Köpeğinizi Gezdirirken Bunları Unutmayın!
Kas13

Köpeğinizi Gezdirirken Bunları Unutmayın!

Köpek alırken onu her gün dolaştırmak ve en iyi şekilde bakmak için hayat sözleşmesini imzalamış oluruz. Köpek gezdirmenin de bazı incelikleri ve kuralları olduğunu unutmayalım. -Sokakta köpeğimizi gezdirirken karşıdan gelen insanlara göre diğer taraftan geçelim. Köpeğimiz her ne kadar uysal olsa da diğer yürüyen kişinin korkmaması için köpeğimizi dış taraftan yürütelim. -Yanımıza en çok sevdiği ufak bir oyuncağını alalım. Köpeğimizi eğer serbestçe koşabileceği bir parka götürdüysek orada oyuncağı kullanarak ilgisini diğer şeylerden ziyade kendimize çekebiliriz. -Yanımızda ufak sosis ya da peynir parçası gibi  ödül yiyecekleri taşıyalım. Yanından geçmesi gerektiğimiz diğer köpeklere sataşmasını istemiyorsak mümkün olan en uzak mesafeden bir kavis çizerek geçerken ödüllerden birini “aferin” ile birlikte köpeğimize koklatalım ve verelim. -Köpeklerimizi gezdirirken mutlaka cebimizde bir naylon torba bulunduralım. Köpeğimiz dışkıladıktan sonra elimize torbayı eldiven gibi geçirerek,  oluşan dışkıyı alabilir ve tersine çevirerek torbayı en yakın çöp tenekesine atabiliriz. Böylece pratik bir şekilde sokağı ya da parkı temizleyebiliriz. Bu sayede hem sokak,  park ve bahçe dışkı kirliliğini önlemiş oluruz,  hem de emin olun ki yanınızdan geçenlerin olumlu düşünce enerjilerini çekersiniz. Peki sokak köpeklerinin dışkıları neden ortalıkta gözükmez? Herhalde onlar yaşadıkları alana özenli davrandıkları için gizli bir yere yapıyor,  ya da üzerini kapatıyorlar! Eh,  o halde bizim köpeğimiz de en az sokak köpekleri kadar...

Devamını Oku
Kedi Alerjisi
Kas11

Kedi Alerjisi

ALLERJİNİN SEBEBİ KIL DEĞİL Herkes,  evcil hayvanların kılları ve tüylerinin alerji yaptığını sanır. Oysa bu düşünce yanlıştır: Kılın kendisi alerjen değildir. Kedilere ait alerjilerin nedeni, hayvanın çeşitli salgılarında (salya, derideki yağ ve ter bezi salgıları, idrar…) bulunan ve kıllarına yapışan maddelerdir. Kıllar üzerinde kuruyan bu salgılar daha sonra küçük zerrecikler şeklinde solunum havasına karışırlar. Buna göre, uzun kıllı hayvanların daha çok alerjiye neden oldukları görüşü de doğru değildir, ama hayvanın kılları ne kadar fazla ise üzerinde o kadar fazla alerjen bulunur. Bazen de alerji doğrudan kediden değil, onun yeminden, yem veya su kabında üreyen küf mantarlarından da kaynaklanabilir. YAŞLI VE ERKEK KEDİLER DAHA TEHLİKELİ Evde en çok beslenen hayvan kedidir, çünkü kedinin hem bakımı daha kolaydır ve hem de ev yaşantısına daha kolay uyum sağlar. Kedilere ait alerjenler, hayvanın derisindeki salgı bezlerinden ve tükürüğünden kaynaklanır. Kedi yalanırken tükürüğü kıllarına yapışır, burada kurur ve daha sonra da küçük toz tanecikleri şeklinde havaya karışır. Bu alerjenlerin çapı birkaç mikron kadar olduğu için hem havada uzun süre kalabilirler ve hem de akciğerlere kolayca ulaşabilirler. Kedi ve köpek yavrularının derileri yumuşak olduğu için, az dökülürler ve bundan dolayı da etrafa saçtıkları alerjen miktarı da daha azdır. Hayvan yaşlandıkça deri yumuşaklığı azalır ve döktüğü...

Devamını Oku
Hamsterlar Hakkında Pratik Bilgiler
Kas08

Hamsterlar Hakkında Pratik Bilgiler

Hamsterlar uzağı göremezler, yani miyopturlar ve bunun yanında renk körüdürler. Hamsterlar hem etçil hem de otçuldur. Hamsterlerın 4 tane önde, 5 tanede arkada parmağı vardır. Hamsterlar egzersize, kafes içinde koşuşturmaya bayılırlar. Ayrıca hamile bir hamster günde 8 kilometreye yakın koşabilir. Sebze yemeği sevmeyen  küçük çocuklarınız için harika bir model olabilirler çünkü ıspanak, lahana, karnabahar ve daha onlarca sebzeyi gözlerini bile kırpmadan yer bitirirler. Isırma gibi kötü bir huyları olduğundan, genelde 6 yaş ve üstü çocuklara tavsiye edilir. Bilinen 20 hamster türünün 6 tanesi, Iran, Pakistan ve Afganistan da bulunur. Kafeslerine koyduğunuz herhangi bir hayvanla dövüşmekten kesinlikle kaçınmazlar, biraz anti sosyal ve gergin hayvanlardır. Küçük olduklarına aldanıp, bunların ne kokusu olacak demeyin, bu hayvanların dışkılarının kokusu rahatsız edici boyutlara ulaşabilir. Düzenli temizlik...

Devamını Oku
Cesar Millan’dan Köpek Sahiplerine Tüyolar
Kas07

Cesar Millan’dan Köpek Sahiplerine Tüyolar

1. Köpekler insan değildir. Bizi mutlu eden her şey onları mutlu etmek zorunda değildir. Köpeklerin arzuları basittir: düzenli egzersiz, istikrarlı bir lider, doğru kazanılan sevgi. 2. Köpeğinizle her gün en azından 45 dakika yürüyün. Düzenli olarak yaptığınız bu yürüyüşler, köpeklerinizin davranış bozukluklarını düzeltir ve köpeğinizle aranızda güçlü bir bağ kurmanıza yardımcı olur. 3. Tutarlı olun. Tüm aile üyelerinin köpeğinize aynı kuralları uyguladığından ve aynı sınırları belirlediğinden emin olun. 4. Yanlış zamanda gösterdiğiniz sevgi, köpeğinizin kafasının karışmasına neden olabilir. Sevginizi; köpeğiniz yemeğini yedikten, egzersiz yaptıktan, davranışını sizin istediğiniz yönde değiştirdikten ya da emirlerinize itaat ettikten sonra gösterin. 5. Köpekler dünyayı burunları, gözleri sonra da kulaklarıyla deneyimler. Bir köpekle ilk kez tanıştığınızda; göz teması kurmadan ve sizinle konuşmadan önce koklayarak bir güven oluşturur. 6. Köpeğinizin cinsi kader değil. Doğru cinsi seçmekten daha önemli birşey varsa o da yaşam tarzınıza ve enerjinize uygun enerjide bir köpek seçmektir. 7. Köpeklerin bir lidere ihtiyacı vardır. Yürüyüşlere hakim olarak ve diğer kuralları takip ederek ”egzersiz, disiplin, ondan sonra sevgi” liderliğinizi gösterin. 8. Köğenizin havayı kontrol etmesine izin verin. Köpeğinizin dışarı adım atmasına ve uzun bir yürüyüş için çok sıcak, çok soğuk ya da çok ıslak olup olmadığını hissetmesine izin verin. Bu sayede köpeğiniz, yürüyüşünü kısaltması...

Devamını Oku
Kaplumbağalar Hakkında
Kas02

Kaplumbağalar Hakkında

Kaplumbağa (ya da tosbağa) Testudines takımını oluşturan çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen bir hayvandır. Kaplumbağa yaşadığı yerler: Aslen sıcak memleket hayvanlarıdır. Kara, deniz ve tatlı sularda yaşayan türleri vardır. Özellikleri: Vücutları kabuk biçiminde kubbemsi bir bağa ile örtülüdür. Tehlike anında baş, bacak ve kuyruklarını içeri çekebilirler. Çeneleri dişsizdir. Yumurtlayarak ürerler. Ömrü: 40-200 yıl kadardır. Çeşitleri: Kara, deniz ve tatlı sularda yaşayan 250 kadar türü bilinmektedir. Hareketleri yönünden ne kadar telaşsız ve ağır hayvanlarsa onların tarih boyunca gelişimi de o kadar yavaş olmuştur. Kaplumbağalar, öteki sürüngenlerle birlikte Mezozoik’in ilk dönemi olan Trias Çağı’nda ortaya çıktılar. 200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Halbuki kaplumbağalar, dünyada soyu henüz tükenmemiş en eski hayvanlardandır. Açlığa pek dayanıklıdırlar. Çok uzun ömürlüdürler. Yüz, yüz elli yıl kadar yaşarlar. Kaplumbağa sık sık ölümsü bir uykuya dalar. Yaşadığı çevrede sıcaklık düşmeye başlayınca hayvan iyice uyuşup kalır. Bol Güneş ışığı alan kuru topraklarda kendine bir delik kazıp bütün kışı orada geçirmek üzere içine girer. Günümüzde, soyunu sürdürmekte olan 250’ye yakın kaplumbağa türü...

Devamını Oku
Çocuklarda Köpek Korkusu
Eki27

Çocuklarda Köpek Korkusu

İlk olarak bilmeliyiz ki köpek için ondan kaçan her şey onun için potansiyel av olma özelliği taşır. Ayrıca yaygın olarak bilinen koku salgılama durumu da doğrudur. Yani eğer köpeklerden korkuyorsak, köpekler bunu o anda salgıladığımız kokudan kolayca anlayabilirler. Ayrıca bir köpek için boyutu küçük olan bir av çok daha çekici olur; çünkü küçük olan avın ( örneğin kedi, böcek vb ) kendini savunma şansı daha azdır. Bu anlamda da kendisinden korkarak kaçan bir kedi veya ağlayıp uzaklaşan bir çocuk köpek için ideal bir av anlamına gelir. Sonuç 1: İlk olarak çocuğumuza kesinlikle bir köpeğin yanında bağırmamayı ve ondan kaçmamayı öğretmeliyiz. O’na sessiz olmasını, kıpırdamadan yerinde durmasını ve çok yüksek sesle olmadan bizden (Biz yoksak yakınında kim varsa) yardım istemesini öğretmeliyiz. Bununla birlikte bu durumun tam tersi de mümkün olabilir. Çünkü köpekleri seven bir çocuk da onu görür görmez ona doğru koşmak ve dokunmak isteyecektir. Fakat maalesef böyle zamanlarda ailelerin uyarıları çoğu zaman işe yaramaz ve kötü sonuçlar yaşanabilir. Sonuç 2: Bu durum, çocuklarda köpek fobisini önlemek için kesinlikle yapılması gereken bir durumdur. Köpek fobisi genellikle çocuklara genetik olarak geçer. Yani eğer sizde köpek fobisi varsa büyük ihtimalle çocuğunuz da köpeklerden korkacaktır. Köpeklerden korkan ailelerin bu korkuyu kesinlikle çocuklarına da...

Devamını Oku
Evcil Hayvanların Yurt Dışı Yolculukları
Eki25

Evcil Hayvanların Yurt Dışı Yolculukları

Evcil Hayvanınızın Yurt Dışı Seyahatleri  için Gerekli İşlemler:  1. Aşı karnesi olmalı, karnede öncelikle kuduz aşısı ve diğer aşıların güncel olması gerekiyor. 2. AB üye ülkeler için yolculuk yapacak pet’in 7 aylıktan büyük olması gerekiyor. (en erken kuduz aşısı yapılma yaşı 3 ay + test için en erken kan alınma tarihi aşıdan 1 ay sonra + belge alındıktan sonra AB ülkesine en erken giriş tarihi 3 ay sonra = 7 ay) 3. Aşı karnesinde veteriner hekim tarafından imzalanıp kaşelenmesi gereken bölüm var. 4. Mikrochip takılması ve mikrochip numarası aşı karnesine işlenmiş olması gerekiyor. 5. Veteriner tarafından uluslararası sağlık sertifikası (ingilizce) yazılması, imzalanıp kaşelenmesi gerekiyor. Amerika dahil pek çok ülke için bu belge yeterli, ancak bazı ülkelere giriş için Tarım İl Müdürlüğü’nden resmi sağlık sertifikası alınması gerekiyor. 6. Kuduz titrasyon testi için veteriner hekim tarafından kan alınıp Ankara’ya Etlik Merkez Araştırma Laboratuvarı’na gönderiliyor. Sonuçları 1 hafta-10 gün içinde geliyor. Kuduz titrasyon testi için kuduz aşısı yapıldıktan en erken 30 gün sonra kan alınabiliyor. AB üye ülkelere giriş kuduz titrasyon testinden en erken 3 ay sonra yapılabiliyor. Kuduz Titrasyon Testi için Gerekli Belgeler Mikrochip numarası Aşı karnesi fotokopisi Başvuru formunda pet bilgileri ve sahibinin bilgileri işlenmesi gerekiyor. 7. Yurt dışı çıkış işlemlerine...

Devamını Oku
Hamsterler Hakkında
Eki23

Hamsterler Hakkında

Hamsterler sessiz ve sakin bir yaşam şekli sürdürürler. Maalesef yaşam süreleri kısadır ortalama 3 yıldır. Hamsterler yalnız yaşamaya ve bekar bir hayat sürdürmeye alışıktır. Hamsterler 3-4 haftalık iken annesinden süt emmeyi bırakır ve bu yaştan itibaren alınıp yetiştirilmesi uygun olur. Ergenlik dönemine 6. haftada itibaren girerler. Ergenlikten önce ona eş bulmak önerilmez, yoksa ikisi arasındaki ilişki kavgaya dönüşür ve sonunda kan dökülür. Bu küçük kemirici gününün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir. Ancak günün sonunda, akşama doğru uyanır. Hamster yarı karanlık ve sakin bir hayatı sever. Öğlenden sonra 16 dan gece saat 1 ‘e kadar uyumaz. Bu arada yiyeceklerini depo eder ve egzersiz yapar ki bundan da çok hoşlanır. Bunun için içinde koştuğu boş bir tekerlek dışında, boş makaralar, ceviz kabuğu gibi oyuncaklar sağlamak onlar için önemlidir. Eğer olanak varsa ona içinde oyun sahası bulunan bir kafes sağlamak ise en iyisidir. Yani kafesin bir bölümünde kum alanı bulunmalıdır. Bu kumun hamsterin istediği gibi eşeleyebileceği ve içine girebileceği miktarda bulunması önemlidir. Başka bir yere üzerine tırmanabilmesi için dallanmış bir büyük dal parçası konması ise oyun zevkini tatmin edecektir.Eğer hamster için en iyi oyun yerinin evinizin bahçesi olduğuna karar verirseniz, bu sırada onu gözden kaçırmamaya özen gösteriniz. Hamster tahtanın direnci ne olursa...

Devamını Oku
Köpeklerin Ayrılık Endişesine Cesar Milan’dan Tavsiyeler
Eki22

Köpeklerin Ayrılık Endişesine Cesar Milan’dan Tavsiyeler

Yorucu bir günün ardından zıplayan, koşan, enerji dolu bir köpeğe geliyorsunuz. Sizi salona kadar takip ediyor ve gün içinde çiğnediği ayakkabıları görüyorsunuz. Komşunuz yine köpeğinizin çevreyi rahatsız ettiğini söylüyor. Tanıdık bir senaryo mu? O zaman köpeğiniz ayrılık endişesi içerisinde olabilir. Köpekler doğada asla sürülerinden uzakta yaşamaz. Bu doğal olmayan durumu onlar için kolaylaştırmak da bizim üstümüze düşüyor. GİTMEDEN ÖNCE YÜRÜYÜŞ YAPIN Güne hareketli bir enerjiyle başlayın. Sonra da köpeğinizin sakin, teslimiyetçi yapısını yemek ve su ile ödüllendirin. Bazı köpekler yemekten önce dinlenmek isteyebilir ama hepsi susar. Önemli olan köpeğinizden sessiz, dinlenen bir modda ayrılmak. DOKUNMAK, KONUŞMAK, GÖZ TEMASI KURMAK YOK Evden çıkışınızı veya eve dönüşünüzü büyük bir olay haline getirmeyin. Böylece köpeğinize evden çıkmanızın veya dönmenizin büyük bir olay olmadığını göstermiş olursunuz. Bu sizin rutininiz sonuçta. Durumun ciddiyetine göre bu kural üzerinde çalışmanız, evden çıkmadan önceki ve eve döndükten sonraki 5 dakika ile 1 saat arasında değişebilir. (burada bahsettiği şey sakin ve özgüven dolu bir şekilde köpeğinizin de sakin, teslimiyetçi yapıya geçmesini beklemek) VEDAYI ÇIKMADAN ÇOK ÖNCE EDİN Dokunmak, konuşmak, göz teması kurmak yok kuralını uygulayamıyor musunuz? O zaman köpeğinizle vedalaşın, görüşürüz deyin. Ama evden gerçekten çıkmadan çok önce. Ancak, bu canlandırmanın köpeğiniz için değil, sizin için olduğunu unutmayın....

Devamını Oku
Köpekler Neden Ot Yer?
Eki20

Köpekler Neden Ot Yer?

Köpeklerde ot yeme tıpkı kedilerde olduğu gibi pek çok sebebin sonucu dur. Pek çok inanışa göre köpekler mideleri ağrıdığı zaman ot yerler. Yıllar boyunca uzmanlar köpeklerin karnı ağrıdığından mı ot yedikleri ve kustuğu, yoksa ot yedikten sonra mı kusma ihtiyacı duyduğunu araştırmışlardır. Pek çok veteriner hekimde bu düşüncede olmasına rağmen gastrit hastası köpeklerin tamamı ot yemez. Buda ot yeme sebebini tek başına karın ağrısına bağlamanın yanlış olduğunu gösterir. Keza tamamen sağlıklı olupta bulduğu her otu yiyen köpeklerin olduğunu da unutmamak gerekir. Köpekler sindirim sistemlerini düzeltmek için ot yediklerini varsayarsanız, aklımıza hemen heredot tarihinde iranın doğusunda yaşadığı düşünülen bir topluluk gelir ki bu topluluk haftada bir bazı otları yiyerek kusma ve ishal olma yoluyla sindirim sistemlerini temizlerlerdi. Acaba köpeklerde kediler gibi simdirim sistemlerini temizlemek için mi ot yiyorlar? Köpekler kedilerin tersine ot yedikten sonra kusmazlar. Yada en azından kusmak için ot yemezler. Köpeklerde ot yemenin temel nedeni esasen pika yada alışkanlıklardır. özellikle bu tür alışkanlıklar köpek daha küçükken oyun esnasında elde edilir. yavruyken rüzgarın kıpırdattığı bir yaprak yavru köpek için hem ilgi çekici hem oyun aracı hemde bir av fenomenidir. Yavru köpek daha gözlerini ilk açtığı andan itibaren yaprakların ve otların tadını alır ve çoğu zaman av dürtüsüyle bunları yer ve bu...

Devamını Oku
Kuşlarda Üreme
Eki18

Kuşlarda Üreme

Üreme ve Kuş Yumurtaları Kuşlarda üreme yumurtlama yoluyla olur. Bütün kuşlar hazırladıkları bir yuvaya veya uygun bir yere yumurtlarlar, bir süre kuluçkada yatar ve yavruların yumurtadan çıkmasını sağlar. Bazı türlerde yumurtadan çıkan yavrular yuvayı hemen terkeder, ana-babalarıyla birlikte besinlerini ararlar. Bir kısım kuşlarda ise yavrular belli bir süre yuvada kalır,ana,baba veya herhangi biri tarafından beslenir,uçacak hale gelince yuvayı terkeder. Guguk kuşu yuva yapmaz,yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakır,yumurtadan çıkan yavrular da yuva sahibi kuş tarafından beslenip büyütülür. Kuşlar genellikle ilkbaharda çiftleşerek yuvalanır ve yumurtlarlar. Bu bazı kuşlarda senede bir,bazılarında iki,bazılarında 3-4 kez kuluçka olayı görülür. En çok yumurtlayan kuşlar tavukgillerdir .Bıldırcın 10-16,keklik ve sülün ise 15-20 yumurta yapar. Kuşların yumurtaları şekil,büyüklük ve renk bakımından çok çeşitlidir.Genel olarak yumurta büyüklüğü kuşla ve çıkacak yavru büyüklüğü ile orantılıdır. Kuş büyüklüğüne göre en büyük yumurtayı kivi,en küçüğü de guguk kuşu yapar. Yumurtaların renkleri yuva yerlerine göre değişir. Oyuklarda,karanlık,kapalı yuvalarda kuluçkaya yatan kuşların yumurtaları ise ortama uyacak şekilde renkli ve benekli olur. Kuş Yuvaları Bazı kuşlar herhangi bir yuva yapmadan yumurtalarını doğruca yere veya pek derin olmayan bir çukura bırakarak kuluçkaya yatarlar. Bir kısmı yerde bulduğu veya yaptığı bir çukuru yumuşak ot, yaprak, yosun gibi maddelerle döşer. Diğer bir kısım kuşlar hazır bulundukları ağaç...

Devamını Oku
Köpeklerde Kısırlaştırmanın Fayda ve Zararları
Eki13

Köpeklerde Kısırlaştırmanın Fayda ve Zararları

Kısırlaştırma için en ideal zaman yavru altı aylığı geçtikten hemen sonradır. Bu yaşın seçilmesinin nedenleri aşağıda verilmiştir: Dişi için: Çoğu dişi altıncı ayından önce regl olmayacağından ilk kanamasını geçirdikten sonra kısırlaştırılması yerinde olacaktır. Faydaları * Regl dönemlerinde kanlı lekelere son * Çiftleşme ve istenmeyen yavruların doğma ihtimali ortadan kalkar * Çiftleşme dönemlerindeki davranış değişiklikleri (huzursuzluk, saldırganlık, gezinme istekleri ve sızlanma) önlenmiş olur. * Estörejen hormunun yokluğu meme kanseri oluşumunu engeller. İkinci regl döneminden önce kısırlaştırılan köpeklerin ileriki yaşlarda meme kanseri olma olasılığı % 95 azalmaktadır. * İdrar yolu ya da rahim kanseri riskinden kurtulma * İstenmeyen yavruların doğumunun engellenmesinde önemli bir faydaniz dokunacaktır. Her yıl binlerce köpek bakacak kimseleri olmadığından uyutulmaktadır. Dezavantajları * Mama tüketimine dikkat edilmediğinde kilo alımı söz konusu olabilir. * Kısırlaştırılmış bir dişiyi üretemez ya da show’lara çıkaramazsınız. * Bazi köpeklerde aktivite azalması olabilir. * Bazı ırklar anesteziye duyarlı olduğundan köpeğinizin kulübüne ve veteriner hekiminize bu konuda danışmayı unutmayın. Erkekler için: Bir yaşına geldiklerinde erkeklerin kısırlaştırılma kararı verilebilir. Altıncı ayında çoğu erkeğin fiziksel özellikleri gelişmiş olduğundan kısırlaştırma büyümelerini engellemeyecektir. Faydaları * Testisler alındığından testesteron hormonu üretilmez olur ve erkek köpeğin davranışları daha kontrol edilebilir bir hal alır. Bölgesini işaretlemez, diğer erkeklere saldırganlığı azalır, dominantlığ azaldığından itaati...

Devamını Oku
Kedilerde Duygusal Gelişim Süreci
Eki06

Kedilerde Duygusal Gelişim Süreci

Ana karnında kedi Kedilerde sağlıklı bir gebelik iki ay kadar sürer. Döllenmenin üçüncü haftasından itibaren yavru adayının dokunma duygusu belirir. Bu da araştırmacı kedinin daha ana karnında göreve başladığının göstergesidir. Yavrunun yön duyusu da doğum öncesinde ortaya çıkar. Kedilerin güçlü reflekslere sahip olmasının en önemli dayanağı bu süreçte gizlidir. Geciken gebelikler anormaldir. Akıntı, hareketsizlik, yemek yememe ve bulanık gözler zor veya sakat doğumun belirtileridir.Bu durumda hemen veterinere götürülmelidir. Kedilerin hamilelik dönemlerinde yaptırtacağınız aşıların hamiliğine olumsuz bir etkisi olmaz tam tersine bu dönemde yapılan aşılamalar oluşturdukları yüksek antikorlarla yavru kanına daha çok geçerek yavruyu doğumdan sonra hastalıklara karşı daha iyi korurlar. Hamilelik döneminde kedinizin sağlığı herzaman kinden dahada çok önemlidir. unutmayın ki pek çok hastalık ve iç parazit daha anne karnındayken yavruya geçer. Doğum Piskolojik olarak anne kedi doğumdan 10-15 gün önce bazan çok daha önce doğumu yapacağı bölgeyi önceden tespit eder. Bu bölge genellikle evin kuytu rahatsı edilemeyeceğine inandığı bir yer olur. rahat bir doğum yapabilmek için gereken ne varsa hepmen hemen her şeyini buraya taşımaya çalışır. Bu dönemde kendini pek elletmez ve sevdirmez hareketleri yavaşlamış yükseklere tırmanma eğilimi azalmış iştahı artmış ve oldukça huysuz olmaya başlamıştır. Doğum yaklaştıkça bu belrtiler artarak sürer. Doğumun başlaması onun kuytu bölgesine çekilmesi...

Devamını Oku
Köpeklerde Kalıtımın Davranış Üzerindeki Etkisi
Eki03

Köpeklerde Kalıtımın Davranış Üzerindeki Etkisi

Davranışın ortaya çıkışında kalıtımın rolü büyüktür. Kalıtım, koku alma, av ve yiyecek bulma yeteneğiyle beslenme gibi davranışlara yön verir. Bu gibi yetenekler, yine insanın müdahalesi sonucu seleksiyona (ayıklama) uğratılarak, çeşitli ‘görev köpekleri’ elde edilmiştir. Köpeğin kalıtsal özelliklerine yön verilerek elde edilen görev köpeklerinde duyu kabiliyetleri son derece gelişmiştir. Eğitimle bu yeteneklerin daha da geliştirilmesini sağlamak mümkündür. Köpeğin davranışını değerlendirirken kalıtsal özellikler, özellikle duyuların hangi yönde seleksiyona uğratıldığı ve geliştirildiği kesinlikle hesaba katılmalıdır. Örneğin; bekçi köpeği, ev köpeği olarak eve alındığında, apartmandaki en ufak sese havlıyorsa, sahibinin şikâyet etmesi son derece anlamsızdır. Ayrıca havlama, ileride değineceğimiz gibi, sadece bekçi köpeklerine has bir olay değildir. Zaten köpeğin evcilleştirilmesinin en önemli nedenlerinden biri, köpeğin gelen yabancıları önceden fark edip insanları havlayarak uyarmasıydı. Köpeğin bu yeteneğini keşfeden insanoğlu, seleksiyon yoluyla bu özelliğin gelişmesini sağladı. O halde, havlamanın anormal bir davranış olup olmadığına karar vermeden önce iyi düşünmemiz gerektiği ortadadır. Genler davranış üzerine bu kadar etkili olduğuna göre, bu genlerin kökenine, yani köpeğin atasına değinmemiz gerekiyor. Bu nedenle kalıtımın davranış üzerine etkilerini anlamak için, köpeğin geçmişine kısaca göz atmak gerekir....

Devamını Oku
Köpeklerde Koku Alma
Eyl29

Köpeklerde Koku Alma

Herkesin bildiği gibi, köpek son derece hassas, ince bir koku duyusuna sahiptir. Evcil hayvanlar içinde en iyi koku alandır. Ne var ki, köpeğin çok gelişmiş olan bu duyusu, hakkında da bilemediğimiz çok şey vardır. Burun içerisindeki epitel yüzeyin büyük bölümü duyum hücrelerinden yoksundur ve bu bölge, gelen havanın gerekli yerlere gitmeden önce temizlenmesi, ıslatılması ve nemlenmesini sağlar. Üst taraf  Bowman bezlerinden salgılanan mukus tabakasıyla kaplıdır. Bu tabaka koklanacak havadaki molekülleri henüz algılanmadan evvel ayrıştırır. Koku alıcılarını taşıyan esas koku alma epiteli, etmoturbinal kemikler üzerinde mukus tarafından örtülü bir şekilde bulunur. Bazı araştırıcılara göre, koku alma yeteneğinde bu epitelin yüzey alanının büyüklüğü rol oynar; bu alan köpekte 18-150 cm2, insanda ise 3-4 cm2’dir. Bu alanın büyüklüğüyle orantılı olarak, koku algılayıcı hücre (reseptör) sayısı da köpekte fazladır. Bu özel yapı içinde, köpeğin ikinci koku organı olan ve kimyasal bir duyu sağlayan “vomeronasal organ (VNO)” önemli rol oynar. Bu organ, damak kemiğinin üstünde, burun boşluğunun tabanında, iki taraflı olarak yerleşmiştir. Üst kesici dişlerin hemen arkasından bulunan bir kanalla ağza bağlanır. Diğer türlerde VNO, kokuyla doğrudan uyarılırken, köpek VNO’a kokuyu iletmek için dilini hızlı ve mükerrer hareketlerle üst kesici dişlerin arkasına çarptırır. Bu organın özellikle seksüel davranışlarla alâkalı olduğu ileri sürülür. Kediler, idrardaki...

Devamını Oku