, GÖZ TEMASI KURMAK YOK Evden çıkışınızı veya eve dönüşünüzü büyük bir olay haline getirmeyin. Böylece köpeğinize evden çıkmanızın veya dönmenizin büyük bir olay olmadığını göstermiş olursunuz. Bu sizin rutininiz sonuçta. Durumun ciddiyetine göre bu kural üzerinde çalışmanız, evden çıkmadan önceki ve eve döndükten sonraki 5 dakika ile 1 saat arasında değişebilir. (burada bahsettiği şey sakin ve özgüven dolu bir şekilde köpeğinizin de sakin, teslimiyetçi yapıya geçmesini beklemek) VEDAYI ÇIKMADAN ÇOK ÖNCE EDİN Dokunmak, konuşmak, göz teması kurmak yok kuralını uygulayamıyor musunuz? O zaman köpeğinizle vedalaşın, görüşürüz deyin. Ama evden gerçekten çıkmadan çok önce. Ancak, bu canlandırmanın köpeğiniz için değil, sizin için olduğunu unutmayın....

Devamını Oku
Köpekler Neden Ot Yer?
Eki20

Köpekler Neden Ot Yer?

Köpeklerde ot yeme tıpkı kedilerde olduğu gibi pek çok sebebin sonucu dur. Pek çok inanışa göre köpekler mideleri ağrıdığı zaman ot yerler. Yıllar boyunca uzmanlar köpeklerin karnı ağrıdığından mı ot yedikleri ve kustuğu, yoksa ot yedikten sonra mı kusma ihtiyacı duyduğunu araştırmışlardır. Pek çok veteriner hekimde bu düşüncede olmasına rağmen gastrit hastası köpeklerin tamamı ot yemez. Buda ot yeme sebebini tek başına karın ağrısına bağlamanın yanlış olduğunu gösterir. Keza tamamen sağlıklı olupta bulduğu her otu yiyen köpeklerin olduğunu da unutmamak gerekir. Köpekler sindirim sistemlerini düzeltmek için ot yediklerini varsayarsanız, aklımıza hemen heredot tarihinde iranın doğusunda yaşadığı düşünülen bir topluluk gelir ki bu topluluk haftada bir bazı otları yiyerek kusma ve ishal olma yoluyla sindirim sistemlerini temizlerlerdi. Acaba köpeklerde kediler gibi simdirim sistemlerini temizlemek için mi ot yiyorlar? Köpekler kedilerin tersine ot yedikten sonra kusmazlar. Yada en azından kusmak için ot yemezler. Köpeklerde ot yemenin temel nedeni esasen pika yada alışkanlıklardır. özellikle bu tür alışkanlıklar köpek daha küçükken oyun esnasında elde edilir. yavruyken rüzgarın kıpırdattığı bir yaprak yavru köpek için hem ilgi çekici hem oyun aracı hemde bir av fenomenidir. Yavru köpek daha gözlerini ilk açtığı andan itibaren yaprakların ve otların tadını alır ve çoğu zaman av dürtüsüyle bunları yer ve bu...

Devamını Oku
Kedilerde Cisim Yutma
Eki19

Kedilerde Cisim Yutma

Kediler köpekler kadar olmasa da özellikle oyun oynadıkları cisimleri yutabilirler. Cisim yutma ciddi tehlikelere yol açabilecek bir durumdur. Ayrıca kediler yaladıkları tüyleri kusarken de tüy topağı soluk borularını tıkayabilir. Cisim yutma ölümle sonuçlanabilecek riskli bir durum olup küçük oyun topları, yüzükler, ipler, plastikler ve kemikler kedilerin sıkça yuttukları cisimler arasındadır. Eğer kediniz aniden solunum güçlüğü çekmeye başlamışsa (beraberinde kusmaya çalışma eğilimi de görülebilir), kısa kısa soluk alıp veriyor ve göz bebeklerinde büyüme var ise kuvvetle muhtemel ya cisim yutmuş ya da tüy topağını kusmaya çalışırken soluk borusu tıkanmıştır. Böylesi bir durumda çok hızlı hareket edilmesi gerekir. Genellikle veteriner hekime yetişme şansı olmayabilir. Eğer kedinizin tasması var ise hemen çıkarmalısınız. Cismi ağzında görüyorsanız almaya çalışırken çok dikkatli olmalı, geriye kaçırmamak için azami özen göstermelisiniz. Bunun için en iyi yöntem kedinizi baş aşağı çevirmektir. Cisim yutma durumunda kediler çok çabuk bayılabilirler. Eğer solunum durursa bu durumda suni teneffüs uygulanmalıdır. Şayet cisim yutma gerçekleşmiş ve cisim sindirim organlarına geçmiş ise bu durumda kedinizi hemen veteriner hekime götürmelisiniz. Röntgen muayenesinin ardından cismin operasyonla alınması gerekebilecektir. Tüy topağı kusarken yaşanabilecek tıkanma durumuna karşı en iyi çözümi, kedinizi düzenli aralıklarla tarayarak onun tüy temizliğine yardım etmektir. Aynı şekilde oyuncak olarak oynadığı cisimlerin de onun yutabileceğinden...

Devamını Oku
Kuşlarda Üreme
Eki18

Kuşlarda Üreme

Üreme ve Kuş Yumurtaları Kuşlarda üreme yumurtlama yoluyla olur. Bütün kuşlar hazırladıkları bir yuvaya veya uygun bir yere yumurtlarlar, bir süre kuluçkada yatar ve yavruların yumurtadan çıkmasını sağlar. Bazı türlerde yumurtadan çıkan yavrular yuvayı hemen terkeder, ana-babalarıyla birlikte besinlerini ararlar. Bir kısım kuşlarda ise yavrular belli bir süre yuvada kalır,ana,baba veya herhangi biri tarafından beslenir,uçacak hale gelince yuvayı terkeder. Guguk kuşu yuva yapmaz,yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakır,yumurtadan çıkan yavrular da yuva sahibi kuş tarafından beslenip büyütülür. Kuşlar genellikle ilkbaharda çiftleşerek yuvalanır ve yumurtlarlar. Bu bazı kuşlarda senede bir,bazılarında iki,bazılarında 3-4 kez kuluçka olayı görülür. En çok yumurtlayan kuşlar tavukgillerdir .Bıldırcın 10-16,keklik ve sülün ise 15-20 yumurta yapar. Kuşların yumurtaları şekil,büyüklük ve renk bakımından çok çeşitlidir.Genel olarak yumurta büyüklüğü kuşla ve çıkacak yavru büyüklüğü ile orantılıdır. Kuş büyüklüğüne göre en büyük yumurtayı kivi,en küçüğü de guguk kuşu yapar. Yumurtaların renkleri yuva yerlerine göre değişir. Oyuklarda,karanlık,kapalı yuvalarda kuluçkaya yatan kuşların yumurtaları ise ortama uyacak şekilde renkli ve benekli olur. Kuş Yuvaları Bazı kuşlar herhangi bir yuva yapmadan yumurtalarını doğruca yere veya pek derin olmayan bir çukura bırakarak kuluçkaya yatarlar. Bir kısmı yerde bulduğu veya yaptığı bir çukuru yumuşak ot, yaprak, yosun gibi maddelerle döşer. Diğer bir kısım kuşlar hazır bulundukları ağaç...

Devamını Oku
Kedilerde Akne ve Akne Bakımı
Eki17

Kedilerde Akne ve Akne Bakımı

Kedilerin Sivilcesi Olur mu? Akne de bir anlamda büyük bir sivilce olarak yorumlanabilir. Ama sivilce kadar basit bir rahatsızlık olmayıp cilte ciddi tahribatlar bırakan ve enfeksiyonlara kapı aralayan dermatolojik bir rahatsızlıktır. “Akne “ sadece biz insanoğlunda değil kedilerde de sıkça görülür. İyi bir bakım ile kolaylıkla atlatılabilir bir rahatsızlıktır. Ama sıkça tekrarlıyor ya da tedaviye rağmen iyileşmiyorsa, akneli bölgeden alınan parçacığın biyopsiye tabi tutulması faydalı olur. Akne, kedinin cildinde enfeksiyon kapması ya da diğer sebeplerle oluşan içi irin dolu küçük keseciklerdir. Ağrı yapması, cildi germesi ve en önemlisi enfeksiyon kaynağı olması sebebi ile kedi için oldukça rahatsızlık vericidir. Ayrıca ateş de yapar. Özellikle akneli bölgenin bedenin geneline göre daha sıcak olduğu el muayenesiyle de anlaşılabilir. İlerlemiş ya da büyük akne durumlarında iştah kaybı görülmesi muhtemeldir. Özellikle yüz ya da baş bölgelerindeki akneler çenenin yeme eylemi sırasındaki hareketleri ile daha çok ağrı yapacağı için kedinizi yemekten alı koyar. Kedilerde aknenin ortaya çıkma sebepleri kısaca şöyle özetlenebilir : 1) Malassezia Enfeksiyonu (akne çene bölgesinde görülür) 2) Uyuz 3) Cilt altına yerleşmiş derin bakteriyel enfeksiyonlar (staph bakterisi ya da pasteurella bakterisi) 4) Halkalı kurtlar (dermatophytosis) 5) Bağışıklı sistemi ile alakalı rahatsızlıklar Akne nasıl tedavi edilir? Akne tedavisinde antibiyotikli ilaçlar, vitamin, cilt pomadları...

Devamını Oku
Kedi ve Köpeklerde Egzama
Eki15

Kedi ve Köpeklerde Egzama

Kedi ve köpeklerde deri ile ilgili olarak karşımıza en çok çıkan hastalık egzama’dır. Egzama, kedi ve köpeklerde deri katmanlarının ( str papillare ve epidermis ) duyarlılık artışı ve kaşıntısı ile ortaya çıkan yangısal olaydır. Köpek ırklarından; alman kurdu( german shephard ), golden retriever, pekines ve chow-chow gibi bol tüylü ırklarda oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Kedi ırklarından ise iran,norveç orman kedisi vb. bol tüylü ırklarda sık görülen bir deri rahatsızlığıdır. Kedi ve köpeklerde görülen egzama,insanlara bulaşan bir hastalık değildir. Sebepleri: DIŞ ETKENLER : • Mekanik Etkenler : Deride biriken ter,kir,toz,çamur ve deri tasmalar vb. • Kimyasal Etkenler : İrkiltici kimyasal ilaçlar,temizlik maddeleri vb. • Termik Etkenler : Uzun süre güneş altında kalma,sıcak su ile temas,sıcak lapa uygulamaları,radyasyon uyg vb. • Paraziter Etkenler : Deri üzerinde bulunan uyuz etkenleri,bit,pire,kene,çeşitli kan emici ve sokucu sinekler vb. İÇ ETKENLER : • Toksik metabolizma artıkları ve otointoksikasyon ürünleri kısmen deri yolu ile atıldıklarından bunların deriyi hassas hale getirmesi sonucu meydana gelebilir. • Tek taraflı,özellikle protein yönlü beslenme sonucu ( kırmızı et,tavuk eti,süt ve süt ürünleri,yumurta vb.) oluşabilmektedir. • Ayrıca kronik barsak bozuklukları,konstipasyonlar, iç parazitler,böbrek hastalıkları,karaciğer hastalıkları, bazı vitamin ve mineral yönünden eksiklikler,erkek hayvanlarda testesteron,dişi hayvanlarda östrojen yetersizliği gibi etkenler de sayılabilir. Klinik Belirtiler...

Devamını Oku
Köpeklerde Kısırlaştırmanın Fayda ve Zararları
Eki13

Köpeklerde Kısırlaştırmanın Fayda ve Zararları

Kısırlaştırma için en ideal zaman yavru altı aylığı geçtikten hemen sonradır. Bu yaşın seçilmesinin nedenleri aşağıda verilmiştir: Dişi için: Çoğu dişi altıncı ayından önce regl olmayacağından ilk kanamasını geçirdikten sonra kısırlaştırılması yerinde olacaktır. Faydaları * Regl dönemlerinde kanlı lekelere son * Çiftleşme ve istenmeyen yavruların doğma ihtimali ortadan kalkar * Çiftleşme dönemlerindeki davranış değişiklikleri (huzursuzluk, saldırganlık, gezinme istekleri ve sızlanma) önlenmiş olur. * Estörejen hormunun yokluğu meme kanseri oluşumunu engeller. İkinci regl döneminden önce kısırlaştırılan köpeklerin ileriki yaşlarda meme kanseri olma olasılığı % 95 azalmaktadır. * İdrar yolu ya da rahim kanseri riskinden kurtulma * İstenmeyen yavruların doğumunun engellenmesinde önemli bir faydaniz dokunacaktır. Her yıl binlerce köpek bakacak kimseleri olmadığından uyutulmaktadır. Dezavantajları * Mama tüketimine dikkat edilmediğinde kilo alımı söz konusu olabilir. * Kısırlaştırılmış bir dişiyi üretemez ya da show’lara çıkaramazsınız. * Bazi köpeklerde aktivite azalması olabilir. * Bazı ırklar anesteziye duyarlı olduğundan köpeğinizin kulübüne ve veteriner hekiminize bu konuda danışmayı unutmayın. Erkekler için: Bir yaşına geldiklerinde erkeklerin kısırlaştırılma kararı verilebilir. Altıncı ayında çoğu erkeğin fiziksel özellikleri gelişmiş olduğundan kısırlaştırma büyümelerini engellemeyecektir. Faydaları * Testisler alındığından testesteron hormonu üretilmez olur ve erkek köpeğin davranışları daha kontrol edilebilir bir hal alır. Bölgesini işaretlemez, diğer erkeklere saldırganlığı azalır, dominantlığ azaldığından itaati...

Devamını Oku
Kedilerde Saldırganlık Problemi
Eki07

Kedilerde Saldırganlık Problemi

Kedinizin sinirli bir kedi olduğuna karar vermeden önce, kedinizi takip eden veteriner hekimle görüşmelisiniz. Kedinizin sinirli hali bazı sistemik hastalıklardan kaynaklanıyor olabilir. Tiroit bezi hastalıklarında bu tip durumlarla karşılaşılabilir. Bu tip durumlarda hastalığın tedavi edilmesi gerekir. OYUNLA KARIŞIK SİNİRLİLİK: Normalde, kedi yavruların on iki haftalık olmalarından itibaren sekiz aylık oluncaya dek geçen süre içersinde oyunlarına saldırgan öğeler katması bir problem sayılmamalıdır. Bu durum onun sınırlarını nasıl koruyacağını ve nasıl avlanacağını öğrenmesi için gereklidir. Yavru kediler bu sert oyunlarını evdeki bireylere yöneltebilir ki bu durum pek istenmez. Kedinizin ellerinize veya ayağınıza saldırmak üzerine kurulan oyunlarına izin vermemelisiniz. Bunun için kedinize enerjisini yöneltebileceği oyuncaklar vermelisiniz. Buna rağmen kediniz elinize veya ayağınıza saldırma üzerine oyun kurmaya çabalıyorsa onunla bu oyunu oynamayı reddedin. YETİŞKİNLERDE SİNİRLİLİK: Yetişkinlikteki saldırganlık probleminde ilk akla gelen hormonal kaynaklı olabileceğidir. Bazı kediler sadece kızgınlık zamanlarında daha sinirli ve saldırgan davranışlar gösterebilir. Eğer çiftleşmesi, dışarı çıkması engellenirse bu durum ciddi bir hal alabilir. Belirsiz aralıklarla tekrarlayan bu asabi kızgınlık zamanları ciddi problem halini alabilir. Sadece böyle dönemler için veterinerinizden kedinizi daha sakinleştirecek ilaç önermesini isteyebilirsiniz. Bu ilaçlar kedilerin çeşitli mekanizmalarla beyin kimyasını değiştirmek suretiyle etkilerler. Her ilaç gibi bunların da yan etkileri olmakla birlikte bazı durumlarda kullanmak zorunlu hale gelebilir....

Devamını Oku
Kedilerde Duygusal Gelişim Süreci
Eki06

Kedilerde Duygusal Gelişim Süreci

Ana karnında kedi Kedilerde sağlıklı bir gebelik iki ay kadar sürer. Döllenmenin üçüncü haftasından itibaren yavru adayının dokunma duygusu belirir. Bu da araştırmacı kedinin daha ana karnında göreve başladığının göstergesidir. Yavrunun yön duyusu da doğum öncesinde ortaya çıkar. Kedilerin güçlü reflekslere sahip olmasının en önemli dayanağı bu süreçte gizlidir. Geciken gebelikler anormaldir. Akıntı, hareketsizlik, yemek yememe ve bulanık gözler zor veya sakat doğumun belirtileridir.Bu durumda hemen veterinere götürülmelidir. Kedilerin hamilelik dönemlerinde yaptırtacağınız aşıların hamiliğine olumsuz bir etkisi olmaz tam tersine bu dönemde yapılan aşılamalar oluşturdukları yüksek antikorlarla yavru kanına daha çok geçerek yavruyu doğumdan sonra hastalıklara karşı daha iyi korurlar. Hamilelik döneminde kedinizin sağlığı herzaman kinden dahada çok önemlidir. unutmayın ki pek çok hastalık ve iç parazit daha anne karnındayken yavruya geçer. Doğum Piskolojik olarak anne kedi doğumdan 10-15 gün önce bazan çok daha önce doğumu yapacağı bölgeyi önceden tespit eder. Bu bölge genellikle evin kuytu rahatsı edilemeyeceğine inandığı bir yer olur. rahat bir doğum yapabilmek için gereken ne varsa hepmen hemen her şeyini buraya taşımaya çalışır. Bu dönemde kendini pek elletmez ve sevdirmez hareketleri yavaşlamış yükseklere tırmanma eğilimi azalmış iştahı artmış ve oldukça huysuz olmaya başlamıştır. Doğum yaklaştıkça bu belrtiler artarak sürer. Doğumun başlaması onun kuytu bölgesine çekilmesi...

Devamını Oku
Köpeklerde Kaşıntıların Sebepleri
Eki05

Köpeklerde Kaşıntıların Sebepleri

Kaşıntı bir hastalık değil birçok fizyolojik bozuklukta ortaya çıkabilen bir semptomdur ve köpeğin hayatında gerek ruhsal gerekse bedensel olarak normal yaşamını idame etmesini engellemesi nedeniyle mutlaka çözülmesi gereken ciddi bir sorun teşkil eder. Bu hayati derecede önemli semptomu oluşturan nedenler arasında; hayvanın kanını emmek yada tüy ve derisini yemek suretiyle deride irritasyona sebep olan ayrıca tükrüklerinde alerjenik madde barındırarak alerjik reaksiyonlara neden olabilen dış parazit etkenlerinden ( pire, kene, bit, sivri sinek ve uyuz etkenleri gibi ) derinin bakteriyel florasını ve fizyolojik yapısını bozabilen hijyen eksikliği, uygun olmayan şampuanla ve / veya fazla sık yaptırılan banyolar gibi bir köpeğin aslında zaruri ihtiyaçlarından olan temizliğiyle ilgili yapılan hatalar hatta ve hatta köpeğin yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli temel faktörlerden beslenmesi ile ilgili yapılan yanlışlıklar sayılabilir. Bu nedenle tüm bu faktörlerin deride oluşturabileceği hasarı ve bu hasarın oluşum mekanizmasını bilmek ve ona göre gerekli önlemleri almak hayvanımızı bu ciddi sorundan koruyabilmek için çok önemlidir. Peki tüm bu sebepler kaşıntıyı nasıl oluşturuyor ve bizler bunu engellemek için neler yapabiliriz? Dış parazitler: Deride kaşıntıya neden olan dış parazit etkenlerinden en önemlileri kuşkusuz pire ve kenelerdir. Pireler ısırıklarıyla deride oluşturdukları irritasyonun haricinde tükrüklerinde barındırdıkları kaşıntı yapıcı enzimler ve alerjenik maddelerle de kaşıntıya neden olurlar.Özellikle...

Devamını Oku